9. Hukuk Dairesi 2025/8457 E. , 2025/9708 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/869 E., 2025/131 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/195 E., 2025/333 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo…
9. Hukuk Dairesi 2025/8457 E. , 2025/9708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/869 E., 2025/131 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/195 E., 2025/333 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... . Bölge Müdürlüğü emrinde alt işveren diğer davalı Şirket tarafından işletilen sosyal tesislerde yardımcı personel olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın 31.08.2024 tarihinde feshedildiğini ve Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) verilen ayrılış bildirgesinde çıkış kodunun (45) (İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması) olarak yer aldığını, bu durumun müvekkilinin mağduriyetine neden olup çalıştığı süre boyunca işyerinin amir hükümlerine uygun şekilde hareket ettiğini, haksız feshe rağmen kıdem tazminatı ödenmediği gibi bildirilen çıkış kodu nedeniyle işsizlik ödeneği de alamadığını beyan ederek çıkış kodunun değiştirilerek feshin oluş şekline uygun olan (04) olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İşleri Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; İzmir 11. İş Mahkemesi 2024/432 Esas sayılı dosyası ile işe iade davası açan ve dava dosyası derdest olan davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının müvekkili Kurum işçisi olmadığını ve husumet itirazında bulunduklarını, davanın esas yönünden de reddinin gerektiğini, zira Kurum çalışma düzenine uygun olmayan davranışlar sergileyen davacının dava dışı başka bir çalışanla birbirlerine küfürlü hakaret, darp, bıçaklı ve sopalı saldırı ile kamu malına zarar verilmesi eylemlerini işlediklerinin tespit edildiğini, bunun neticesinde tutanak tutulup savunmaları alınarak tanık anlatımları ve kamera kayıtlarıyla birlikte alt işveren Şirkete bildirildiğini, işten çıkış kodunun davacının eylemine uygun olarak belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Sosyal Hizm. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından işe iade davasının Mahkemenin 2024/432 Esas sayılı dosyası ile 21.10.2024 tarihinde açıldığı, çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin davanın ise 25.10.2024 tarihinde açıldığı, davacı vekili müvekkilinin işten çıkış kodunun (45) olarak bildirilmesi nedeniyle işsizlik ödeneği alamadığını beyan etmiş ise de yargılaması devam etmekte olan işe iade davası sonrası verilecek olan karar ile feshin haklı veya geçerli olup olmadığı hususunun kesinleşeceği, işe iade davası sonrası feshin haksız olduğunun tespit edilmesi hâlinde davacının Türkiye İş Kurumuna işsizlik ödeneği yönünden başvuru yapabileceği, yargılaması devam eden işe iade davasında ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kural olarak SGK’ya yöneltilemediği de dikkate alındığında tespit davası niteliğinde olduğu, zira dava ile işveren tarafından iş sözleşmesinin sona erme sebebi konusunda yapılan bildirimin gerçeğe aykırı olup olmadığı tespit edildiği, bu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106. maddesi uyarınca güncel hukuki yararın varlığının aranacağı, bu nedenle diğer davalarda aranan hukuki yarar yanında tespit davası açan davacının, kendisi için söz konusu olan tehlike veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın ancak tespit davası ile giderilebileceğini ispat etmesi gerektiği, dosya içeriğine göre davacı işçinin 21.10.2024 tarihinde İzmir 11. İş Mahkemesinin 2024/432 Esas sayılı dosyasında işe iade davası açtığı, bundan sonra 25.10.2024 tarihinde ... 29. İş Mahkemesinin 2024/375 Esas sayılı dosyasında açtığı çıkış kodunun düzeltilmesi davasının işe iade davasıyla birleştirilmesine karar verildiği, Mahkemece çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin davanın tefrikine karar verilerek ayrı bir esas numarası üzerinden işbu dosyada davaya bakılarak sonuçlandırıldığı, işten ayrılış kodunun hatalı bildirilmesi nedeniyle açılan bir tespit davasında, dava tarihi itibarıyla feshin değerlendirileceği ya da değerlendirildiği bir başka dava bulunmakta ise bu davanın kesinleşmiş olup olmaması önem arz etmeksizin artık tespit davası açılmasında güncel bir hukuki yararın varlığından söz edilemeyeceği, zira davacı işçinin işe iade talepli davasında işe iadesine karar verilmesi hâlinde, mahkeme ilâmı ile birlikte SGK'ya müracaat ederek çıkış kodunun düzeltilmesini sağlamasının mümkün olduğu, kesinleşmiş işe iade, kıdem ve/veya ihbar tazminatına ilişkin bir mahkeme kararına ya da arabuluculuk anlaşma tutanağı yahut anlaşma belgesine rağmen SGK'nın çıkış kodunu düzeltmemesi hâlinde, SGK'yı işlem yapmaya zorlayıcı bir karar için açılacak davanın ise SGK'ya yöneltilmesi gerekeceği, zira böyle bir durumda; fesih sebebinin gerçeğe aykırı olduğunu ortaya koyan kesinleşmiş bir mahkeme kararının, anlaşma tutanağının veya anlaşma belgesinin gereğini yerine getirmemiş olanın adı geçen Kurum olacağı, somut olayda davacı işçi, işsizlik ödeneği almak için işten çıkış kodunun düzeltilmesi amacıyla bu davayı açtığını belirtmiş olup güncel hukuki yararın işsizlik ödeneğinin alınabilmesini sağlamak olarak ifade edildiği, Türkiye İş Kurumunun 2020/1 sayılı Genelgesi uyarınca işçi; fesih bildirimine ilişkin belgeler, ihbar ve kıdem tazminatının ödendiğini gösteren bordro, banka dekontu, arabulucu tutanağı, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığını belirten veya 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 51. maddesi kapsamında fesih işleminin yapıldığı yönünde bir ifadeye yer veren kesinleşmiş mahkeme kararı gibi somut belgelerle Türkiye İş Kurumuna başvurarak işsizlik ödeneğinin ödenmesini isteyebileceği, ayrıca bildirilen çıkış kodu nedeniyle davacının sicilinin olumsuz etkilendiği, sonraki meslek yaşamında bu durumun kendisi için kötü sonuçlar doğuracağı, bu nedenle dava açılmasında hukuki yarar bulunduğu iddia edilmiş ise de davacı tarafça işveren tarafından bildirilen çıkış kodu nedeniyle çalışma hayatının güncel olarak ne şekilde etkilendiğine ilişkin somut delil sunulamadığı, davacı vekili tarafından ön inceleme duruşmasında tanık dinletmeyeceklerinin beyan edildiği, buna göre davacının dava tarihi itibarıyla somut bir vakıaya dayanarak mağduriyete uğradığının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin çalışma süresince olumsuz herhangi bir davranışta bulunmamasına rağmen SGK'ya bildirilen çıkış kodu nedeniyle mağdur edildiğini, işten ayrılış kodunun (45) olarak bildirilmiş olması sebebiyle işsizlik ödeneği de alamadığını, müvekkile ait sözleşmenin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde feshedildiğinin tespiti ve ayrılış bildirgesindeki kodun değiştirilmesine karar verilmesi gerektiğini, 2. Feshin haklı ya da geçerli bir nedeni bulunmadığını, sendika üyesi olan müvekkili hakkında davalı işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı biçimde ve burada öngörülen prosedür izlenmeksizin uygulanan fesih işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 3. Davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, her ne kadar davacının bu durumu somutlaştıramadığı belirtilmiş ise de kişinin gelecekte olması yüksek ihtimal bir durumu somutlaştırılmasının imkânsız olduğunu, 4. Mahkemenin davayı esas yönünden incelemeksizin ve bekletici mesele yapmaksızın doğrudan usulden ret kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının işten ayrılış kodunun değiştirilmesine ilişkin tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.