Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Ukrayna ve Belarus'ta bulunan şantiyelerinde 05.08.2003-31.08.2016 tarihleri arasında ambar sorumlu şefi olarak aylık 3.100,00 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, eksik ödenen ücret ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar…
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (Vahit Doğan, Milletlerarası Özel Hukuk, Ankara, 2022, s.315; Gülin Güngör, Türk Milletlerarası Özel Hukuku, Ankara, 2021, s.127). Buna göre Ukrayna İş Kanunu'nun ve Belarus İş Kanu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir. Dairemizce daha önce bazı kararlarda mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği Ukrayna İş Kanunu'nun 233. maddesi ile Belarus İş Kanunu'nun 242. maddesinde sözü edilen sürelerin hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de, yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Zamanaşımı süresi, kamu düzenine ilişkin olmadığından dava konusu uyuşmazlığa uygulanan yetkili yabancı hukuktaki zamanaşımı süresinin uygulanması gerekmektedir. Dava tarihi itibarıyla söz konusu zamanaşımı sürelerinin dolduğu ve davalı tarafça usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemelerince söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalı ise de bu hata sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen ve yukarıda açıklanan gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.