9. Hukuk Dairesi 2025/8270 E. , 2026/156 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/390 E., 2025/265 K. DAVA TARİHİ : 30.12.2015 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Ka…
9. Hukuk Dairesi 2025/8270 E. , 2026/156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/390 E., 2025/265 K. DAVA TARİHİ : 30.12.2015 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... (Belediye) alt işveren işçisi olarak çalıştığını 2014 yılının Eylül ayından itibaren de kadrolu zabıta memurlarının yaptığı işleri yaptığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 07.04.2014 tarihli raporu ile Belediyenin alt işverenlerle yaptığı sözleşmelerin hukuka uygun olmadığının belirlendiğini, İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesince bu rapora yapılan itirazın reddedildiğini, müvekkilinin başından itibaren Belediye işçisi sayılması gerektiğini belirterek geçmişe dönük fark ücret, ikramiye, yemek yardımı, yakacak yardımı, fazla çalışma ücret farkı ayrımcılık tazminatı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesinin 21.08.2015 tarihli ve 2014/468 Esas, 2015/225 Karar sayılı kararının kesinleşmediğini, davacının ...’nin (...) çalışanı olduğunu, davacının Belediyeden bir hak ve alacağı bulunmadığını, dava şartının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli kararı ile; davacının dava dışı ... ile yaptığı iş sözleşmesi gereğince davalı Belediyede çalıştığı, Belediye ile ... arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğunun yargı kararı ile kesinleştiğini, davacının sendikalı olduğunun anlaşıldığı, muvazaa olgusu nazara alındığında davacının sendikal haklardan yararlanabileceğinin kabul edildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 17.01.2024 tarihli kararı ile; davalı ile dava dışı ... arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığı hususunda kesinleşmiş yargı kararının bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, zabıta işinin alt işverene verilebilecek işlerden olmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.10.2024 tarihli kararı ile; davacının yaptığı görev ve muvaaza değerlendirmesi yapılacak hizmet alım sözleşmelerinin tarih aralıklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen kısım yönünden muvazaa kabul edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Emsal dosyalarda davanın reddi yönünde karar verildiğini, b. Muvazaa kabulünün hatalı olduğunu, c. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) 1 26... . maddeleri uyarınca alt işveren işçileri kadroya geçirildiğinden muvazaa kavramından söz etmenin mümkün olmadığını, işçilerin bu dönem için 696 sayılı KHK kapsamında haklarından feragat ettiklerini, d. Davacının sendika üyeliğinin sadece ...’ye bildirilmesinin yeterli olmadığını, Belediyeye de bildirilmesi gerektiğini, e. Davacının davasının kısmi dava niteliğinde olduğunu, ücret alacaklarına ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının tarafı olduğu asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı ile bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.