İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının, müvekkili şirket ile 27/10/2011-10/04/2019 tarihleri arasında sermaye ortaklığı yapmış olduğunu, davalı yana, 10/04/2019 tarihinde payına düşen sermaye ödenmiş ve aynı gün Ticaret Sicil Gazetesi’ne ilan verilerek ortaklığına son verilmiş, müve…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/4364 KARAR NO : 2025/4768 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/06/2024 NUMARASI : 2020/659 Esas - 2024/402 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının, müvekkili şirket ile 27/10/2011-10/04/2019 tarihleri arasında sermaye ortaklığı yapmış olduğunu, davalı yana, 10/04/2019 tarihinde payına düşen sermaye ödenmiş ve aynı gün Ticaret Sicil Gazetesi’ne ilan verilerek ortaklığına son verilmiş, müvekkili şirkette 10/04/2019 tarihinden sonra iki ortağı bulunmakta olduğunu, bu kişilerin davalı yanın kayınpederi ... ve müteveffa ... olduğunu davalı yanın, kayınpederi de bir süre sonra ortaklıktan çıkarılmış, müvekkili şirketin bugün itibariyle yetkili müdürünün müteveffa ...’ün eşi ... olduğunu, davalı yanın, 10/04/2019 tarihinden sonra müvekkili şirket adına kayıtlı olan telefon hatlarını kendi adına kaydettirmiş, davalı yanın, müvekkili şirkette hiçbir hak sahipliği ve yetkisi kalmadığı halde, müvekkili şirkete ait üç adet bilgisayarı alarak zimmetine geçirmiş, söz konusu bilgisayarlarda şirketin işleyişi hakkında bilgiler, sipariş ve ürün alımı ile bilgiler bulunduğunu, aynı zaman da bilgisayarlarda, siparişlerin üretimin de gerekli olan kalıp çizimleri olduğundan siparişler hazır edilememiş, aynı zamanda davalı yanın, müvekkili şirket adına tüm sipariş, ürün ve malzemelerin alındığıni; yazışmaların yapıldığı ‘karmamakine.com‘ isimli internet sitesinin de şifrelerini teslim etmemiş, davalı yanın, müvekkili şirket adına alınan ve tescil edilen ... Standart Lisans isimli lisanslı yazılım hizmetini müvekkili şirkete teslim etmemiş, işbu yetkisiz ve haksız eylemler neticesinde müvekkili şirketin ciddi anlamda kar kaybı yaşamış olduğunu, müşteri çevresinin olumsuz etkilenmesi, ticari sırların açıklanması ve haksız rekabet düzenlenmesi gereğince maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, davalı yanın, müvekkili şirkete bilerek ve isteyerek zarar vermiş, kar kaybına sebep olmuş, davalı yanın, şirket yetkilisi olarak kendisinin takibinde bulunan ve müvekkili şirketin eski ortağı olan müteveffa ...’ün bilgisi dahilinde bulunmayan 29/04/2019 tarihi itibariyle 144.357,61-TL vergi borcu sebebiyle müvekkilinin maddi manevi zarara sebep olmuş, davalı yanın, müvekkili şirkette ortak olduğu dönemde şirket namına ancak kendi hesabına iş ve siparişler almış, müvekkili şirkette bulunan demirbaş ve üretim malzemelerinden de bir çoğunu hakkı, izni ve yetkisi olmadan kullanmış, bir kısmını da ayrılma aşamasında zimmetine geçirmiş, davalı yanın işbu haksız eylemleri neticesinde müvekkil şirkete vermiş olduğu maddi zararlar için fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat ödemeye mahkum edilmesini, müvekkili şirkete ait olan telefon hatları, yazılım, mail adresi şifreleri ve bilgisayarların teslimi hususunda davalı yana Gaziosmanpaşa 1.Noterliği’nin 03/05/2019 tarihli ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile ihtar çekilmiş, aynı zaman da davalı yanın, müvekkili şirket adına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet edilmiş, davalı yanın, ihtarnameye olumsuz cevap vermesinin akabinde zorunlu dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş, ancak anlaşma sağlanamamış, davalının 10/04/2019 tarihinden sonrada şirkete ait demirbaşlar vasıtasıyla sipariş almaya ve teslim etmeye devam etmiş, şirketin uzun yıllardır iş yaptığı müşterilerinin birkaçından davacı yanın ortaklığı döneminde kendi nam ve hesabına iş yaptığını ve iş karşılığı bedelleri tahsil ettiğini öğrenilmiş, davalının açık şekilde güven sarsıcı, haksız rekabet içeren hareketleriyle şirketi manevi yönden zarara uğrattığından 10.000 TL manevi tazminat ödemeye mahkum edilmesini, davalının müvekkili şirkete güveni kötüye kullanma, haksız rekabet, şirket sırları ve demirbaşların kendi nam ve hesabına kazanç sağlamada kullanma, haksız eylemleri sebebiyle, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin hisselerini diğer ortak olan ...’e Eyüpsultan 9.Noterliği’nin 28/03/2019 tarihli 'Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi' ile devretmiş olduğunu, devir tarihinden önce ve sonra, müvekkiline tebliğ edilen Gaziosmanpaşa 1.Noterliği’nin 03/05/2019 tarihli ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesine kadar işbu davada iddia edilen hususlara ilişkin müvekkiline yazılı ve sözlü olarak bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin payına düşen sermaye bedelinin ödenmemiş olduğunu, çalışma sistemini bilen ve esas mesleği de makine teknik öğretmenliği olan müvekkilinin, davacı yana bütün müşterileri kazandırıp, yurt dışı bağlantılarını kurmuş, davacının beklenenden hızlı büyümesi ve piyasada duyulmasının akabinde karşı yanın müvekkilini aradan çıkarmak istediğini, davacının üretilen malın sadece müvekkiline satılmasını ve müvekkilinin de piyasaya satmasını teklif ettiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmek isteyip yazılı anlaşmaya dökmek istediğinde ise karşı tarafın vaz geçtiğini, öncelikle, davacı yanın hisselerin çoğuna sahip olması sebebiyle bankalarla şifahi görüşmeler yapmış, şirket ortaklığındaki iş ve işlemlerde kullanılmak üzere müvekkilinin kullanımına verilen banka hesabını müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan kapatılarak hesaba gelen ve giden para transferlerini sonlandırılmış, iki bankada denenen bu yöntem ... Bankası’nda işe yaramış ancak diğer bankada müvekkilinin imza ve onayı olmadan işlem gerçekleştirilmemiş, müvekkilinin tek gelir kaynağı yaptığı imalat olduğunu, davacının imalat yapmasını engellemek amacıyla beraber çalıştığı işçileri işten çıkarılarak müvekkilini iş yapamaz hale getirilmeye ve ortaklıktan ayrılmaya zorlamış, müvekkilinin ortaklıktan ayrıldıktan sonra bu işçiler yeniden işe başlatılmış, davacının şirket adına kayıtlı olan dört adet telefon hattının kaydının müvekkilinin adına kayıt ettirildiği iddiası ile müvekkilini suç işlemiş ve haksız işlem yapmış gibi itham etmişse de müvekkilinin şirketin yetkilisi olduğu dönemde yapılmış bir işlem herhangi bir niyet ya da maksatla hareket edilmesinin söz konusu olmadığını, söz konusu hatların, müvekkilinin adına tescili tam da hissenin devir zamanına denk geldiğinden, yeni firma yetkilisince onay ve yetki verilmediği ve imza sirküleri ibraz edilmediği takdirde hatlar görüşmeye kapatılacağını, müşteri çevresinin aranması, ticari sırların açıklanması rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi söz konusu olmadığı gibi buna ilişkin bir delil de söz konusu olmadığından afaki iddialar olduğunu, davacı yana ait, şirket envanterine kayıtlı olan üç adet bilgisayarın müvekkilinin kullanımına verildiğine ilişkin zimmet kaydı olmadığını, tüzel kişilik envanterinde kayıtlı menkul malın yetkililerden veya çalışanlardan birinin kullanımına bırakılması halinde buna ilişkin zimmet kaydı oluşturulması gerektiğini, davacı yan adına alınmış web sitesi, kullanıcı adı adresi bulunmadığını, bahse konu olan web sitesinin müvekkilinin şahsı adına kayıtlı olduğunu, kullanımı ve şifreleri de yasal olarak müvekkiline ait olduğunu, davacı yana ait lisanslı yazılım müvekkilinin uhdesinde olmadığını, satın alınan lisans, kutusuyla birlikte açılmamış vaziyette şirketin üst katında muhafaza edilmiş ve ... Yazılım AŞ ile iletişime geçilerek aktif hale getirilmiş, müvekkilinin yaptığı işlere ilişkin para akışı her zaman davacı yanın bilgisinde olmuş, müvekkilinin kendi hesabına iş yapmamış aksine malzeme satışlarından gelen paranın gerekli kısmını firmaya göndermiş ; kalanını da şirket işçilerine, araç giderlerine vs. Kullanmış, kendisine tahsis edilen aracın yakıt, bakım masraflarını çoğu zaman kendisi karşılamış, müvekkilinin karşı yana ve çalışanlara yaptığı havalelere ilişkin dekontlar dosyaya sunulmuş, yapılan tüm işlere ilişkin para transferleri ayrıca şirket nezdinde bir deftere gelen para olarak kaydedilmiş ve kasada muhafaza edilmiş, müvekkilinin bahsi geçen vergi borcu ile ilgisi bulunmadığını, imza sirkülerinde görüleceği üzere müvekkilinin 2015 yılında şirketi temsile yetkili kişiler arasında bulunmamakta olduğunu, davacının vergi borcu sebebiyle zarara uğratmaya sebep olacak işlemler yapmaya yetkili olmadığını, cevap dilekçesinde belirtilen her türlü dava hakkı ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/81788 Soruşturma Sayılı Dosyasının bekletici mesele yapılmasını, ... Yazılım A.Ş’ye müzekkere yazılarak lisans şifresi edinilmesi için taraflarına iletilen taleplere ilişkin kayıtların istenmesin, davacı yanın 2019- 2020 yılı çalışanlarını gösterir SGK Kayıtlarının celbini, ... Bankası Rami Toptancılar Hal Şubesi ... İban No’lu Hesaba ait banka kayıtlarının celbini, davacı Şirket nezninde tutulan kasa defterlerinin celbi ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davalı hakkında yürütülen soruşturmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/81788 soruşturma sayılı dosyasına hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunun işlendiğini gösterir dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karar davacı tarafından itiraz edildiği, İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2021/950 D.İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Somut olayda davacının iddiasına dayanak vakıaların mevcut delillerde ispatlanamadığı ve davacı yemine dayandığı anlaşılmış ve bu husus hatırlatılmış olup davalıya usulünce yemin yaptırılmıştır. Yapılan yemin neticesinde, davacı iddialarını yemin delili ile de ispatlayamamıştır. Dolayısıyla davacının maddi zararının varlığı ve miktarının ispatlanamadığı, davacı şirketin vergi borcundan davalının sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı, manevi tazminata esas kişilik haklarına saldırı teşkil eden eylemlerin varlığının da ispatlanamadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin eksik inceleme ile bildirilen tüm delilleri toplamadan hatalı karar verdiğini, her ne kadar davalı yemin eda etmiş ise de yeminin muğlak olduğunu ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/659 Esas 2024/402 Karar sayılı 03/06/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025