TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/04/2021 NUMARASI : 2019/827 Esas, 2021/353 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/09/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2951 KARAR NO : 2025/951 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/04/2021 NUMARASI : 2019/827 Esas, 2021/353 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/09/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, davacı şirketin, davalı şirkete fason kumaş ördürme işi yaptırdığını, örme işlemi tamamlanan kumaşlar boyandığında 910,20 kg- kumaşın ayıplı olduğu, ayıbın ham kumaş örme işleminden kaynaklandığının tespit edildiğini, davalı şirket temsilcisi ... ile birlikte kumaşlarda boya sonrasında oluşan ayıp birlikle muayene edildiğini,kumaşlarda meydana gelen delikler davalı temsilcisi ... tarafından da kabul edildiğini, mallarda ayıp olduğunun kabulü üzerine 910,20 kg. boyalı kumaşın davalı tarafa 13.06.2019 tarihinde irsaliye ile teslim edildiğini, davalı şirkete teslim ve iade edilen kumaşlara ait 13.06.2019 tarihli 39.104.37 TL bedelli fatura davalı şirket tarafından teslim alınmadığını,fatura Bakırköy 22.Noterliği 19.07 2017 tarih v ... yevmiye sayılı ihtarı ekinde davafı şirkete tebliğ edildiğini, cari hesapta oluşan 34.153.97 TL. alacağın tahsili için davalı aleyhine Küçükçekmece 3.İcra Müdürlüğü ... E, sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı itiraz etmesi ile takibin durduğunu, halen davalı şirkette bulunan 910,20 kg. kumaşlar üzerinde ve ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamasını belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, ticari satışlarda ayıp ihbarı süreye ve şekle tabî olduğunu, davacı tarafın ayıp ihbarında süreye ve şekil şartlarına uymadığını, mal tesliminden 4 ay sonra ayıplı olduğu iddiası ile talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, dava konusu ürünler için siparişin 06.02.2019 tarihinde 001109 nolu fason örme talimatı ile 30/2 viskon 20 denye;2*2 kaşkorse kumaş olarak talimat ile siparişe başlandığı,kumaş kalitesinin dc ekte gönderilerek işleme alındığı,06.02.2019 tarihinde 050648 nolu irsaliye ile 28/1 turlu viskon 1,039,05 kg+20/d likra iplik 67,20 kg olarak müvekkili firmaya giriş yapıldığını, 1 top kumaş işlemleri tarafından olur alınarak imalata başlandığı, 13.02,2019 tarihli 241103 nolu irsaliye ile 994 kg.*3,50 TL den fiyatlandırılarak taraflarına sorunsuz teslim edıldiğini, aynı gün müvekkile ait 39912 nolu fatura teslim edildiğini, fatura davacı tarafından işleme altnarak 27.02.2019 tarihinde müvekkili banka hesabına ödeme yapılarak hesabın kapandığını, aradan ikinci sipariş gelip işlem sorunsuz bitip alacağımız olan 06.05.2019 tarihli 4.950,40 TL bakiyeyi ... Tekstil olarak talep ettiğinde kötü niyetli olarak malların ayıplı olduğu ve ödeme yapılamayacağı sözlü olarak bildirildiğini, aradan 4 ay geçtikten sonra sebepsiz olarak mallar müvekkilinin deposuna bırakıldığını ve mal için 13.06.2019 tarihli 745116 nolu fatura kesildiğini yine de davacı müvekkilin sürekli çalıştığı bir müşterisi olduğundan müşteri memnuniyeti kapsamında kumaş parkaları alınıp müvekkil tarafından incelendiğinde bu hatanın örme tarafından değil de boyahane tarafından yapıldığının anlaşıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davalı tarafından örülmüş 447,40 kg mavi renk ve 462,80 kg fuşya renk toplam 910,20 kg 2x2 kaşkorse kumaşın kenardan içeriye doğru 15-20 cm mesafelerde enine ve boyuna yönde aralıklarla davam eden kuşgözü delik görünümünde yüzeyde istenmeyen görüntü efektleri bulunduğundan ayıplı olduğu, Kumaş yüzeyindeki kuşgözii delik görünümü efektinin kumaş bünyesindeki likra ipliğinin kopmasından kaynaklandığı, Kumaş yüzeyindeki likra ipliği kopması sonucu kuşgözü delik görünümü efekti kumaşın kenarından içeriye doğru 15-20 cm mesafelerde enine ve boyuna yönde aralıklarla devam ettiğinden, kumaşın boyanması esnasında yapılan kimyasal işlemler, sıcaklık ve gerdirmeler esnasında likra ipliğinin hasar gördüğü ve koparak kumaşta ayıba sebebiyet verdiği anlaşıldığı, ayıbın sebebinin örme işleminden kaynaklanmadığı anlaşıldığından davalının kusuru olmaması sebebiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinafında; hükme esas alınan 2. Bilirkişi raporu mahkeme tarafından oluşturulan ara karara uygun hazırlanmadığını, bilirkişiye ayıp ve ihbar süreleri değerlendirilerek rapor düzenlenme görevi verilmiş ancak bilirkişi önceki raporuna tekrar etmekle yetindiğini, ayrıca ikinci raporda ayıbın örmeden değil iplikten kaynaklandığı belirtildiği, itirazlarında belirttikleri gibi, likra kptuğunda örme işlemin makine otomatik olarak durmayıp, aksine takip eden iğne, ipliği alarak örme işlemine devam etmekte olduğunu, böylece ilmik atlanarak gerçekleşen örme işleminden hemen sonra örülen kumaş boyandığında örme hatası ortaya çıkabildiğini, örmeden kullanılan iplikte ayıp olması ya da örme sonrası kumaşa yapılan proseslerden kaynaklanması halinde, kumaşın her yerinde bu kuşgözü deliklerin görülmesi gerekli olduğunu, oysa ayıplı kumaşlarda belli yerlerde kuşgözü delikler mevcut olduğunu, bilirkişi raporlarına teknik olarak yapılan itirazlar mahkemece reddedildiğini ve bilirkişi raporu hükme esas alındığını, örme işlemin ayıplı ifa edildiği davalı şirket çalışanı tarafından bizzat kabul edildiğini, kumaşlar irsaliye ile ayıplı olduğu belirtilerek davalı personeli ...'a teslim edildiğini, teslim alınırken herhangi bir itirazı kayıt sunulmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Davada davacı, taraflar arasında fason kumaş örme işi konusunda anlaşma bulunduğunu, bu kapsamda davalı tarafından edim tamamlanarak kumaşlar boyandığında ayıplı olduğu anlaşıldığını, kumaşlar davalı şirkete teslim edildiğini, iade edilen ürün bedelleri ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlattıklarını takibe itiraz ile durması sebebiyle itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı; davacı tarafından ticari ayıbı 4 ay sonra bildirdiğini, 4 ay sonra ürünler kendilerine iade edildiğini, ayıp sebebinin örmeden olmadığı boyamadan kaynaklı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme; dosya kapsamı bilirkişi raporu itibariyle kumaşlarda yer alan ayıbın kumaşın boyanması esnasında yapılan kimyasal işlemden kaynaklandığını, örme işleminden kaynaklanmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Taraflar arasında, fason kumaş örme konusunda sözlü eser sözleşmesi kurulmuştur.Mahkemece alınan bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda, " kumaş cinsi eşyalar üzerinde tespit edilen kuşgözü/delik yüzey efekt görünümünün doku yapısını oluşturan çift kat viskon iplik ile birlikte doku yapısına dahil olan ... ipliğin kopması nedeniyle meydana geldiği, örgü işleminin tekniği gereği viskon ve elestan ipliğin farklı iplikte kopma meydana gelmesi durumunda makinenin otomatik olarak durması gerektiği, örgü işleminin devam etmeyeceği, dolayısı ile yüzeyde tespit edilen delik/kuşgözü görünüm örgü işlemi sırasında oluşmasının örgü tekniğinin akışına uygun olmadığı, örme işleminden sonraki herhangi bir proses aşamasında ve ... iplik kalitesi ilgili olabileceği, " bildirilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi ... Tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise, " davalı tarafından örülmüş 447,40 kg mavi renk ve 462,80 kg fuşya renk toplam 910,20 kg 2*2 kaşkorse kumaşın kenardan içeriye doğru 15-20 cm mesafelerde enine ve boyuna yönde aralıklarla devam eden kuşgözü delik görünümünde yüzeyde istenmeyen görüntü efektler bulunduğundan ayıplı olduğu, kumaş yüzeyindeki kuşgözü delik görünümü efektinin kumaş bünyesindeki likra ipliğinin kopmasından kaynaklandığı, kumaş yüzeyindeki likra ipliği kopması sonucu kuşgözü delil görünümü efekti kumaşın kenarından içeriye doğru 15-20 cm mesafelerde enine ve boyuna yönde aralıklarla devam ettiğinden, kumaşın boyanması esnasında yapılan kimyasal işlemler, sıcaklık ve gerdirmeler esnasında likra ipliğinin hasar gördüğü ve koparak kumaşta ayıba sebebiyet verdiği, dava konusu kumaşlardaki ayıbın sebebi örme işlemi olamayacağından örme işlemi yapan davalıya kusur yüklenemeyeceği ... " bildirilmiştir. Somut olayda, mahkeme iki ayrı bilirkişiden rapor alınmış olup, birinci bilirkişi raporunda örme aşamasından sonraki bir proses aşamasından ayıp meydana geldiği, ikinci alının bilirkişi raporunda da yine aynı şekilde örme işleminden sonra boyama aşamasından kaynaklı ayıp oluştuğu anlaşılmıştır. Dosyada alınan denetime elverişli bilirkişi raporları itibariyle ayıbın davalı yükleniciden kaynaklanmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/04/2021 tarih ve 2019/827 Esas, 2021/353 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.