(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/4858 E. , 2009/6134 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 885 ada 2 parsel sayılı 129463.95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/4858 E. , 2009/6134 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 885 ada 2 parsel sayılı 129463.95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla ..., Salih ve Niyazi Tıraşçı adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 885 ada 2 sayılı parselin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalının dayandığı tapu kaydı ve vergi kaydı kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazın bir bölümüne uyduğu, tapu kaydının oluştuğu tarihe dek davalı lehine, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olup, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 27.6.1963 tarihli belirtmelik tutanağının 1993 parseli olarak gösterilen taşınmaza 1937 tarih 1011 tahrir numaralı vergi kaydı ve 20.10.1950 tarih ve 86 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmış ve kaydın güney hududu gayri sabit kabul edilerek miktar fazlası Hazine adına belirtilmiş, tabladikatifte kayıt miktarı 3191 noda 30000 metrekare olarak, ...adına miktar fazlası ise 3192 noda 70000 metrekare olarak ayrılarak Hazine adına 2.1.1964 tarih ve 504 sıra numaralı tapu kaydı oluşturulmuştur. Belirtmelikte uygulanan 20.10.1950 tarih ve 86 sıra numaralı tapu kaydının Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.7.1950 tarih ve 1950/5-34 sayılı tescil ilamı ile oluştuğu, tescil ilamında Hazinenin de taraf olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında kesin hüküm teşkil eden tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının kapsamı, haritası uygulanmak suretiyle belirlenmemiştir. Toprak Tevzi Komisyonunca 30.11.1950 tarih ve 36 sıra numaralı tapu kaydı sabit hudutlu kabul edilerek 1998 parsel numarası altında 17000 metrekare yüzölçümlü olarak ... adına belirtilmiştir. Tespit tutanağında çekişmeli taşınmazın 1998 nolu belirtmelik parseli olarak ayrıldığından söz edilmiş ise de, belirtmelik sözü edilen bu tapu kaydının komşu 5, 7, 8 ve 9 sayılı parsellere uyduğu, taşınmaz, ...'un zilyetliğinde iken diğer paydaşları ..., ...'ya satıp, zilyetliğini devrettiği ve zilyetlerin aynı yıl komisyonun 1998 sayılı parseli ile birleştirerek kullandıkları belirtilmiş, keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar da taşınmazın bir bölümün davalı tarafça ...’tan satın alındığı ve kendilerine ait diğer kısım ile birleştirerek kullandıklarını beyan etmişlerdir. Bu nedenle 1998 nolu belirtmelik parseline uygulanan 30.11.1950 tarih ve 36 sıra numaralı tapu kaydı ve dayanağını oluşturan Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.1950 tarih 950/47-60 sayılı tescil ilamı ve krokisi de getirtilip uygulanarak taşınmazın bir bölümüne uyup uymadığı veya nereye ait olduğu araştırılmamıştır. Hazine tapusunun dayanağını oluşturan tevzi haritaları da birlikte uygulanarak kapsamı haritasına göre belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası, davalının dayandığı 20.10.1950 tarih ve 86 numaralı tapu kaydının varsa haritası, 30.11.1950 tarih ve 36 sıra numaralı tapu kaydı tüm tedavülleri ve dayanağı tescil ilamı ve haritası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif yapılmalıdır. Tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları, kadastro paftasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli, uygulamada 30.11.1950 tarih ve 36 sıra numaralı tapu kaydının revizyon gördüğü 885 ada 5 ila 13 sayılı parseller de gözönünde bulundurulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda davalı dayanağı 20.10.1950 tarih ve 86 sıra numaralı ve 30.11.1950 tarih ve 36 sıra numaralı tapu kayıtlarının tescil krokisi kapsamında kalan kısmın tespit gibi davalılar adına tescile karar verilmelidir. Söz konusu tescil ilamları ile oluşan tapu kayıtlarının haritasının bulunamaması veya uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde tapu kaydı hudutlarının sabit hudut teşkil edip etmediği araştırılmalı, tapu kayıtlarının gayrisabit sınırlı olması ve davalıya ait tapu kaydı miktar fazlası olan bölümün Hazineye ait tapu kaydı kapsamında kalması halinde davalı tarafın zilyetliğinin ancak tescil tarihinden sonra başlayabileceği nazara alınarak Hazine tapusu tesisine kadar zilyetlikle iktisap süresinin dolmadığı gözetilmeli, yapılan uygulama sonunda taşınmazın tarafların dayandığı tapu kayıtları dışında kalan bölümünün bulunduğunun saptanması durumunda ise 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.