T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2033 - 2025/1864 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2033 KARAR NO : 2025/1864 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.09.2024 NUMARASI : 2022/92 Esas - 2024/472 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VE…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2033 - 2025/1864 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2033 KARAR NO : 2025/1864 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.09.2024 NUMARASI : 2022/92 Esas - 2024/472 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : QUİCK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ, ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : 1- ... İHBAR OLUNAN : 2- UĞUR PARK İŞLETMECİLİĞİ TAŞIMACILIK MOTORLU TAŞITLAR TURİZM ELEKTRİK TAAHHÜT PAZARLAMA TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 30.09.2024 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 04.12.2024 KARAR TARİHİ : 17.10.2025 İLAM YAZIM TARİHİ : 20.10.2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili 18/01/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle, 15.08.2020 tarihinde sigortalı ...'in sevk ve idaresindeki 54... plakalı çekici aracın yola yoğun şekilde yağ akıtması ve yolun kayganlaşması nedeniyle aynı istikamette seyreden 54... plakalı motosiklet sürücüsü olan davacının yol hakimiyetini kaybederek trafik kazası yaptığını, kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda 54... plakalı aracın tam kusurlu olduğunu, davacının kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığını, 54... plakalı aracın kaza tarihinde ... no'lu trafik sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketince sigortalandığını, müvekkilinin kaza sebebiyle bakıma muhtaç duruma geldiğini, kazadan sonraki süreçte 10 ay boyunca müvekkilinin bakıma muhtaç halde kaldığını, bu süreçte davacı eşinin baktığını, davacının aylık gelirinin dava tarihi itibariyle 7.894,17 TL olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 54... plaka sayılı aracın davalı şirketin ... no'lu 30.06.2020-30.06.2021 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralama ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatının 410.000 TL olduğunu, sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatı tedavi giderleri ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulü ile, 409.750,00-TL Maddi tazminatın davalı şirketten temerrüt tarihi olan 28/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta şirketi sınırlı sorumlu tutularak) tahsiliyle davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince verilen kısmen kabule ve avans faizi talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun da ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 2020/(17)4-170 Esas, 2022/698 Karar sayılı ilamda tacirin, haksız fiilden doğan borçları bakımından açıkça talep edilmesi halinde temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğinin vurgulandığını, dava konusu trafik kazasına karışan davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın Uğur Park işletmeciliği taşımacılık motorlu taşıtlar turizm elektrik taahhüt pazarlama ticaret ve sanayi limited şirketi tarafından sigortalanan, ticari faaliyet gösteren bir çekici olduğunu, dava konusu olay tarihinde ise ticari faaliyeti dolayısıyla araç çektiği esnada, araç sürücüsü olan ...'in ifadesinde ''çekici aracımın aleti olan ahtapot isimli cihazını kontrol ettiğimde bir hortumun patlayarak hidrolik yağını döktüğünü fark ettim'' dediğini, bu ifadeden de anlaşılacağı üzere çekici olarak faaliyet gösteren aracın, ticari faaliyeti esnasında ticari amaçlı eklentilerinin çalışması esnasında yola yağ dökerek kazaya sebebiyet verdiğinin açıkça ortada olduğunu, bu sebeple yasal mevzuat ve emsal yüksek mahkeme kararları ve istinaf talepleri doğrultusunda yerel mahkemenin "yasal faizi uygulanması" yönünde vermiş olduğu kararının bozularak davalı sigorta şirketinden olan alacaklarının avans faiz uygulanması yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğunu, kişilerin kusuru oranında sorumlu olduğu gibi sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle sorumlu olduğunu, dosyada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplamalar yapıldığını ancak dosya kapsamında alınan kusur raporuna itirazlarında da belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesine sebebiyet verecek ve kurallara aykırılık teşkil edecek bir davranışta bulunmadığı gibi kazaya engel olma ihtimalinin de bulunmadığını, davacının dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde aracını sürdüğünü, ön ilerisini önceden gerektiği gibi kontrol etmediğinin tespitiyle oluşan kazada davalının kusuru ve katkısının bulunmadığını, ayrıca kazaya birden fazla araç karıştığından kazaya karışan diğer araçlar yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamasının eksik incelemeye neden olduğunu, bu sebeple yerel mahkemenin kararının hakkaniyete aykırı bir karar olduğunu, bununla birlikte davacının maluliyet oranının belirlenmesinde de hata bulunduğunu, ATK raporunda belirtilen kalıcı sakatlık oranının afaki olduğunu hatalı rapor dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, davacıya 04.11.2021 tarihinde 25.426,61 TL ve 17.10.2023 tarihinde 48.063,03 TL olmak üzere toplamda 73.489,64 TL ödeme yapılmış, ödenen tutar hesaplamalardan düşülmüşse de söz konusu ödemenin faizinin de hesaplanması ve güncelleme yapılarak faiziyle birlikte tazminat tutarından düşülmesi gerektiğini, ancak mahkemece güncelleme yaptırılmaması nedeniyle hesaplamanın hatalı olduğunu, ayrıca ıslah tarihi itibariyle 2 yıl dolmuş olduğundan zamanaşımı yönünden ıslah edilen kısmın reddine karar verilmesini gerektiğini, tüm bu nedenlerle eksik inceleme neticesinde verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava hukuki niteliği itibariyle; 6100 sayılı HMK 107.maddesine dayalı olarak belirsiz alacak davası yoluyla ileri sürülen haksız eylemden ( trafik kazasından kaynaklı) bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup; davacı tarafça, geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı bedensel zararları nedeniyle ayrı ayrı 250.000,00 TL dava değeri gösterilmek suretiyle eldeki dava zorunlu trafik sigortacısına karşı yöneltilmiştir. Davaya konu, 15.08.2020 tarihinde gerçekleşen birden fazla aracın karışmış olduğu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının ağır bir şekilde yaralanmış olduğu kazanın meydana geliş biçiminin ise ; davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki 54... plaka sayılı motosiklet ile 1. Geçit istikametinden Electropoint istikametine Bosna Caddesini takiben seyir halindeyken olay mahalline geldiği sırada, 54... plaka sayılı kurtarıcıdan / çekiciden dökülen yağ nedeniyle yolda oluşan yağlanmadan dolayı motosikletiyle kayarak savrulması ve yol kenarında park halinde bulunan 54... plaka sayılı otomobilin sol arka kısımlarına çarpması, bu çarpmanın etkisiyle ileri doğru savrulan 54... plaka sayılı otomobilin ön kısımlarıyla (yine park halinde olan) 54... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarına çarpması şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu kanuna dayalı Karayolları Trafik Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenen ve trafik kolluğu tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile de uyumlu İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24.07.2023 tarihli kusur raporundaki kusur tespitinin benimsenerek; Kazanın; 54... plaka sayılı kurtarıcıdan / çekiciden dökülen yağ nedeniyle yolda oluşan yağlanmadan dolayı meydana geldiği, yoldaki yağlanmanın bu kazanın oluşumu üzerinde tamamen etkili olduğu kabul edilerek, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketinin eylemlerinden sorumlu olduğu dava dışı 54... plakalı araç sürücüsü ...'ün tek ve tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinde, Mahkemece kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayalı olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinin 31.08.2022 ve Üst Kurulun 14.03.2023 tarihli maluliyet raporlarının hükme esas alınmasında, 2918 Sayılı KTK 99.maddesine uygun olarak temerrüt tarihinin belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı sigorta şirketi vekilinin anılan yönlere değinen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan, davalı sigorta şirketinin eylemlerinden sorumlu olduğu ve sigortalısı/işletenin dava dışı Uğur Park İşletmeciliği Ltd.Şti olan olan davaya konu 54... plakalı aracın ruhsat kayıtlarına göre cinsinin "özel amaçlı (kurtarıcı), kullanım şekli ve amacının ise "Yük Nakli - Ticari" olduğu ve bu aracın dava dışı şirketin ticari işletmesi kapsamında kullanıldığı da değerlendirildiğinden; hükmedilen tazminata talep gibi ticari faiz işletilmesi gerekirken, davaya konu aracın ticari araç olmadığı gerekçesiyle yasal faize hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin faizin türüne ilişkin istinaf sebebinin ise kabulü gerekmiştir. Her ne kadar davalı vekilince, davacıya, kaza nedeniyle kurumu tarafından ödenen nakti tazminatın güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiği yönünde istinaf gerekçesi ileri sürülmüş ise de, Sakarya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğün'den gelen yazıya göre davacıya 04.11.2021 tarihinde yapılan 25.426,61 TL ve 17.10.2023 tarihinde yapılan 48.063,03 TL nakti tazminat ödemeleri olmak üzere toplamda 73.489,64 TL nakti tazminat ödemesi yapılmış olduğu ve mahkemece hükme esas alınan ve denetime elverişli 13.03.2024 tarihli 2. aktüerya ek raporuna rapora göre anılan ödemeler güncellenmeden yapılan mahsup neticesinde, davacının sürekli iş göremezlik zararının ise 771.694,99.-TL olarak hesaplandığı, her iki ödemenin ödeme tarihleri olan 04.11.2021 ve 17.10.2023 tarihlerine göre ayrı ayrı yasal faiz işletilmek suretiyle güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi halinde bile ortaya çıkan tazminat miktarının poliçe limiti olan 410.000,00 TL'nin üzerinde olacağı anlaşılmakla, mahkeme tarafından raporunun bu yönde denetimi yapılmaması hatalı ise de davalının tazminat sorumluluğu bakımından anılan hatanın sonuca ve hükme etkisi olmadığından; davalı vekilinin bu kapsamdaki istinaf talebine itibar edilmemiştir. Diğer yandan, kaza anında dava dışı Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde motosikletli polis olarak görev yapan ve kendisine tahsis edilen hizmet aracı olan motosiklet ile kaza yapan davacıya 2330 sayılı Kanun uyarınca yapılan bu nakti tazminat ödemesinin ilgili kurumdan ne kadarının maddi tazminata ve ne kadarının manevi tazminata ilişkin olduğu sorulmadan; eksik inceleme ve yanılgılı bilirkişi raporu neticesinde, yapılan ödemenin tamamının hesaplanan tazminattan düşülmesi hatalı ise de Dairemizce, istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı nazara alınarak inceleme yapıldığından her iki yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir. İlk derece mahkemesince hüküm altına alınan tazminata ticari faiz yerine yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi hatalı bulunmuş ise de; bu hatanın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin faiz türüne ilişkin istinaf talebi kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve Dairemizce hükmün diğer yönleri aynı kalmak suretiyle, hükmedilen tazminata ticari faiz işletilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur. Davacı vekilinin diğer istinaf sebepleri ile davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri ise reddedilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-A)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, B)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan alınması gereken 27.990,02 TL nispi ilam harcından peşin alınan 6.998,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.992,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, C)Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.09.2024 tarihli 2022/92 Esas, 2024/472 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden; A)DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 409.750,00-TL Maddi tazminat alacağının temerrüt tarihi olan 28/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte (sigorta poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutularak) davalı sigorta şirketinden tahsiliyle davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, B)Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 27.990,02-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.073,94-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 20.916,08-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, C)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 63.365,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, D)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 250,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, E)Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin Harç, 6.993,24-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 7.154,64TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, F)Davacı tarafından yapılan; 12.324,60-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.324,60-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.317,09-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, G)Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara iadesine, H)Arabuluculuk ücreti olan 1320,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 1.319,19-TL'sinin davalı şirketinden, 0,80-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davacının yatırdığı istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan 300,00 TL istinaf giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, artan 6-Kullanılmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 7-Avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20.10.2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*