9. Hukuk Dairesi 2026/1047 E. , 2026/921 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/178 E., 2025/234 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili d…
9. Hukuk Dairesi 2026/1047 E. , 2026/921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/178 E., 2025/234 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İşçileri Sendikası (... Sendikası) üyesi olduğunu, davalı bünyesinde çalışırken 31.05.2016 tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiğini, akabinde 01.06.2016 tarihinde tekrar işe girişi yapılarak çalışmasına ara vermeksizin devam ettiğini, ancak bu tarihten sonra müvekkilinin sendika üyeliği devam etmesine rağmen davalı ile ilgili sendika arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığını ileri sürerek fark ücret, ikramiye, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, vardiya tazminatı, kışa dönüş alacağı, iş güçlüğü tazminatı, gıda yardımı, elektrik yardımı ve denge ödeneği alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak ya da kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının toplu ödeme almak için 21.07.2016 tarihinde iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle sona erdirmek istediğini, davacının iş sözleşmesinin sona erdirilmesinden sonra yeni bir görev tanımı, yeni bir ünvan ve yeni bir iş sözleşmesi ile çalışmak istediğini müvekkili Şirkete bildirdiğini, sendika üyesi olarak faaliyet göstermeyeceğini belirterek adına sendika aidatı yatırılmamasını istediğini, davacının talebi üzerine usta ünvanı ile müvekkili Şirkette işe başlatıldığını, 01.08.2016 tarihinde davacı ile 1 yıllık ve takip eden yılda 1 yıllık daha olmak üzere belirli süreli iş sözleşmelerinin imzalandığını, 01.08.2016 tarihi itibarıyla davacının talebi üzerine adına sendika aidatı ödenmediğini, davacının da kendi adına herhangi bir sendika aidatı ödemesinde bulunmadığını, davacının taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli kararı ile; davacının ... Sendikasına 11.02.2008 tarihinde üye olduğu, bu tarihten emekli olduğu 29.07.2016 tarihine kadar üyeliğinin devam ettiği, emekli olduğu tarihten kısa bire süre sonra 01.08.2016 tarihinde çalışmaya devam ettiği, bu tarihte sendika üyeliğinin de yenilendiğinin anlaşıldığı, davacının sendika üyeliğinin devam ettiği, gerekli şartları sağlaması hâlinde işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesinden faydalanması gerektiğinin anlaşıldığı, davalı işyerinde davacı gibi emekli olup çalışmaya devam eden işçilere işveren tarafından emekli usta öğretici sıfatı verildiği, davacının çalışmalarına bu ünvanla devam ettiği, bu işçilerin böylelikle toplu iş sözleşmesi uyarınca kapsam dışı bırakıldığının anlaşıldığı, ... Bakanlığı ile yapılan yazışmalar neticesinde davacının resmî olarak herhangi bir usta öğreticilik başvurusunun bulunmadığı, davacının herhangi bir usta öğreticilik eğitimi bulunmadığı ve herhangi bir usta öğreticilik belgesi veya sertifikası bulunmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamı uyarınca davacının emekli olduktan ve emekli usta öğretici olarak anılmaya başladıktan sonra, emekli olmadan önce yapmış olduğu işi yapmaya devam ettiği, işyerinde usta öğreticilik için belge şartının bulunmadığı, ilgili kısım müdürlerinin eski ve tecrübeli işçiler arasından usta öğreticileri seçtiği, davacının da bunlardan biri olduğu, buna göre davacı işçinin emeklilik sonrası fiilî olarak yapmış olduğu işte herhangi bir değişiklik olmadığı, resmî olarak herhangi bir usta öğreticilik eğitimi almayıp sertifika sahibi olmadığı, bu sıfatın işverenin inisiyatifiyle bir işletmesel karar neticesinde verildiğinin anlaşıldığı, ancak aynı işi yapan işçilerden emekli olanlar arasından seçilen işçilerin emekli usta öğretici olarak anılmaya başlanması, bu işçilerin bu şekilde kapsam dışı bırakılması hususunun 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca eşit davranma ilkesine aykırılık oluşturduğu, davacı işçinin sendika üyeliğinin devam ediyor olması ve kapsam dışı personelden olmaması sebebiyle, işyerinde geçerli toplu iş sözleşmelerinin parasal hükümlerinden de faydalanması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 02.05.2025 tarihli kararı ile; dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere, kanuna uygun gerektirici nedenlere, taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 02.05.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dava konusu edilen toplu iş sözleşmesinde kaynaklanan alacakların belirsiz alacak davası ile talep edilmesi söz konusu olmayacağından İlk Derece Mahkemesince hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların belirsiz alacak niteliğinde olduğunu, 2. Sürpriz karar verme yasağına uyulmadığını, 3. Davanın aydınlatılması ödevi karşısında süre verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı hususundadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.