9. Hukuk Dairesi 2025/9811 E. , 2026/1177 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1464 E., 2025/1921 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1147 E., 2023/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazı…
9. Hukuk Dairesi 2025/9811 E. , 2026/1177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1464 E., 2025/1921 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1147 E., 2023/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılara ait işyerinde 12.04.2016-26.10.2020 tarihleri arasında jeoloji mühendisi olarak çalıştığını ve en son net 15.039,00 TL ücret aldığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından, bir kısım ücretinin ödenmemesi nedeniyle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İnş. Nak. Madencilik İth. İhr.San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) ve davalı ... Enerji Nak. Madencilik İnş. San. ve Tic.AŞ (... Enerji Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının ... Şirketinde çalışmadığını, diğer davalıya ait işyerinde 12.04.2016-26.10.2020 tarihleri arasında çalıştığını ve en son net 8.850,00 TL ücret aldığını, haklı neden olmadan iş sözleşmesini feshettiğini, fazla çalışma yapmadığını, tatil günlerinde çalışmadığını, fazla çalışma yapması ve tatil günlerinde çalışması hâlinde karşılığı olan ücretin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıdem tazminatı alacağının kabulüne, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının kısmen kabulüne, yıllık izin ücreti alacağının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının jeoloji mühendisi olarak davalı işverenler nezdinde çalışırken iş sözleşmesini işçilik alacaklarının eksik ödendiğini iddia ederek haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, ... Belediyesinden gelen yazı cevabı doğrultusunda ... Metro Hattı işinin ... Enerji Şirketine kaba işlerinin ... Şirketine ihale edildiği, tanıkların da davalı Şirketlerin grup şirket olduğu, davacının her iki şirkette birlikte istihdam edildiğini beyan ettikleri, bu kapsamda her iki davalının da işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, husumet istinaflarının yerinde olmadığı, ücretin tanık beyanları, bordrolar ve emsal ücret kayıtlarına göre doğru olarak belirlendiği, bordrolardaki fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti olarak ödenen miktarların temel ücret olduğu ve temel ücretin bölünerek bordrolara yansıtıldığının sabit olduğu, Mahkemece belirlenen ücrette hata bulunmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatilinin tanıkla ispatlandığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları yönünden indirim oranının Yargıtayın yerleşik içtihatlarına uygun olduğu, ancak fazla çalışma alacağına yönelik %40 oranındaki indirimin hakkın özüne dokunur miktarda olup %30 olarak belirlenmesinin gerektiği, ayrıca davacı tarafça dava açılmasından önce davalılara gönderilen noter ihtarnamesinde işçilik alacaklarının talep edildiği, bu kapsamda davalıların temerrüde düşürüldüğü sabit olmasına rağmen kıdem tazminatı dışındaki faiz başlangıç tarihlerinin temerrüt tarihine göre belirlenmesi gerekirken temerrüt-ıslah tarihi ayrımı ile faize hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu belirtilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı, davalı ... Şirketinin işçisi olmadığını, ... Şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçeli karar ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, 3. Bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, 4. Davacının da dilekçesinde bordro hilesine dayanmadığını, bordro hilesi bulunmadığını, 5. Davacının hukuki yararı bulunmadığını, 6. Davacının aylık ücretinin hatalı tespit edildiğini, 7. Davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 8. Tanıkların çalışma yer ve sürelerinin tespit edilmediğini, 9. Davacının şef pozisyonunda üst düzey yönetici olarak çalıştığını, fazla çalışma yapılması hâlinde yapılan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ücret bordrolarına yansıtılarak banka kanalıyla davacıya ödendiğini, davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların işçinin alacaklarından sorumluluğu, davacının ücreti ile davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Grup şirketleri veya holdingler bünyesinde yer alan çalışmalar açısından; çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında grubun başka şirketlerine hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan bu şirketler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Sadece şirketler arasında organik bağdan söz edilerek işçilik alacaklarından aralarında bağlantı bulunan işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidilmesi veya birden fazla şirkette geçen çalışmalar için sadece bir şirketin sorumluluğunun yeterli görülmesi mümkün değildir. Belirtmek gerekir ki aynı gruba ait olan şirketlerin aralarında organik bağ bulunması olağandır. İşçilik alacaklarının belirlenmesi noktasında, kural olarak aynı gruba ya da holdinge bağlı farklı tüzel kişiliği haiz şirketlerde geçen hizmetlerin birleştirilmesi mümkün olmaz. Bu gibi durumlarda işçilik alacaklarının hesabında, hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için şirketler/işverenler arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir. Tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunması, çalışma döneminin tamamına ilişkin alacaklardan işçinin çalışmış olduğu her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Zira sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir. Somut olayda; davalı ... Şirketi ve ... Enerji Şirketinin ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğu ve bu davalıların işçilik alacaklarına karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınmak amacıyla kurulmadığı anlaşılmaktadır. Aksi davacı tarafından da ispat edilememiştir. Diğer yandan Bölge Adliye Mahkemesince davacının davalılar tarafından birlikte istihdam edildiği kabul edilmiş ise de Mahkemece bu hususta yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu itibarla Mahkemece tanıklar yeniden dinlenerek beyanları, tanıklara ait ... Kurumu kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile beraber değerlendirilmeli, davalılar tarafından davacının birlikte istihdam edilip edilmediği belirlendikten sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamında göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.