T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1582 KARAR NO : 2026/183 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2024 NUMARASI : 2021/527 Esas - 2024/337 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İstirdat (Ticari Sat…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1582 KARAR NO : 2026/183 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2024 NUMARASI : 2021/527 Esas - 2024/337 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/07/2021 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 04/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile ... arasındaki ticaret sebebiyle, ... tarafından müvekkile verilen Denizbank 25.05.2021 vade tarihli E4-... Nolu hamiline yazılı 50.000,00-TL bedelli çek ile Denizbank 31.04.2021 vade tarihli E4-... Nolu 30.000,00-TL bedelli çekler için Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/147 esas sayılı dosyası ile çek iptal davası açıldığını, bu çeklerden Denizbank 25.05.2021 vade tarihli E4-... Nolu 50.000,00-TL bedelli çekin 07.06.2021 tarihinde Gebze İcra Müdürlüğü 2021/12625 E. sayılı dosyası üzerinden gönderilen ödeme emriyle ortaya çıktığını, söz konusu çek üzerinde işlem yapan şahısların tespit edildiğini, çek aslının Gebze İcra Müdürlüğü 2021/12625 E. sayılı dosyasında olduğunu, çekin çek iptal davası açılmasından sonra ortaya çıkması nedeniyle Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/147 esas sayılı dosyasının 30.06.2021 tarihli duruşmasında çek istirdat davası açılması için tarafına iki haftalık süre verildiğini, yasal süresi içerisinde çek istirdat davası açtıklarını, meşru hamilinin müvekkil olduğu hamiline yazılı çekin, senedi hırsızlık yoluyla ele geçiren ...-UÇAR TİCARET tarafından cirolanmak suretiyle ... Gıda İnşaat Nakliyat Turizm ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne, ... Gıda İnşaat Nakliyat Turizm ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından cirolanmak suretiyle ...’a verildiğini, ilgili şahısların tamamı hakkında hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunulmuş olup Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/13922 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiğini, takipte alacaklı olarak gözüken çeki kötü niyetli olarak devralan yetkisiz hamil davalı ...'in, dava dışı ... hakkında kambiyo hukukuna dayalı takip başlattığı ve başlatılan takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenle Gebze 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/294 esas sayılı dosyası üzerinden yetkisiz hamilin çeke dayalı olarak kambiyo takibi başlatamayacağı gerekçesiyle dava dışı ... tarafından takibin iptali davası açılmış olup davanın halen derdest olduğunu, dava konusu hamiline yazılı çeki hırsızlık yoluyla ele geçiren ilk ciranta ...-UÇAR TİCARET olduğunu, dava dışı ... tarafından çekin devredildiği müvekkil ile ciranta ... arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ...'ın eşi ...(TC:...) hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen pek çok soruşturma dosyası bulunduğunu, çekin ortaya çıktığı icra takip dosyasında borçlu ...'ın Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/299 esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz ettiğini, ilgili dosyanın dava dilekçesinde eski eşi ... ile boşandıklarını, artık adının ... olduğunu, icra takibine konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, rızası olmadığı halde kendisinden habersiz eşi ...'ın kendisi adına imza atarak bu şekilde pek çok çeki piyasa sürdüğünü, eski eşi ... hakkında kendisinin imzasını taklit etmesi sebebiyle Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunduğunu, ...'ın böyle pek çok dosyası olduğunu beyan ettiğini, Kötü niyetli lehtar ...' da çekte kendisi yerine imza attığı iddia edilen eski eşi ..., çeki daha sonra ...'ın ortağı olan ...'ın yetkilisi ve tek ortağı olduğu ... Gıda İnşaat Nakliyat Turizm ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ciroladığını, Çekin hırsızlık yoluyla ele geçirildiğini bildiği halde çeki ciro yoluyla devralan ... Gıda İnşaat şirketi de kötü niyetli hamil/ciranta konumunda olduğunu, çekin daha sonra diğer kötü niyetli ciranta ... Gıda İnşaat Nakliyat Turizm Ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından son hamil olan icra takip alacaklısı ...'a cirolandığını, ... ile ... Gıda Hayvancılık firması arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ... çekin çalıntı olduğunu bildiği halde kötü niyetli hareket ederek çeki devraldığını ve müvekkil hakkında icra takibi başlattığını, ... isimli şahısın halk arasında tefeci olarak tabir edilen şahıslardan olduğunu, İcra takibinde ... Gıda İnşaat şirketi borçlu olduğu ve firmaya tebligat yapılarak icra takibi kesinleştirildiği halde alacaklı ... tarafından, borçlu ... Gıda İnşaat şirketi hakkında hiçbir takip işlemi yapılmadığını ve haciz talep edilmediğini, bu husus dahi son hamil olan ...'ın çekin çalıntı olduğunu bildiğini, ... Gıda İnşaat Şirketi ile birlikte hareket ettiğini ve çeki iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispatlamakta olduğunu, Bu nedenle çek üzerindeki tüm cirantalar çeki kötü niyetli olarak çeki devraldığını icra takibinde alacaklı olarak gözüken davalı ... yetkisiz hamil konumunda olduğunu, davanın kabulü ile hırsızlanarak ele geçirilen dava konusu Denizbank 25.05.2021 vade tarihli E4-... Nolu 50.000,00-TL bedelli çekin davalıdan istirdadı ile müvekkile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın usul ve esas bakımından yersiz olduğunu, müvekkilin kesinlikle tefeci olmadığını, bunun kendisine atılmış olan büyük bir iftira olduğunu, bu konuda gerekli yasal tüm haklarını kullanacağını, arıca bu çekin çalıntı olduğunu müvekkilin kesinlikle bilmediğini, Müvekkilin iyi niyetli hamil olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Ayrıca müvekkili Gebze de uzun yıllardır ticaret ile uğraştığını, daha önceleri mobilya işi ile uğraşmış olup son zamanlarda ise emlak alım satımı, araç alım satımı ve perde işi ile uğraştığını, Bu yapmış olduğu ticari işlerden dolayı ... ile de bu şekilde işleri olduğunu, aralarında ki dostluktan dolayı da kendi aralarında ticari hayatın ve normal dostluğun gereği olarak borç alma ve verme şeklinde alışverişleri olduğunu, Müvekkili bu yaşına kadar bu suçla ilgili olarak hakkında hiç işlem yapılmadığını, kendisinin herhangi bir sabıka kaydının dahi olmadığını, davanın öncelikle usulden reddini, usulden reddedilmediği takdirde esastan reddini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın KABULÜNE, Davacının, dayanak Denizbank Darıca Şubesi'ne ait keşidecisi ..., E4-... seri nolu, 25/05/2021 keşide tarihli, 50.000,00-TL bedelli çek dolayısıyla borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Davaya konu Denizbank Darıca Şubesi'ne ait keşidecisi ..., E4-... seri nolu, 25/05/2021 keşide tarihli, 50.000,00-TL bedelli çekin İSTİRDATINA,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iyi niyetli hamil olan davalının çeki iadesine karar verilmesinin hukuken hatalı bir karar olduğu, mahkemece bozmayı gerektirdiğini, davalı hakkında davacı ve keşideci tarafından her ne kadar Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/13922 Sor. sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulmuş ise de davalı yönünden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, cirantalardan biri olan ...'ın eski eşi ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan ceza almış olmasının davalının iyi niyetli olması yönünde bir engel teşkil etmediğini, kötü niyetli olduğunun ispat yükü davacı tarafta olup dosya kapsamında davalının kötü niyetli olduğuna dair hiçbir bilgi ve belge sunulamadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2024 tarih, 2021/527 Esas - 2024/337 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava çek istirdadı talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacının hamili olduğunu iddia ettiği Denizbank Darıca Şubesi'ne ait keşidecisi ..., E4-... seri nolu, 25.05.2021 keşide tarihli, 50.000,00-TL bedelli çekin davacı tarafın rızası dışında elinden çıktığı, anılan çekin hırsızlık yoluyla ele geçirildiği, ... tarafından cirolanmak suretiyle ... Gıda İnşaat Nakliyat Turizm ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne, ... Gıda İnşaat Nakliyat Turizm ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından cirolanmak suretiyle ...’a verildiğini, çekteki ...’a ait imzanın ... tarafından atıldığı, ... ile ... Gıda İnşaat Nakliyat Turizm ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin yetkilisi olan ...’ın ortak iş yaptıkları, davalının da bu hususları bilerek kötü niyetli bir şekilde çeki ele geçirdiği iddia edilerek anılan çekin istirdadı için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça davalının iyi niyetli hamil olduğunun savunulduğu, çekin ticari ilişki kapsamında kendisine verildiğini beyan ederek davanın reddinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Olaya İlişkin Yasal Düzenlemeler ve Yargı İçtihatları Değerlendirilecek Olursa; Somut uyuşmazlıkla ilgisi nedeniyle değinilmesi gereken 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şekli anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır (Kendigelen, A.: Çek Hukuku, İstanbul 2019, s. 237-238). İstirdat davası olarak nitelenen bu dava özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medeni hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2000, s. 294). Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hamile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyi niyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-159 esas 2021/417 karar) Çek istirdat davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu , çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduranın çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti yoktur, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Dava konusu çekin davalı banka tarafından devralınma ve dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nın 788/1 maddesi uyarınca açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilecek olup yine cirosu kabil çeklerin teşhis işlevini düzenleyen 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesi; “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.” hükmünü haizdir. Ayrıca 6102 sayılı TTK’nın 818/1-d maddesindeki yollamayla çekler hakkında da uygulanacak olan aynı Kanun’un 684/1. maddesi uyarınca da; ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün hakların devrolunacağı düzenlenmiştir. Anılan kanunî hükümlerden hareketle çeki muntazam bir ciro zinciriyle elinde bulunduran kişi, meşru hamil sıfatını kazanarak çekten doğan tüm hakları kullanabilecektir. Somut ... yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; mahkemece dava dışı sanık ... hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/309 esas 2023/1039 karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, bu nedenle kesinleşen anılan karardaki maddi kabule göre çekin davacının rızası dışında elinden çıktığından bahisle davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Ancak; Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/309 Esas 2023/1039 Karar sayılı kararının hükmün açıklanmasının geriye bırakılması ile sonuçlandığı ve kesinleştiği görülmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2012 tarihli ve 2011/19-639 E. - 2012/30 K. sayılı ilamında da özetle vurgulandığı üzere, "...maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231), kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir.'' Şeklindeki kabulü ve Yargıtay’ın bu yöndeki yerleşik uygulamasına göre (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/1896 esas 2025/7572 karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/2031esas 2025/5396 karar sayılı ilamı) maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 6098 sayılı yasanın 74. maddesi kapsamında hukuk hakimini bağlamayacağından mahkemece anılan ceza mahkemesindeki maddi kabulün aynen kabul edilmesi hatalıdır. Ancak mahkemece anılan ceza dosyasındaki tüm deliller eldeki dava yönünden mahkemece değerlendirilebilir. Gerek Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/309 Esas 2023/1039 Karar sayılı dosyasındaki tespitlere göre, gerek ise de dosyaya sunulan 25.01.2021 tarihli çek teslim bordrosuna göre davaya konu edilen Denizbank Darıca Şubesi'ne ait keşidecisi ..., E4-... seri nolu, 25.05.2021 keşide tarihli, 50.000,00-TL bedelli çekin keşideci ... tarafından davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık davacının elinden anılan çekin rızası dışında çıkıp çıkmadığı, çıkmış ise davalının iktisapta kötü niyetli olup olmadığı hususlarındadır. Mahkemece ceza mahkemesindeki kabul dikkate alınarak çekin davacının elinden rızası dışında çıkmış olduğu kabul edilmiş ise de, 6102 sayılı TTK’nın 792. Maddesindeki “…yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmü yönünden hiçbir değerlendirme yapılmadığı, bu haliyle yapılan değerlendirmenin de hatalı olduğu görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere; 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-159 esas 2021/417 karar) Bu bağlamda davacının çekin elinden rızası dışında çıkması ve davalının çeki iktisap anında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu yönündeki iddiasını tanık dahil her türlü delille ispat edebileceği dikkate alındığında; mahkemece davacının ve davalının bildirdiği tanıklardan sadece birer tanesi dinlenmiş olması, tarafların bildirdikleri delillerin tamamının toplanmadan karar verildiği, dolayısıyla verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesi; “(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne amirdir. Davacının dava dilekçesindeki talebinin çekin davacıya iadesine yönelik olmasına rağmen mahkemece talep aşımı yapılarak çekin istirdadı yanında menfi tespit hükmü de kurulması 6100 sayılı yasanın 26.maddesine aykırı olup, anılan hükmün bu nedenle de kaldırılması gerekmiştir. Ayrıca eldeki dava açılmadan önce tarafların arabuluculuğa başvurmadıkları, dosya kapsamında sarf edilen bir arabuluculuk masrafı olmadığı, mahkemenin hüküm kısmında bu hususta bir karar da oluşturulmamasına rağmen gerekçe kısmında arabuluculuk masrafından davalının sorumlu olduğuna dair gerekçe oluşturulmak suretiyle 6100 sayılı yasanın 297.maddesine aykırı bir şekilde gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması da hatalıdır. O halde mahkemece yapılacak iş; tarafların dinlenmeyen tüm tanıkları da dinlenerek ve tarafların tüm delilleri toplanarak, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda dava konusu çekin davacının elinden rızası dışında çıktığı ve davalının iktisap anında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre talep aşımı yapılmadan, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmadan bir karar vermektir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalının istinaf talebinin yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, diğer istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine, diğer istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4)-6) maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2024 tarih, 2021/527 Esas - 2024/337 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.04/02/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*