T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/51 KARAR NO : 2026/427 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dos…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/51 KARAR NO : 2026/427 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı nezdinde ....... poliçesi ile sigortalı ............. plakalı iş makinesi cinsi aracın, ........... tarihinde geri manevra yaptığı esnada, yol kenarında park halindeki ............. plakalı araca çarpması ile iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı iş makinesi sürücüsü ....... %100 kusurlu olup ayrıca sürücü belgesinin olmadığının tespit edildiğini, kaza neticesi .......... plakalı araçtaki hasara ilişkin, aracın kasko sigortacısı olan ve açılan hasar dosyasında aracın onarımını yaptıran ........ A.Ş.'ye, ....... gereği poliçe limiti olan 120.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeye ilişkin kural ihlali tespiti yanında ayrıca sigortalı araç sürücüsü .......'nin sürücü belgesi olmadığından sigortalısına rücu hakkı olduğunu, bu sebeple .......... İcra Müdürlüğü'nün ......./...... E. sayılı takibi ile toplam 163.008,51 TL talep edildiğinden, itirazının iptaline talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisinin yokluğunda oldu bittiyle hazırlanan tutanakta, sürücünün %100 kusurlu olduğu tespiti yapılmışsa da bu tespitin doğru olmadığını, davalı şirket adına kayıtlı iş makinesinin kaza sırasında ana caddenin paralelindeki tali yol üzerindeki; müvekkili şirkete ait şantiyede çalıştığını, sürücünün manevra yaptığı alanın şantiye alanı olup bu noktaya park yapılmasının yasak ve tehlikeli olduğunu, iş makinesinin çarptığı ....... plaka sayılı aracın girmemesi gereken bir bölgeye girip park yasağı olan bir noktaya park ettiği için kaza gerçekleştiğini, bu sebeple öncelikle bu yönden kusur tespitini kabul etmediklerini, öte yandan her ne kadar sürücü .......'nin; kaza tarihinde sürücü ehliyeti bulunmasa da; iş makinesi kullanma sertifikası olduğunu ve bu sertifika ile trafiğe kapalı alanda iş makinesi kullanma yetkisini haiz olduğunu belirterek, müvekkil şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığından haksız davanın reddini savunmuştur. B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: "...sigortalı araç sürücüsü dava dışı .........'nın kaza tarihi itibariyle geçerli sürücü belgesini bulunmadığından davacı sigorta şirketinin dava konusu kaza nedeniyle zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminat için davalı sigorta ettiren ......... Müşavirlik ...Şirketi'ne rücu edebileceği, sigorta ve hesap (hukukçu) bilirkişiler tarafından tanzim edilen ............... tarihli raporda davalı sigorta ettiren ....... Müşavirlik ...Şirketi'nin takip tarihi itibariyle 120.000,00 TL asıl alacak ve ödeme tarihinden takip tarihine kadar olan 42.531,78 TL işlemiş faiz ile sorumlu olduğu mütalaa edildiği, raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış olup Mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak, ......... tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının sigortalısı olan davalı şirketin oluşan hasar bedelinden davacı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde ödemiş olduğu tutardan ve ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyecek faizinden davalının sorumlu olduğu kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne, buna göre davalı tarafın ....... İcra Müdürlüğü'nün ....../...... E. sayılı takibe vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 120.000,00 TL asıl alacak, 42.531,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 162.531,78 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verildiği görülmüştür. C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ; Davalı vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda ayrıntılı belirtilen cevap dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; kazanın gerçekleştiği alanın; müvekkil şirketin kaldırım tamiratı çalışması yaptığı trafiğe kapalı bir alan olduğu halde; kusur durumunu doğrudan değiştirecek bu delillerin dikkate alınmadığını, Bilirkişi raporunda; iş makinasını kullanan, makina operatörlüğü sertifikasına sahip ve kaza sırasında olması gereken yerde, şantiye alanında, olan sürücünün ehliyetinin olmamasının; kazanın gerçekleşmesinde bir etken olmadığı açıkça belirtilmesine rağmen kazaya karışan aracın, şantiye sahasına park etmesi şeklindeki kusurunun değerlendirilmediğini, raporda bir önceki rapordaki fotoğrafların aynen yer alınıp çizilen basit kroki ile kazanın sanki trafiğe açık alanda gerçeklemiş gibi değerlendirme yapıldığını, Tanık beyanlarında; iş makinası sürücüsünün, çalışan personelin önüne malzemeyi bıraktıktan sonra geri geri manevra yaptığı sırada kazanın meydana geldiği, yolun genelinde çalışma olduğu, yol başlarında dubalar olduğu, ......... plakalı aracın çalışma yapılan alanın içine park ettiği, kazanın olduğu gün bu alan trafiğe kapalı olmasına rağmen; araç sürücüsünün alana girip arabasını park ettiğini, başka kişilerden de uyarılara rağmen girenler olduğunu beyan etse de bunların dikkate alınmadığını, Kaza tespit tutanağının müvekkili şirket yetkilisinin yokluğunda düzenlendiğini belirterek, hükmün kaldırılarak dosyanın Mahkemeye iadesini talep etmiştir. Davacı vekilinin sunduğu istinafa cevap dilekçesinde özetle; kaza mahalli alanın ve dosyadaki .......... Belediyesi kaldırım çalışması krokisinde bulunan alanların trafiğe kapalı alan olduğuna ilişkin iddianın gerçeğe aykırı olduğunu, zira ilgili krokide kilometrelerce uzunlukta ana yollar, yan yollar ile birlikte birkaç caddeyi kapsayan kaldırım çalışmalarına ilişkin krokideki hiçbir çalışma alanının trafiğe kapalı alan olmadığını, çalışmanın asfaltlama gibi bir yol çalışması değil kaldırım çalışması olduğunu, kaza sonrası kollukça düzenlenen trafik kazası tespit tutanağının ekinde yer alan ve hasarlı araç ve sigortalı araç ile çevreyi de ortaya koyan fotoğraflardan, kaza mahalli ve yakın çevresinde onlarca araç park edildiği, yolun trafiğe kapalı olduğuna dair bir uyarı, levha, duba vs. yer almadığının görüldüğünü, kaza tespit tutanağında da bu yönde bir tespit bulunmadığını, .......... Belediyesi'nce sunulan krokideki kaldırım çalışmalarına ilişkin yukarıda da belirtildiği gibi kilometrelerce uzunluğundaki, yan yol, ana yollar ile birçok ana arterin yer aldığı alanda kaldırım çalışması için tüm alanın trafiğe kapalı olan ve şantiye alanı olarak düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Şirket adına kayıtlı aracın karıştığı trafik kazasında şirketi temsile yetkili kişi nezaretinde kaza tutanağı düzenlenmesi gerektiği gibi bir uygulama yada yasal düzenleme bulunmadığını, kazaya karışan taraflar nezaretinde kollukça düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına ilişkin beyanlara hukuken itibar edilemeyeceğini belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. D-)DELİLLER: .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... T. ....../..... E. ....../....... K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava; trafik kazası nedeniyle halefiyete dayalı rücuen tazminat alacağının tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacı şirketin ve taraf vekillerinin adreslerinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı şirket nezdinde ....... poliçesi ile sigortalı davalı şirkete ait iş makinesinin, geri manevra sırasında dava dışı kişiye ait ........ plakalı araca ......... günü saat çarparak hasarlanmasına sebep olduğu, dava dışı kişinin aracının kasko sigortacısı ..........'ya davacı sigorta şirketince .......'ye dayalı olarak 120.000 TL ödeme yapıldığı, sigortalı iş makinesi sürücüsü dava dışı .......'nin kaza tarihinde sürücü belgesiz ve %100 kusurlu olduğundan ödemenin kendi sigortalısı davalı şirketten tahsili için sigorta şirketince ....... İcra Müdürlüğü'nün ......./.......... E. sayılı takibi ile bu miktar asıl alacak ve işlemiş faiz ile toplam 163.008,51 TL'nin tahsili için icra takibine girişildiği, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece alınan trafik kusur uzmanı, makine mühendisi ve sigorta hukukçusu bilirkişilerden alınan bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, hükmün davalı vekilince istinafa getirildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili istinafında esas olarak; bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayanıp tespitlerin yerinde ve denetime elverişli olmadığını, kaza mahalli ve oluşumuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet; yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472.maddesi uyarınca; sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31/03/1954 T.1953/18 E. 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17/01/1972 T. 1970/2 E. 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl, sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve TBK'nın 52.maddesine dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Somut olayda; davacı sigorta şirketi bu davayı, dava dışı aracın kasko sigortasına yaptığı ödeme nedeniyle, halefiyete dayalı olarak kendi sigortalısının araç sürücüsü ehliyetsiz ve kusurlu olduğundan bahisle açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Dava dışı kasko şirketince sigortalı otomobil ile davalı şirkete ait iş makinesi arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine göre, davalının ticari şirket tacir olduğu, dava dışı hasarlanan otomobilin ....... Sigorta nezdinde kasko sigortalı olup, ödemenin de yine tacir ...... Sigorta'ya yapılması nedeniyle Mahkemenin görevi ve sıfatı doğru belirlenmiştir. Kusur bakımından dosyada alınan iki ayrı bilirkişi raporunun bulunduğu, ikinci kusur raporunun keşfe dayalı düzenlendiği, her iki bilirkişi raporunda da davalı şirkete ait iş makinesi sürücüsü ......'nin kaza tarihinde iş makinesini kullanmaya yönelik G sınıfı ehliyetinin bulunmadığı, yine park halindeki araca geri manevra sırasında çarpması nedeniyle %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, bu değerlendirmenin kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, kaza mahallinin trafiğe kapalı alan olduğu şeklindeki itirazın yasal ve somut bir dayanağının bulunmadığı, kaza tespit tutanağında kollukça bu yönde bir tespit yapılmayıp kaza mahallinin sadece kaldırım çalışması yapılan caddelerin ve sokakların kesiştiği bir alan olduğu, çevrede bu yönde bir levha, yazı yada uyarı tabelası bulunmadığı, kusur oranının buna uygun tayin edildiği anlaşılmış olup, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle İDM kararının isabetli olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereği esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalı vekilinin .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... T. ....../...... E. 2025/576 K. Sayılı; ilk derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı 11.102,54 TL olup; davalı tarafından peşin yatırılan 2.780,00 TL harcın mahsubu neticesinde bakiye kalan 8.322,54 TL harcın, İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-)Artan istinaf avanslarının, İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine, 7-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/04/2026 Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*