T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/726 Esas KARAR NO: 2026/107 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/02/2022 NUMARASI: 2019/463 Esas, 2022/80 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLD…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/726 Esas KARAR NO: 2026/107 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/02/2022 NUMARASI: 2019/463 Esas, 2022/80 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıya ait araçlar ile 27.07.2018 - 26.09.2018 tarihleri arasında müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu ... Köprüsü ve...Yolundan ihlalli geçiş yapıldığını, geçiş ücreti, para cezası, KDV ve işlemiş faizin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini, ihlalli geçişi takiben 15 gün içinde ödeme yapılması halinde ceza tahakkuk ettirilmediğini, otoyoldan geçiş yapmadığı yönünde bir savunması olmayan davalının geçiş ücretini ödediğini ispat etmesi gerektiğini, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının sunduğu ihlalli geçiş görüntü ve belgelerinden, davalıya ait araçların davalı işletmesindeki otoyolu kullandığının sabit olduğu, davacı geçiş ücretlerinin tamamının ödenmediği iddiasında bulunmuş ise de, karayolu taşımacılığı uzmanı bilirkişiden alınan raporlar ile belirlendiği üzere, geçişlere ilişkin ücretin bir kısmının tahsil edildiği bir kısmının ise ödenmediği, davacı, raporda hangi araca ilişkin hangi ücretin ödendiğinin ortaya koyamadığını beyan etmişse de, bilirkişi raporunda, hangi aracın hangi tarihlerde davacının işlettiği otoyollarını kullandığı ve geçiş esnasındaki hesap hareketinin dosyaya yansıtıldığı, tafsilatı raporda belirtildiği gibi geçişlere ilişkin ödemelerin belirtildiği, buna göre davacının itirazlarının yerinde olmadığı, davalı tarafından ise geçiş bedeli ödenmeyen araçlara ilişkin ücretin 15 günlük yasal süre içerisinde ödendiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, buna göre geçiş ücreti ve ceza tutarının 118.175,00 TL olarak tespit edildiği, davalının icra takibine yaptığı itirazın kısmen haklı olduğu ancak geçiş ücreti ödenmeyen araçlara ilişkin itirazın yerinde olmadığı, davalının takipten önce temerrüde düşürdüğüne dair belge bulunmadığından işlemiş faiz ve KDV isteğinin reddi gerektiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 118.175,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın %20'si nispetinde hesaplanan 23.635,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk alınan bilirkişi raporunda tüm taleplerin kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, davalının rapora itiraz etmediğini, buna rağmen mahkemenin ek rapor aldığını, ek raporda da kök rapordaki görüşün tekrarlandığını, davalının ek rapora da itiraz etmediğini, ancak mahkemenin taraflarca getirilme ilkesine aykırı olarak, davalının talebi olmadığı halde farklı bilirkişiden rapor aldığını ve bu rapora itirazları üzerine ek rapor aldığını, bu bilirkişi rapor ve ek raporunda ise hangi ödemenin dava konusu hangi geçişe ait olduğu açıklanmadan, ödemesi yapılmış geçişler olduğu gerekçesiyle bu geçiş ücreti ve ceza tutarlarının alacaktan düşüldüğünü, oysa bu ödemelerin davaya konu geçişlere ilişkin olmadığını, sadec ihlalli geçişler ile ilgili takip başlattıklarını, ayrıca davalının ihlalli geçişi izleyen 15 gün içeresinde geçiş ücretini cezasız ödeyebileceğinden, 15 günün sonunda temerrütün gerçekleştiğini, bu nedenle dava konusu taleplerin tamamen kabulü gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağını tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında; 190.588,70 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı, 3.537,34 TL işlemiş faiz ve 636,73 TL KDV olmak üzere üzere toplam 194.762,77 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davalının takibe itirazının iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece; alınan ikinci rapora göre bir kısım geçişlerin ücreti tahsil edilmesine rağmen, bu geçişlerin ücretinin ve ceza tutarının da takip konusu yapıldığı, bu geçiş ücreti ve ceza tutarının düşülmesinden sonra davacının geçiş ücreti ve ceza tutarı alacağının 118.175,00 TL olduğu, davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz ve KDV talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 118.175,00 TL geçiş ücreti, ceza tutarı yönünden davanın kabulü ile davalının 118.175,00 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı yönünden takibe itirazının iptaline, işlemiş faiz ve KDV alacağı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalı ilk alınan rapor ve ek rapora itiraz etmediğinden, anılan raporların davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edip etmeyeceği, davacının takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Mali müşavir bilirkişiden alınan 31.10.2020 tarihli raporda; dosya içerisinde davalıya ait araçların ihlalli geçiş ücretlerinin ödendiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davaya konu ihlalli geçiş yaptığı bildirilen araçların 27.07.2018 - 26.09.2019 tarihleri arasında yapmış olduğu geçişlere ilişkin tablo hazırlanmış olup, takip tarihindeki asıl alacak tutarı üzerinden geriye doğru yapılan hesaplamada 6001 Sayılı Kanunun 30/5 m. gereğine göre uyarlanarak asıl alacağın 190.588,70 TL, işlemiş faizin 3.537,34 TL, KDV tutarının 636,73 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunda da kök rapordaki görüşünü tekrarlamıştır.Anılan rapor ve ek rapor davalı tarafa tebliğ edilmesine rağmen, davalı rapora itirazda bulunmamıştır.Uyuşmazlığın çözümü, “usuli kazanılmış hak” kavramının açıklanmasını ve açıklanan olgular karşısında somut olay ve taraflar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesini gerekli kılmaktadır."Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun/HMK) “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargı içtihadı ile gelişmiştir.Bu kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir." (Yargıtay HGK'nın 2018/10(21)-94 Esas, 2021/111 Karar sayılı kararı) HMK’nın “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281. maddesinin birinci fıkrasında “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” hükmü mevcuttur.Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı (veya mahkemenin kendiliğinden gerekli görmesi) üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır (veya aynı bilirkişiden ek rapor alınır) ve ikinci bilirkişi raporu (veya ek rapor) birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer (itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753)Yargıtay 6. HD'nin 2021/4525 Esas, 2021/1793 Karar sayılı kararında da davacının ilk rapora itiraz etmediği, davalının itirazı üzerine alınan ikinci raporda hakediş tutarı ilk raporda tespit edilende daha yüksek hesaplanmışsa da, davacı ilk rapora itiraz etmediğinden, davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetilerek ilk rapordaki hak ediş tutarına hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.Somut olayda ....10.2020 tarihli bilirkişi raporu davalıya tebliğ edilmesine rağmen, davalı taraf rapora itiraz etmemiştir. Bu nedenle anılan raporda belirlenen ihlalli geçiş tutarı ve para cezası yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetildiğinde, Mahkemece asıl alacak yönünden davanın kabulü gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca Mahkemece takip tarihinden önce davalı borçlunun temerrüde düşürüldüğünün belgelendirilmediği gerekçesiyle işlemiş faiz ve işlemiş faizin KDV'sine ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş ise de; 6001 sayılı Yasa gereğince ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrütün gerçekleştiği, bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde “ Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler” matraha dahil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan işlemiş faiz için KDV isteminin de yerinde bulunduğu gözetilmelidir. Bu nedenle bilirkişi raporunda hesap edilen ve davalı tarafça itiraza uğramayan işlemiş faiz ile KDV miktarı yönünden de davanın kabulü gerekirken, işlemiş faiz ve KDV tutarı yönünden de davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/463 Esas, 2022/80 Karar sayılı ve 03/02/2022 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜ ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ..... Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 190.588,70 TL asıl alacak ile 3.537,34 TL işlemiş faiz ve 636,73 TL KDV yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, b)Hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 38.117,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 13.304,24 TL harçtan davacı tarafından başlangıçta peşin olarak yatırılan 2.352,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.951,98 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 2.352,26 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.396,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafından karşılanan 2.207,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, g)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, h) Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 132,60 TL istinaf yargılama giderleri ile 301,40 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 434,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/01/2026