T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:31/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:31/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalıya taşıması ve adresine teslim etmesi için farklı tarihlerde içeriği kombi, baca vs. ürünler olan kargolar teslim edildiğini, bu kombilerin taşınması sırasında davalının kusuru ile kombilerin tamamının hasara uğradığını, teslim adresinde müşteri tarafından açılan bu kombilerin hasarlı olduğu için teslim alınmadığını ve iade edildiğini, davalıdan hasarlı kombilerin bedelinin talep edildiğini ancak davalının bu kombilerin tamir edilmesini, tamir ücretinin kendisi tarafından karşılanacağını söylediğini, davalı tarafından kargo teslim alma belgesinde kargo içeriğinin beyan edilmediğini bu nedenle sorumlu olunmadığı beyan edilerek itiraz edildiğini, davalı tarafın çalışanları ile yapılan teslim tutanaklarında ürünün cinsi, markası, miktarının açıkça yazıldığını, yapılan itirazların afaki ve mesnetsiz itirazlar olduğunu, kaldı ki bunun kargo şirketinin kendi sorumluluğunda olup, kargo şirketinin taşıdığı ürünün cinsi ve miktarını yazmak zorunda olduğunu, tutanaklarda da hangi malların kargo ile taşındığı ve iade edilmiş olduğunun belirtilmesi gerektiğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak kendi kusurundan kaynaklı ve kendi yükümlülüğü altında bulunan sorumluluktan kurtulmaya çalıştıklarını, taraflarınca Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, bu sebeplerle yapılan itirazın iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; gönderen tarafından teslim edilecek kargo hassas veya değerli bir kargo ise bu durumun ayrıca beyan edilmesi ve kargonun özelliğine uygun olarak ambalajlanması gerektiğini, eğer ambalaj kargo içeriğini koruyacak nitelikte ve taşımaya uygun yapılmamış ise meydana gelecek hasardan gönderenin sorumlu olduğunu, taşımaya ilişkin hükümler uyarınca, içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zararın göndericiye ait olduğunu, zira TTK'nın md. 864 hükmü gereği gönderici gönderdiği kargoya ilişkin tüm bilgileri tam eksiksiz olarak taşıyıcıya bildirmek zorunda olup, eksik bildirimden kaynaklanan sorumluluğun kendisine ait olduğunu, keza Karayolu Taşıma Kanunu md. 8'de, taşımaya konu kargo içeriğinin taşıyana tam ve doğru beyan edilmesini, eksik bildirimden kaynaklan sorumluluğun gönderenin kendisine ait olacağını açıkça belirtildiğini, müvekkilinin mezkûr taşımada hiçbir şekilde bir kusuru olmadığından tazmin mükellefiyeti de bulunmadığını, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "davacı şirket tarafından davalıya taşınması ve davacının müşterilerinin adreslerine teslim etmesi için farklı tarihlerde içeriği kombi, baca vs. ürünler olan kargolar teslim edildiği, bu kombilerin taşınması sırasında hasara uğradığı, teslim adresinde davacının müşterileri tarafından açılan bu kombilerin hasarlı olduğu için teslim alınmadığı ve davacıya iade edildiği olayda hasara uğrayan kombiler nedeniyle davalı taşıyıcının kusurlu ve sorumlu olduğu alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sabit görülmüştür. Taşınan malların tesliminden (28.08.2019) itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinde icra takibi(17.07.2020) başlatıldığından davalı tarafın zamanaşımı itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından sevk irsaliyelerinde ve faturalarda taşınan eşyanın cinsi ve muhteviyatı yazıldığından ve tanık ifadelerine göre ambalajın kargonun özelliğine uygun yapıldığı anlaşıldığından davalının zarardan göndericinin sorumlu olduğu yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir. Taşımacılık konusunda uzman bilirkişiden aldırılan raporla TTK 882. Maddesi kapsamında davalı taşıyıcının sorumluluk üst limiti belirlenmiş ve yine makine mühendisi bilirkişinin raporuyla davacının uğradığı zarar belirlenmiştir. Denetime ve hükme esas kurmaya elverişli, oluşa ve yasaya uygun görülerek hükme esas alınan makine mühendisinin raporu doğrultusunda davacının uğradığı zararın 41.537,78 TL olduğuna kanaat getirilmiş, takip talebindeki miktarla bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne, davalının Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile, takibin 35.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz oranları uygulanarak devamına ve alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevzuat gereği kargo içeriğini koruyacak nitelikte ve taşımaya uygun yapılmamış ambalaj sebebiyle meydana gelecek hasardan gönderenin sorumlu olacağını, TTK'nın 878.maddesinin beyanlarını destekler nitelikte olduğunu, amir kanun hükmüne göre kargo içeriğine ve taşımaya uygun şekilde yapılmayan ambalaj sebebiyle meydana gelecek zararlar sebebi ile sorumluluğun gönderende olduğunu, gönderen tarafından teslim edilecek kargonun hassas veya değerli bir kargo olması halinde bu durumun ayrıca belirtilmesinin ve kargonun özelliğine uygun olarak ambalajlanmasının gerektiğini, eğer ambalaj kargo içeriğini koruyacak nitelikte ve taşımaya uygun olarak yapılmamış ise meydana gelecek hasardan gönderenin sorumlu olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki aksi yöndeki değerlendirmenin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden doğan tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 863. madde hükmüne göre; sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça gönderen, eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Aynı Kanun'un 864. madde hükmünde de, gönderenin kusursuz sorumluluk halleri düzenlenmiş olup buna göre, gönderen kusuru olmasa da yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden kaynaklanan taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür. Ambalaj ve işaretlemenin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin 862. madde hükmüne göre, eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. TTK'ya tabi taşımalarda eşyanın ambalajlanması kural olarak gönderene aittir. Öte yandan TTK’nın 880/2 maddesinde, eşyanın hasara uğraması halinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın tazmin edileceği, zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığının karine olarak kabul edileceği düzenlemesi mevcuttur. Somut uyuşmazlıkta davalı kargo taşıma işini üstlenmiştir. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun Tanımlar başlıklı 3. maddesinde kargo, tek parçada en fazla yüz kilogramı geçmeyen genellikle ambalaj ve kap içerisinde olan küçük boyutlu koli, sandık, paket gibi parça eşya olarak tanımlanmıştır. Kural olarak TTK'nın 862. maddesi gereği eşyanın ambalajlanması gönderene ait olsa da, kargo taşımasının niteliği gereği, davalının da eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki alınan taşımacılık konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporu ile ürünlerin orijinal ambalajlarında olduğu, davacının ambalaj eksikliği nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı belirlenmiştir. TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcıya teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK'nın 882. maddesi uyarınca sorumluluğun sınırı belirlenmiş olup, yine yasanın 886. maddesi gereği pervasızca davranış yahut ağır kusurun bulunması halinde bu sınırlı sorumluluğun kaybedileceği hükme bağlanmış ise de; işbu dosyada bu durumun tartışılmasına da gerek olmayıp kargo şirketinin sorumluluğu gerçek zarar ile sınırlı olup hasar bedelinin SDR sınırının altında kaldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı, açıklayıcı, denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiğinden aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.390,85 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 597,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.793,14 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 31/12/2025 ...