T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2194 - 2026/483 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2194 KARAR NO : 2026/483 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2024 NUMARASI : 2023/704 Esas - 2024/155 Karar DAVACI : T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI - ... VEKİ…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2194 - 2026/483 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2194 KARAR NO : 2026/483 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2024 NUMARASI : 2023/704 Esas - 2024/155 Karar DAVACI : T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : İNTERNETTEN TEKNOLOJİ BİLİŞİM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/07/2020 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bilindiği üzere 667 sayılı KHK’nın 2’inci maddesinde FETÖ/PYD’ye aidiyeti, irtibatı veya iltisaklı olduğunun tespit edilmesi sebebiyle kapatılan tüm kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü malvarlığı, alacak, haklar, belge ve evrakların bedelsiz olarak hâzineye devredilmiş sayıldığını, bunların borçlarından ötürü hâzineden herhangi bir talepte bulunulamayacağının düzenlendiği, 667 ve 670 sayılı KHK'lar kapsamında kapatılan Çorlu Vergi Dairesi Müdürlüğü ... Vergi Kimlik Numaralı Mükellefi Sistem Bilişim Teknolojileri Yazılım Donanım Özel Eğitim Hiz. Elek. San. Ve Tic. Ltd.Şti’nin davalı internetten Teknoloji Ltd.Şti’den toplam 29.816,24-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili kurumca yapılan ilk tespitte alacak miktarının 100.107,27-TL olarak belirtilmiş, borcu ödemesi için yapılan tebligata itiraz edilmesi üzerine yeniden inceleme yapılması sonucu davalının 29.816,24-TL olduğu tespit edildiğini, Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak malvarlığı hâzineye devredilen kurum alacağının tahsili için davalı tarafa önce rızai ödeme için tebligat çıkarıldığını, davalının borçlu olmadığını ifade ederek itiraz etmesi üzerine taraflarınca asıl alacak ve işlemiş faiziyle toplam 37.449,02-TL’nin tahsili amacıyla Gebze 4.icra Müdürlüğünün 2019/46003 Esas sayılı takip başlatıldığını, davalı tarafça 22.11.2019 tarihli dilekçesi ile asıl alacak ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, İcra Müdürünün aynı tarihli kararıyla takibin durdurulmasına karar verildiğini talep ederek; tüm hakları saklı kalmak kaydı ile itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle iş bu itirazın iptali davasının görevsiz mahkemede açıldığını, her iki tarafın tacir olduğunu ve uyuşmazlık konusunun ticari alım satımdan kaynaklandığını, davacının Maliye Hazinesince el konulan Sistem Bilişim Teknolojileri Yazılım Donanım Özel Eğitim Hiz. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının alacaklarını tahsili talep ettiklerini, davacının hukuki durumunun bir nevi temsilci/vekil niteliğinde olduğunu, uyuşmazlığın tabi olduğu hukuk normlarını etkilemediğini, TTK md 4 uyarınca ticari dava olması ve Gebze Adli Yargı Çevresinde Ticaret Mahkemesi Kurulu olması nedeniyle ticaret mahkemesinde açılması gereken bu davanın, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmasının kanuna aykırılık taşıdığını, anılan gerekçe ile dava hakkında görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, dava şartı yönünden davacı tarafın, başlatılan İcra Takibine İtirazları üzerine arabuluculuk yoluna başvurmaksızın doğrudan itirazın iptali davası açtıklarını, ticari nitelikteki alacaklar bakımından TTK m:5/A uyarınca arabulucuya başvuru dava şartı olarak öngörüldüğünü, HMK m: 114 -2 maddesinin göndermesi, m:115 ve TTK m:5/A uyarınca davanın esasa geçilmeksizin reddedilmesi gerektiğini, anılan gerekçe ile dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, esas yönünden müvekkili firma ile el konulan sistem bilişim firması arasındaki çalışma, yazılı cari hesap sözleşmesine dayanmayan, fakat cari hesap benzeri bir uygulamaya dayanan ticari alış verişe dayanmakta olduğunu, Sistem Bilişim Teknolojileri Yazılım Donanım Özel Eğitim Hiz. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti. Şirketinin tüm faturaları aynı zamanda o firma bünyesinde tutulan cari hesap mutabakat metni de (faturaların alt kısmında bakiye cari borç miktarı belirtilmekte) içerdiğini, aynı şekilde müvekkili firma bünyesinde de o firmaya ait cari hesap tutulduğunu, faturada o parti ürünün bedelinin yazdığını, ayrıca faturanın en alt kısmında geçmiş dönem alım-satım dan kaynaklanan var ise toplam bakiye borç bilgisi metninin yer aldığını, bu şekildeki çalışma ile sistem bilişimden alınan tüm faturaların belge no altında muavin defterine işlendiğini, alınan bu fatura bedellerinin banka kanalıyla ödendiğini, aynı şekilde ödeme belgeleri de muavin defterine işlendiğini, nitekim sistem bilişim den alınan son parti ürünlerin faturasının 4691 seri nolu fatura olduğunu, bu faturanın bedelinin 1.456,0-TL olduğunu, bu firmaya olan toplam son bakiye de 4.602,34-TL olduğunu, bu bedelin banka kanalıyla 1.380,30-USD olarak 05.08.2016 tarihinde ödendiğini, bu noktada davacı tarafın neye göre bakiye borç çıkarttığının ne dava dilekçesinden, ne de daha önce gönderdiği ödeme taleplerinden anlaşılacağını, ödeme emrinde yer alan toplam 37.499,02-TL alacak üzerinden itirazın iptalini talep ettiklerini, halbuki bu meblağın 7.682,78-TL kısmının faiz talebinden kaynaklanmış olduğunu, faiz alacağının doğması için usulüne uygun, başkaca bir ifade ile kesin miktarı içeren talep ile borçlu temerrüte düşürülmesi gerektiğini, oysa ki davacının soyut bayanlardan ibaret 100.107,27-TL talepli alacak yazısından başka, temerrüt sonucunu yaratacak bir ihtarı olmadığını, faiz alacağının doğmadığını, bu nedenle hem asıl alacak, hem de faiz yönünden itirazın iptalinin talebinin haksız ve kanuna aykırı olduğunu, sistem bilişim firmasının müvekkile tebliğ ettiği faturalar ve bu faturadaki kayıtlar Sistem Bilişim firmasını bağlayıcı olduğunu, hakkında hüküm ve sonuç doğurduğunu, davacının da bu firmanın temsilcisi statüsünde olması nedeniyle sistem bilişim zamanında yapılan hukuki işlemlerin davacı hakkında da hüküm ve sonuç doğuracağını, bu nedenle Sistem Bilişim firmasının müvekkiline gönderdiği son faturanın altında toplam borcun 4.602,34-TL olduğunun beyan edildiğini, bu meblağın 1.830,30-USD olarak 05.08.2016 tarihinde ödenmesi karşısında, davacının herhangi bir sebeple geriye yönelik alacak yaratarak müvekkilden talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri işlerden olmayıp, 6315 sayılı Arabuluculuk Kanunu kapsamında değerledirilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, usulden ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, eldeki bu davanın konusunun da OHAL KHK'ları kapsamında kapatılarak malvarlığı hazineye devredilen Sistem Bilişim Teknolojileri Yazılım donanım Özel Eğitim Hiz. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti alacağına ilişkin olduğu, devredilen alacağa ilişkin Kurumun üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesinin mümkün olmadığını, eldeki bu davanın da zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığının kabul edilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/02/2024 tarih, 2023/704 Esas - 2024/155 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ticari alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından, KHK ile davacıya intikal eden şirketin alacağından kaynaklı Gebze 4.İcra Müdürlüğünün 2019/46003 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından başlatılan takibe, davalı tarafından yapılan itirazın iptali talep edilmiş, dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, görevsizlik kararı verilmesi üzerine, dava Asliye Ticaret Mahkemesinin önüne gelmiş, davanın arabuluculuğa tabi olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Dava dışı şirketin mal varlığı ve alacakları 667 sayılı KHK kapsamında davacıya bedelsiz devredilmiş sayılır. Davacının mal ve alacaklarını devir alanın Hazine olması davanın konusunu ve dayandığı hukuki sebebi değiştirmeyecektir. Davada iddia fatura ve açık hesaptan kaynaklı alacak iddiasına dayandığına göre ihtilaf 6102 sayılı yasanın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Aynı yasanın 4/1. maddesine göre nispi ticari dava ise her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları olarak tanımlanmıştır. Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bu davada ilk derece mahkemesinin davayı ticari dava olarak kabul etmesi hukuka uygundur. Davanın ticari dava olması nedeniyle 6102 sayılı TTK 5/a ve 6325 sayılı Hukuk Uyumazlıklarında Arabuluculuk Kanununu kapsamında değerlendirme yapılmalıdır. Gerek 667 sayılı gerekse diğer KHK düzenlemelerinde Hazineye devredilen şirketlerin mal varlıklarına ilişkin davaların arabulucuk sistemi dışında kalacağına dair ayrı bir düzenleme de bulunmamaktadır. Davacının dayandığı 675 sayılı KHK Hazineye intikal eden şirket alacaklılarını açacağı davaya ilişkin süreci tanzim ettiğinden eldeki davada da uygulanma imkanı bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince ticari davada arabulucuk dava şartının aranması hukuka uygundur. Somut olayda davacı dava açmadan önce arabuluculuk başvurusu yapmadığını istinaf dilekçesinde de belirttiğine göre, 6235 sayılı yasanın 18/a -2 maddesi gereğince herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi yasaya uygundur (benzer yönde, Yargıtay 11.HD., 04/03/2020 T., 2019/3656 E., 2020/2359 K.). Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*