TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2024 NUMARASI : 2023/352 Esas, 2024/1079 Karar DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/06/2013 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/03/2017 BİRLEŞEN DAVADA; (Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/233 Esas sayılı dosyası) DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 13/04/…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/342 KARAR NO : 2026/213 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2024 NUMARASI : 2023/352 Esas, 2024/1079 Karar DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 17/06/2013 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/03/2017 BİRLEŞEN DAVADA; (Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/233 Esas sayılı dosyası) DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 13/04/2021 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında, davalının yüklenici sıfatıyla kazandığı ... A.Ş. tarafından ihale edilen ... ... inşaat yapım işi kapsamında 10/08/2010 tarihli sözleşme ve eklerinin tanzim ve imza edildiğini, işin devamı esnasında iki adet zeyilname düzenlenerek taraflarca imzalandığını, bu zeyitnameler ile sözleşme kapsamında üstlenilen işlere bir takım ekler ve düzenlemeler yapıldığını, gerek ana sözleşme gerekse de zeyilnameler kapsamında üstlendiği işlerden bazıları kendine yaptırılmamasına ve yapılan iş keşif ve teminat tutarının çok altında kalarak genel giderlerini bile karşılamamasına rağmen, mümkün olanları bihakkın layiki ile yerine getirdiğini, işi fiilen tamamlayarak Mart 2012 tarihinde ... Havalimanı içinde bulunan şantiyeyi terk ettiğini, bu tarihe kadar müvekkili tarafından sözleşmeye uygun olarak tanzim edilen 15 adet hakedişin davalı şirket tarafından uygun bulunarak ödemesi yapıldığını, bu hususun dosyaya sunulan kesinti hesap tablosu ve müvekkilinin davalı şirket kayıtları ile sabit olduğunu, normal şartlar dahilinde son yani kesin hak ediş olan 16. hakediş ile, verilecek başka iş olmadığı anlaşılınca sürecine uygun olarak 20/02/2012 tarihinde tanzim olunarak davalı idareye teslim edildiğini, ancak gerekçe olmaksızın son hakedişin onaylanmadığını ve müvekkili şirketin borçlu olduğunun belirtildiğini, cari hesaptan dolayı oluşan 147.166,00 TL borcun mahsup edilmesi ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin sözleşme kapsamında oluşan 152.484,560 TL alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı iş sahibi şirkete verilen ve süresi 26/03/2013 tarihinde uzatılan ... Bank Kozyatağı Şubesi'ne ait 01/09/2010 tarih ve 250,000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, taraflarca akdedilen 10/08/2010 tarihli sözleşme gereğince ... ... İnşaat Yapım İşi Projesinde bulunan yapısal çelik projelerinin, proje onaylarının, malzeme, işçilik işleri kapsamında bulunan ve davacı şirket tarafından belirlenecek miktarda yapısal çelik imalat işinin yapılmasının davacı şirket tarafından taahhüt edildiğini,sözleşmeye konu işin 15 adet hakedişinin müvekkilince ödendiğini, geçici kabul hazırlanması için müvekkilince davacıya Ankara 36., Noterliği'nin 13/03/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, ihtarname ile; geçici kabul işlemleri için müvekkili şirkete 17/03/2013 tarihinde müracaat edilmesi gerektiği, bunu müteakip kesin hakedişin hazırlanması gerektiği belirtilerek davacı şirkete 19/03/2013 tarihine kadar süre verildiğinin ihtar edildiğini, ancak davacının hiçbir başvuru yapmadığını, buna istinaden müvekkilince Ankara 36. Noterliği'nin 20/03/2013 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “kesin hesap hak ediş evrakının re'sen müvekkili tarafından tanzim edildiği, yapılan kesintiler toplamının 250.965,82 TL olduğu, davacı şirketin nakit teminat kesintilerinden düşüldükten sonra 170.420,02 TL borçlu bulunduğu" hususunun ihtar edildiğini, davacının cevaben müvekkiline Kadıköy 15. Noterliği'nin 03/04/2014 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek; “geçici kabulün yapılmasını” talep ettiğini, müvekkilinin davacıya gönderdiği 12/04/2013 tarihli yazı ile; “geçici kabul komisyonunda davacı şirketi temsilen bir üyeye ait yetki belgesinin 19/04/2013 tarihine kadar, kesin hesap hak edişi için gerekli metraj ve dokümanların da 22/04/2013 tarihine kadar gönderilmesinin" talep edildiğini, davacı tarafından sözleşmesel edimlerin yerine getirilmediğini, müvekkilinin verdiği sürelere riayet edilmediğini,müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin 30.2 maddesi uyarınca 20/03/2013 gün ve "16-kesin" hak ediş no ile davacı şirketin kesin hak edişinin re'sen müvekkili tarafından tanzim edildiğini,hak edişte sözleşme konusu işte kullanılmak üzere müvekkilince temin edilen davacı tarafından kullanılan malzeme bedelleri, temin edilen boyalara ilişkin sözleşme değerleri üzerinde boya kullanılması nedeniyle boya malzeme bedelinden ve davacı taahhüdünde olan ancak müvekkili şirket tarafından ödemeleri yapılan tahribatsız muayene testleri ve kaynakçı sertifika bedellerinden kesintiler yapıldığını, kesintilere ilişkin tüm bilgi, belge ve dokümanların davacı şirkete bildirildiğini, yapılan kesintiler neticesinde, davacı şirketin kümülatif imalat ve revizyon tutarları toplamının 998.519,03 TL+KDV olarak belirlendiğini, müvekkili tarafından re'sen tanzim edilen 16- nolu kesin hakediş ile yapılan kesintiler toplamının 250.965,82 TL olduğunu, kesintilerin davacının cari hesabından ve nakit teminatlarına mahsup edildikten sonra davacının müvekkiline 170.420,02 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, 20/03/2013 tarih ve "16-kesin" nolu kesin hak edişin davacı şirkete Ankara 36. Noterliği'nin 20/03/2013 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirildiğini, davacı tarafından Kadıköy 15. Noterliği'nin 03/04/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek “geçici kabulün yapılması talebi yinelenmesinin” ihtar edildiğini, davacı şirketin yineleme talebi üzerine müvekkili şirket tarafından davacı şirkete gönderilen 12/04/2013 günlü yazı ile “geçici kabul komisyonunda davacı şirketi temsilen bir üyeye ait yetki belgesinin 19/04/2013 tarihine kadar, kesin hesap hak edişi için gerekli metraj ve dokümanların 22/04/2013 tarihine kadar gönderilmesinin" talep edildiğini, buna rağmen verilen sürelere de riayet edilmediğini, müvekkilince anılan yazıya istinaden davacıya eksiklikleri tamamlaması için 19/04/2013 ve 22/04/2013 tarihine kadar süre verilmişse de, davacı tarafından talep edilen eksikliklerin 17/05/2013 tarihine kadar ikmal edilebildiğini, davacı şirket tarafından 17/05/2013 tarihinde müvekkili şirkete gönderilen kesin hesap hak edişi için gerekli metraj ve dokümanların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından yapılan miktar ve tutar incelemelerinde ve miktar ve tutar ölçeklerinde davacı şirket tarafından imal edilmediğinin belirlendiğini, gönderilen metraj ve dokümanlarda ... Projesi kapsamında müvekkiline hizmet veren diğer alt yüklenicilerin yaptığı iş ve imalat miktarlarına yer verildiğini, davacı yanca imalatı yapılmamış miktarların hesaba konu edildiğini, davacı tarafından müvekkiline gönderilen metraj ve dokümanlarda matematiksel işlem hataları tespit edildiğini, müvekkili tarafından yapılan değerlendirme ve tespitlerin Ankara 24. Noterliği,'nin 23/05/2013 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete ihtar edildiğini, müvekkili tarafından re'sen düzenlenen 20/03/2013 tarih ve ...-kesin hak ediş numaralı kesin hak edişin geçerli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/187 Esas sayılı dosyasında davacı yüklenici ... A.Ş. vekili, taraflar arasında ... ... inşaat yapım işi projesi kapsamında yapısal çelik imalat ve montajı işinin yapımını konu alan 10/08/2010 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkili tarafından sözleşme eki uygulama projeleri, ilgili teknik şartnameleri ve ilgili kesim planları doğrultusunda tüketilmesi ön şartı ile davalı şirkete inşaat malzemeleri teslim edildiğini, davalı şirketin edimini gerektiği gibi ifa etmediğini ve ihtiyacından fazla teslim aldığı malzemelerin de iadesini gerçekleştirmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşme kapsamında mevcut olduğu iddia edilen 136.245,71 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece dosyanın istinafa konu eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/233 Esas sayılı dosyasında davacı ... Ltd Şti vekili, davalı şirkete verilen ve süresi 26/03/2013 tarihinde uzatılan (o tarihte ... ...) ... Bank'a ait 01/09/2010 tarih ve ... referans nolu 250.000,00 TL bedeli kesin teminat mektubunun haksız yere nakde çevrilmesi sebebiyle teminat mektubu bedeli olan 250.000,00 TL' nin nakde çevrilme tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece ilk olarak 2013/382 Esas - 2022/615 Karar sayılı kararla; 20/05/2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak; yüklenici ... Şirketi'nin alt yüklenici ... Şirketi'nden; 15 nolu hakkediş sonucu meydana gelen ve taraflar arasında ihtilafsız olan 147.166,10 TL, 8 nolu hakedişten kaynaklanan 11.203,55 TL, kaynakçı sertifika bedeli olarak 2.354,10 TL, hurda bedeli olarak 14.605,43 TL ile kesinti miktarı olarak11.397,14 TL olmak üzere toplam 186.726,32 TL alacaklı olduğu, alt yüklenici şirketin ise yüklenici şirketten; 16 nolu kesin hakediş alacağı olarak 109.542,59 TL, %5 teminat kesintisi alacağı olarak 45.484,02 TL, imalat atölyesi bedeli olarak 89.785,30 TL, NDT-tahribatsız test ve muayene bedeli olarak 4.522,20 TL ve haksız yere nakte çevrilmesinden dolayı 218.576,00 TL teminat mektubu alacağı olmak üzere toplam 467.910,11 TL alacaklı olduğu,taraflar arasındaki borç/alacak miktarının birbiri ile mahsubu neticesinde 467.910,11 TL- 186.726,32-TL = 281.183,79 TL alt yüklenici şirketin yüklenici şirketten alacaklı olduğu,asıl dava davacısı alt yüklenici şirketin davalı yüklenici şirketten cari hesap alacak/borç mahsubu yapıldıktan sonra 281.183,79 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ancak yapılan tespitte asıl ve birleşen 2017/187 Esas sayılı davaya konu olmayan 250.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubundan davalı yüklenici şirket tarafından haksız olarak nakte çevrilen 218.576,00 TL'nin dahil edildiği, bu tutarın asıl ve birleşen davada talep konusu olmaması sebebiyle anılan teminat mektubu bedelinin çıkarılması sonucunda asıl davada davacı alt yüklenici şirketin davalı yüklenici şirketten 62.607,79 TL alacaklı olduğu, bu doğrultuda asıl davada davacının fazlaya ilişkin talebinin yerinde olmadığı,tarafların aksi yöndeki talep ve itirazlarının dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, 20/05/2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere uygun olmadığından itibar edilmediği, birleşen 2017/187 Esas sayılı davada, asıl davada alacak/borç mahsubu yapıldıktan sonra birleşen dosya davacısı davalı yüklenici şirketinden bakiye herhangi bir alacağının olmadığı, Birleşen 2021/233 Esas sayılı davada, dosya kapsamında alınan 20/05/2021 tarihli bilirkişi kurul raporu dikkate alındığında birleşen dosya davacısı alt yüklenici şirketin taraflar arasındaki ... ... (...) İnşaat Yapım İşi Sözleşmesi sebebiyle alacaklı olduğu, davalı yüklenici şirket tarafından dava konusu 250.000,00 TL'lik teminat mektubunun 218.576,00 TL'lik kısmının sözleşmeye aykırı olarak haksız bir şekilde nakte çevrildiği, davacı alt yüklenici şirketin haksız yere nakte çevrilen teminat mektubu bedelini talep etmesinin yerinde olduğu, bilirkişi raporu ile yapılan tespit dikkate alındığında 250.000,00 TL'lik teminat mektubunun yalnız 218.576,00 TL'lik kısmının nakte çevrilmesi nedeniyle davacı alt yüklenici şirketin fazlaya ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, 62.607,79 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacı ... . Ltd. Şti.'ne verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Birleşen 2017/187 Esas sayılı dava yönünden; davanın reddine, Birleşen 2021/233 Esas sayılı dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, 218.576,00 TL'nin 11.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı-birleşen davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 2022/2911 Esas - 2023/431 Karar sayılı ilamıyla; Dosyaya iki tarafça sunulmuş ayrı ayrı 2 adet 16 nolu hakediş bulunduğu ve her iki tarafın sunduğu hakedişte de karşı tarafın imza ve kaşesi bulunmadığı, istinafa gelenin sıfatına ve istinaf itirazlarına göre yanlar arasındaki uyuşmazlığın, asıl davada davalı olan yüklenici şirket tarafından davacı alt yüklenici şirkete teslim edilen çelik malzeme ile boya miktarının tespitinde hangi hakedişin esas alınacağının tespiti ile sevk irsaliyelerinde teslim edildiği kayda geçen çelik ve boya miktarının tarafları bağlayıcı olup olmayacağı noktasında toplandığı, bu durumda çözümlenmesi gereken konunun, sevk irsaliyelerinde belirtilen malzemeler tutarının alt yüklenici şirkete teslim edildiğinin ispatlanıp ispatlanmadığı hususu olduğu, somut olayda, asıl davada davalı yüklenici, sevk irsaliyelerindeki malzeme tutarlarını davacı alt yükleniciye teslim ettiğini ileri sürdüğünden, bu hususu ispat külfetinin davalı-birleşen davacı tarafta olduğu, taraflar arasında kurulan sözleşmede teslim usulün ilişkin bir delil sözleşmesi bulunmadığından teslim vakıasının her türlü yasal delil ile kanıtlanabileceği, davalı-birleşen davacı yüklenici vekilince süresi içerisinde verilen cevaba cevap dilekçesinde açıkça "yemin" deliline de dayanıldığı, buna göre mahkemece; davalı-birleşen davacı yanca davacı-birleşen davalıya teslim edilen çelik malzeme ve boya miktarının belirlenmesi konusunda dayanılan yemin delilin değerlendirilmesi, 6100 sayılı HMK'nın 225. ve devamı maddelerine uygun şekilde yemin delilinin de toplanması, bu kapsamda davalı-birleşen davacı tarafından davacı-birleşen davalı alt yüklenici tarafa yemin teklif edilmesi halinde sevk irsaliyelerinde belirtilen miktar kadar ürün teslim edilip edilmediği konusu açıklığa kavuştuktan sonra, davacı-birleşen davalı yanın dilekçelerindeki zayiat oranı da gözetilerek asıl davada ve asıl davanın sonucuna bağlı olarak birleşen davalarda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında, Mahkemece, kaldırma kararında belirtilen hususta davalı-birleşen davacı yükleniciye yemin delili hatırlatılmış, yemin deliline başvurulması üzerine, davacı-birleşen davalı alt yüklenici şirket yetkilisine yemin eda ettirilmiş ve yeniden yapılan yargılama neticesinde, istinafa konu kararla; asıl ve birleşen 2017/187 Esas sayılı davalar bakımından; 20/05/2021 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli olduğuna kanaat getirildiği ve hükme esas alındığı, her ne kadar 24/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda aksi yönde seçenekli olarak bir hesaplama yapılmış ise de; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların ticari defter ve kayıtlarındaki tespitler dikkate alındığında 20/05/2021 tarihli kök bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına daha uygun olduğu değerlendirildiğinden ek rapordaki aksi yöndeki tespitlerin hükme esas alınmadığı, 20/05/2021 bilirkişi raporu ve diğer deliller dikkate alındığında, taraflar arasındaki cari hesap alacak/borç mahsubu yapıldıktan sonra alt yüklenici ... şirketin yüklenici ... şirketinden 281.183,79-TL alacaklı olduğu, ancak yapılan tespitte asıl ve birleşen 2017/187 Esas davalara konu olmayan 250.000,00-TL bedelli kesin teminat mektubundan davalı (... ... A.Ş) tarafından haksız olarak nakte çevrilen 218.576,00-TL dahil edildiği, bu tutarın iş bu asıl ve birleşen davada talep konusu olmaması sebebiyle anılan teminat mektubu bedelinin çıkarılması sonucunda asıl davada davacının (... .... Ltd. Şti.) 62.607,79-TL alacaklı olduğu, bu doğrultuda asıl davada davacı (... .... Ltd. Şti.) fazlaya ilişkin talebinin yerinde olmadığı, tarafların aksi yöndeki talep ve itirazlarına dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, 20/05/2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere uygun olmadığından itibar edilmediği, asıl davada alacak/borç mahsubu yapıldıktan sonra birleşen (Ankara 2. ATM 2017/187 Esas) dosya davacısının (... ... A.Ş) herhangi bir alacağı olmadığı, BAM kaldırma ilamı gereğince sevk irsaliyelerine konu malların teslim edildiğinin ispat yükünün asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... ..A.Ş'ye ait olduğu, BAM kaldırma ilamı gereği davalı-birleşen dosya davacısı ..... A.Ş'tine yemin delili hatırlatıldığı, tarafın talebi üzerine davacı-birleşen dosya davalısı ... Şirketi yetkilisine yemin ettirildiği, davacı-birleşen dosya davalısı ... Şirket yetkilisi ...'in talimat ile alınan beyanında sevk irsaliyelerine konu malların teslim edilmediğini beyanla, yemini eda ettiği ve yemininde ısrar ettiği, gelinen aşamada davalı-birleşen dosya davacısı ..... A.Ş''nin sevk irsaliyelerine konu malları teslim ettiğini yöntemince ispatlayamadığı değerlendirildiğinden, davalı-birleşen dosya davacısı ..... A.Ş'nin fazla teslim edildiği beyan edilen yapısal çelik bedeline ilişkin taleplerinin reddine karar verildiği, her ne kadar BAM kaldırma ilamında, dosya kapsamında alınan 10/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı ... şirketinin 17/03/2013 tarihli dava dilekçesindeki %17 zayiat oranı kabulü üzerinden yapılan fire-zayiat hesabının dikkate alınması gerektiği beyan edilmiş ise de; kaldırma kararı öncesi gerekçeli kararda ifade edildiği üzere, 10/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun dosya kapsamı ve sunan deliller dikkate alındığında hükme esas alınmadığı, 21/05/2021 tarihli bilirkişi heyet raporundaki tespitlerin hükme esas alındığı, yukarıda belirtildiği üzere eldeki dava da, fazlaca çelik malzeme teslim edildiğinin ispat yükünün davalı-yüklenici ... şirketinde olduğu, davacı-alt yüklenici ... şirketinin 17/03/2013 tarihli dava dilekçesinde belirttiği tüm hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde (zayiat oranına ilişkin %17'lik kabulü dahil) vasıflı (gerekçeli inkar) ikrar mahiyetinde olduğu, vasıflı ikrarda ispat yükünün vakıayı ileri süren tarafta olup, o vakıayı vasıflı olarak ikrar eden (gerekçeli olarak inkar eden) tarafta olmadığı, bu itibarla davacı-... şirketinin 17/03/2013 tarihli dava dilekçesindeki diğer beyanları görmezden gelinerek ve davacı ... tarafından davalı-... şirketine 28/09/2010 tarihli yazı ile bildirilen %17'lik zayiat oranının teknik olarak mümkün olmayacağı belirtilerek 10/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda aksi yönde kanaat bildirilmiş ise de; TTK 18/2 maddesi gereği tarafların basiretli tacir gibi davranması gerekmekte olup, başta kararlaştırılan hususların sonradan kabul edilmeyeceği iddiasının dinlenmesi mümkün olmadığından aksi yöndeki 10/05/2022 tarihli bilirkişi raporu tespitlerine itibar edilmediği, birleşen (Ankara 2. ATM 2021/233 Esas) dava yönünden; 20.05.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu dikkate alındığında birleşen dosya davacısının (... .... Ltd. Şti.) traflar arasındaki sözleşme sebebiyle alacaklı olduğu, davalı (... ... A.Ş) tarafından dava konusu 250.000,00-TL'lik teminat mektubunun 218.576,00-TL'lik kısmının sözleşmeye aykırı olarak haksız bir şekilde nakte çevrildiği, davacının (... .... Ltd. Şti.) haksız yere nakte çevrilen teminat mektubu bedelini (218.576,00-TL) talep etmesinin yerinde olduğu, fazlaya ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, A)Asıl dava yönünden; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-62.607,79-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, B)Birleşen (Ankara 2. ATM 2017/187 Esas 2018/11 Karar sayılı ) dava yönünden; Davanın reddine, C)Birleşen (Ankara 10. ATM 2021/233 Esas 2021/398 Karar sayılı ) dava yönünden; Davanın kısmen kabulüne, 1-218.576,00-TL'nin 11.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'.den alınarak davacı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir. Davalı-birleşen davacı vekilince istinaf dilekçesinde; A)Asıl davaya ilişkin olarak; 1-)Ham çelik teslim miktarı ve buna bağlı bakiye alacak ve borç hesaplamalarının hatalı değerlendirildiği, davalı/karşı davacı vekili tarafından, yargılamanın tüm aşamalarında davacı/karşı davalı ... Ltd. Şti.’nin müvekkili şirketten toplam 861.042,46 kg ham çeliği teslim aldığı hususunun kabul edildiği, bu teslim miktarına karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, dosyada mevcut bilirkişi raporları, ek raporlar ve tüm teknik incelemelerin de bu teslim olgusunu doğruladığı, buna rağmen mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun kök rapor ve diğer raporlarla çeliştiği, teslim edilen çelik miktarına göre yapılan hesaplamalarda müvekkili şirket lehine bakiye alacak doğduğunun göz ardı edildiği, oysa çelik birim fiyatının ağırlıklı ortalama 910,50 USD/Ton olduğu, bu fiyat esas alınarak yapılan hesaplamalarda davacı ... Ltd. Şti.’nin müvekkil şirkete KDV dahil 291.537,84 TL borçlu olduğunun açıkça ortaya çıktığı, dolayısıyla bu husus gözetilmeden müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğu, 2-)Taraflar arasındaki tüm hesap kalemlerinin birlikte değerlendirilmesi halinde davacı ... Ltd. Şti.’nin müvekkili şirkete borçlu olduğunun sabit olduğu, davacı/karşı davalı ... Ltd. Şti.’nin müvekkili şirkete toplam 10.354,05 TL borçlu olduğunun yargılama aşamasında sunulan dilekçelerde ve hesap cetvellerinde açıkça ortaya konulduğu, buna rağmen yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığı, borçlu olan taraf lehine hüküm tesis edildiği, bu durumun maddi gerçeğe ve dosya kapsamına aykırı olduğu, 3-)Boya malzemesi balans hesabına ilişkin bilirkişi raporlarının hatalı ve eksik değerlendirilmesi nedeniyle hükmün hatalı kurulduğu, 10.05.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda açıkça, boya teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinin alt yüklenici ... Ltd. Şti. kaşe ve imzasını taşımadığı, boya zayiat oranı ve boya balansı yönünden sağlıklı ve somut hesaplama yapılmasını mümkün kılacak veri ve belgelerin dosyada bulunmadığı, tarafların boya sarf kapsamındaki hak ve alacaklarına ilişkin net hesaplama yapılamadığı ve davacı ... Ltd. Şti.’nin boya malzemesi alacağı bulunduğunun tespit edilemediği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu tespitler göz ardı edilerek müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulduğu, 4-)Müvekkili şirketin boya malzemesi alacağına ilişkin taleplerinin bilirkişi raporları ile de desteklenmediği halde mahkemece bu hususun göz ardı edildiği, müvekkili şirket tarafından birleşen davada talep edilen 108.791,63 TL boya malzemesi alacağının bilirkişi kök raporu ve ek raporunda uygun bulunmadığı, bilirkişi heyetinin bu alacak kaleminin dosya kapsamındaki belge ve verilerle ispatlanamadığını açıkça belirttiği, buna rağmen mahkemece bu hususların gerekçede yeterince değerlendirilmediği ve eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği, 5-)Çelik balansına ilişkin hesaplamalarda müvekkili şirket lehine olan teknik tespitlerin dikkate alınmadığı, bilirkişi incelemesi sırasında müvekkili şirket tarafından bildirilen %17 oranındaki çelik zayiat oranının bilirkişi heyeti tarafından teknik olarak doğru ve geçerli kabul edildiği, yapılan hesaplamalarda bu zayiat oranının dikkate alınması gerektiğinin ortaya konulduğu, buna rağmen mahkemece bu teknik tespitlerin hükme yeterince yansıtılmadığı, 6-)Mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz incelemeye dayandığı, boya ve çelik balans hesaplarının yeniden ve karşılaştırmalı olarak incelenmesi gerektiği, buna rağmen mahkemece ek rapor alınmadan ve eksiklikler giderilmeden hüküm kurulduğu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu, 7-)Kapsamlı ve doğru bir bilirkişi incelemesi yapılması halinde davacı ... Ltd. Şti.’nin müvekkili şirketten alacaklı olmadığının, aksine müvekkil şirkete borçlu olduğunun ortaya çıkacağı, buna rağmen mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, 8-)Davacı/karşı davalı şirket yetkilisine sevk irsaliyeleri gösterilmeksizin yemin ettirildiği, bu durumun HMK’da düzenlenen yemin usulüne açıkça aykırı olduğu, yeminin usulüne uygun şekilde yöneltilmemesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı, buna rağmen mahkemece bu usulsüz yemin işleminin hükme dayanak yapıldığı, B)Birleşen 2017/187 Esas sayılı davaya ilişkin olarak; 9-)Asıl davaya ilişkin istinaf sebeplerinin birleşen bu dava yönünden de aynen geçerli olduğu, bilirkişi incelemesinin eksik ve hatalı olduğu, taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin yanlış değerlendirildiği, dosyada yapılacak doğru bir hesaplama ve bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkili şirketin birleşen bu dava yönünden alacaklı olduğunun ortaya çıkacağı, C)Birleşen 2021/233 Esas sayılı davaya ilişkin olarak; 10-)Asıl davaya ilişkin istinaf sebeplerinin bu birleşen dava bakımından da geçerli olduğu, eksik ve hatalı bilirkişi incelemesine dayanılarak hüküm kurulduğu, doğru ve eksiksiz bir bilirkişi incelemesi yapılması halinde müvekkili şirketin davacı tarafa borçlu olmadığının ortaya çıkacağı, müvekkili şirketin kesin teminat mektubunu nakde çevirmesi yönünden haklı olduğu, bu nedenle birleşen bu davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, kararın kaldırılmasına, asıl ve birleşen 2021/233 Esas sayılı davaların reddine, birleşen 2017/187 Esas sayılı davanın ise kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-birleşen davalı ... .... Ltd. Şti. alt yüklenici, davalı-birleşen davacı .... A.Ş. yüklenicidir. Asıl ve birleşen 2017/187 Esas sayılı dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine, birleşen 2021/233 Esas sayılı dava, davalı şirkete verilen 250.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu bedelinin faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkin olup; mahkemece, asıl dava ile birleşen 2021/233 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2017/187 Esas sayılı davanın ise reddine dair verilen karara karşı asıl davada davalı - birleşen davada davacı .... A.Ş. vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Taraflar arasında 10/08/2010 tarihli "... ... (...) İnşaat Yapım İşi'ne" ilişkin sözleşme imzalanmış olup, bu sözleşme ile asıl davada davacı şirket alt yüklenici sıfatıyla, davalının yüklenici sıfatıyla yapımını yüklendiği ... A.Ş. tarafından ihale edilen ... ... inşaat yapım işi kapsamında yapısal çelik projeleri, proje onaylarını, malzeme, işçilik işleri kapsamında bulunan ve tarafından belirlenecek miktarda yapısal çelik imalat işinin yapılması işini üstlenmiş, işin devamı esnasında taraflarca iki adet zeyilname düzenlenerek imzalanmıştır. Bu zeyitnameler ile sözleşme kapsamında üstlenilen işlere bir takım ekler ve düzenlemeler yapılmıştır. Asıl davada davacı alt yüklenici şirket, işi fiilen tamamlayarak Mart 2012 tarihinde ... Havalimanı içinde bulunan şantiyeyi terk ettiğini, bu tarihe kadar sözleşmeye uygun olarak tanzim edilen 15 adet hakedişin davalı şirket tarafından uygun bulunarak ödemesinin yapıldığını, son yani kesin hak ediş olan 16. hakedişin 20/02/2012 tarihinde tanzim olunarak davalı yana teslim edildiğini, ancak gerekçe olmaksızın son hakedişin onaylanmadığını belirterek 50.000,00 TL nakit teminat ve şantiyede davalıya bırakılan 125.000,00 TL değerindeki atölye bedeli ile son hakedişten kaynaklı 123.822,46 TL'nin cari hesaptan dolayı oluşan 147.166,00 TL borçtan mahsup edilmesi ile şimdilik 152.484,560 TL alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı yüklenici şirket ise, taraflarınca re'sen düzenlenen 20/03/2013 tarih ve 16 nolu kesin hak ediş numaralı kesin hak edişin geçerli olduğunu, davacı tarafından kullanılan malzeme bedelleri, temin edilen boyalara ilişkin sözleşme değerleri üzerinde boya kullanılması nedeniyle boya malzeme bedelinden ve davacı taahhüdünde olan ancak kendileri tarafından ödemeleri yapılan tahribatsız muayene testleri ve kaynakçı sertifika bedellerinden kesintiler yapıldığını, kesintilere ilişkin tüm bilgi, belge ve dokümanların davacı şirkete bildirildiğini, yapılan kesintiler neticesinde, davacı şirketin kümülatif imalat ve revizyon tutarları toplamının 998.519,03 TL+KDV olarak belirlendiğini, re'sen tanzim edilen 16 nolu kesin hakediş ile yapılan kesintiler toplamının 250.965,82 TL olduğunu, kesintilerin davacının cari hesabından ve nakit teminatlarına mahsup edildikten sonra davacının 170.420,02 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen 2017/187 Esas sayılı davada yüklenici şirket davacı sıfatıyla, sözleşme eki uygulama projeleri, ilgili teknik şartnameleri ve ilgili kesim planları doğrultusunda tüketilmesi ön şartı ile davalı şirkete inşaat malzemeleri teslim edildiğini, davalı şirketin edimini gerektiği gibi ifa etmediğini ve ihtiyacından fazla teslim aldığı malzemelerin iadesini de gerçekleştirmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşme kapsamında mevcut olduğu iddia edilen 136.245,71 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Birleşen 2021/233 Esas sayılı davada at yüklenici şirket davacı sıfatıyla, 250.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun haksız yere nakde çevrilmesi sebebiyle teminat mektubu bedeli olan 250.000,00 TL'nin nakde çevrilme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Dosyaya iki tarafça sunulmuş ayrı ayrı 2 adet 16 nolu hakediş bulunmaktadır. 20/02/2012 tarihli 16 nolu hakediş asıl davada davacı yüklenici ... Şirketi tarafından tanzim edilmiş olup, bu hakedişte davalı alt yüklenici şirketin imza ve kaşesi bulunmamaktadır. Diğer 20/03/2012 tarihli hakediş asıl davada davalı alt yüklenici ... Şirketi tarafından düzenlenmiş olup, belgede davacı yüklenici şirketin imza ve kaşesi bulunmamaktadır. Her iki taraf da kendileri tarafından düzenlenen hakedişin geçerli olduğunu savunmaktadır. Yine dosyaya asıl davada davacı yüklenici tarafından sunulan sevk irsaliyelerinde de davalı alt yüklenici ... Şirketi'nin kaşe ve imzası bulunmamaktadır. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Dosyaya iki tarafça sunulmuş ayrı ayrı 2 adet 16 nolu hakediş bulunduğu ve her iki tarafın sunduğu hakedişte de karşı tarafın imza ve kaşesi bulunmadığı, istinafa gelenin sıfatına ve istinaf itirazlarına göre yanlar arasındaki uyuşmazlığın, asıl davada davalı olan yüklenici şirket tarafından davacı alt yüklenici şirkete teslim edilen çelik malzeme ile boya miktarının tespitinde hangi hakedişin esas alınacağının tespiti ile sevk irsaliyelerinde teslim edildiği kayda geçen çelik ve boya miktarının tarafları bağlayıcı olup olmayacağı noktasında toplandığı, bu durumda çözümlenmesi gereken konunun, sevk irsaliyelerinde belirtilen malzemeler tutarının alt yüklenici şirkete teslim edildiğinin ispatlanıp ispatlanmadığı hususu olduğu, somut olayda, asıl davada davalı yüklenici, sevk irsaliyelerindeki malzeme tutarlarını davacı alt yükleniciye teslim ettiğini ileri sürdüğünden, bu hususu ispat külfetinin davalı-birleşen davacı tarafta olduğu ancak sunduğu delillerle bu ispat külfetini yerine getiremediği, kaldırma kararımız sonrasında bu hususta davalı-birleşen davacı yükleniciye yemin delilinin hatırlatıldığı ve yemin deliline başvurulması üzerine, davacı-birleşen davalı alt yüklenici şirket yetkilisine buna dair yeminin eda ettirildiği, böylelikle, davalı-birleşen davacı yüklenicinin ihtilaflı olan sevk irsaliyesi kısmına konu malları alt yükleniciye teslim ettiğini ispat edemediği, Mahkemece, Dairemizin diğer kaldırma sebebi olan "davacı-birleşen davalı yanın dilekçelerindeki zayiat oranı" hususunun da ayrıntılı olarak değerlendirildiği ve bu hususun yerinde görülmediği, karardaki buna dair gerekçe ve davacı-birleşen davalı vekilinin 2. Ek rapora itirazına dair 01.06.2022 tarihli dilekçesindeki itirazları bir arada değerlendirildiğinde Mahkemenin bu husustaki kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, Mahkemece mevcut gerekçe doğrultusunda asıl ve birleşen davalara ilişkin verilen kararlar usul ve yasaya uygun bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı deliller ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/12/2024 tarih ve 2023/352 Esas, 2024/1079 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Asıl dosyada alınması gereken 4.276,74 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.069,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.207,55 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Birleşen 2017/187 esas sayılı dosyası yönünden alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Birleşen 2021/233 Esas sayılı dosyada alınması gereken 14.930,93 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 3.732,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.198,19 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.