9. Hukuk Dairesi 2019/6705 E. , 2019/21034 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Davalı vekili tarafından verilen 24.06.2019 havale tarihli dilekçede, Dairemizin 22/05/2019 tarihli ve 2017/12161 E., 2019/11893 K. sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşü…
**9. Hukuk Dairesi 2019/6705 E. , 2019/21034 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Davalı vekili tarafından verilen 24.06.2019 havale tarihli dilekçede, Dairemizin 22/05/2019 tarihli ve 2017/12161 E., 2019/11893 K. sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olacağı gözden kaçırılarak karar verildiği anlaşılmakla yukarıda tarih ve numarası belirtilen ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA ve hükmün aşağıdaki şekilde bozulmasına karar vermek gerekmiştir. YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumda ilk olarak genel müdürlükte memur olarak 2004 yılında göreve başladığını, en son Antalya Şube Müdürü olarak görev yaptığını, görevi sırasında görev yeri değişikliği bildiriminde bulunularak yeni görev yerinin Mardin Şube Müdürlüğü olduğunun bildirildiğini, noterden ihtarname göndererek görev yeri değişikliğinin 4857 sayılı Kanun’un 22.maddesi uyarınca çalışma koşullarında esaslı değişiklik mahiyetinde olması ve kesin tebliğ yapılmadan önce bu hususta 6 günlük yazılı onay süresi verilmeksizin re'sen yapılan görev yeri değişikliğini kabul etmediğini ve görev yeri değişikliğine ilişkin tebliğnamenin iptalini istediğini, davalının cevaben gönderdiği yazıda, talebinin kabul görmediğini ve görev yeri değişikliğinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak değerlendirilemeyeceği ve Mardin Şube Müdürlüğünde göreve başlamasının bildirildiğini, kurumun bu yazısı üzerine iş akdini İş Yasasının 24/ II.maddesi gereğince haklı nedenle bildirimsiz olarak feshettiğini, buna rağmen kurumun 20.06.2014 ve 16.06.2014 tarihli toplantılarında 10 gün özürsüz işe gelmediğinin sabit görülmesi üzerine hakkında Kurum yönetmeliğinin 65.maddesi gereğince disiplin soruşturması açılmasına karar verilip 7 gün içinde iş akdini feshettiğini ancak tazminat ve diğer alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının müvekkili Kurumun Genel Müdürlüğünde muhasebe memuru olarak görevli iken Antalya Şube Müdürlüğüne şube müdürü olarak atanan ve dava konu işlemle Mardin Şube Müdürlüğüne şube müdürü olarak atanan bir personel olduğunu, Kurumun 02.05.2014 tarihli 767/ 3232 sayılı işlemi ile BİK nun 195 sayılı Yönetmeliğinin 56.maddesi 2.fıkrası uyarınca kendi kadro, aylık brüt ücret ve aylık ikramiyesi korunmak üzere Antalya Şube Müdürlüğü görevinden Mardin Şube Müdürlüğüne atandığını, davacının görev yeri değişikliği işleminin iptaline ilişkin talebinin, yapılan işlemin kurum yönetmeliğine göre tesis edilmiş olması ve yasal düzenlemede çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak değerlendirilmemesi gerekçesiyle reddedildiğini, yeni görev yerinde işe başlamayan davacı hakkında disiplin soruşturması açılmasının Disiplin Kurulu kararı ile uygun bulunduğunu, davalı Kurumun İş Kanunu’nun 22.maddesine uygun davrandığını, iş şartlarında esaslı değişiklik olmadığını, 91 günlük yıllık izin alacağının son tebligatla davacıya bildirildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, “Somut olayda, davacının davalı kurumun Genel Müdürlüğünde muhasebe memuru olarak görevli iken Antalya Şube Müdürlüğü' ne şube müdürü olarak atandığı ve en son dava konu işlemle Mardin Şube Müdürlüğüne şube müdürü olarak atandığı, yapılan görev değişikliği işleminin 4857 SK. nun 22.maddesince yazılı onayına sunulmaksızın ifa edilmesi nedeniyle iptalini talep ettiği, talebinin kurumca kabul edilmemesi üzerine görev değişikliğine muvafakatinin olmadığını belirtmesine rağmen yapılan görev yeri değişikliğinin 4857 SK nun 22.maddesi ile BK nun 195 sayılı yönetmeliğinin 56.maddesi ikinci fıkrası uyarınca esaslı değişiklik olması sebebi ile iş akdini İş Yasasının 24/ II maddesi gereğince haklı nedenle bildirimsiz şekilde feshettiği belirlenerek, davalı kurumun başka bir ilindeki işyerinde şube müdürü unvanıyla görevlendirilmesi ile çalışma koşullarında işverence esaslı değişikliğe gidilmiş olunduğu ve somut olayın İş Kanununun 22.maddesinin uygulama alanına girdiği ve davacının akdin feshinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. İş mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesini esas alarak belirleyecektir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, işçinin İş Kanunu kapsamında kalmaması halinde iş mahkemesine açılan davada, davanın esastan reddi usule aykırıdır. Dava dilekçesinin görev nedeni ile reddi ve adli yargı görevli ise davanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. İdari Yargının görevli olması “dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine” karar verilmesi gerekir. İdari Yargı görevli ise gönderme kararı verilemez. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Bu kapsamda dava konusu uyuşmazlık incelenecek olur ise; 195 sayılı ... Teşkiline Dair Kanun’un 1 inci maddesinde davalı Kurumun "kamu tüzel kişiliğini haiz" olduğu; 4 üncü maddesinde "Kurum organlarının Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Genel Müdürlük ve Şubelerden" ibaret bulunduğu; 12 inci maddesinde "Genel Müdürlük, Genel Müdür ile lüzumu kadar memur ve müstahdemden terekküp" edeceği; 13 üncü maddesi şubelerin "Genel Müdürlüğün mahalli teşkilatları" olduğu ile "Genel Müdürlüğün talimatı dairesinde görev ifa" edeceği hükümlerini havidir. Buna göre davalı ... Genel Müdürlüğü’nün kanun ile kurulmuş kamu tüzel kişiliğini haiz bir idare olduğu açıktır. Yine anılan Kanun’un 53 üncü maddesinde, ... Genel Kurulu tarafından, bu Kanuna müstenit işlerin yürütme tarzını göstermek üzere bir yönetmelik yapılacağı ve bu yönetmeliğin de Resmî Gazete'de yayımlanacağı açıkça kural altına alınmıştır. Böylelikle ... Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak çalışan Genel Müdürlük ve şube personeli, 195 sayılı Kanun gereğince ... Genel Kurulu tarafından çıkarılan ... Yönetmeliği hükümlerine tabi olarak işe alınmakta, görevlendirilmekte, hak ve yükümlülüklere sahip olmakta ve işine son verilebilmektedir. Dosya içeriğine göre de davacı, 195 sayılı Kanun ve ... Yönetmeliği hükümlerine göre atanmış, kadro, kıdem, unvan, görev yeri ve yetkilerini bu hükümler çerçevesinde belirlenmiştir. Taraflar arasında yazılı veya sözlü bir iş sözleşmesi yapılmamış, davacı işe 195 sayılı Kanun çerçevesinde ... Genel Müdürünün teklifi ve Yönetim Kurulu'nun kararı ile başlamış, bütün iş şartları da (görev yeri değişikliği, görev yeri değişikliğine karşı itirazları, işe gelmemesi üzerine yürütülen işlemler, hakkındaki disiplin soruşturması, görevlendirme, ücret belirleme, terfi, atama vs.) ... Genel Kurulunca kabul edilen ve Resmî Gazete’de yayımlanan ... Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Nitekim davacının haksız feshe dayanak ettiği işlem de, ... Yönetmeliği'nin 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası mucibince tesis edilen görev yeri değişikliği işlemi yani tayin kararıdır ki bu bir idari işlem olup, sonuçlarının ortadan kalkması da ancak İdare Mahkemesinde açılacak iptal davası ile mümkündür. Öyle ki davacı da dava dilekçesinde, feshin dayanağı görev yeri değişikliği işleminin yani bireysel işlemin hukuka aykırılığının gerekçesi olarak da genel düzenleyici işlem mahiyetinde olan ... Yönetmeliği’nin üst hukuk normlarına aykırılığını göstermiştir. Bu durumda davacının hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği işlem ve dayanağı düzenleyici işlemin yani Yönetmeliğin iptalini ancak idari yargı mercilerinden talep edebileceği de açıktır. Netice itibariyle yukarıdaki yer verilen mer’i mevzuat hükümleri ve açıklamalar dikkate alındığında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup, Mahkemece “dava dilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine” karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.