(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/4254 E. , 2010/4362 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 672 parsel sayılı 496750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 20 dönüm fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş iken 24.11.1964 tarihli tapulama tutanağ…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/4254 E. , 2010/4362 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 672 parsel sayılı 496750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 20 dönüm fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş iken 24.11.1964 tarihli tapulama tutanağı eki ile tapu kaydı uygulanarak eşit paylarla ... ve ölü ... mirasçıları adlarına tashih ile tespit edilmiştir. Tespite karşı Hazine, Belediye Başkanlığı ve şahısların itirazı üzerine 30.3.1965 tarihli komisyon kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosya Tapulama Mahkemesine gönderilmiştir. ... Tapulama Mahkemesinin 1965/800 Esas ve 1970/558 Karar sayılı ilamı ile Tapulama Komisyonunca itirazların esası hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir. Bunun üzerine Kadastro Komisyonunun 13.2.1971 tarihli kararı ile taşınmaza yönelik tüm itirazların reddine karar verilmiştir. İtirazları Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, tespit malikleri adına senetsizden tescil edilen taşınmazların yüzölçümlerinin 100 dönümü geçtiğini, ... Belediye Başkanlığı İl İdare Kurulu Kararı ile ... Köyü ile belirlenen belediye sınırı kapsamında kaldığını ve bu yerin ... halkının merası olduğunu, ... ve arkadaşları, irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... ... mirasçıları adına tescili gerektiğini ileri sürerek; ... ve ... ... tapu kaydına, ... ise irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... Köyü Tüzel Kişiliği taşınmazın köyün kadim merası olduğu, ... ... yaklaşık 200 dönüm civarındaki bölümü açık artırma ile satın aldıkları ve tapu kaydının bulunduğunu, ... taşınmazın 20 dönümlük bölümünün tapuda kayıtlı olduğunu ileri sürerek bu bölümde miras bırakanlar adına kayıtlı bulunan 12/96 payın adlarına müştereken tescili gerektiği iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ... ...'nun, ... Belediyesi'nin ve Hazinenin davasının reddine, davacı ... ... mirasçıları, müdahil davacı ... ..., ...'un davalarının kısmen kabulü ile çekişme konusu 672 sayılı parselden ifrazen oluşan 812 sayılı parselin miktarının 471.313 metrekare olarak düzeltilmesine, teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 5514 metrekare, (D) harfi ile gösterilen 100000 metrekare olmak üzere toplam 105514 mekrekarelik bölümünün ... ... mirasçıları adlarına, (E) harfi ile gösterilen 100000 metrekarelik bölümünün ... mirasçıları adlarına, (C) harfi ile gösterilen 25730 metrekarelik bölümünün 2/3 payının veraset ilamındaki payları oranında ... ... mirasçıları adlarına 1/3 payının müdahil ... ... adına, (A) harfi ile gösterilen 20000 metrekarelik bölümünün 1/16 payının müdahil davacı ... Kavuk, 1/16 payının müdahil davacı ... adına, kalan 14/16 payın tespit gibi teciline, taşınmazın geriye kalan ve krokisinde (F) harfi ile gösterilen 220.069 metrekarelik bölümünün ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, ... Belediye Başkanlığı vekili, ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili, müdahil ... ... mirasçısı ... ... tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı ... ... 'ın dayandığı T.Evvel 332 tarih ve 3 sıra numaralı tapudan gelen 3.5.1965 tarih 2 sıra numaralı 25730 metrekare yüzölçümlü tapu kaydının değişebilir sınırlı olup miktarı ile geçerli bulunmasına, kayıt miktarının dava dışı 764 sayılı parsele revizyon görüp, komşu 759 ve 860 sayılı parsellere ilişkin ... Kadastro Mahmekesinin 2004/5 Esas ve 2004/22 Karar sayılı ve Yargıtay'dan geçerek kesinleşen ilam ile de tapuya dayalı haklarının bulunmadığının belirlenmiş olmasına, ayrıca taşınmazda zilyetliklerinin de bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı ... ... mirasçısı ... ...'ın temyiz itirazları yerinde değildir. temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Çekişmeli taşınmazın (A) bölümüne yönelik Hazine, Belediye Başkanlığı ve Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazın teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 20000 metrekarelik bölümünün müdahil davacı ... ve ... Kavuk'un dayandığı tapu kaydının miktar itibariyle kapsamında kaldığı ve tapu kaydının 12/96 payının müdahil davacılara intikal ettiği kabul edilmek suretiyle 12/96 payın müdahil davacılar adlarına kalan 84/96 payın tespit gibi tescline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişme konusu taşınmaz 1962 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında 672 parsel altında 496750 metrekare olarak 20 dönüm fazlası olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. 24.11.1964 tarihli Tapulama Tutanağı eki ile Eylül 1341 tarih ve 6 sıra, Nisan 1935 tarih ve 20 sıra numaralı tapu kayıtlarının uyduğu kabul edilerek 1/2 payı ..., 1/2 payı ... mirasçıları adına tashih edilerek tespit edilmiştir. Bu tespite şahıslar, Hazine ve Belediye Başkanlığının itirazı üzerine 30.3.1965 tarihli komisyon kararı ile yetkisizlik ile tutanak ve eklerinin Tapulama Mahkemesine devredilmiştir. Tapulama Mahkemesinin 1965/800 Esas-1970/558 Karar sayılı ve 20.10.1970 targihli ilamı ile usulüne uygun olarak esastan verilmiş bir komisyon kararı olmadığı gerekçesi ile komisyonca bir karar verilmek üzere dosyanın Tapulama Müdürlüğü'ne iadesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine kadastro Komisyonunun 13.2.1971 tarihli kararı ile tespite yapılan tüm itirazların reddine karar verilmiş, taşınmaz. tespit malikleri ... üzerinde kalmıştır. Bu karara karşı davacı şahıslar, Hazine ve Belediye dava açmış bir kısım şahıslar ve ... Köyü Tüzel Kişiliği sonradan davaya katılmışlardır. Müdahil davacılar ... ve ...'un dayandıkları T.Evvel 332 D. ve 2 sıra numaralı sicilden gelen 28.11.1973 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydı ile 12/96 payı ... payı da miras yolu ile intikal ile ... ve ... adına 20000 metrekare olarak kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmamış, tapu kaydı zemine gereği gibi uygulanmamış, kesin olarak taşınmazın (A) bölümünü kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiştir. Kalan payın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de, tespitte uyduğu kabul edilen Nisan 337 tarih ve 4 sıra numaralı sicilden gelen 1341 tarih 6 ve Nisan 1935 tarih ve 20 sıra numaralı pay tapuları kök tapuda yüzölçümü 300 dönüm olduğu halde tedavülü olan tapu kayıtlarında 275700 meterkare olarak kayıtlı bulunduğu, tapu kaydının değişebilir olduğu ve miktarı ile geçerli bulunduğu, tapunun 639, 636, parsellerde toplam 108265 metrekare yüzölçümü ile taşınmaza revizyon gördüğü, DDY ve karayoları adına yapılan kamulaştırma sonucu terkin olunan 79913 metrekarelik bölüm de dikkate alındığında tapu kaydının 188178 metrekare olarak revizyon görmüş olduğu, tapu miktarına göre 87522 metrekare eksikliğin bulunduğu bu miktarın da, ... Kadastro Mahkemesinin 2004/5 Esas-2004/22 Karar sayılı 30.3.2004 tarihli ilamı ile komşu 674 sayılı parselin teknik bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 87522 metrekarelik bölümünden tapu maliklerine verildiği ve hükmün Dairemizce onanarak kesinleştiği bu nedenle de taşınmazın tespit maliklerinden ... ... (...)'ın tek mirasçısı ... ...'nun verdiği imzalı dilekçe ile bu dosyadaki taleplerinden vazgeçtiği anlaşılmaktadır. Böylece tespitte uygulanan Eylül 1341 tarih ve 6; Nisan 1935 tarih ve 20 sıra numaralı tapu kaydı miktarının başka parsellerden kadastro tespiti ile ve hükmen verildiği gibi tespit maliklerinin taşınmazda zilyetliklerinin de bulunmadığı anlaşıldığından korunmaya değer haklarının kalmadığı kabul edilmelidir. Taşınmazın etrafında bulunan komşu 674, 759 ve 860 sayılı parsellerin bazı bölümlerinin Kadastro Mahkemesinin 2004/5 Esas ve 2004/22 sayılı ilamı ile hükmen mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılıp kesinleştiği, mera bölümlerinin hükme esas teknik bilirkişi haritasında gösterildiği anlaşıldığından taşınmazın niteliğinin ne olduğu tam olarak araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için müdahil davacıların dayandıkları 28.11.1973 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorularak varsa revizyon gördüğü parselin tespit tutanağının onaylı örneği de getirtilmek suretiyle taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle seçilecek taraf tanıkları, uzman fen bilirikişi ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalı, müdahil davacıların dayandıkları tapu kaydının sınırları yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilerek teknik bilirkişiye krokisinde işaretlettirilmeli, bilinmeyen sınırların tespiti için davacılara tanık dinletme imkanı tanınmalı, müdahil davacıların tapusunun kapsamı duraksamaya yer olmayacak şekilde kesin olarak belirlenmeli, uygulamada revizyon gördüğü parsel varsa göz önüne alınmalı, müdahil davacı ... ve ...'un tapusunun taşınmazın (A) bölümüne uymaması halinde tespit maliklerinin korunmaya değer haklarının kalmaması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ne şekilde kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, komşu mera parsellerinden açılıp açılmadığı veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı hususları etraflıca sorularak bilgi alınmalı, fen bilirkişiden keşif ve kayıt uygulamasını gösterir ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı ve niteliği, mera vasfında olup olmadığı, komşu 674 ve 759 ve 860 sayılı parsllerin mera bölümleri ile arada ayırıcı unsurun bulunup bulunmadığı ve toprak yapılarının farklı olup olmadığı yönünde bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, taşınmazın mera mı yoksa devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden mi olduğu kesin olarak belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazlarının bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile (A) bölüme yönelik hükmün BOZULMASINA, 3- Çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 5514 metrekarelik bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece yapılan keşif ve uygulamaya göre bu bölümün Kasım 1945 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydının miktar olarak kapsamında kaldığı anlaşılmakla ... ... mirasçıları olan tapu malikleri adlarına tescilinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre teknik bilirkişi rapor ve korikisinde (B) harfi ile gösterilen bölüme yönelik Hazine, Belediye Başkanlığı ve Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 4- Çekişmeli taşınmazın (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlere yönelik Hazine, Belediye Başkanlığı ve Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazın krokisinde (C) harfi ile gösterilen 25730 metrekarelik bölümünün davacı ... ... mirasçıları ve müdahil davacı ... ...'ın dayandığı 3.5.1965 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydının miktar olarak kapsamında kaldığı, (D) bölümü hakkında ... ... mirasçıları ve (E) bölümü yönünden ise ... mirasçıları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun olmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm için yeterli bulunmamaktadır. ... ...'ın dayandıkları tapu kaydı değişebilir sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu, tapu kaydının miktarı ile dava dışı 764 sayılı parsele uygulandığı ve kesinleşen ... Kadastro Mahkemesinin 30.3.2004 tarih, 2004/5 Esas ve 20004/22 Karar sayılı komşu 759 ve 860 sayılı parsellere ilişkin ilamı ile de tapu maliklerinin tapu kaydı miktarını aldıkları ve tapuya dayalı haklarının kalmadığı belirlendiği halde taşınmazın (C) bölümünün tapu kaydı miktarı olarak malikleri ... ... mirasçıları ve ... ... adlarına payları oranında tescil edilmesi doğru bulunmamaktadır. Bu şahısların (C) bölümünde zilyetliklerinin de bulunmadığı mahallinde yapılan keşiften anlaşılmaktadır. Tespit maliklerinin de yukarıda açıklanan nedenlerle tespitte uygulanan Eylül 1341 tarih 6 ve Nisan 1935 tarih ve 20 sıra numaralı tapu kayıtlarının değişebilir sınırlı olması ve tapu miktarını başka parsellerden almaları ve taşınmazda zilyetliklerinin olmaması nedeniyle korunmaya değer hakları bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle seçilecek taraf tanıkları katılımı ile yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın bu bölümlerin ne şekilde kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, komşu 674, 759 ve 860 sayılı parsellerin mera bölümlerinden açılıp açılmadığı, (D) ve (E) bölümleri mera değilse kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın söz konusu bölümlerinin toprak yapısı, niteliği, mera olup olmadığı, komşu 674, 759 ve 860 sayılı parsellerin mera bölümleri ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağı hususlarında rapor alınmalı, bu bölümlerin mera mı yoksa devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden mi olduğu araştırılmalı, (D) ve (E) bölümlerinin mera niteliğinde olmadığı ve zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olduğu sonucuna varıldığı takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngürülen zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inecleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile taşınmazın (C), ((D) ve (E) bölümlerine ilişkin hükmün BOZULMASINA, 5- Çekişmeli taşınmazın (F) bölümüne yönelik Hazine, Belediye Başkanlığı ve Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bu bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de kabul dosya kapsamına uygun olmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespit Nisan 337 tarih ve 4 sıra numaralı sicilden gelen Eylül 1341 tarih 6 ve Nisan 1935 tarih ve 20 sıra numaralı pay tapu kayıtlarına dayanılarak ... mirasçıları adlarına yapılmış ise de; yukarıda açıklandığı üzere tapu kaydının değişebilir sınırlı olup miktarı ile geçerli olduğu, tapu miktarı olan dava dışı revizyon gördüğü parsellerden ve hükmen 674 sayılı komşu parselin (A) harfi ile gösterilen 87522 metrekarelik bölümden verilmek suretiyle tapu miktarının alındığı, bu hususun Yargıtay'dan geçerek kesinleşen ... Kadastro Mahkemesinin 30.3.2004 tarih ve 2004/5 Esas ve 2004/22 Karar sayılı dava dosyası ile de sabit olduğu anlaşıldığından tapu kaydına değer verilmesi doğru bulunmadığı gibi taşınmaz üzerinde tespit maliklerinin zilyetliğinin de bulunmadığı anlaşılmakla bu bölümün tespit gibi tesciline kararı verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Bu bölümün niteliğinin tespiti için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile aynı yöntemle bildirilecek taraf tanıkları, teknik bilirkişi ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın bu bölümünün kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, ne şekilde kullanıldığı hususları etraflıca sorularak bilgi alınmalı, ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı, niteliği, komşu parsellerin toprak yapısına göre arz ettiği özzellikler, komşu mera parselleri ile arasında doğal ya da yapay nitelikte ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, meraların devamı niteliğinde olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, taşınmazın bu bölümünün niteliği kesin olarak tespit edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, kadastro hakiminin tespit tarihinde mevcut duruma göre karar vermesi ve sicil oluşturması zorunlu bulunduğu halde çekişme konusu 672 sayılı parsel ve bu parselin tespitteki yüzölçümü olan 496.750 metrekare üzerinden hüküm kurulmayarak taşınmazın tespitten sonra direk yeri olarak ve irtifak hakkı tesisi ile ifraz edildiği kabul edilmek suretiyle bu parselden ifrazen oluşan 812 sayılı parsele hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili vasıtası ile 21.4.2004 tarihinde taşınmazın kadim köy merası olduğu iddiası ile davaya müdahale dilekçesi vererek harç ödediği ve müdahil davacı olduğu halde karar başlığında davalı olarak gösterilmiş olması da isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.