16. Hukuk Dairesi 2016/17802 E. , 2020/1935 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU KANUN YOLU: TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sırasında, ...Köyü çalışma alanında ve tapuda Hazine ve ... adına kayıtlı bulunan eski 152 parsel sayılı 20.875,00 metrekare y…
**16. Hukuk Dairesi 2016/17802 E. , 2020/1935 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU KANUN YOLU: TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Uygulama kadastrosu sırasında, ...Köyü çalışma alanında ve tapuda Hazine ve ... adına kayıtlı bulunan eski 152 parsel sayılı 20.875,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 103 ada 1 parsel numarasıyla ve 21.201,87 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda Hazine, .... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 153 parsel sayılı 15.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 103 ada 2 parsel numarasıyla ve 15.221,97 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda Hazine, ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 154 parsel sayılı 16.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 103 ada 3 parsel numarasıyla ve 16.810,01 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, uygulama kadastrosu sırasında paydaşı olduğu yeni 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin komşu 103 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazlarda kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu 103 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı Hazinenin paylı olarak adına kayıtlı bulunan 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün, uygulama kadastrosu sonucunda azalmasının sebebinin, eski teknoloji ve hesap hatasından kaynaklandığı kabul edilmek suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, dava konusu eski 153 parsel, yeni 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davacı Hazinenin tam paylı malik olmadığı, davacının dışında taşınmazda başkaca paydaşlar da olmasına rağmen davada taraf olmadıkları anlaşılmaktadır. Bu haliyle davada, aktif dava ehliyetinin tamamlandığından söz edilemez. Oysaki, aktif dava ehliyetinin varlığı dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden, davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.