9. Hukuk Dairesi 2025/9689 E. , 2026/837 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2032 E., 2025/2464 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/180 E., 2025/226 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikt…
9. Hukuk Dairesi 2025/9689 E. , 2026/837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2032 E., 2025/2464 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/180 E., 2025/226 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... ve ... Bakanlığının alt işveren Şirketleri nezdinde 07.09.2010-31.01.2024 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz olarak makam şoförü olarak çalıştığını, davalı Şirket yetkililerince, ihale döneminin sona ermesi sebebiyle tüm personelle ihtiyari arabuluculuk sürecinin gerçekleştirileceği, söz konusu sürece katılmak istemeyenlerin yeni ihale döneminde işbaşı yapmasının mümkün olmayacağı söylenerek arabuluculuk sürecinin yürütüldüğünü, müvekkili ve iş arkadaşlarının sürece dâhil olmak zorunda kaldıklarını, ihtiyari arabuluculuğa ilişkin anlaşma belgesinin, müzakere yapılmaksızın, baskı ve iş tehdidi altında imzalandığını, daha sonradan arabulucunun davalı Şirketin avukatı olduğunu öğrendiklerini iddia ederek arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, arabuluculuk sürecine ilişkin gerekli aydınlatma ve bilgilendirmenin taraflara bilgilendirme tutanağı ile yapıldığını, bu tutanağın taraflarca imza altına alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yapılan ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri sonucunda imzalanan arabuluculuk tutanağının hata, hile ve ikrah gibi irade fesadına maruz kalınması nedeniyle imzalandığı hususunun dosya kapsamındaki delillerle ispatlanamadığı, davacının haklarını ve imzalama neticesi gelişen sonuçları bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dilekçesinde 07.09.2010 tarihinden iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği 31.01.2024 tarihine kadar aralıksız ve kesintisiz olarak makam şoförü olarak çalıştığını iddia ettiği, dosyaya sunulan ve iptali talep edilen ihtiyari arabuluculuk tutanağının ise sadece davalı nezdinde çalışılan süreyi kapsadığı, arabulucunun tanık olarak beyanında davalı Şirket vekili olduğunu ikrar ettiği, davacının iş sözleşmesinin feshedilmediği, sadece Sosyal Güvenlik Kurumuna çıkış bildiriminin yapıldığı, bunun da fesih anlamına gelmediği hususları dikkate alındığında arabuluculuk tutanağının geçerli olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Arabuluculuk sürecinin fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi ücreti için başlatıldığını, ödenecek ücretlerin az gelmesi üzerine ihale bittikten sonra kıdem ve ihbar tazminatlarının da eklendiğini, 2. Arabulucunun, kendisinin aynı zamanda müvekkili Şirketin vekâletnameli avukatı olduğunun davacıya hem yazılı hem de sözlü olarak bildirildiğini, arabulucu belirleme, bilgilendirme tutanağı içerisinde arabulucunun Şirketin avukatlık faaliyetlerini de yürüttüğünün yazılı olduğunu, 3. Dava konusu arabuluculuk son oturum tutanağı doğrultusunda imza altına alınan anlaşma belgesinde; anlaşma sağlanan döneme ve anlaşma çerçevesine bakıldığında, anlaşma döneminin sadece müvekkili Şirketin ihale dönemini kapsadığını, sadece taraflar arasında bu ihale dönemi bakımından geçerli olacak bir anlaşma sağlandığını; davacının ve diğer işçilerin gerek geçmiş gerekse gelecekteki müvekkili Şirket dışındaki işçilik alacaklarına etkisinin olmayacağı da kararlaştırılarak imza altına alındığını, davacının irade fesadına ilişkin iddiasını ispatlayamadığını, 4. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için feshe bağlı alacakların arabuluculuk konusu edilemeyeceği düşünülse dahi feshe bağlı olmayan işçilik alacaklarına ilişkin gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinin ayakta tutulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının somut davada taraf sıfatı bulunmamasına rağmen, İlk Derece Mahkemesi karar başlığında davalı olarak olarak yazılması, maddi hata olarak kabul edilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.