TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili 29/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili…
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili 29/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tacir olmadığını, müvekkilinin Konya ili, Ereğli ilçesinde ... komisyon evi isimli iş yerinin sahibi olduğunu, müstahsillerine sebze ve meyve ticareti yapmak için kendi adına yazılı 18.000.000,00TL çek verdiğini, bu çeklerden 10.000.000,00TL'sinin vadesinde ödendiğini, müstahsillerinden ... ve ... isimli kişilerden sebze ve meyve alamadığını bu nedenle de borçlarını ödeyemediğini, müvekkilinin 850.000,00TL'lik çekine 20/09/2025 tarihinde bankada karşılıksızdır işlemi yapıldığını, müvekkili hakkında icra takibi açılma ve çekler nedeniyle şikayet edilme durumunun söz konusu olduğunu, müvekkilinin yaş meyve sebze alım satım işiyle ticaretine devam ettiğini, son dönemde yaşanan çiftçilerin girdi maliyetlerindeki artışlar ve ürünlere soğuk vurması nedenleriyle kontrol dışı gelişen sebepler nedeniyle müvekkilinin nakit dengesinin bozulduğunu, müvekkilinin yaklaşık 10 yıldır çek ödemelerinde bir sorun yaşanmadığını, son dönemdeki olumsuz gelişmeler nedeniyle müvekkilinin ticaretinin etkilendiğini, müvekkilinin ticaretini devam ettirmesi halinde borçlarını ödeyebilecek potansiyelinin olduğunu, müvekkilinin ticaretinin devamının alacaklıların da menfaatine olacağını, mevcut durumun aşılması için konkordato ön projesi hazırlandığını, hazırlanan proje kapsamında mevcut borçların ve vadesi gelecek borçların bir plan halinde ödenebileceğini, aksi durumda müvekkilinin icra tehdidi, çek şikayetine maruz kalarak ticari hayatının son bulabileceğini beyanla öncelikle tedbir kararı verilerek geçici mühlet kararı verilmesine, konkordato komiseri atanmasına, başlatılacak icra takiplerinin durdurulmasına, banka hesaplarına konulacak blokelerin önlenmesine, çek şikayetine istinaden konkordato şerhi verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin konkordato projesi kapsamında değerlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20/10/2025 tarihli feragat dilekçesinde özetle; açılan davadan feragat ettiklerini, gerekçeli kararı istinaf etme haklarından da feragat ettiklerini, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. İşbu davanın yargılaması sırasında davacı vekilinin 20/10/2025 havale tarihli dilekçe ile vekâletnamesindeki davadan feragat özel yetkisine dayalı olarak davadan feragat ettiklerini mahkememize bildirmiştir. HMK nun 307. maddesi: "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir. HMK nun 309. maddesi: "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir. HMK nun 310. maddesi: "(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir. HMK nun 311. maddesi: "(1)Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir. HMK nun 312. maddesi: "(1)Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2)Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü amirdir. Diğer yandan 2004 sayılı İİK'nun 292/1.maddesi: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir." hükmünü, 2004 sayılı İİK'nun 308.maddesi: "Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir. Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır." hükmü içermektedir. Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne dâhi bağlı değildir. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Vaki FERAGAT NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE, 2-Davadan feragat ilk celseden önce vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince 1/3 oranında karar ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 615,40TL harçtan alınması gereken 205,13TL harcın mahsubu ile fazla alınan 410,27TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde (üzerinde herhangi bir haciz, tedbir vs kısıt bulunmaması kayıt ve şartıyla) davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-İş bu karar duruşma açılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu verildiğinden gerekçeli kararının resen dava taraflarına tebliğine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.20/10/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...