9. Hukuk Dairesi 2025/8601 E. , 2026/99 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/205 E., 2025/110 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/583 E., 2025/194 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor …
9. Hukuk Dairesi 2025/8601 E. , 2026/99 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/205 E., 2025/110 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/583 E., 2025/194 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.06.2000-04.04.2012 tarihleri arasında mağaza müdürü olarak çalıştığını, fesih tarihinde primleri ile birlikte 4.500,00 TL-5.000,00 TL arası net ücret aldığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.06.2000 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile mağaza müdürü olarak çalışmaya başladığını, ücret bordrolarında gösterilen ücretle çalıştığını, davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları sebebiyle iş sözleşmesinin haklı nedene dayanarak feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmadığını, dava dilekçesindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının 01.06.2000-31.03.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, son ücretinin brüt 886,50 TL olduğu, kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretinin ise günlük brüt 33,83 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar davacı tarafça daha yüksek bir ücret ile çalıştığı iddia edilmiş ise de davacının prime esas kazancının tespiti talepli olarak açtığı davada davacının Kuruma bildirilen sigorta primine esas kazançlarla çalıştığının tespitine karar verildiği ve prime esas kazancın tespiti yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddedildiği, böylece Yargıtay onaması ile kesinleşen karar doğrultusunda davacının Kuruma bildirilen ücret üzerinden çalıştığının kabulü gerektiği, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, tanık anlatımları ile davacının fazla çalışma yaptığını ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, davalı tarafın ıslaha karşı def'inde bulunduğu, davanın kısmi dava olarak açılması nedeniyle ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımı def'inin gözetildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen hizmet tespiti dosyası ile İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/380 Esas, 2013/797 Karar sayılı dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince delillerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, kararın yargılama ve ispat kuralları ile dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesi kararının, gerek kabul edilen ücret gerekse zamanaşımı yönlerinden hukuka aykırı olduğunu, 2. İşveren karşısında güçsüz durumdaki işçinin yazılı delil başlangıcı olacak bir belge temin etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 3. Dosyadaki lehe tanık anlatımlarının değerlendirilmediğini, mağaza müdürü olarak görev yapan müvekkilinin asgari ücret aldığının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, 4. İlk Derece Mahkemesinin makul sürede yargılamayı bitirememiş olması sebebiyle bazı alacakların zamanaşımına uğramasının da müvekkilinin adil yargılanma ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; aylık ücretin miktarı ile zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.