T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/482 - 2026/17 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/482 KARAR NO : 2026/17 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.12.2024 NUMARASI : 2023/223 Esas - 2024/898 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-TALAY LOJİSTİK ANONİM ŞİRKETİ-... VEKİL…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/482 - 2026/17 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/482 KARAR NO : 2026/17 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.12.2024 NUMARASI : 2023/223 Esas - 2024/898 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-TALAY LOJİSTİK ANONİM ŞİRKETİ-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-ANKARA ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3-NEOVA KATILIM SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 27.01.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 12.03.2025 KARAR TARİHİ : 07.01.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 09.01.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ... Mahallesi, ... Caddesi, No: .../B Gebze adresinde bulunan iş yerinde hazır giyim sattığını, davalı Saba Lojistik Hizmetleri İç ve Dış Ticaret A.Ş'nin ise müvekkilin iş yerine komşu taşınmazı, lojistik faaliyetine ilişkin konteynırları istifleme ve depolama alanı olarak kullandığını, 19.07.2022 tarihinde davalı Saba Lojistik firmasına ait iş makinesi konteynır istifi yapmakta iken manevra kurallarına uymaksızın müvekkilin işyeri duvar bölümüne çarptığını, çarpmanın etkisi ile inşaat atıkları ve tozun iş yerine yayılarak işyerinde bulunan giyim ürünlerine zarar verdiğini, müvekkili tarafından Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/76 D. İş sayılı dosyasında yapılan keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporuna göre inşaat maliyetinin 4.000,00 TL, tekstil maliyetinin 408.004,00 TL olduğunu, davalı Saba Lojistik iş yerinde konteynir istif amacıyla kullanılan Reach Stacker (Konteynır istifleyici) iş makinesi operatörünün müvekkilin işyerine verdiği zarardan TBK 66 uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde sorumlu olup müvekkilin iş yerinde gerçekleşen zararı karşılamakla mükellef olduğunu, davalı şirketin işyerinin ... nolu Geniş Kapsamlı yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesi ile davalı Neova Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığını, bu kapsamda müvekkilin iş yerinde meydana gelen hasarın Poliçede belirtilen Kara Taşıtı çarpması klozuna girmekte olup davalı şirket poliçe limitleri dahilinde ödeme yapılması gerektiğini, davalı Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketinin davalı Saba Lojistik şirketine ait Reach Stacker (Konteynır istifleyici) iş makinesinin sigortacısı olduğunu, poliçe limitleri dahilinde meydana gelen zararın müvekkile ödemesi gerektiğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL zarar bedelinin sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri dahilinde 19.07.2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 28.10.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat talebini davalı Talay Lojistik A.Ş yönünden 396.830,50 TL'ye yükseltmiştir. Davalı Saba Lojistik Hizmetleri İç ve Dış Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; delil tespiti işlemlerinin hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirildiğini, yargılamada esas alınmaması gerektiğini, söz konusu tespit dosyasından alınan ve dava dilekçesinin ekinde yer verilen bilirkişi raporundaki hesaplamaların neye istinaden yapıldığının anlaşılamadığını, dava konusu olayın 19.07.2022 tarihinde meydana geldiğini, tespit işleminin ise 23.09.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, bu anlamda söz konusu tespit işleminin olaydan 2 ayı aşkın süre geçtikten sonra yapıldığından tespit dosyasında değerlendirmeye alınan ürünlerin olay neticesinde zarar görmüş ürünler olup olmadığının dahi şüpheli olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu ürünlerin zarar görmüş ürünler olduğu kabul edilse dahi aradan geçen 2 aylık süre zarfında ürünlerin nerede, hangi şartlar altında tutulduğu belli olmadığı gibi olay tarihindeki durumları ile tespit tarihindeki durumlarının aynı olup olmadığı hususunun da şüpheli olduğunu, müvekkili şirketin somut durumun gerektirdiği her türlü objektif dikkat ve özeni gösterdiğini, çalışanını seçerken yapılacak iş için uygun fikri, mesleki bilgi ve yeteneklere sahip olmasına dikkat ettiğini, çalışanının vasıflı ve yeterli eğitim görmüş olmasına önem verdiğini, bu nedenle dava konusu kazaya ilişkin olarak müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Neova Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki dava konusu zarara ilişkin olarak davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle zamanaşımına uğrayan davacı taleplerinin reddi gerektiğini, davaya konu hasarın/olayın poliçe özel şartları gereğince teminat dışı olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulü ile 1.000 TL’nin davalı sigorta şirketleri için poliçe limitleri dahilinde kalmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bu miktara davalı Talay Lojistik A.Ş yönünden 19.07.2022 tarihinden, davalı Neova Sigorta yönünden 27.01.2023 tarihinden, davalı Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi yönünden dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, 395.830,50 TL’nin 19.07.2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte Talay Lojistik A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Talay Lojistik A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı Talay Lojistik A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın zarara sebep olduğu iddia edilen tazminat yükümlüsünün kim olduğunu bildiğini ve ıslah tarihi ile tazminat isteminin üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçmiş olduğunu bu sebeple ıslah tarihi itibari ile davacının artırdığı taleplerinin zamanaşımına uğradığının açıkça ortada olduğunu, davacının ıslah dilekçesinde hangi tazminat talepleri için talebini artırdığını da açıkça belirtmediğini, zira ıslaha konu ettiği bilirkişi raporunda inşaat bedellerine dair de bir takım hesaplamalar yapıldığını ve dolayısıyla mahkemece bu hususun dahi açıklattırılmadan hüküm tesis edildiğini, davacının talep ettiği tutara olay tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, zararın varlığı kabul edilse dahi zarar ile davalı şirket arasında illiyet bağı bulunmadığını, söz konusu zarardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında eksik ve hatalı tespitler bulunduğunu, hatalı hesaplamalar sonucu fahiş zarar tespiti ve hatalı kusur atfı yapılan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yargıtay denetimine elverişsiz, kapalı, gerekçesiz, soyut, bilimsel verilerden uzak raporun hükme esas alınmasının kabul edilemez olduğunu, bilirkişi ek ve kök raporlarında söz konusu kazanın mağazada bulunan ürünlerin tamamını etkileyecek düzeyde zarar verip vermeyeceği sorununu açıklığa kavuşturmadığını, bilirkişilerce hiçbir somut delile dayanmayan tanık beyanları ve davacının tek taraflı olarak tutmuş olduğu tutanaklar ile davalıya tebliğ dahi edilmeyen olaydan 2 ay sonra alınan delil tespit raporu ile yapılan hesaplamaların kabul edilemez olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 19.07.2022 tarihinde, davalılardan Talay Lojistik A.Ş (Eski Ünvan:Saba Lojistik Hizmetleri İç ve Dış Ticaret A.Ş)'nin işleteni olduğu iş makinesinin, davacıya ait işyerinin duvarına çarpması sonucunda işyerinde ve içerisindeki tekstil malzemelerinde meydana gelen zararın tazmini için eldeki dava açılmış, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Talay Lojistik A.Ş tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı Talay Lojistik A.Ş'ye, TMK'nın 66.maddesi uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında dava açılmıştır. Davalı şirket adına kayıtlı iş makinesinin dava dışı operatörünün kazada %100 kusurlu olduğu ve kaza sonucunda davacı şirketin zararının oluştuğu dosya kapsamında toplanan delillerle ispatlanmıştır. Davalı şirketin de TMK'nın 66.maddesi uyarınca dava dışı çalışanının eyleminden kusursuz sorumlu olması nedeniyle gerçekleşen zarardan sorumlu tutulması ve yine davalı şirketin tüm işleri ticari nitelikte sayıldığından mahkemece avans faize hükmedilmesi yerindedir. Bu hususlardaki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Ancak; Dava açılmakla, belirsiz alacak davasında alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesilmekte iken, kısmi davada talep edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Belirsiz alacak davasında davalı tarafça dava açıldıktan sonra ileri sürülen zamanaşımı def'i sadece ilk talebi değil bedel artırım talebini de kapsar ve süresinde zamanaşımı def'in de bulunmaması halinde arttırılan bedel için sonradan zamanaşımı def'inde bulunulamaz. Haksız eylemlerden doğan davalarda uygulanacak zamanaşımı süresini düzenlemiş olan 6098 sayılı Kanun'un 72. maddesi "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde, fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır" hükmünü ihtiva etmektedir. Buna göre, haksız eylem aynı zamanda ceza kanunları gereğince bir suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunu ya da ceza hükümlerini ihtiva eden sair kanunlar, bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi tayin etmişse, tazminat davası da, ceza davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabi olur. Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı vekili dava dilekçesinde açıkça davanın HMK'nın 109.maddesi kapsamında kısmi dava olduğunu belirtmiştir. Davaya konu kaza 19.07.2022 tarihinde gerçekleşmiştir. Davacı vekili tarafından 28.10.2024 tarihinde ıslah dilekçesi verilmiş, davalı Talay Lojistik A.Ş vekili süresinde zamanaşımı defi ileri sürmüştür. Mahkemece her ne kadar bu hususta değerlendirme yapılmamış ise de; dosya kapsamına göre gerçekleşen kaza maddi hasarlı olup kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'da taksirle mala zarar verme suçu düzenlenmediğinden mahkemece ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunun kabulüyle davalı Talay Lojistik A.Ş'nin tazminatın tamamından değil de 1.000,00 TL'den sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. Yukarıda belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı Talay Lojistik A.Ş vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, davanın 1.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, davalı Talay lojistik A.Ş yönünden ıslah edilen miktarın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı Talay Lojistik A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/223 esas 2024/898 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden; A)DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1.000,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri dahilinde kalmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bu miktara davalı Talay Lojistik A.Ş yönünden 19.07.2022 tarihinden, davalı Neova Sigorta yönünden 27.01.2023 tarihinden, davalı Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi yönünden 23.03.2023 dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, B)Davalı Talay Lojistik A.Ş yönünden ıslah edilen 395.830,50 TL'lik kısmın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, C)Alınması gerekli 732,00 TL maktu ilam harcının peşin alınan 6.939,70 TL'den mahsubu ile fazla alınan 6.207,70 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, D)Davacı tarafından yapılan 732,00 TL peşin harç ve 179,90 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, E)Davacı tarafından bilirkişi ücreti, tebligat, posta, müzekkere gideri olarak sarf edilen 8.415,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 21,21 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, F)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 1.000,00 vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, G) Davalı Talay Lojistik A.Ş kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/3 uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Talay Lojistik A.Ş'ye verilmesine, H)Arabuluculuk gideri olarak sarf edilen 3.200,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, İ)Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana İADESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı Talay Lojistik A.Ş'nin yatırdığı istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davalı Talay Lojistik A.Ş tarafından yapılan 550,00 TL istinaf giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07.01.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*