T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1240 KARAR NO : 2025/2276 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1001 KARAR NO : 2024/17 DAVA TARİHİ : 07/12/2022 KARAR TARİHİ : 11/01/2024 DAVANIN KONUSU : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 11/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1240 KARAR NO : 2025/2276 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1001 KARAR NO : 2024/17 DAVA TARİHİ : 07/12/2022 KARAR TARİHİ : 11/01/2024 DAVANIN KONUSU : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 11/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2024 Tarih ve 2022/1001 E. 2024/17 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin .... plakalı,... - ...marka, ... model, ... şase numaralı aracı, Bornova 3. Noterliği'nin 27.05.2022 tarihli, 15063 yevmiye sayılı Araç Satış Sözleşmesi ile davalıdan 1.800.000,00.-TL bedel ile aldığını, aracın plakasının daha sonra .... olarak değiştirildiğini, müvekkili şirketin aracı satın almadan önce 25.05.2022 tarihinde .... Ekspertiz şirketinin İzmir Bornova şubesinde ekspertiz incelemesi yaptırdığını, ekspertiz raporunda aracın hasarsız olduğunun tespiti üzerine satın alma işleminin yapıldığını, aracın satın alındıktan hemen sonra motor arızası vermesi üzerine ...-....yetkili servisi ... A.Ş.'ye bırakıldığını, arızanın giderilmesi için 11.06.2022 tarihli fatura ile 7.128,56.-TL ödeme yapıldığını, bu işleme rağmen araçtaki motor arızasının sona ermediğini ve aracın tekrar servise bırakılmak zorunda kalındığını, serviste aracın motorundan yağ akıttığının tespit edildiğini, söz konusu arızanın giderilmesi için tüm motorun söküldüğünü ve yerinden çıkarıldığını, silindir kapaklarının sökülerek tamirinin yapılması gerektiğinin bildirildiğini, bu arızanın giderilmesi için servis tarafından gönderilen 07.07.2022 tarihli proforma faturadaki tamirat bedelinin 178.769,26.-TL olduğunu, davalı şirkete Beşiktaş 11. Noterliği'nin 27.07.2022 tarihli 12643 Yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve aracın ayıplı olduğuna dair ihbar yapıldığını ve müvekkili şirket tarafından ödenen bedellerin ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin Karşıyaka 5. Noterliği'nin 29.07.2022 tarihli 23514 Yevmiye sayılı cevabı ile taleplerinin hukuki bir dayanağının olmadığını beyan öderek ödeme yapmayacağını bildirdiğini, servis şirketinin her ne kadar aracın ikinci defa servise gitmesinde tamir için 178.769,26.-TL tutarlı proforma fatura göndermiş olsa da aracın tamirinden sonra müvekkili şirkete 12.08.2022 tarihli 122.884,09.- TL (KDV Dahil) bedelli faturanın düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından ilk ödenen fatura bedeli ile birlikte servise toplam 130.012,65.-TL (KDV Dahil) ödeme yapıldığını, davacının satıcı sıfatıyla satmış olduğu araçtaki ayıbı bilmese dahi Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi gereğince bu ayıptan dolayı alıcıya karşı sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin aracı satın almadan önce muayene edilmesi için ekspertizini yaptırdığını, bu ekspertiz sonucuna göre araçta bir ayıp tespit edilmediğinden aracı satın aldığını, ancak daha sonra araçta ekspertiz sırasında görülmesi mümkün olmayan, gizli ayıp niteliğindeki aracın motor ve diğer kısımlarındaki arızaları ortaya çıktığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin davalı şirketten satın aldığı ayıplı araç için ödemek zorunda olduğu 130.012,65.-TL tamir bedelinin 04.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 27.05.2022 tarihinde müvekkili ile davacı . arasında ticari araç satım işlemi gerçekleştirildiğini, söz konusu .... plakalı ...-... marka aracın müvekkili tarafından davacıya 1.800.000,00.-TL bedel ile satıldığını, satış sözleşmesinde aracın ekspertizinin yapıldığını, alıcı tarafın aracı görerek beğenerek mevcut hali ile satın aldığının açıkça belirtildiğini, aracın eksper inceleme raporu incelendiğinde; elektronik kontrollerinin yapıldığı, sorun tespit edilmediği, motor kontrollerinin yapıldığı, sorun tespit edilmediği, ek hizmet kontrollerinin yapıldığı, kaçak olmadığına dair tespit yapıldığının görüldüğünü, davacı şirketin aracı 2 ay boyunca kullandıktan sonra 27.07.2022 tarihinde müvekkili tarafa noter aracılığı ile ihtar çekerek ayıp bildiriminde bulunduğunu, ancak ticari işlerde ayıp bildirimi için öngörülen ve hak düşürücü nitelikte olan sürelerin fazlasıyla geçirildiğini, bu nedenle davacı tarafın talep hakkının olmadığını, söz konusu ayıbın, davacı tarafın iddia ve ifade ettiği üzere açık ayıp şeklinde olduğunu, zira karşı tarafın ifadeleri doğrultusunda, teslim sırasında ek incelemeye gerek olmaksızın görülebilecek bir ayıp olduğunun açık şekilde belirtildiğini, kaldı ki inceleme sonucu tespit edilebilecek ayıp hükmünde olsa dahi kanun koyucunun bu incelemeyi yaptırmak ve bildirimde bulunmak için alıcıya 8 günlük bir süre tanıdığını, aracın satımından iki ay sonra yapılan bu bildirimin hak düşürücü süreler geçirildikten sonra yapıldığının görüldüğünü, mevcut olayda ayıbın ortaya çıkmasından yaklaşık 2 ay sonra yapılan bir ayıp bildiriminin mevcut olduğunu, Yargıtay'ın da kararlarında kabul ettiği üzere 2 ay sonra yapılan bildirim, süresinde yapılmamış kabul edildiğini, davacı tarafın, söz konusu aracı 25.05.2022 tarihinde ekspertiz incelemesine soktuğunu ve bu incelemede aracın hasarsız olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz seçiminin de davacı tarafça yapıldığını, davacı tarafın yaptırdığı tamiratların olağan bir tamirat kapsamında olmadığını, davacı tarafın, motoru kaba aksamı dışında tepeden tırnağa değiştirdiğini, araca adeta yeni bir motor taktırdığını, motorda yer alan tek bir arıza için motorun tüm parçalarının değiştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın aracın motorunda yaptırdığı revizyon ve yenileme aracın değerini yükselten bir durum olduğunu, bu şekilde motorun yenilenen bir araç sıfır araç gibi değer gördüğünü, karşı tarafın, basiretli bir tacir gibi davranmamasının yanında üzerine düşen tüm yükümlülükleri de ihlal ettiği için aracı mevcut hali ile kabul ettiğinden bahsedilebileceğini, dolayısıyla söz konusu tamirat bedellerinin müvekkilinden talep edilmesinin, haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce davaya konu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu, kullanımdan kaynaklı bir arıza olup olmadığı, davacının davalıdan arızanın giderilmesi için ödediği bedeli talep edip edemeyeceği, davaya konu aracın talep konusu edilen 11/06/2022 tarihli fatura ve bu faturaya dayalı servis bakım kayıtları incelenerek söz konusu faturada belirtilen kalemlerin motor arızasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, burada yapılan işlemler ile aracın 27/06/2022 tarihinde yeniden servise girmesine sebep olan motor arızasının aynı sebeplere dayalı olup olmadığı, davacının talebine konu ettiği 11/06/2022 tarihli fatura ile 12/08/2022 tarihli faturalara konu parça ve işçilikler incelenip değerlendirilerek araçta mevcut olduğu iddia edilen motor arızası sebebiyle yapılması zorunlu olanların hangileri olduğunun tespit edilmesi, isteğe bağlı olarak yapılan herhangi bir işlem olup olmadığının belirtilmesi hususlarında dosyaya sunulan bilirkişi raporunun ve ek raporunun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle itibar edildiği, buna göre aracın dosyada mevcut servis kayıtları ve iş emirlerinin incelenmesi sonucunda aracın periyodik bakımlarının düzenli olarak yapıldığı, aracın 27.05.2022 tarihinde 131.310 km'de iken satın alındığı, 10.06.2022 tarihinde ve 133.504 km'de iken motor arıza şikayeti ve 27.06.2022 tarihinde 134.788 km'de motor ikaz lambasının yanması şikayetleri ile yetkili servise teslim edildiği; meydana gelen arızanın araca uzun bir zaman diliminde kalitesiz yakıt alınmasına bağlı olarak enjektörün dengesiz olarak fazla yakıt püskürtmesi nedeniyle aşırı ısı ile oluştuğu, fazla yakıt ve oluşan aşırı ısı nedeniyle motorda yanma sıcaklığının arttığı, buna bağlı olarak motorda yüksek devir ve güç üretimi nedeniyle yağlamanın yetersiz kaldığı, birinci silindir pistonunun kırılarak davaya konu motor arızasına neden olduğunun anlaşıldığı, meydana gelen arıza nedeniyle davacının maruz kaldığı maddi zararın giderilmesinden davalı şirketin sorumlu olduğu, davacının toplam 130.012,65-TL onarım bedeline ilişkin maddi zararının oluştuğu, tazminata esas olarak düzenlenen fatura içeriklerinin rayice uygun olduğu; söz konusu ayıbın davacı /alıcı tarafından çıplak gözle ve basit bir inceleme ile yapılacak muayene sonucu ortaya çıkabilecek bir husus olmadığı, bir süre kullanım sonucu ortaya çıkabilecek gizli ayıp niteliği arz ettiği, nitekim ayıp ortaya çıktığında (07/07/2022 tarihli proforma fatura tarihi itibariyle) yasal süre içinde keşide ve tebliğ olunan ihtarname ile ayıbın davalı tarafa bildirildiği, davalı tarafın ticari satım sözleşmesi kapsamında söz konusu ayıp nedeniyle oluşan zararın giderilmesinden tam sorumlu olduğu sonucuna varılmakla sübut bulan davanın kabulüne, davalıya tebliğ edilen ihtarname ile davalı taraf temerrüte düşürüldüğünden temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur, her ne kadar davalı taraf davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini iddia etmiş ise de; TTK nın 23/1-c maddesi yollamasıyla somut olayda uygulanması gereken madde TBK nun 223/2 maddesi hükmüdür. Buna göre somut olayımızda araçta gizli ayıp olduğundan ve bu durum sonradan ortaya çıktığından, davacı tarafça da ayıba konu durumun davalıya bildirildiği dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğundan davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresinde yerine getirdiği kanaatine varılmıştır, davanın kabulüne, 130.012,65-TL'nin davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğü tarih olan 04/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kabulüne karar vermiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; davacı taraf tacir olup, yasa gereği bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı taraf aracı satın almadan önce 25.05.2022 tarihinde .... Ekspertiz şirketinin İzmir Bornova şubesinde ekspertiz incelemesi yaptırmıştır, aracın satın alındıktan hemen sonra motor arızası vermesi üzerine ....-.... yetkili servisi .... A.Ş.’ye bırakıldığını, arızanın giderilmesi için 11.06.2022 tarihli fatura ile 7.128,56.-TL ödeme yapıldığını, araçtaki motor arızasının sona ermediğini ve aracı tekrar servise bırakmak zorunda kaldığını, arızanın giderilmesi için servis tarafından gönderilen 07.07.2022 tarihli faturadaki tamirat bedelinin 178.769,26 TL olduğunu, davacı tarafın ticari işlerde ayıp bildirimi için öngörülen ve hak düşürücü nitelikte olan süreler fazlasıyla geçirdiğini, bundan dolayı davacının dava konusu ile ilgili talep hakkı olmadığını, söz konusu davada ayıbın ortaya çıkmasından yaklaşık 2 ay sonra yapılan bir ayıp bildirimi mevcut olduğunu, Yargıtay'ın da kararlarında kabul ettiği üzere 2 ay sonra yapılan bildirim süresinde yapılmadığı kabul edildiğini, davacı taraf 2. el olarak satın aldığı aracın motorunu komple revizyondan geçirmek suretiyle aracı yenilendiğini, arıza motor içerisindeki segmanlardan birinin kırılması sonucu meydana geldiğini, motor aksamında meydana gelen kırılma motorun aşırı zorlanmasından kaynaklandığını, kullanıcı hatası olup olmadığı tartışılmadan hazırlanan rapora itiraz edildiği halde itirazlarımız değerlendirilmeden karar verilmesi usul ve yasaya açıkça aykırı olup, eksik inceleme sonucu karar verilmesi nedeniyle verilen kararın yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; satın alınan aracın gizli ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıp nedeniyle yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafça istinaf edilmiştir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davacının, davalı şirketten .... (Yeni Plaka No:....) plaka sayılı aracı, Bornova 3. Noterliğinin 27.05.2022 tarihli, 15063 yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile 1.800.000,00-TL bedel karşılığında satın almış olduğu, araçta motor arızasının meydana geldiği, davacı tarafça aracın onarım bedeli için yetkili servise ödenen bedellerin tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu araç ikinci el niteliğinde bulunduğundan ve tarafların tacir olması sebebiyle uyuşmazlıkta satım sözleşmesindeki ayıba ilişkin 6098 sayılı TBK'nın 219. vd. maddelerinin uygulanması usul ve yasaya uygundur. İlk derece Mahkemesince; taraf delilleri toplanmış,konusunda uzmn bilirkişilerden rapor ve ek rapor alınmıştır. Bilirkişi raporu ve ek raporunda; dosyada mevcut servis kayıtları ve iş emirlerinin incelenmesi sonucunda aracın periyodik bakımlarının düzenli olarak yapıldığı, aracın 27.05.2022 tarihinde 131.310 km'de iken satın alındığı, 10.06.2022 tarihinde ve 133.504 km'de iken motor arıza şikayeti ve 27.06.2022 tarihinde 134.788 km'de motor ikaz lambasının yanması şikayetleri ile yetkili servise teslim edildiği, meydana gelen arızanın araca uzun bir zaman diliminde kalitesiz yakıt alınmasına bağlı olarak enjektörün dengesiz olarak fazla yakıt püskürtmesi nedeniyle aşırı ısı ile oluştuğu, fazla yakıt ve oluşan aşırı ısı nedeniyle motorda yanma sıcaklığının arttığı, buna bağlı olarak motorda yüksek devir ve güç üretimi nedeniyle yağlamanın yetersiz kaldığı, birinci silindir pistonunun kırılarak davaya konu motor arızasına neden olduğunun anlaşıldığı, davacının toplam 130.012,65-TL onarım bedeline ilişkin maddi zararının oluştuğu, tazminata esas olarak düzenlenen fatura içeriklerinin rayice uygun olduğu, söz konusu ayıbın davacı /alıcı tarafından çıplak gözle ve basit bir inceleme ile yapılacak muayene sonucu ortaya çıkabilecek bir husus olmadığı, bir süre kullanım sonucu ortaya çıkabilecek gizli ayıp niteliği arz ettiği yönününde görüş bildirilmiştir. Araçta gizli ayıp bulunduğu, davacı tarafça da ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresinde yerine getirdiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf talebi haklı değildir. Davalı tarafın ticari satım sözleşmesi kapsamında söz konusu ayıp nedeniyle oluşan zararın giderilmesinden sorumlu olduğu ve sübut bulan davanın kabulüne, davalıya tebliğ edilen ihtarname ile davalı taraf temerrüte düşürüldüğünden temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davaya konu aracın gizli ayıplı olduğu ve ayıbın satış sırasında mevcut olup, davacı tarafça ihbar yükümlülüğünün de zamanında yapılmış olmasına göre kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2024 Tarih ve 2022/1001 E. 2024/17 K.sayılı kararının usul ve yasaya uygun olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından alınması gereken 8.881,16 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 2.220,09 TL'nin mahsubu ile kalan 6.661,07 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren yasal iki haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.