9. Hukuk Dairesi 2018/5769 E. , 2018/13459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacılar, sendika yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmişt
**9. Hukuk Dairesi 2018/5769 E. , 2018/13459 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacılar, sendika yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacılar vekili davacıların ... Çelik Kord A.Ş 'de baştemsilcisi ve temsilcileri olarak görevlerini yürütürken Sendika Genel Yönetim Kurulu'nun 10/02/2017 tarih ve 419 sayılı kararı ile temsilcilik görevlerine son verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, Sendika Genel Yönetim Kurulu kararında kendilerinin 1 yılı aşkın süredir ısrarla ve kasıtlı biçimde şube temsilciler kurulu toplantılarına katılamadığının tespit edilmesi nedeni ile görevden alındıklarını, ancak toplantılara katılamadığının tespit edilmesi nedeni ile görevden alındıklarını, ancak toplantılara katılmamaya ilişkin mazeretlerini Sendika yöneticilerine bildirdiklerini ve Anatüzük uyarınca yazılı veya sözlü olarak uyarılmadıklarını belirterek anılan kararın iptalini, 20/02/2017 tarihinde yapılacak temsilci seçiminin tedbiren durdurulmasını, dava sonuna kadar temsilcilik görevlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; açılan davanın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını asıl yetkili mahkemenin ... ... İş Mahkemelerinin olduğunu bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mahkemece sendika ana tüzüğünün 37. maddesinde belirtilen üst üste iki defa organ toplantılarına katılmayan üye hakkında bir tutanakla durumun yönetim kuruluna bildirilmesi, merkez yönetim kurulunun bu üyeyi yazılı olarak uyarması, tekerrürü halinde ilgili üyenin tüzük hükümleri uyarınca disiplin kuruluna sevkine ilişkin usul ve esaslara uyulmadan davacıların işyeri temsilciliği görevinden alındıkları gerekçesiyle davanın kabulüne davalı sendika yönetim kurulunun 10/02/2017 tarihli 419 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. D) İstinaf: Karara karşı davalı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. E) Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Kararının Özeti: Sendika temsilcilerinin işçi olduğu sendika ile yönetici olmamaları nedeniyle vekalet ilişkisi olmadığından dava açıldığı tarihte yürürlükteki yasal mevzuat çerçevesinde işin görüldüğü yerde de dava açabilecekleri bu nedenle işin görüldüğü yer olan ... İş Mahkemesi’nin yetkili olduğu ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. F)Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. G) Gerekçe: Davalı vekili verdiği cevapta, süresinde yetki itirazında bulunmuş, Mahkemenin yetkisiz olup, ... ... İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuştur. Öncelikle değerlendirilmesi gereken husus, yetkisiz olduğu tartışmasız olan Mahkemenin kararını istinaf yolu ile denetleyecek Bölge Adliye Mahkemesi' nin her iki mahkeme açısından da denetim yetkisinin bulunması halinde Bölge Adliye Mahkemesi' nin yetki hususunu dikkate almadan maddi vaka denetimi yapıp, karar vermesinin yasaya uygun olup, olmadığı, bu hususun usul ekonomisi yada Bölge Adliye Mahkemesi' nin tekrar denetim sonrasında aynı kararı vereceği varsayımı ile yetkisiz mahkemenin kararının bozulmasının gerekip, gerekmediğidir. Bölge Adliye Mahkemesi' nin duruşma yapılmadan karar vereceği halleri belirten HMK. nın 353. maddesinin 3. bendinde " MAHKEMENİN.....ya da YETKİLİ OLMAMASINA RAĞMEN DAVAYA BAKMIŞ BULUNMASI " hali de belirtilmiştir. Bu maddeye göre Bölge Adliye Mahkemesi Mahkemenin görev ve yetkisini gözetmek zorundadır. HMK'daki "Yetki" düzenlemesi tabi hakim ilkesinin sonucudur. Yetkinin gözetilmemesi Kanuna açıkça muhalefet olup, Yargıtay'ın denetim yetkisi/görevi içerisindedir. Somut uyuşmazlıkta yetkili mahkeme hususu değerlendirildiğinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 6/1. maddesi uyarınca, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun'un 14/1. maddesi ise, bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu hükme bağlamıştır. [adres satırı maskelendi] Davacılar işyeri sendika temsilcileri davalı Sendika Genel Yönetim Kurulu kararının iptalini talep etmiştir. 6356 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerekmekte ise de, 6356 sayılı Yasa'nın 79. maddesi şube ya da genel merkez yönetim kurulu kararlarına karşı açılacak davalara ve yetkili mahkemeye ilişkin bir düzenlemeyi içermemektedir. Keza bu yasaların boşluk halinde uygulanmasını emrettiği Türk Medeni Kanunu ile Dernekler Kanunu'nda da konuya hasren yapılan bir düzenleme yoktur. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce 5521 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca işçinin işini yaptığı yerin ... olduğu bu nedenle yetki itirazının yersiz olduğu belirtilmişse de, davanın işçi ve işveren ilişkisinden doğan bir dava olmadığı açıktır. Bu nedenle somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde yetkili mahkemenin 6100 sayılı HMK hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 6/1. maddesine göre yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Davalı Sendika'nın merkezi Kadıköy/... olduğuna göre davada yetkili mahkeme bu hali ile ... ... İş Mahkemeleridir. Mahkemenin yetkisiz olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince ... İş Mahkemesi'nin kararının " Mahkemenin yetkisizliği " nedeni ile bozulması gerekirken işin esası hakkında değerlendirme yapılıp karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. H) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1 uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararının ortadan kaldırılıp dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ise uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 21/06/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Sendika yönetim kurulu kararının iptali istemi ile davalı sendika aleyhine temsilcilik görevi sona erdirilen kişiler tarafından ... 4. İş Mahkemesine açılan davada ilk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, şube temsilciliklerinin ana tüzüğe uygun alınmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen kararın davalı sendika tarafından istinafa başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi “Sendika temsilcileri işçi olup, sendika ile aralarında yönetici olmamaları nedeniyle vekalet ilişkisi olmadığından dava açıldığı tarihte yürürlükte olan yasal mevzuat çerçevesinde işin görüldüğü yerde dava açabilirler, bu bağlamda işin görüldüğü yer olan ... İş Mahkemesinin yetkili olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzeni dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesi ile istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davalı sendika vekili tarafından temyizi üzerine ise çoğunluk görüşü ile “davacılar ile sendika arasında iş ilişkisi bulunmadığı, 5521 sayılı kanunun (7036 sayılı kanun ile kaldırılmış, ancak yetki düzenlemesi korunmuştur) 5. Maddesi uyarınca işin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olmayacağı, 6100 sayılı HMK.’un 6/1 maddesi uyarınca davalı sendikanın yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olacağı, sendikanın merkezinin de Kadıköy/... olması nedeni ile ... ... İş Mahkemelerinin yetkili olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların hızlı bir şekilde sonuçlanması gerekir. Kısaca 6100 sayılı HMK.’un 30. Maddesindeki usul ekonomisi ilkesi burada da dikkate alınmalıdır. Ülkemizde 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren Bölge Adliye(İstinaf) Mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile birlikte, 6100 sayılı HMK.’un İstinaf ve temyiz kuralları yürürlüğe girmiştir. Böylece üç dereceli yargılama sistemine geçilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvurulduğunda, Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi dava ile ilgili hem maddi vakıaları değerlendirir hem de hukukilik denetimi yapar. Kısaca istinaf mahkemesi yerel mahkeme tarafından toplanmamış bir delili toplayabilir, yeniden tanık dinleyebilir veya keşif yapabilir. Bölge Adliye Mahkemesi, dava dosyasında mevcut olan ve topladığı diğer tüm delillerle birlikte hukuki denetim de yaparak istinaf incelemesi neticesinde uyuşmazlık hakkında karar verir. İstinaf incelemesi ile Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi yeniden bir karar verir. Teknik açıdan yerel mahkeme kararının bozulması veya onanması söz konusu değildir. Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresi Bölgesine bağlı ilk derece mahkemelerinin çevresi ile belirlenmiştir. Buna göre ... Bölge Adliye Mahkemesinin yargı alanı içerisinde hem ..., hem de ... ... ilk derece Mahkemeleri bulunmaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinde bulunan ilk derece mahkemelerinden birinde dava açılmış ve aynı bölge içinde başka bir ilk derece mahkemesi yetkili ise istinaf yoluna başvurulduğunda, yeki kamu düzenine ilişkin ise bu hususun Bölge Adliye Mahkemesince nazara alınması gerekir. Nitekim 6100 sayılı HMK.’un 353/1.a.3 maddesinde “Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması halinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği ve bu kararın kesin olduğu belirtilmiştir. Görüldüğü gibi düzenlemede uygun göreceği yer mahkemesine de göndereceği açıkça vurgulanmıştır. Bu düzenleme nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesi yetkili mahkeme konusuna girmeden veya yetkiyi tartışıp esastan inceleme ile maddi vakıa denetimi de yapıp karar vermiş ise, yetkili Bölge Adliye Mahkemesi de olduğundan ve karar yasaya uygun bulunduğundan usul ekonomisi gereği kararın onanması gerekir. Zira sonuçta ... İş Mahkemesi de karar verse, istinafa başvurulduğunda yine maddi vakıa denetimini ... Bölge Adliye Mahkemesi yapacaktır. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi esas yönünden bir denetim yapmış ve karar vermiştir. Aksi durumda yetkisizlik kararı sonrası yetkili mahkemenin kararının tekrar istinafa gelmesi halinde, aynı Bölge Adliye Mahkemesince ikinci kez esastan inceleme yapılmasına neden olunacaktır. Bu usul ekonomisine aykırıdır. Bu nedenle çoğunluğun bozma kararına katılınmamıştır. 21/06/2018