T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/456 - 2026/679 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2026/456 Karar No : 2026/679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İncelenen Kararın Mahkemesi : .... Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi : 15/12/2025 Numarası : 2025/1433 Esas - 2025/1171 Karar Davacı : ... Genel Müdürlüğü Vekili : Av. Davalı : Vekili : Av. Talep : Rücuen Tazminat İstinaf Talep Tarihi : …
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/456 - 2026/679 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2026/456 Karar No : 2026/679 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İncelenen Kararın Mahkemesi : .... Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi : 15/12/2025 Numarası : 2025/1433 Esas - 2025/1171 Karar Davacı : ... Genel Müdürlüğü Vekili : Av. Davalı : Vekili : Av. Talep : Rücuen Tazminat İstinaf Talep Tarihi : 05/01/2026 İstinaf Karar Tarihi : 23/03/2026 Kararın Yazım Tarihi : 23/03/2026 ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/12/2025 tarih ve 2025/1433 Esas - 2025/1171 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:Müvekkili ... Genel Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na uygun olarak hizmet alım ihalesinin yapıldığını ve davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, çalışan işçilerden ...'nin 01/04/1990 ile 30/09/2014 tarihleri arasında ... bünyesinde çalıştığını, çalışma süresince alt işverenler değişse de çalışmasının kesintisiz devam ettiğini, iş akdinin feshedilmesi nedeniyle müvekkili olduğu idare aleyhine .... İş mahkemesinin 2024/647 E. Sayılı dosyası ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, işe başlatmama ve boşta geçen süre alacaklarını talep için dava açtığını, davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkili olduğu idare aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2017/4900 E. sayılı icra dosyasıyla takibe konulduğunu, neticeten icra ve takip dosyasına toplamda 87.787,11 TL ödeme yapıldığını, ihale sözleşmesi ve onun ayrılmaz parçası olan ihale belgelerine göre hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçiler idarenin değil kanunen yüklenicinin işçisi olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu kanundan kaynaklanan bir sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun da sadece işçiye karşı olduğunu, yüklenicilere karşı iç ilişkide böyle bir borç ödeme sorumluluğunun olmadığını, müvekkili olduğu idare ile davalı yüklenici arasındaki iç ilişkinin karşılıklı akdedilen sözleşmelere ve ekleri şartnamelere dayandığını, ilgili hükümler ve sözleşme beraber incelendiğinde, hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak iş akitlerinin sona erdirilmesi veya işe iade alınıp alınmaması gibi hususların değerlendirilmesinin davalı şirkete ait olduğu, davalıların yüklenici şirket olması dolayısıyla idare ve davalı şirketler aleyhine açılan davalarda tüm ödemelerin bu şirketler tarafından yapılması gerektiğini, müvekkil idare ile davalı şirket kanundan doğan müteselsil sorumluluk gereğince işçiye karşı sorumlu iseler de, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası niteliğinde olan teknik şartnamenin ilgili maddesine göre iç ilişkide işçilerin özlük haklarından tamamen davalı şirketlerin sorumluluğunun söz konusu olduğunu ve müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığından TBK’nın 167. Maddesine göre ödediği miktarların tamamını davalı şirketten rücuen talep etme hakkına sahip olduğunu, iddiası ile alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili Belediyenin kamu kurumu olduğunu, tacir sıfatının bulunmadığını, davaya konu alacağın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığından mahkemenin bu davaya bakmakla görevli olmadığını, görevli mahkemenin genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, görev hususunun yargılamanın yer aşamasında resen dikkate alınması gerektiğini, müvekkili Belediye hakkında açılan davanın görev nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: 1-6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-İş bu davaya bakmakla görevli olan mahkemenin aynı yargı çevresinde bulunan MERSİN NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren veya kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili MERSİN NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın re’sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: DAVACI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Yargıtay 23 hukuk Dairesi'nin 15/09/2020 tarih ve 2017/2497 E., 2020/2808 K. Sayılı kararında, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen şiçinin yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işveren işçilik alacaklarından sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmaması hususları dikkate alındığında, davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerektiğine karar verdiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sadece işçiye karşı olduğunu, mahkemenin görevsizlik nedeniyle usulden red kararının yerinde olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun çok açık olduğunu, davacının kuruluş kanunu gereğince tacir sayıldığını, görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini belirterek, Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanında; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, hukuki niteliği itibariyle işçi alacaklarından kaynaklanan rücuen tazminat isteğidir. Davanın, eldeki davanın davalısı Belediye Başkanlığı ve dava dışı işçiyi çalıştıran ... Ltd. ... Ltd. ve ... Ltd. Şirketine karşı açıldığı, davalı belediye aleyhine karşı açılan davanın mahkemenin 2024/381 E. Sayılıl dosyasından tefrik edilerek mahkemenin 2025/1433 esasına kaydedildiği ve davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Somut olayda, dava hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır. Eldeki davada davacı tacir ise de, davalı belediye kamu kurumu olup, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 16. maddesi uyarınca belediye'nin tacir olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nun 2.Maddesi gereğince davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. İlk derece Mahkemesinin görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddi kararı usul ve yasaya uygundur. Davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. Sonuç olarak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-Alınması gereken istinaf karar harcı 732,00 TL olmakla, peşin alınan harç karar ve ilam harcını karşıladığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4.maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/03/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanununa göre elektronik olarak imzalanmıştır.