TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/330 KARAR NO : 2025/1427 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/07/2021 NUMARASI : 2018/285 (E) - 2021/805 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 9/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekte…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/330 KARAR NO : 2025/1427 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/07/2021 NUMARASI : 2018/285 (E) - 2021/805 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 9/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 352,99 TL maddi tazminatın davacı ...'a; 352,99 TL maddi tazminatın davacı ...'a; 352,99 TL maddi tazminatın davacı ...'a; 352,99 TL maddi tazminatın davacı ...'ya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; 6/9/2014 günü meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan ...'nın öldüğünü, ağır yaralanan ...'nın ise kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiğini, ölen ...'nın anne ve babasına tazminat ödenmesi için başvurdukları sigorta şirketi tarafından 21/10/2014 günü gönderilen elektronik postada, ...'nın ölümünden kaynaklanan tazminata ait ibranamenin ıslak imzalı olarak taranıp gönderilmesi ile işlemlerin başlatılacağının ardından da evrakın fiziki olarak gönderilmesinin istendiğinin bildirildiğini, aynı elektronik postada ... mirasçısı ... için 26.414 TL tazminat ödeneceğinin belirtildiğini, durumunun kötüleşmesi nedeniyle hastaneden çıkamayan ...'nın 23/12/2014 günü ölmesiyle, ödenecek 26.414 TL tazminatın terekeye dahil olduğunu; davalı sigorta şirketine de 8/10/2014 günü başvuruda bulunulmasına karşın tazminatın ödenmediğini; bilirkişi raporunda, ...'nın oğlunun ölümü ile öldüğü tarih arasında geçen süre için destekten yoksunluk talep edebileceği belirtilmiş ise de bu davadaki taleplerin, sigorta şirketi tarafından ödenmesi gereken tazminatın ...'nın terekesine dahil olması nedeniyle ödenmesi talebi olduğunu, çünkü 8/10/2014 günü yapılan başvurunun ardından davalının 21/10/2014 günü tazminatı ödeyeceğini belirtiğini, hak sahibinin ise bu tarihten çok sonra 23/12/2014 günü öldüğünü, yani yasal 8 günlük süre içinde tazminatı ödemeyen davalının, yasaya aykırı davranıştan yararlanamayacağını, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken hak kazanan kişilere, ölenin ne kadar süre destek olabileceği bilirkişi tarafından olası yaşam tabloları esas alınarak hesaplandığını, destekten yoksun kalanların belirlenen ortalama ömür süresinden önce ölmeleri halinde hesaplanan ve ilgilisine ödenen tazminatların geri istenmediğini; tüm itirazlarına karşın bilirkişi raporu esas alınarak, terekeye dahil tazminatın ödenmesine ilişkin talebin göz ardı edilerek karar oluşturulduğunu; faiz yönünden de verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Davacılar vekilinin, davacılar lehine ayrı ayrı hükmolunan maddi tazminatlara uygulanan faize ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde:Davacılar ... lehine ayrı ayrı 352.99 TL maddi tazminata hükmolunması, HMK'nin ek 2'nci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarih itibarıyla, aynı Kanun'un 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olduğunun anlaşılması karşısında, davacılar vekilinin, istinaf yoluyla incelenmesine yasal olanak bulunmayan davacılar ... lehine ayrı ayrı hükmolunan maddi tazminatlara ilişkin istinaf dilekçesinin, HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacılar vekilinin reddine karar verilen maddi tazminat taleplerine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesine gelince:Öğretide destek, "bir kimseye fiilen sürekli ve düzenli bir şekilde bakan ve olayların olağan akışına göre ona bu tarzda ilerine bakması kuvvetle tahmin edilen (büyük olasılık olan) kimse o kişinin desteğidir. Destekle ölenin baktığı kişinin, aynı ailenin bireyleri, kan hısmı veya birinin diğerinin mirasçısı olması şart değildir." biçiminde tanımlanmakta; desteğin yardımı da "... Desteğin geçimini sağlama veya geçimine katkıda bulunma yardımı, para verme tarzında olabileceği gibi bir kimseye hizmet görme tarzında da olabilir. Keza bunların dışında bir fayda sağlama da destek olma durumu yaratabilir..." olarak açıklanmaktadır. (Prof. Dr. M. Kemal Oğuzman, Prof. Dr. M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 11'inci bası, 2'nci cilt, sayfa 120) Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı koşullarda yaşayabilmesi için gereksinim duyduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 53'üncü maddesinin, 3'üncü fıkrasına dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.Bilindiği gibi destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, kusur oranları yanında, ölen desteğin geliri ile destek ve destek alacaklısının olası yaşam süresine göre belirlenen destek süresi de, tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Özü itibarıyla varsayımlara dayanan gerçek zararın hesaplanmasında, en doğru sonuca ulaşılması için gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki verilerin esas alınmasının nedeni, tazminatların hesaplama yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesinin ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesi olanağının bulunmaması esasına dayalıdır. Eldeki davada davacılar vekili, 6/9/2014 günü meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'nın öldüğünü, yaralanan adı geçenin annesi ...'nın ise daha sonra yaşamını yitirdiğini belirterek, ...'nın ölünü nedeniyle ...'ya ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsil edilerek, adı geçenin mirasçılarına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyaya eklenen nüfus kaydının incelenmesine, aynı zamanda miras bırakan ...'nın oğlu olan destek ...'nın 6/9/2014 günü, destek alacaklısı ...'nın ise 23/12/2014 günü öldüğü anlaşılmış; hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda ise ölen destek ...'nın şayet yaşıyor olsaydı, 23/12/2014 gününe kadar destek olacağı annesi ...'ya 1.882,59 TL ayıracağı, davacıların miras payı dikkate alındığında her bir davacıya ayrı ayrı 352,99 TL isabet ettiği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, ileriye dönük varsayıma dayalı hesap gerektiren destekten yoksun kalma davalarında, gerçek belli iken, varsayıma dayanılmasına olanak bulunmadığı da gözetildiğinde, destek alacaklısı ... için, destek ...'nın öldüğü 6/9/2014 gününden, adı geçen destek alacaklısının yaşamını yitirdiği 23/12/2014 gününe kadar geçen süre için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin, yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin, davacılar lehine ayrı ayrı hükmolunan maddi tazminat hükümlerine yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi uyarınca reddine, 2-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin, maddi tazminat taleplerinin kısmen reddine ilişkin hükümlere yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 59,30 TL mahsup edilerek, bakiye 556,10 TL istinaf karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacıların istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kabulüne karar verilen maddi tazminat talepleri yönünden HMK'nin 362-a maddesi uyarınca kesin, reddine karar verilen maddi tazminat talepleri yönünden ise HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 9/10/2025