T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/785 Esas KARAR NO : 2026/456 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16/09/2021 NUMARASI : 2016/984 Esas, 2021/675 Karar DAVA:Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/785 Esas KARAR NO : 2026/456 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16/09/2021 NUMARASI : 2016/984 Esas, 2021/675 Karar DAVA:Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin diğer davalıdan kooperatif hissesini noterden devraldığını, bu devir karşılığında da müvekkiline davalı kooperatif tarafından ortaklık cüzdanı verildiğini, bedeli ödenerek satın alınan ve müvekkili adına üyelik kaydı bulunan dairenin müvekkiline teslim edilmediğini belirterek kooperatif üyelik kayıtlarında ... numaralı kooperatif kaydına tekabül eden ve üyelik kaydına göre müvekkilin maliki olduğu dairenin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuda tesciline, bu durumun mümkün olmaması halinde belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL bedelin -daha sonra bahsi geçen dairenin yargılama safahatında belirlenecek değerinin- uğranılan zarar bedelleri toplamı ile birlikte tespit edilen bedelin tamamının davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif tarafından yapılan taşınmazların imara aykırı yapılar olduğundan kısmen yıkıldığını ve tamamı hakkında da ilgili yerel yönetim tarafından yıkımına karar verildiğini, taşınmazların ruhsatsız ve imarsız olması nedeniyle imar kanununa aykırılık taşıdığını, yapılar ekonomik değer ifade etmediğinden davacı lehine tescile hükmedilemeyeceği gibi tazminata da hükmedilemeyeceğini, davacı ve davalı ...’ın hukuken korunan geçerli bir kooperatif üyeliğinin bulunmadığını, davalı tarafından kooperatife üyelik bedeli bakımından herhangi bir ödemede bulunulmadığını, Kooperatif Yasasında vaki eşitlik ilkesi kapsamında davacının diğer kooperatif üyeleri gibi kooperatif aidatı ödemesinin yasal zorunluluk olduğunu, davacı tarafın bu zorunlulukları ihlal ettiğini, bu güne kadar kooperatife herhangi bir ödemede bulunmadığını, kooperatif yöneticilerinin vaki hukuka aykırılıkları bakımından ağır cezada yargılandıklarını, bu suçlamalarla ilgili dönemlerde esasen hiçbir parasal yükümlülük yerine getirilmeden hukuken korunmayacak bir kısım üyeliklerin kurulmak istendiğini ve bu yolla kooperatife zarar verilerek kişisel yarar elde edilmek istendiğini, ancak bu kabil işlemlerin hiç birisinin yasal olmaması nedeniyle hukuken korunamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili açısından huzurda görülen davada pasif husumet yokluğunun söz konusu olduğunu, dava şartı olan husumet yokluğundan davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise, davacı tarafın huzurda görülen davadaki iddialarının kendileri tarafından kabul edilemeyeceğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ilgili maddeleri ve Yargıtay Kararları kapsamında davacının kooperatif ortaklığına ilişkin olarak iddialarının yasal dayanağının bulunup bulunmadığı hususunun Yönetim Kurulu Kararı ve ortaklar defterinin incelenmesiyle mümkün olabileceğini, davacının kooperatif ana sözleşmesinde belirtilen ortaklık için gerekli şartları sağlayıp sağlamadığının tespiti için Kooperatif Ana Sözleşmesinin incelenmesi gerektiğini, 24.07.1998 tarihli Kooperatif Üyelik Hakkı Devir Sözleşmesini kabul etmediklerini, devir sözleşmesinin hukuka uygun olarak düzenlenmediğini, devir bedeli olarak gösterilen 200.000.000,00 TL ile davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalı ... tarafından davaya konu taşınmaza yönelik ödenen 30.04.1998 tarihli makbuzlar toplamı olan 3.500.000.000,00 TL karşılaştırıldığında, 3 ay kadar kısa bir zaman diliminde bir taşınmaz bedelinin bu kadar yüksek meblağda değişmenin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu açıkça gösterdiğini, davacının dava konusu taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğunu belirttiğini, ancak tapu kayıtlarını dosyaya ibraz etmediğini, davaya konu taşınmazın hangisi olduğunu açıklamadan haksız yere ihtiyati tedbir talep ettiğini belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, bunun mümkün olmaması halinde husumetten reddini, bunun da mümkün olmaması halinde davanın esastan reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; toplanan delillerin incelenmesinde, davalı . ...Yapı Kooperatifi Ana Sözleşmesinin ilgili 10. ve 11. maddelerine ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 8. maddesine göre, davacı ...’in kooperatif ortaklığına yazılı başvuru yaptığına ilişkin bir belgenin mevcut olmadığı, kooperatif yönetim kurulu karar defterinde başvurunun kabul veya red edildiğine ilişkin müspet-menfi herhangi bir kaydın görülemediği, davacı ...’in, davalı ...’dan 31/b-7-25 no.lu adresteki 140 m2 daireyi ve ... no.lu kooperatif üyeliğini aldığına ilişkin Kartal 1. Noterliği’nin 24.07.1998 tarih ve ... yevmiye tasdikli devir sözleşmesi tarihini takip eden dönemlerdeki (1999,2000,2001…. yılları) Kooperatif Genel Kurullarına ait Ortaklar Cetveli’nde (Ana Sözleşme 32. md.) adının yer almadığı, ticari defter kayıtlarında adına cari hesap borç-alacak kaydının açılmadığının bilirkişi incelemesinde tespit edildiği, davacı ...’in dilekçesi ekindeki Ortaklık Cüzdanının (Ana Sözleşme 19. md.) ise 13.08.1998 tarihli olup üzerinde kooperatif kaşesinin bulunduğu, ancak iki yönetim kurulu üyesi yerine sadece dönemin başkanı ...’nin imzasının atıldığı, Ana Sözleşmenin Kooperatifin Temsil ve İlzamı başlıklı 46. maddesi kapsamında Kartal Noterliği’nce 20 Ağustos 1996 tarihinde tasdik edildiği görülen 01.07.1996 tarih ve 198 no.lu yönetim kurulu kararının 10. maddesi “…. Kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesi için ilgili işleri yürütmek ve gerekli evrakı imza etmeye yönetim kurulu başkanı ...’nin imzasının bulunması kaydıyla 2. Başkan ... veya muhasip ...’den herhangi birinin kooperatif ünvanı üzerine atacakları iki imza ile temsil ve ilzam edilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.” şekline düzenlendiğinden tek bir yetkili tarafından imzalanmış Ortaklık Senedinin, davacı ...’in kooperatif ortağı kabul edilebilmesi için yeterli şartları taşımadığından davalı kooperatifi bağlamayacağı, sonuç olarak davacı ...’in Kanun ve Ana Sözleşmeye göre kooperatife üyelik kaydının mevcut bulunmadığı, Kooperatif Anasözleşmesinin Ortaklığın Devri başlıklı 17. maddesine göre“Ortaklık, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle suretiyle 10 uncu maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir.” düzenlemesinin davacı tarafından uygulamaya sokularak kooperatife bildirildiğine ilişkin herhangi bir belgenin görülemediği ve kooperatif yönetim kurulu karar defteri vb. kayıtlarında da bu içerikte herhangi bir üyelik işleminin tespit edilemediği, kooperatif yönetim kurulu karar defterinde davalı ...’ın 16.05.1997 tarihinde dava konusu ... no.lu üyelik dahil toplam 11 adet senet ile kabul edildiği, ancak dava konusu 31/b-7-25 parselde inşa edilecek taşınmaz için 3.000.000.000 TL senede isabet eden bir daire üyeliğini, Kartal 1. Noterliği’nin 24.07.1998 tarih ve ... yevmiye tasdikli kooperatif hissesi devir sözleşmesinde 200.000.000 TL bedel ile davacı ...’e devir yaptığına ilişkin işlemin, davalı kooperatife bildirildiğini ortaya koyan bilgi veya belgelerin dava dosyasında ve bilirkişi yerinde incelemesinde görülemediği, Kooperatif yetkili organı (yönetim kurulu) tarafından kabul edilmemiş bir üyelik talebinin geçerliliğinin bulunmadığı, devir işleminin, devreden-devralan her iki taraf arasında geçerli olduğu kabul edilse bile kooperatife karşı ancak yönetim kurulu kararı ile geçerlilik kazanabileceği, üyenin pay devri, yönetim kurulunca kabul edilmemişse kooperatif genel kurulunda itiraz olanağı olduğu, itiraz genel kurulda da reddedilirse kişinin veya ortağın dava açma hakkının mevcut olduğu, dava dosyasındaki belgeler incelendiğinde söz konusu devir işleminin kooperatif yönetim kuruluna yazılı bildirilmesine ilişkin bir belgeye, davacı tarafından takip edilerek genel kurulda yönetim kurulu kararına itiraz yapıldığına ilişkin bir dilekçeye, yönetim kurulu kararına karşı iptal davası açıldığına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, dolayısıyla davacı ve davalı arasındaki noter aracılığıyla yapılan ortaklığın devri sözleşmesi, kooperatif yönetim kuruluna yazılı şekilde bildirilmediğinden ve müspet-menfi yönde işleme alınamadığından davalı kooperatif yönünden geçerliliği bulunmadığı, bu haliyle davacının tapu iptal ve tescil isteminin bu mümkün değil ise dairenin bedelinin kendisine ödenmesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin davalı kooperatifin onay ve tasdiki ile noterlik sözleşmesi evrakına dayanarak diğer davalı ... Çakırdan üyelik hakkının devri yönünde ve üyelik numarası ... e tekabül eden 140 m2 daireyi satın aldığını, satın alınan ve bedeli ödenen dairenin ortaklık devir işlemleri yapılarak müvekkilinin malik sıfatı ile bu yerin ortaklık sıfatını aldığını, davalı kooperatifin ... nolu üyelik kaydına tekabül eden ve yine kooperatif kayıtlarına göre 31/b -7-25 nolu dairenin üyelik hakkının müvekkiline devredildiğine ilişkin yapılan resmi ve geçerli işlemler sonrasında müvekkilinin üyelik kayıtlarının kabul edildiğini ve müvekkiline kooperatifçe alınmış resmi kayıt ve kararlar sonrasında ortaklık cüzdanı verildiğini, bedeli ödenerek satın alınan ve müvekkili adına üyelik kaydının mevcudiyetine rağmen müvekkiline bu dairenin teslim edilmediğini, her ne kadar kooperatif hisse devri şekil şartlarına uyulmadığı belirtilmişse de müvekkilinin kooperatif üyesi olan ...'dan noter huzurunda hisse devrini aldığını ve gereken ödemeyi de yaptığını, adına düzenlenen ortaklık cüzdanını teslim aldığını, şu halde iyi niyetli 3. kişi olan müvekkilinin, basiretli bir iş insanı gibi düşünülerek kooperatifin şekil şartlarını bilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeplerle müvekkilinin tüm iyi niyetiyle kooperatif üyeliğini kazandığını düşündüğünü, haliyle devir işlemi sonrasında davalı ...'ın ihraç edileceğine dair tüm bilgilendirmelerin kendisi tarafından dikkate alınmadığını, bu konu ile ilgili olarak da ne kooperatif yönetimini ne de müvekkilini bilgilendirmediğini, müvekkilinin haksız yere mağdur edildiğini, davanın müvekkilinin delillerle de sabit olduğu üzere ödediği bedelin iadesi veya tapu iptal tescil davası olduğunu, Mahkemece sanki hiç bedel ödenmemişcesine davanın reddedilmesinin müvekkilinin mağduriyetini kat be kat artırdığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil, aksi halde tazminat istemine ilişkindir. Davacı Kartal 1. Noterliğinin 24.07.1998 tarihli ve ... yevmiye numaralı kooperatif üyelik hakkını devir sözleşmesi ile devraldığını ve kooperatif tarafından kendisine ortaklık cüzdanı verildiğini iddia ederek kooperatif üyelik kayıtlarında ... numaralı kooperatif kaydına tekabül eden ve üyelik kaydına göre maliki olduğu dairenin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapuda kendi adına tesciline, bu durumun mümkün olmaması halinde uğranılan zarar bedelleri toplamı ile birlikte dairenin tespit edilen bedelinin tamamının davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 10.11.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davalı ...'in, davalı kooperatifte ihraç edilmiş bir ortak durumunda olduğu ve ancak ödemiş olduğu aidatları geri alma hakkına sahip olabileceği, devreden ...'ın bu ortaklık için ödemiş olduğu miktarın ise 3.000.000.000 TL (yeni 3.000,00 TL) olduğu, külli halefiyet ilkesi gereğince davacının bu paranın ödenmesini isteme hakkının mevcut olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 20.09.2018 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; davalı kooperatifin, üye pay defterini bilirkişilere veya dosyaya sunmadığını, davalı kooperatif vekilinin bununla ilgili dilekçesinde; üye kayıtlarının yer aldığı ayrı bir defterin tutulmadığını, ancak bilgisayar kayıtların tetkikinde üye listelerinin varlığının görüldüğünü, bilirkişilerin doğru olarak belirledikleri gibi davalı ...'ın üyelik yönündeki iddiasının, kooperatifin bir dönem konut yapmayı planladığı İstanbul ili, Maltepe ilçesi, Başıbüyük ... mevkiinde kain 1690 ada, 31 parsel sayılı taşınmaz ile alakalı olduğunu, ancak taşınmazın maliki ile kooperatif arasında haricen satım akdi düzenlenmiş ise de parasal yükümlülükler yerine getirilmediği için Kartal 2. Asliye Hukuk Mah. 2006/277 E.2006/372 K. sayılı kararı ile Yargıtay denetiminden geçilerek kesinleşen kararda müvekkili kooperatifin anılan parsele vaki el atmasının önlenmesine karar verildiğini, söz konusu parasal üzerinde natamam birkaç kaba halde bulunan kaçak yapının ise yerel yönetim tarafından yıkıldığını beyan ettiği, davacının ihracına ilişkin karar veya ihtarnameler ile ayrıca 31 sayılı parsel sayılı taşınmazın Kiptaş'a devredilip devredilmediği hakkında bir bilgi verilmediği gibi belgelerin de dosyaya sunulmadığı, davacı, ihraç işlemi görmüş bir statüde bulunduğundan kooperatifler ise, mevduat toplayan finans kuruluşları olmadığından, talebi halinde ancak, ödenen para olan 3.000,00 TL'nin, son bilançoya göre genel gider payı tenzil edildikten sonra bakiye kalan kısmını kooperatiften talep etmeye hakkı bulunduğu, Kooperatifin 2001 yılı son bilançosuna göre (152) kayıtlı üyesi mevcut olup, toplam 43.700,00 TL toplam genel gider payı olduğu, bu durumda davacı talep ettiği takdirde, davalı kooperatif ten, 3.000,00 X (43.700,00 TL/152) = 2.712.50 TL bedelin iadesini talep edebileceği, davalı kooperatifin ticari defterlerinde, kök üyenin kooperatife 3.000.00 TL ödeme yaptığı kaydının olduğu, bu kaydın kayıtlar üzerinden iptal edilmediği, Kooperatif kayıtları, sahibi aleyhine delil teşkil ettiği dikkate alındığı takdirde davalı kooperatifin, senet bedelinin ödenmediği iddiasının değerlendirilemeyeceği, kök üye tarafından kooperatife 3.000,00 TL ödemenin gerçekleştirilmiş olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 10.06.2019 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunda; davalı kooperatifin 14.04.2017 tarihli dilekçesi ekinde, davalı ...'a gönderdiği ihtarnameler ve alınan yönetim kurulu kararı bulunduğu, Kartal 3. Noterliğinden davalı ...'a gönderilen 08.01.1999/1336 yevmiye sayılı 2 nolu ihtarnamede, kooperatife olan borcun bir ay geciktirmeniz üzerine Kartal 3. Noterliğinden gönderilen (okunamadı) tarih ve (okunamadı) sayılı ihtarnamenin 02.12.1998 tarihinde tebellüğ edildiği halde verilen 10 günlük süre içinde borcun ödenmediği, bir ay içinde 232.495.869 UD tutarı borcun ödenmemesi halinde Kooperatifler Kanununun 16. ve 27.maddesi ve Ana Sözleşme 14/2 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılacağın bildirildiği, tebliğ şerhinin ise sunulmadığı, davalı kooperatif yönetim kurulunun 26.02.1999 tarih 56 sayılı kararıyla, 1. ve 2. ihtarnamelere rağmen borcunu süresinde ödemeyen ...'ın kooperatif ortaklığından ihracına karar verildiği, bu kararın, Kartal 3. Noterliği 28.02.1999/10915 yevmiye sayılı ihtarnameyle davalı ...'a gönderildiği, bu kararın tebliğine ilişkin bir şerhin dosyaya sunulmadığı, sunulan bu belgelere göre davalı kooperatifin, 1 nolu ihtarının olmadığı, ancak 2 nolu ihtarda, 1 nolu ihtarın tarih ve sayısı belirtilerek 02.12.1998 tarihinde tebliğ alındığı, 2 nolu ihtarın ve alınan ihraç kararının, yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğu, her ne kadar 2 nolu ihtarda ve alınan ihraç kararında tebliğ şerhi yoksa da, bugüne kadar alınan ihraç kararının iptali yönünde bir dava da ikame edilmediği nazara alındığında, alınan ihraç kararının yerinde olduğu, bu durumda, kök ve ek rapordaki mütalaalarında bir değişikliğe gidilmesine gerek olmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. 20.02.2020 tarihli yeni heyetten alınan bilirkişi raporunda; davacı ...'in ...Yapı Kooperatifi'nin üyesi olduğu teyid edilemediği, davalı ...'ın ise diğer davalı kooperatifin üyesi olduğu ancak ... nolu üyeliğin ...'e devir işlemlerinin kooperatif yönetim kuruluna yazılı bildirilmediğinden üye olarak muhatap alınan ...'a 30.04.1998 tarihinde verilen 31-b-7-25 parseldeki daire peşin satış belgesinin hem kooperatife temsil ve ilzama yetkili başkan dahil iki yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunmayışı hem de peşin satış gibi üyeler arasında hak ve vecibelerde eşitliği bozacak bir işlem için kooperatifin genel kurullarında alınan bir karar mevcut olmadığından geçerlilik kabiliyeti olmadığı, mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı eski üye ...'ın kooperatif üyeliğinden çıkartılma kararının süreler ve belge içeriği açısından yerinde olduğu, dava konusu tapu iptali ve tescil-alacak konusunun İstanbul ili Maltepe İlçesi Zümrütevler Mahallesi, 1690 ada, 31 No.lu parselin, tamamının maliki olan .... A.Ş. adına kayıtlı iken Maltepe Belediyesi'nin 26.01.2009 tarihli encümen kararına göre 3194 sayılı İmar Kanunu 18. maddesi gereğince imar uygulamasına tabi tutulması sonucunda, 31 parselin fiili ve hukuki varlığını kaybettiği, söz konusu 31 parsel üzerinde davalı kooperatifin şu anda dahil olmak üzere geçmiş tarihlerde her hangi bir mülkiyet hakkı elde ettiği tespit edilemediği, kooperatifin mevcut defter ve belge incelemelerinden davacı ... ve üyeliğini devreden ihraç edilmiş ...'ın 31-b-7-25 parselde inşaası öngörülen daireye ilişkin mali ödeme edimlerini kooperatifte daire sahibi diğer emsal üyeler gibi yerine getirdiğini ispatlayıcı belgeler (senet ödemesine ilişkin kooperatif yetkilisi imzalı-kaşeli nakit tahsilat makbuzu, banka dekontu veya bankadan alınacak nakit ödeme bilgilerini gösterir cari hesap ekstresi vb.), dava dosyasında ve kooperatif arşiv kayıtlarında görülemediğinden, 26.09.1998 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda peşin ve taksitli ödeme yapan üyelerin borcunun döviz bazında eşitlenmesi kararı uyarınca dava konusu ... nodu daireden dolayı noter ihtarnamesi ile tebliğ edilen 21.135,99 USD (Amerikan Doları) borcunu kooperatife nakit ödediği belirlenemeyen ihraç edilmiş üye ...'ın üyeler arası vecibelerde hak ve eşitlik ilkesine göre genel kurul kararı olmaksızın adına tahsis edilen taşınmazdan lehine tapu tescil hakkının doğamayacağı ve dolayısıyla üyesi olduğu kooperatiften de bir maddi tazminat hakkının da doğamayacağı, bu durumun üyeliği devralan davacı ... bakımından da bağlayıcı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 14.08.2020 tarihli yeni heyetten alınan ek bilirkişi raporunda; dava dosyası, tarafların dava dosyasına sundukları mevcut bilgi, belgeler ve kooperatif merkezindeki yerinde incelememizin birlikte değerlendirilmesi neticesinde kök raporun esasına bağlı kalınarak; davacı ...'in S.S. ...Yapı Kooperatifi'nin ortağı olduğunun teyid edilemediği, davalı ...'ın ise davalı kooperatifin ilgili dönemde ortağı olduğu ancak ... no.lu üyeliğinin ...'e hisse devir işlemlerinin kooperatif yönetim kuruluna yazılı bildirilmediği, dolayısıyla kooperatif tarafından muhatap alınan eski ortak ...'ın ortaklıktan çıkartılma kararını içeren noter ihtarnamelerinin kendisine tebliğ edildiğine ilişkin belgenin görülemediği ancak aradan yaklaşık 18 yıl geçmesine karşın genel kurulda veya yargıda herhangi bir itirazı da mevcut olmadığı dikkate alındığında kooperatif uygulaması açısından ihracın gerçekleştiği, Kooperatifin mevcut defter ve belge incelemelerinden davacı ... ve ortaklığını devrettiğini beyan eden ancak kooperatif yönetim kurulu tarafından ihraç edilmiş ...'ın, ... no.lu üyeliğe bağlı 31-b-7-25 parselde inşaası öngörülen daireye ilişkin mali yükümlülüklerini, kooperatifte daire sahibi diğer emsal üyeler gibi nakden ödeyerek yerine getirdiğini ispatlayıcı belgeler(sener ödemesine ilişkin kooperatif yetkilisi imzalı-kaşeli nakit tahsilat makbuzu, banka dekontu veya bankadan alınacak nakit ödeme bilgilerini gösterir cari hesap ekstresi vb.), dava dosyasında ve kooperatif arşiv kayıtlarında görülemediği, borç senedi ödeme vadesine isabet eden 1998 yılı yasal muhasebe defteri ibraz edilmemiş ancak takip eden yılların defterlerinde muhasebe tekniği açısından kayıtların izi sürüldüğünde cari hesaplarda nakden ödemenin gerçekleşmediği, 529 Diğer Sermaye Yedekleri grubu altında yer alan 06 Şüpheli Peşin Ödenen Ortak Taahüdü hesabında davacı ...'la ilgili ... numaraları ile her bir numara için 3.000.000.000 TL halen devam eden tahhüt ve ödenmeyerek kapanmamış şekilde kooperatife borç kaydı bulunduğundan üyeler arası vecibelerde hak ve eşitlik ilkesine göre genel kurul kararı da olmaksızın adına tahsis edilen taşınmazdan lehine tapu tescil hakkının doğamayacağı ve dolayısıyla üyesi olduğu kooperatiften de bir maddi tazminat hakkının da doğamayacağı, bu durumun ortaklığı devralan davacı ... bakımından da bağlayıcı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (KK) 1. maddesinde açıklandığı üzere, kooperatifler; ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla, gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan tüzel kişiliklerdir. Kooperatif ortağı olmada “açık kapı ilkesi” geçerlidir. Ortak olmak için yöneticilerin istekleri değil, objektif şartların gerçekleşmesi yeterlidir. Türk hukukunda kooperatif ortaklığı devir edilebilir. Ancak ortaklık sıfatı, payın devralınması ile otomatik kazanılamaz, devralanın giriş isteminde bulunması, yönetim kurulunun da gerekli incelemeyi yapması ve bu kişinin ortak olabilmek için gerekli şartlara sahip bulunması halinde, anılan kişiyi kooperatife kabul etmesi, aksi halde ise, talebi reddetmesi gerekir. 3476 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik, yönetim kuruluna "devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde" o kişiyi kabul etmesi zorunluluğunu yüklemiştir. Davalı kooperatif anasözleşmesinin 17. maddesinde ortaklığın devri konusu düzenlenmiş olup, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek sureti ile ortaklığın, 10. maddede yazılı ortaklık koşulunu taşıyan kişilere devredilebileceği, yönetim kurulunun bu şekilde ortaklığı devralan şahsı ortaklığa kabulden kaçınamayacağı hüküm altına alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacının veya davacının üyeliği devraldığını iddia ettiği davalının kooperatif üyesi olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Kooperatif ortaklığı, kooperatifi temsile yetkili organların bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi bu konuda açık bir karar olmasa bile kooperatifin ilgili kişi ile bu sıfatla yazışmalar yapması, ilgili adına belge düzenlemesi onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi, konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin vermesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebilir.Davacının kooperatif üyesi olduğunun kabulü halinde de, davacının tapu iptal ve tescil talep edebilmesi için bu hisseye yönelik kooperatife tüm ödemelerini yapmış olduğunu, hiçbir borcu kalmadığını ve diğer bağımsız bölüm sahipleri ile eşit ödemede bulunduğunu ispatlaması gerekir.Somut olayda, davacının yukarıda anlatılan şekilde üyelik kaydına kooperatif kayıtlarında rastlanmadığı, yönetim kurulu tarafından üyelik talebinin kabul edildiğine dair bir kararının bulunmadığı, genel kurula bu konuda her hangi bir itirazda bulunulmadığı, davalı kooperatif tarafından zımni üyeliğin kabul edildiğine dair bir delilin de dosyada bulunmadığı, davacıya verilen ortaklık cüzdanında kooperatif kaşesinin bulunduğu ancak iki yönetim kurulu üyesi yerine sadece dönemin başkanı ...’nin imzasının bulunduğu, bu durumun ana sözleşmenin 19. ve 46. maddelerine aykırılık teşkil ettiği tespit edilmekle davacının davalı kooperatifte üye olduğunun ispatlanamadığı anlaşıldığından mahkemece, davanın reddine karar verilmesi isabetlidir. Kaldı ki, davalı ortağın ihraç edilmesinden sonra bu ihraç kararına karşı herhangi bir iptal davasının açılmadığı, davalı ortağın da davalı kooperatifte üyeliğinin bulunmadığı, kooperatif yönetim kurulu tarafından ihraç edilmiş ...'ın, ... no.lu üyeliğe bağlı 31-b-7-25 parselde inşaası öngörülen daireye ilişkin mali yükümlülüklerini, kooperatifte daire sahibi diğer emsal üyeler gibi nakden ödeyerek yerine getirdiğini ispatlayıcı belgelerin dava dosyasında ve kooperatif arşiv kayıtlarında tespit edilemediği, borç senedi ödeme vadesine isabet eden 1998 yılı yasal muhasebe defterinin ibraz edilmediği, ancak takip eden yılların defterlerinde muhasebe tekniği açısından kayıtların izi sürüldüğünde cari hesaplarda nakden ödemenin gerçekleşmediği, davalı ...'la ilgili ... numaraları ile her bir numara için 3.000.000.000 TL halen devam eden tahhütün ödenmeyerek kapanmamış şekilde kooperatife borç kaydının bulunduğu, bu kapsamda üyeler arası vecibelerde hak ve eşitlik ilkesine göre genel kurul kararı da olmaksızın adına tahsis edilen taşınmazdan lehine tapu tescil hakkının doğamayacağı ve dolayısıyla üyesi olduğu kooperatiften de bir maddi tazminat hakkının doğamayacağı, bu durumun ortaklığı devralan davacı ... bakımından da bu yönüyle de bağlayıcı olacağı dikkate alındığında da mahkemece, her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/984 Esas, 2021/675 Karar sayılı ve 16/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/04/2026