TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/12/2025 NUMARASI : 2025/588 Esas, 2025/943 Karar DAVANIN KONUSU: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) KARAR TARİHİ : 24/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı ol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/511 KARAR NO : 2026/589 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/12/2025 NUMARASI : 2025/588 Esas, 2025/943 Karar DAVANIN KONUSU: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) KARAR TARİHİ : 24/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesi kapsamında davalı tarafa verildiği ve bedelsiz kaldığı iddia edilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili istinaf talebinde özetle; uyuşmazlığın esasen çekin bedelsiz kalıp kalmadığı ve davalının edimini yerine getirip getirmediği hususlarında toplandığı, davanın koruyucu nitelikte bir dava olduğu, giderilebilir nitelikte bir dava şartı olması nedeniyle davacıya süre verilmesi gerektiğini, deliller değerlendirilmeden salt şekli gerekçesiyle davanın reddedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. Uyuşmazlık, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup; davacı iş sahibi, fore kazık imalatının yapılmadığını, işin süresinde ve şartlara uygun olarak teslim edilmediğini, sözleşme kapsamında davalı tarafa verilen çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı ise, husumet itirazında bulunarak, arabuluculuğa başvurmadan davanın açıldığını, çekin sözleşmenin bir ödemesi olarak değil taraflar arasındaki ikili borçtan kaynaklandığını, kambiyo senetlerinde '' soyutluk ilkesinin'' geçerli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın arabuluculuğa başvurulmadan açıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davanın ve uyuşmazlığın niteliği, tarafların sıfatı dikkate alındığında TTK m 5/A, 6325 sayılı HUAK m. 18/A (2), HMK 114/2 ve 115/2 madde hükümlerine göre mahkemece arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karar doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/12/2025 tarih ve 2025/588 Esas, 2025/943 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 24/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.