9. Hukuk Dairesi 2025/9652 E. , 2026/557 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1519 E., 2025/1597 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/326 E., 2022/248 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin ni…
9. Hukuk Dairesi 2025/9652 E. , 2026/557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1519 E., 2025/1597 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/326 E., 2022/248 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun'un) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre iş sözleşmesi son bulmuş olan davacı işçinin açmış olduğu alacak (eda) davasında verilen hükmün temyiz kesinlik sınırını aşacak mahiyette ileriye yönelik etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; hüküm altına alınan ve davalı vekilince temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL’nin altında kalmaktadır. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Kanun'un 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 31.12.2009 tarihinden itibaren taşıma ve yönlendirme görevlisi olarak çalıştığını, son aylık net ücretinin 2.025,00 TL olduğunu, işverenin yol ve yemek yardımında bulunduğunu, iş sözleşmesinin 31.03.2018 tarihinde haklı neden olmaksızın feshedildiğini, bir kısım kıdem tazminatı alacağı ödenmiş ise de bakiye alacağının ödenmediğini, yıllık ücretli izin hakkından eksik yararlandırıldığını, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının karşılığı ücretlerin ödenmediğini, her ne kadar alt işveren Şirket nezdinde çalışmış görülmekteyse de esasen davalı Bakanlığın kendi sigortalı işçileri ile birlikte çalıştığını ancak davalının kadrolu işçilerinin almış oldukları ücret ve sosyal haklardan yararlandırılmadığını, bu nedenle aradaki ücret farkların istenmesinin zaruret olduğunu ileri sürerek bakiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, erzak yardımı, ilave tediye, davalı işçilerinden eksik ödenen ücret, ayımcılık tazminatı ve sosyal hak farkı, teknik şartname ve ihale şartnamesine göre ödenmesi gereken ancak eksik ödenen ücret ve sosyal hakların fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde alt işverene bağlı hasta taşıma personeli olarak çalışmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 23. madde kapsamında kadroya alınma koşullarında yer alan "Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak" şartını karşılamaması sebebiyle davacının kadro dışı bırakıldığını, arabuluculuk görüşmeleri sonrasında 26.042,48 TL kıdem tazminatının 10.09.2018 tarihinde ödendiğini, davacı ile Bakanlık arasında 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kabul edilebilecek bir iş sözleşmesi mevcut olmadığını, Bakanlığın sadece ihale makamı olduğunu, bu sebeple davacının iş sözleşmesinden kaynaklı talep ve alacak haklarının muhatabının yüklenici şirketler olduğunu, davanın asıl işveren konumundaki yüklenici şirketlere yöneltilmesi gerekirken Bakanlığa yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet döküm cetveli, hizmet alım sözleşmeleri, işyeri tescil bilgileri ve tanık anlatımlarından, asıl işveren davalı ... Bakanlığının yardımcı iş niteliğinde olan taşıma işlerinin ihale yolu ile alt işverenlerce üstlenildiği, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğundan söz edilemeyeceği, davacının davalıya ait işyerinde değişen alt işverenler nezdinde ihale kapsamında hasta taşıma ve yönlendirme görevlisi olarak 01.01.2010-31.03.2018 tarihleri arasındaki dönemde 8 yıl 3 ay çalışmış olduğu, fesih tarihindeki brüt ücretinin 2.403,95 TL ve giydirilmiş brüt ücretinin 3.598,27 TL olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı feshedildiğinin davalı işveren tarafça iddia olunmadığı, bir kısım kıdem tazminatı tutarının ödenmiş olduğu anlaşılmakla bakiye alacağının bulunduğu, hizmet alım ihalelerinin teknik ve idari şartnamelerine göre fark ücret alacağı 29.11.2021 tarihli bilirkişi ikinci ek raporun birinci seçeneğinde hesaplandığı, bir kısım yıllık izin formları sunulmakla bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, davacının erzak yardımı aldığına dair delilin sunulmadığı, eşit işlem borcuna aykırılık tazminatı talep şartlarının oluşmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle ilave tediye, ayrımcılık tazminatı, erzak yardımı alacak talepleri reddedilmek suretiyle bakiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ve teknik ve idari şartnamelerine göre fark ücret alacağı taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararının dosya kapsamına ve delil durumuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ücreti tespit edilirken teknik ve idari şartnamelerin dikkate alınmaması ve tüm işçilik alacaklarının eksik hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, b. Davacının ücretinin hükme dayanak alınan bilirkişi ek raporunun 2 ve 3. seçeneğinde tespit edildiği gibi asgari ücretin %20,75 fazlası olduğunun kabulü ve işçilik alacaklarının buna göre hesaplandığı bilirkişi raporunun 3. seçeneği doğrultusunda karar verilmesi gerektiği, c. Davacının yaptığı hasta taşıma ve yönlendirme işinin hastanenin asıl işi olması nedeniyle muvazaanın kabulü gerektiğini, d. Geç ödenen kıdem tazminatına yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, en yüksek mevduat faizi işletilmesi gerektiğini, e. 28.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun muvazaa kabul edilen 3. seçeneği doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı işçinin ücretinin idari ve teknik şartnamelere uygun şekilde belirlenip belirlenmediği ve bakiye kıdem tazminatının hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili, davalı Bakanlığa bağlı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 31.12.2009-31.03.2018 tarihleri arasında taşıma ve yönlendirme görevlisi olarak çalışan müvekkilinin son aylık net ücretinin 2.025,00 TL olduğunu, işverenin ayrıca yemek ve yol yardımında bulunduğunu, ücretin bir kısmının banka hesabına yatırılıp bir kısmının ise elden ödendiğini ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alındığı ifade edilen 28.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun birinci seçeneğinde; davacı işçinin fesih tarihindeki aylık brüt ücretinin 2.403,95 TL ve giydirilmiş brüt ücretinin 3.598,27 TL olduğunun kabul edildiği belirtilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmakta ise de, dosyada bulunan 01.02.2017-31.12.2017 tarihleri arasında geçerli olan hizmet alım sözleşmesi idari şartnamesinde “en az ilkokul mezunu” olan hasta taşıma ve takip işleri elemanının ücretinin brüt asgari ücretin %15 fazlası ve “en az lise mezunu” olan hasta taşıma ve takip işleri elemanının ücretinin brüt asgari ücretin %20,75 fazlası olduğunun belirlendiği ve davacının lise mezunu olduğuna dair diplomasının dosya içerisinde bulunduğu anlaşılmakla, bu durum gözetilerek davacının ücretinin asgari ücretin %20,75 oranında fazlası olduğu kabulüyle yapılan hesaplama seçeneği yerine asgari ücretin %15 fazlası oranına göre yapılan seçeneğe itibar edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Davalı Bakanlık tarafından davacının iş sözleşmesi 31.03.2018 tarihinde çıkış nedeni Kod 40 (işçinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilememesi sebebiyle fesih) olarak bildirilmek suretiyle feshedilmiş olup davacıya 10.09.2018 tarihinde 26.042,48 TL kıdem tazminatı ödemesi yapılmıştır. Dava ve ıslah dilekçeleri incelendiğinde, işlemiş faize ilişkin müddeabih hâline getirilerek harcı yatırılmış bir talep bulunmadığı, dolayısıyla işlemiş faiz alacağı hakkında usulüne uygun şekilde açılan bir dava olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenle davacının bu hususa ilişkin talebi yerinde değildir. Ancak fesih tarihinden sonra kıdem tazminatına ilişkin olarak yapılan kısmi ödemenin avans gibi değerlendirilerek yasal faiz işletilip davacı aleyhine olacak şekilde toplam kıdem tazminatı miktarından mahsup edilmek suretiyle hesaplama yapılması hatalı olduğundan hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davacı Temyizi Yönünden 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.