İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ : 27/02/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas-... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı şirketin yapmakta olduğu 4 blok 99 daireden oluşan sitenin elektrik işlerinin yapılması işinin alacaklı davalı şirkete sözleşme ile verildiğini, ancak davalı şirketin işi daha başında iken b…
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/2011 KARAR NO : 2026/458 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2018 İSTİNAF TALEP TARİHİ : ... İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ : 27/02/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas-... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı şirketin yapmakta olduğu 4 blok 99 daireden oluşan sitenin elektrik işlerinin yapılması işinin alacaklı davalı şirkete sözleşme ile verildiğini, ancak davalı şirketin işi daha başında iken bıraktığını, davalı şirketin vekaleten yetkilisi olan ... ile yapılan anlaşma ile, taraflar arasındaki sözleşmenin aynı şartlar altında yine ...’ın yetkilisi olduğu ... şirketine devredildiğini, ... işi aldıktan sonra hiçbir iş yapmadığını, işlerin devamı için davacının kurduğu bir ekiple başlarında ... ile elektrik işlerini yapmaya başladığını, ancak ... ve ekibinden de randıman alınamadığından kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki yükümlülüklerini zamanında yerine getirebilmek için kurumsal bir firma olan ... adlı firma ile elektrik işleri yapılmak üzere anlaşma yapıldığını ve halen ... firması tarafından elektrik işlerinin yapımına devam edildiğini, alacaklı davalı ... şirketinin bahse konu icra takibine dayanarak karşılığı olmayan faturayı ... tarihinde kesmiş olduğunu, davacı şirket ile takibi yapan şirket yetkilisi ... arasında sözleşmenin ... tarihinde sonlandırıldığını, ... şirketinin ... tarihinden sonra inşaatla hiçbir ilgisinin kalmadığını, davacı şirket ile ... şirketi arasındaki sözleşmenin aynı şartlar ile ... Ve Elektronik şirketine bütün hakları ile devredildiğini, ...'in yetkilisi ...'a, ... adına kesilmiş ... ... seri nolu 32.500,00 TL'lik çek verilerek sözleşmeyi devralan şirkete ilk ödemenin yapıldığını, ...'in çeki aldıntan sonra hiçbir işlem yapmadığını, kendi bünyalerinde taşeron ... ile ... tarihinde malzeme tedarikinin şirkete ait olmak üzere işçiliğin ... tarafından yapılmak üzere anlaşma yapıldığını, bu hususta ...’a ödmeler yapıldığını, ...'ın da işi yapmaması nedeni ile işin yapımı için ... ile sözleşme yapıldığını, davacı şirketin davalı ... şirketine sözleşme gereği 110.500,00 TL ödeme yaptığını, yine davacı şirketin ...’a yaptığı işler için toplam 28.500,00 TL işçilik bedeli ve kullanılan malzemler içinde 67.144 TL ödeme yaptığını ve ... firmasına da toplam 120.000,00 TL ödeme yaptığını belirterek, davalı tarafından haklarında başlatılan, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptali ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirketin davacı şikret aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu dosya nedeniyle vekilin isim ve adresine muttali olunduğunu ancak tebligatın kendisine yapılmadığını, bu durumun tebligat kanuna aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirketin takip dayanağı yaptığı faturadaki tüm hizmet ve malzeme teminini sağladığını, davacıyla ... firması arasında yapılan ... tarihli sözleşme bedelinin 760.000,00 TL olup, davacı tarafından 20.000,00 TL, 23.000,00 TL ve 35.000,00 TL tutarında üç adet çekin verildiği, bunun dışında, sözleşmenin ... firmasına devri sırasında ... tarihinde 32.500,00 TL tutarındaki çekin verildiğini, sözleşmede belirtilen dairenin verilmeyeceğinin belirtilmesi üzerine, sözleşmede kararlaştırılan 760.000,00 TL üzerinden, yapılan işlerin yüzdelik paylarına göre mahsup yapılarak icra takibinin yapıldığını, ... firmasından sonra işi devralan firmaların sözleşmelerindeki yapılacak işler tanımına dahi bakıldığında ...’in şantiyede yaptığı işin ortaya çıkacağını, davalı şirketin yaptığı iş bedeli olan 400.466 TL'nin haklı olarak talep edildiğini, ... firmasının yaptığı işin ortada olup, yapılan iş bedeli olarak 400,466 TL'nin haklı olarak talep edildiğini, belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: "Davalı vekilinin cevap dilekçesinin 5. Sayfasında "... tarihinde 23.000,00 TL değerinde ... nolu ... Bankasına ait çek ve aynı tarihte 35.000,00 TL değerinde ... nolu ... Gıda ... Şti firmasının çekinin ... tarafından ciro edilerek ... firmasının D blok topraklama, A B blok borulama işini tamamlanıp teslim edilmesine istinaden verildiği, ...B blok kablolama ve montaj işinin tamamlanıp teslim edilmesini istinaden devir tarihi olan ... tarihinde 32.500,00 TL değerinde ... nolu ... Bankasına ait çekin ...'a verildiği onun da bu çeki ... firmasına cirolayarak ... firmasına verildiği" ifade edilmiştir. Davalı tarafın bu beyanı göz önüne alındığında, 35.000,00 + 23.00,00 + 32.500,00 TL = 90.500,00 TL'lik ödemenin davacı tarafça yapıldığı iddiasının sabit olduğu, bilirkişi heyetinin raporundaki değerlendirmenin yapılan işler ve davalı alacağının miktarı hususunda dosya kapsamına uygun olduğu ve bu durumda davalının davacıdan ödeme düşüldüğünde 172.744,40 TL alacaklı olduğu, dolayısıyla 400.466,00 - 172.744,40 TL= 227.721,60 TL alacak hakkında yapılan takip açısından davacının davalıya borçlu olmadığı kanaatine varılmış ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ,davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takip konusu edilen 227.721,60 TL alacaktan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir . ," şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır." gerekçesiyle, "1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takip konusu edilen 227.721,60 TL alacaktan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davacının tazminat isteminin reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili ... tarihli istinaf dilekçesinde: Mahkemece, dava öncesi yaptırmış oldukları, Bilirkişi ... tarafından davalı şirketin 2016 yılı itibari ile yapmış olduğu iş bedelinin KDV dahil 142.770,00 TL olduğu, müvekkili şirketin de davalı şirkete 110.500,00 TL ödeme yaptığı, bu şekilde 32.270 TL ortada alacak olduğuna ilişkin raporun göz ardı edildiğini, Bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamaların abartılmış hesaplamalar olup piyasa değerinden çok fazla fiyatlandırıldığını, davalı firma ile davalı firmadan sonra başkaca firmaların, özellikle ... ve ... isimli taşeronlara yapılan ödemelerin bu miktarlarda hesaba katılmadığını, ...'a 67.144,00 TL, ...'e de 120.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler düşüldüğünde ortada hiç alacak kalmadığının aşikar olacağını, bilirkişi raporları hazırlanırken bayındırlık fiyatları hesaplamalarında müteahhit firmanın %25 kar payı düşümü yapılmadan bürüt ücret üzerinden maliyet hesaplaması yapıldığını, Sonuç itibariyle: İlk derece mahkemesince verilen kısmen kabul kısmen ret kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ... tarihli istinaf dilekçesinde: Taraflarca imzalanan ... tarihli iş üstlenme/elektrik işleri taşeronluğu sözleşmesine istinaden, ... şirketinin yapımını üstlendiği işin kesilen fatura bedeli mündericatındaki kalemlerin tamamının yapıldığı, karşı tarafın İlk Derece Mahkemesine sunduğu belgeler, dinlenen tanık beyanları, alınan rapor ve belgeler ile sabit olduğunu, Bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar göz ardı edilerek hatalı ve eksik incelemelere dayalı rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda; kullanılan malzemelerin eksik belirtilmiş ve bedellerinin hatalı hesaplanmış olduğunu, işçilik bedelinin hesaba dahil edilmediğini, kar amaçlı özel hukuk kişisi olan davalı firmanın kar payının da hesaba katılmamış olduğunu, belirterek, Sonuç itibariyle: İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ve haksız ve kötü niyetli olan davacı tarafın aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas: Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. ESASTAN İNCELEME RAPOR SONUCU: Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit isteğidir. Davacı taraf, yapmakta olduğu 4 bloklu toplam 99 dairelik sitenin elektrik kablolarının döşeme ve aydınlatma işinin davalı şirkete verildiğini, daha sonra taraflar arasındaki sözleşmeyi ... .... Ltd. Şti'nin devralarak hukuki ilişkinin devam ettiğini, ancak davalı şirketin sözleşme gereğince bitirmesi gereken işleri tamamlamadığını, bu sebeple davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürmektedir. Davalı taraf ise, işin büyük bir kısmını tamamladığını, bir kısım ödemeleri aldığını, yapılan işin oranına göre gerekli mahsubun yapılarak, davacıdan alamadığı bakiye alacağının tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattığını ileri sürmüştür. Taraflar arasında 4 bloklu binadaki elektrik tesisat, montaj malzeme ve işçilik işleri inşaattaki elektrik işlerinin yapımı hususunda sözleşme düzenlendiği, sözleşme gereğince edimleri yerine getirme yükümlülüğünün ... ... Şti'ne ait olduğu, sözleşmenin seyri sırasında işlerin 3. şahıs ... .. firması tarafından tamamlanması hususunda her iki tarafın da anlaştıkları taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bu şekilde devam ettiği tartışmasızdır . Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesinde, işlerin toplam bedelinin 760.000,00 TL olacağı ve ödeme biçimleri belirtilmiştir. Sözleşme bu haliyle götürü bedelli sözleşmedir. Mahkemece mahallinde keşif yapılmış, tarafların tanıkları dinlenmiş ve alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan işler belirlenmiştir. Davalı tarafından yapılan işler belirlenmekle birlikte, yapılan işlerin değeri 2016 yılı birim fiyatları üzerinden hesaplanmıştır. Davacı tarafından davalıya toplamda 110.500,00 TL (20.000,00 + 23.000,00 + 35.000,00 + 32.500,00) ödeme yapıldığı her iki tarafın ortak beyanlarıyla sabittir. Davalı tarafından eksik bırakılan işlerle ilgili davacının, ... ile yaptığı ... tarihli sözleşme ve ... Aydınlatma ile yapmış olduğu ... tarihli sözleşme örnekleri dosya arasına konulmuştur. TBK'nın götürü bedeli düzenleyen 480. maddesinde:"(1) Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. (2) Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. (3) Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür." Hükmüne yer verilmiştir. "26. Eser sözleşmesi iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. 27. Türk Hukuk Lûgatında da “eser sözleşmesi” kısaca “Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 353). 28. Gelinen aşamada somut olayda taraflar arasında imzalanan, her iki tarafın kabulünde ve ihtilafsız olan ... tarihli eser sözleşmesinin 3. maddesinde işin bedelinin götürü olarak toplam “1.050.000TL+KDV=1.239.000TL” olarak kararlaştırıldığı gözetildiğinde; götürü bedelli sözleşmede yüklenicinin imalat bedelinin hesaplanması yönteminin açıklanmasında fayda vardır. 29. Götürü bedelin kanunda tanımı yapılmamış olup, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve uygulamaları ile doktrinde, götürü bedel, sözleşmede yapılacak işin tamamı için kararlaştırılan toplam bedel olarak ifade edilmektedir. Başka bir anlatımla önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücrete “götürü ücret” denilmektedir. İş bedeli mülga BK’nın 365. maddesi (TBK m. 480) uyarınca bedel götürü olarak belirlenmiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan bedel ile yapmak zorundadır. 30. Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin hakettiği imalat bedeli, “fizikî oran yöntemi” ile başka bir ifadeyle sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalatın eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamına göre fizikî oranı tespit edilerek bulunacak bu oran götürü iş bedeline uygulanmak suretiyle saptanmalı ve bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanmalıdır (Hukuk Genel Kurulunun ...tarihli ve ... E.-... K. sayılı kararı)." ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... tarih ve ... E.-... K.) Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hakedilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir. Somut olayda; yapılacak iş karşılığında davalı yükleniciye 760.000,00 TL olan iş bedelinin 500.000,00 TL'lik kısmı için daire verilmesi, bakiye kısmının ise kademeli şekilde Türk Lirası cinsinden ödenmesi kararlaştırılmıştır. İlerleyen aşamada davacı tarafından daire verilmesinden vazgeçilmiş, davalı tarafça da iş tamamlanmadan bırakılmıştır. Mahkemece, davalı tarafından yapılan işin, işin tamamına oranının belirlenerek, tespit edilen oranın sözleşme bedeline uygulanması suretiyle davalı yüklenicinin yapmış olduğu iş nedeniyle hak ettiği alacağın tespiti, bu alacak miktarından da, yine taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan 110.500,00 TL'nin mahsubu ile davalının davacıdan talep edebileceği miktarın belirlenmesi, buna göre davalının davacıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sözleşmenin (götürü bedelli olduğu göz ardı edilerek) hatalı değerlendirilmesi sonucu eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Sonuç olarak: 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca taraf vekilleri istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a.6 maddesi gereğince, taraf vekilleri İstinaf Başvurusunun Kabulü ile, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde DAVACIYA İADESİNE, 4-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 5-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yatırılan 2.179,19 TL istinaf nispi karar harcının talebi halinde DAVALIYA İADESİNE, 6-İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 7-Taraflarca yapılan istinaf masraflarının kendileri üzerinde bırakılmasına, 8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 9-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4. maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a.6 ve 362/1-g bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır " Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."