9. Hukuk Dairesi 2011/43438 E. , 2013/32146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : 1. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı işçi vekili aracılığı ile davalı rektörlük çalışanı olduğunun tespiti ile aynı şartlarda çalışanlara ödenen fark ücret, ilave tediye, döner sermaye ve ödenmeyen fazla mesai ücret alacağının davalı üniversiteden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı bakanlık yönünden davanın reddine, davalı üniversite yönünden ise kısmen kabulüne ve fazla mesai ücret alacağının tahsilin
**9. Hukuk Dairesi 2011/43438 E. , 2013/32146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : 1. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı işçi vekili aracılığı ile davalı rektörlük çalışanı olduğunun tespiti ile aynı şartlarda çalışanlara ödenen fark ücret, ilave tediye, döner sermaye ve ödenmeyen fazla mesai ücret alacağının davalı üniversiteden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı bakanlık yönünden davanın reddine, davalı üniversite yönünden ise kısmen kabulüne ve fazla mesai ücret alacağının tahsiline karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı asıl ve davalı ... Üniversite vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı yargılama sırasında azlettiği vekili aracılığı ile davalı D.. R..ne bağlı ihale alan çeşitli şirketlerde çalıştığını, ancak Çalışma ve Sosyal Güvenliğine bağlı Çalışma Müfettişlerince yapılan inceleme ve araştırma sonucunda D.. R..nün ihale ettiği işlerin asıl işveren -alt işveren ilişkilerine konu olmayacaklarını tespit edilerek, söz konusu ihalelerin iptal edilmesi ve çalışanların ihaleyi alan taşeron şirketlerin değil de ... Üniversitesi Rektörlük çalışanlarının olduğunun tespitine karar verildiğini, karara itiraz edilmemesi sonucu kararın kesinleştiğini, BÇM raporunda eşit ücret ödenmesi gerektiği, fazla mesai yapıldığının saptandığını belirterek, davalı rektörlük çalışanı olduğunun tespiti ile aynı şartlarda çalışanlara ödenen fark ücret, ilave tediye, döner sermaye ve ödenmeyen fazla mesai ücret alacağının davalı üniversiteden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı bakanlık vekili, davacının muvazaalı çalıştığının kabulünün mümkün olmadığını ve davacının taleplerinin yerinde olmadığını belirtirken, davalı üniversite vekili zamanaşımım itirazı yanında, davacının yapılan ihaleler sonucu ihaleyi kazanan firmalarda çalıştığını ve de iş sözleşmesi ile çalıştığını, kurumun işçinin sayılmasının var olan mevzuat düzenlemelerine göre mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, davacının davalılardan D.. R..nün açtığı ihaleyi alan çeşitli şirketlerde iş sözleşmesi ile çalışan bir işçi olduğu, davalı işyerinde her ne kadar temizlik ihalesini alan şirkette çalışmakta ise de, temizlik işinde değil de hasta bakıcı olarak görevlendirildiği ve bu şekilde sürekli çalıştırıldığı, yapılan şikayet üzerine Çalışma Müfettişlerince yapılan incelemede, davacının temizlik işçisi olduğu halde hastabakıcı olarak çalışması göz önüne alınarak davacının temizlik ihalesini alan şirketin değil de davalı D.. R..nün işçisi olarak sayılması gerektiği tespit edildiği, tespite itirazın olmadığı ve kesinleştiği, temizlik ihalesi ile temizlik işini üstlenen şirkette çalışan işçinin temizlik işinde değil de hastabakıcılık işinde çalışması, yasada düzenlenen asıl işveren-alt işveren uygulamasına ilişkin sınırlamalara aykırılık teşkil edip, bu nedenle davacı işçinin ... Üniversitesi işçisi sayılması gerektiği, davacının çalışma koşulları ve haklarının İş Kanunu kapsamına göre belirlenmesi gerektiği, davacı işçinin üniversite işçisi sayılması, davacının otomatikman aynı kurumda çalışıp davacı ile aynı işi yapan, ancak farklı mevzuata tabi olan işçilerle aynı koşullarda ve ücret şartlarında çalışacağı anlamına gelemeyeceği, 4857 sayılı İş Yasası’nın asıl işveren alt işveren uygulaması kapsamında kamu kurumlarında çalışan alt işveren çalışanlarının otomatikman kamu kurumlarında çalışan diğer kişilerin sahip oldukları haklara sahip olmayacaklarını düzenlendiği, davacının dava edipte talep ettiği haklar bakımından, fazla çalışma ücreti hariç diğer talep haklarının yasal bir dayanağının bulunmadığı ve statü hukukuna dayalı olarak talep edilecek olan hakların, davacının belirtilen statü ve yasal koşullara sahip olmaması nedeni ile talep edemeyeceği, davacının döner sermayeye hak kazanabilmesi ancak döner sermaye ödeme yönetmeliğindeki şartları yerine getirmesi durumunda söz konusu olabileceği, davacının haftalık 19 saat fazla çalışma yaptığı ve ücretinin ödenmediği gerekçesi ile davalı bakanlık yönünden davanın reddine, davalı üniversite yönünden ise kısmen kabulüne ve fazla mesai ücret alacağının tahsiline karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar davacı asıl ve davalı üniversite vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Üniversite vekilinin tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2.İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması hakkındaki kanun ile düzenlenmiştir. Kanun 1. maddesinde Devlet ve ona bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler açıkça belirtilmiştir. Buna göre, İşveren kapsamı yönünden Devlet ve ona bağlı olmak üzere; Genel, Katma ve Özel bütçeli daireler, Döner sermayeli kurumlar, Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirket ve kurumlar ve bunlara bağlı kuruluşlar, Belediyeler ve belediyelere bağlı kuruluşlar, 3460 ve 3659 sayılı Kanun kapsamına giren, sermayesinin tamamı Devlete ait olan veya bu sermeye ile kurulan iktisadi devlet kuruluşları, Yukarda belirtilenlerden olmayan diğer kurum, banka ve ortaklıklar olarak yasada açıkça belirtilmiştir. 3460 sayılı Yasa bugün itibari ile yürürlükte olan bir yasa değildir. 3659 sayılı Yasa ise, banka ve devlet kurumlarında çalışan memurların aylıkları ile ilgili düzenleme getirmiş ve halen yürürlüktedir. Bu yasanın 1. maddesinde, kapsama giren kurumlar daha ayrıntılı açıklanmıştır. Bu kapsamda yukarda belirtilen kurumlarca, sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan kuruluşlar ve bunların aynı nispette iştirakleriyle vücut bulan kurumlar, ticaret ve sanayi odaları ve borsalar veya satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseler de kanun kapsamına alınmıştır. Keza 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ekli cetvellerde sayılmıştır. Bu cetvellerde Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu idareleri, Özel Bütçeli İdareler, Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar ve Sosyal Güvenlik Kurumlarında çalışanların kanun kapsamında olduğunun kabulü gerekir. Sonuç itibari ile 6772 sayılı Yasanın kapsam bakımından, Devlet tarafından yasa ve yasanın verdiği yetki ile idari işlemle kurulan ve kamusal yetki ve ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel kişilikleri ve bunlara bağlı kuruşlarda iş sözleşmesi ile çalışanlara uygulanacağı görülmektedir. Davalı Devlet Üniversitesinin 6772 sayılı Yasa kapsamına giren işveren olduğu açıktır. Davacının başlangıçtan beri üniversite işçisi olduğu saptandığına göre 6772 sayılı Yasa uyarınca davalının zamanaşımı definin de dikkate alınarak ilave tediye alacağının anılan Yasa kapsamında hesaplanması ve hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece bu isteğin reddine karar verilmesi hatalıdır. 3. Yukarda açıklandığı üzere davacının başlangıçtan itibaren davalı üniversite işçisi olduğu kabul edilmiştir. Bu tespite yönelik Bölge Çalışma Müdürlüğü iş müfettişi raporunda davalı işyerinde kadrolu 15 işçi çalıştığı belirtilmiştir. Mahkemece davacının Döner Sermayeden ödenen alacağa hak kazanması için Döner Sermaye Yönetmeliğindeki şartları yerine getirmesi gerektiği, bu şartları yerine getirmesi halinde ödenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, bu yönetmelik şartları incelenememiş, davalı kadrosunda yer alan işçilerin bu alacaktan yararlanıp yararlanmadıkları, başlangıçtan itibaren davalı işçisi sayılan işçinin de kadrolu işçiler gibi bu alacağa hak kazanma şartlarını yerine getirip getirmedikleri araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile anılan alacağın reddine karar verilmesi ayrı bir bozma nedeni yapılmıştır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.