T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/857 KARAR NO : 2026/987 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2024 NUMARASI : 2022/11 E. - 2024/50 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/857 KARAR NO : 2026/987 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2024 NUMARASI : 2022/11 E. - 2024/50 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/01/2024 tarih ve 2022/11 E. - 2024/50 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, yurt içi ve yurt dışı kargo taşımacılığı yapan müvekkili ile davalı arasında taşıma ve cari hesap sözleşmesi bulunduğunu, anılan sözleşme uyarınca davalıya ait kargoların müvekkili tarafından taşınması nedeniyle düzenlenen faturaların davalıya gönderildiğini, ancak kendisine gönderilen bu fatura bedellerini ödemediğinden davalı hakkında 62.956,43-TL tutarındaki taşıma ücretinin tahsili amacı ile Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2021/13506 Esas sayısı ile icra takibi başlatılmış olup davalının borca ve yetkiye itirazı sonrasında takibin durduğunu, anılan bu itirazın zaman kazanmaya yönelik kötü niyetli olduğunu, zira faturaların taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen ücret üzerinden düzenlendiğini ileri sürerek davalının borca ve ferilerine yönelik itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve haksız yere icra takibine itiraz eden davalı şirketin %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkili tacir olmadığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesin'de görülemeyeceğini, davacı ile müvekkili arasında imzalanan formun matbu olup müvekkilinin imzasını taşıyan sözleşmenin içeriğinin sonradan doldurulduğunu, bu itibarla müvekkilinin sözleşme içeriğinden haberinin bulunmadığını, alacağın dolar bazında talep edilmesinin gabin niteliğinde olduğunu, tacir olmayan müvekkilinin enflasyon vs. diğer paranın alım gücünün kaybından sorumlu tutulamayacağını ve böyle bir alacağın ispatının salt sözleşme ve fatura ile ispat edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini ve davacının alacağın %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının açıkça 15/01/2021 - 22/03/2021 tarihleri aralığındaki faturaları takip konusu yaptığı, taraf defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucunda ilgili döneme ait 4 adet fatura toplamı 2.958,15 USD borca karşılık davalı tarafından anılan dönem için toplam 8.395,71 USD ödeme yapıldığının tespit edildiği, takip talebinde gösterilen dönem aralığında olmamakla birlikte takip dayanağı olarak dosyaya sunulan 6 adet faturanın esas alınması halinde dahi bu faturaların toplam bedeli olan 7.710,41 USD'nin 8.395,71 USD tutarındaki tahsilatın altında kaldığı, yapılan tahsilatların hangi faturalara istinaden yapıldığının davacı kayıtlarından anlaşılamadığı, dolayısıyla yapılan tahsilat miktarı herhalde fatura toplamından fazla olduğu ve bu dönemdeki tahsilatın bahse konu 6 adet fatura dışında başka faturalara istinaden yapıldığının davacı tarafından usulüne uygun olarak ispatlanmadığı gerekçeleriyle davanın ve takibin kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, raporlarda davalının borçlu olduğuna kanaat getirilmesine rağmen, davanın reddine karar verilmesinin dayanağının bulunmadığını, bilirkişi heyeti tarafından ticari defterler ve faturaların incelenmesi sonucunda davalının borçlu olduğuna kanaat getirildiğini, rapordaki bu tespitlere rağmen davanın reddine karar verilmesinin çelişkili olduğunu, taşıma işinin müvekkil tarafından yerine getirildiğinin sabit olduğunu, bu durumda davacının borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimini ifa etmesine karşılık davalının borcunu ödememesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, öte yandan kabul etmemekle birlikte tahsilatın hangi faturaya ilişkin olduğunun belirlenmemesi halinin davanın reddi için haklı bir neden oluşturmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali için eldeki dava açılmış, mahkemece davalı tarafça yapılan ödeme toplamının davacı tarafından iddia edilen alacak miktarından fazla olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında taşıma ve cari hesap sözleşmesi bulunduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı şirket bu sözleşmeye dayalı olarak Ankara 5. Genel İcra Dairesinin (12. İcra Dairesi) 2021/13506 sayılı icra takibinde borcun sebebi olarak toplam 6.982,90 USD bedelli 6 adet faturaya dayanmıştır. Anılan faturaların üç adedi taşıma karşılığı düzenlenmişken üç adet fatura ise vade farkından dolayı düzenlenmiştir. Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, anılan faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna karşılık davalının ticari defterlerinde bu faturaların tamamının kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi, davalı kayıtlarında görülen 1 adet faturanın kaydedildiği cari hesabın davacı şirket adına olmadığı gibi, 2021 yılı öncesi devir bakiyelerinin farklı olduğu ve önceki yıllara ilişkin kayıtların incelenmediği yönünde beyanda bulunmuştur. Bilirkişi ayrıca dosya kapsamında davacı tarafından gönderilen faturalara yönelik olarak 8 günlük yasal süresi içinde itiraz edildiğine dair bir bilginin bulunmadığı tespitini de yapmıştır. Davalıya ait emtianın taşıma işinin gerçekleştirildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakla birlikte bu taşıma karşılığında düzenlenen fatura bedeli ve varsa vade farkının ödenip ödenmediği netliğe kavuşturulmamıştır. Şöyle ki, taraflar arasındaki taşıma ve cari hesap sözleşmesi kapsamında davacı tarafından düzenlenen faturalar karşılığında davalı tarafından yapılan bir takım ödemeler mevcut ise de, davalı tarafından yapılan bu ödemelerin hangi taşıma işi sonrasında düzenlenen faturalara ilişkin olduğu tespit edilmeden takip talebinde belirtilen 15/01/2021 - 22.03.2021 tarihleri arasındaki dönem içinde yapılan ödeme esas alınarak davacının düzenlemiş olduğu faturaların ödendiği sonucuna varılmış olup taraflar arasındaki cari ilişki dikkate alındığında bu dönem içinde yapılan ödemelerin mutlak olarak takibe dayanak yapılan faturalara yönelik olduğunu söylemek mümkün değildir. TMK'nın 6. maddesi uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olup somut olayda davacı taşıma işi karşılığında düzenlemiş olduğu faturalara dayanmış ve bu faturalara ilişkin davalı tarafından yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığından, anılan fatura bedelinin ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekmektedir. Öte yandan mahkemece terditli olarak takip talebinde 15/1/2021-22/03/2021 tarihleri arasında düzenlenen faturalara dayanıldığı dolayısı ile bu tarih öncesi düzenlenen faturaların dikkate alınmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmış ise de, davacının bu tarih aralığı itibariyle cari hesap ekstresinde mevcut olup ödenmediğini iddia ettiği toplam 6 adet faturaya dayandığı, dolayısı ile davacının talebinin faturanın düzenlendiği tarihten bağımsız olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki cari ilişki dikkate alınarak, tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi vasıtası ile yapılacak yeni bir inceleme ile davalı tarafından yapılan ödemelerin davacının takibe dayanak yapmış olduğu faturalara ilişkin olup olmadığı açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/01/2024 gün ve 2022/11 E. - 2024/50 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 1.076,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 8-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davacıdan alınan 23.373,39-TL tutarındaki nakit teminatın GERİ VERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/05/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...