T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1138 - 2025/2077 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1138 KARAR NO : 2025/2077 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/02/2024 NUMARASI : 2021/403 Esas - 2024/67 Karar DAVACI : DOĞU MARMARA TASARIM MİMARLIK İNŞAAT…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1138 - 2025/2077 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1138 KARAR NO : 2025/2077 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/02/2024 NUMARASI : 2021/403 Esas - 2024/67 Karar DAVACI : DOĞU MARMARA TASARIM MİMARLIK İNŞAAT METAL DÖKÜM SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR :1- TOFAŞ TÜRK OTOMOBİL FABRİKASI ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... : 2- DOGA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 10/08/2021 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15/02/2021 tarihli fatura ile sıfır km Fiat Doblo 41 ... plakalı aracı satın aldığını, 23/03/2021 tarihinde aracın park halinde iken alev aldığını ve kullanılamaz hale geldiğini, olayda müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, araç içinde müvekkiline ait ve Yükon firmasına ait müvekkilince tahsil edilecek olan ... nolu 60.000,00 TL bedelli çek, DJI marka drone, 3 adet Bosch matkap, 1 adet Bosch taş motoru ve 2 adet kamp sandalyesi bulunduğunu, bu eşyaların da araçta zayi olduğunu, yangın nedeniyle müvekkiline ait depo olarak kullanılan dükkanın da hasar gördüğünü, camlar, 1 ton bez, giriş kapısı, cephe kaplaması, dış aydınlatmalar ve pimaşın da zarar gördüğünü, ayrıca müvekkilinin araç kiralamak zorunda kaldığını beyan ederek; araç bedeli olarak 159.000,00 TL, araç kiralama bedeli 1.000,00 TL, araçta zayi olan eşyalar için 5.000,00 TL ve yangında hasar gören binada yapılan tadilat işlemleri nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere 170.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Tofaş vekili cevap dilekçesinde özetle; yangının üretim kaynaklı olmadığının taraflarınca tespit edildiğini, yangın sorumluluğunu kabul etmedikleri için davaya konu edilen zararlardan sorumlu olmadıklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davanın davalı Tofaş Türk Otomobil Fabrikası AŞ yönünden REDDİNE, 2-159.047,50 TL araç bedelinin davalı Doğa Sigorta AŞ'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 3-37.697,02 TL zayi olan eşya bedelinin davalı Doğa Sigorta AŞ'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 4-24.800,00 TL yangın nedeniyle zarar gören binaya ilişkin tadilat işlemleri bedelinin davalı Doğa Sigorta AŞ'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının araç kiralama bedeline ilişkin isteminin REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında tanzim edilen Bilirkişi raporlarının eksik, hatalı ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, trafiğe yeni çıkmış bir aracın park halindeyken yanışında üretim kaynaklı bir ayıbın mevcudiyetinin daha yüksek bir kabule dayandığının bir gerçek olduğunu, bu hususun irdelenmesi gerekirken, objektif ölçüt ve değerlendirmeden uzak, varılan bu sonucun tamamen hatalı olduğunu, reddedilen alacak kalemlerine ilişkin olarak; verilen kararın kabul edilebilir olmadığını, taraflarınca faturalandırılan 32.992,22 TL'lik araç kiralama bedelinin talep ve dava edildiğini; mahkemece, hiçbir gerekçelendirme yapılmaksızın işbu taleplerinin reddine karar verildiğini, davalı Tofaş Türk Otomobil Fabrikası Anonim Şirketi yönünden verilen husumetten ret kararının ve reddedilen araç kiralama bedeli taleplerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Doga Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığını başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı vekilinin dava açmadan önce davalı şirkete başvurmadığını, meydana gelen olayın davacı tarafın yangına sebebiyet veren eylemlerinden kendilerinden kaynaklı olmasından dolayı davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, 02.08.2022 tarihli bilirkişi raporunun olayın gerçekleşme ve meydana gelme şekline ilişkin olarak teknik anlamda değerlendirildiği ve en açıklayıcı rapor olmasına rağmen mahkeme tarafından dikkate dahi alınmadığını, mahkemenin yargılama sonunda alacak kalemlerine uygulamış olduğu faiz türünün hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Doğa Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen olayın davacı tarafın yangına sebebiyet veren eylemlerinden kendilerinden kaynaklı olmasından dolayı davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, bina tadilat işlemleri yönünden ret kararı verilmesi gerekirken bu masrafların davalı şirkete yükletilmesinin hatalı olduğu ve kaldırılması gerektiğini, mahkemenin yargılama sonunda alacak kalemlerine uygulamış olduğu faiz türünün hatalı olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2024 tarih, 2021/403 Esas - 2024/67 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava kasko sigortasından ve ayıplı araç satışından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın Tofaş Türk Otomobil Fabrikası AŞ yönünden reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı ile davalı sigorta şirketi tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; Davacının 41 DM 311 plaka sayılı aracı dava dışı Efsane Motorlu Araçlar Pet. San. Tic. Ltd. Şti’den 15.02.2021 tarihli fatura karşılığı satın aldığı, aracın davalı Tofaş Türk Otomobil Fabrikası AŞ tarafından ayıplı olarak teslim edildiği, diğer davalı sigorta şirketinin de aracın 15.02.2021-15.02.2022 tarihleri arasındaki “Genişletilmiş Kasko Poliçesi” kapsamında sigortacısı olduğu, anılan aracın 23.03.2021 tarihinde park halindeyken yanmaya başladığı, yapılan müdahalelere rağmen aracın tamamen yanarak pert olduğu, araç içinde bulunan bir kısım eşyanın da yandığı, yine aracın önünde bulunduğu binanın da yangından zarar gördüğü, davacının yangın nedeniyle araç kiralamak zorunda kaldığından, araç bedelinin, zarar gören eşyaların bedelinin, zarar gören binanın tadilat bedelinin ve araç kiralama giderlerinin davalılardan tahsilini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın Tofaş Türk Otomobil Fabrikası AŞ yönünden reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı ile davalı sigorta şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK’nın ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur. 4721 sayılı yasanın 6. maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı yasanın 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Kasko sigortasının kapsamı, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesinde etraflıca düzenlenmiş, A.1.d maddesinde aracın yanması ayrı bir bent halinde ve yanmanın nedenine ilişkin bir koşul öngörülmeden, 1.bentteki koşullardan bağımsız olarak teminat kapsamında olduğu düzenlenmiştir. Teminat dışında kalan zararlar da A.5 maddesinde sayılmıştır. Somut olayda; Davacı davalı Tofaş Türk Otomobil Fabrikası AŞ’nin aracı ayıplı olarak davacıya teslim ettiğini savunmuş ise de; 4721 sayılı yasanın 6. maddesi ile 6100 sayılı yasanın 190. maddeleri gereği aracın ayıplı olduğunu ispat külfeti davacı üzerinde olup, dosya kapsamında alınan raporlarda aracın ayıplı olduğuna dair bir tespit yapılmadığı gibi yangının çıktığı belirtilen aracın arka koltuklarının altında bir elektrik tesisatı da olmadığı da dikkate alındığında davacının aracın ayıplı olduğu, ayıp nedeniyle aracın yandığını dosya kapsamıyla ispat edemediğinden bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetlidir. Kasko sigortasının kapsamı, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesinde etraflıca düzenlenmiş, A.1.d maddesinde aracın yanması ayrı bir bent halinde ve yanmanın nedenine ilişkin bir koşul öngörülmeden, 1. bentteki koşullardan bağımsız olarak teminat kapsamında olduğu düzenlenmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/10390 esas 2014/16848 karar sayılı ilamı) Anılan düzenleme gereği aracın yanması halinde davalı kasko sigortacısının bundan sorumlu olduğu açıktır. Rizikonun teminat dışı kaldığını 6102 sayılı yasanın 1409/2. maddesi gereği davalı sigortacının ispatlaması gerekmekte olup, davalı taraf bu hususu ispat edememiş olup Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi gereği doğrudan zararlardan kasko sigortacısı olan davalı sorumludur. Eldeki olayda aracın yanmasından kaynaklanan araç bedeli, araç içinde yanan eşyalar ve araç yangını nedeniyle hasar gören binadaki tadilatlara ilişkin zararlardan bu kapsamda davalı sigorta şirketi sorumludur. Taraflar arasındaki poliçede ikame araç klozu sadece kısmi hasarlar nedeniyle teminat altına alınmış olup, davacının aracının tamamen yanarak pert olduğu nazara alındığında davacının araç kiralama nedeniyle davalıdan talepte bulunamayacağı anlaşıldığından mahkemece bu alacak talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetlidir. Eldeki davanın “fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik” açıldığı nazara alındığında eldeki davanın kısmi dava niteliğinde olduğu anlaşılmış olup, davalı sigortanın belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar yokluğu yönündeki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Eldeki olayda davacının çalışanlarının itfaiyeye haber verdiği, yangını söndürmek için yangına müdahale edildiğinin dosyaya sunulan belgeler ve tanık beyanlarından anlaşıldığından davalının davacının zararın artmasına sebep olduğu yönündeki istinaf istemleri de yerinde değildir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, tarafların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Tarafların ayrı ayrı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 15.133,70-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 7.583,25-TL'nin mahsubu ile kalan 7.550,45-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-Fazla yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının (1.169,40-TL) talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından davalıya iadesine, 5-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 6-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, 8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*