T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/227 Esas KARAR NO : 2025/1354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2021 NUMARASI : 2018/82 Esas, 2021/683 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/227 Esas KARAR NO : 2025/1354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2021 NUMARASI : 2018/82 Esas, 2021/683 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya eleman temini ve güvenlik hizmeti verdiğini, verilen hizmet karşılığında faturalar düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediği gibi cari hesap mutabakatı düzenlendiğini, davalının Ekim ayı için mutabık olduklarını ikrar eden bir form doldurup kaşeleyip imzaladığını, müvekkilinin cari hesap alacağı nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takip değerinin tamamının zamanında tam ve eksiksiz olarak ödendiğinden bahisle icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının cari hesaba ilişkin hiç bir bilgi ve belge sunmadığını, davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacının iddia ettiği mutabakat formlarının iş bu davada bir öneminin bulunmadığını, bu mutabakat formlarının BA-BS mutabakat formları olduğunu, cari hesap mutabakatı ile ilgili olmadığını, davacının iddiasının aksine faturalara itiraz edildiğini, faturaların iade edildiğini ve cari hesaplara ilişkin mutabakat düzenlenmediğini, dava dosyasından hangi faturaların dava konusu yapıldığı belli olmamakla birlikte Noter İhtarnamesi ile ... nolu 1.499,85 TL bedelli faturanın itiraz ve iade edildiğini, cari hesap doğrultusunda ödenmesi gereken tutarların müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, davacının muavin kaydını dosyaya sunmadığını, muavin kaydından müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığının tespit edileceğini belirterek davanın reddine davacının % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Davacı tarafından düzenlenen 1.499,85 TL tutarlı 13.11.2018 tarih ve ... numaralı faturaya davalı şirket tarafından İstanbul 29. Noterliğinin 27.12.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturanın içeriğine ve faturaya itiraz edip ve davacı şirkete iade etmiş olsa da 2018-11 dönemine ait SGK Bildirgesi ve SGK İşten Ayrılış Bildirgesine göre; çalışanlardan ...’ın davacı şirkette 13.11.2018 tarihine kadar çalıştığı ve bu tarihte işten ayrıldığı, davacı şirketin davalı şirkete güvenlik hizmeti vermiş olduğu 2018/11 dönemine ait ... için davalı şirkete fatura düzenleyebileceği değerlendirilerek davacı ticari defter kayıtları gözetilerek bilirkişi 2. ek raporu göz önüne alındığında da davacının davalı şirketten takip tarihi itibariyle 10.155,57 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin 8.210,00 TL ödeme savunması karşısında banka kayıtları celp edildiğinde ödemelerin davacı şirket hesabına yapılmadığı ve bu nedenle yapılan icra takibine konu alacak miktarı mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak takip çıktısı miktar yönüyle açılan davanın kabulüne İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın % 20 oranında (2.031,11 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasındaki ticari ilişkinin, davacının alt işveren sıfatı ile müvekkiline güvenlik ve temizlik elemanı temin etmesi ve bunun karşılığında temin edilen kişilere ilişkin ücretin müvekkili tarafından davacıya ödenmesinden ibaret olduğunu, davacının, müvekkili şirkette fiilen çalışan işçilerin ücretlerini ödemeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, bu durumu işçilerden öğrenen müvekkilinin davacı ile sözleşmesini feshederek, hukuki sorumluluğu kapsamında olan işçi ödemelerini doğrudan işçilere yaptığını, bu kapsamda müvekkilinden alacağı olduğunu iddia eden davacının sözleşme ihlali yapmadığını ve dilekçede adı geçen işçilerin 2018 yılı Ekim ve kasım ayı maaşlarını ödediğini ispat etmesi gerektiğini, ancak davacının bu hususları ispat edemediğini, ilk derece Mahkemesince uyuşmazlığa ilişkin bu hususlar incelenmeden karar verildiğini, müvekkilinin davacıya cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinafa konu uyuşmazlığın, davacının, taraflar arasındaki güvenlik hizmet sözleşmesinden doğan açık hesap uyarınca fatura alacağının bulunup bulunmadığı, Mahkeme kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 10.155,57 -TL toplam alacak, üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/1 maddesi gereğinçe bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 25/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin dosyaya sunduğu yevmiye defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davalıdan 10.155,57 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin dosyaya incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 8.655,72 TL borcunun bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen 1.499,85 TL tutarlı 13.11.2018 tarihli faturanın davalı şirketin ticari defter kayıtlarında yer almadığı belirtilmiştir. 28/02/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin dosyaya sunduğu yevmiye defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibarıyla davalıdan 10.155,57 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacı ya 8.655,72 TL borcunun bulunduğu, davalı şirketin takip tarihinden sonra 8.210,00 TL ödeme yaptığı ve 445,72 TL bakiye borcu kaldığı, davacı tarafından düzenlenen 1.499,85 TL tutarlı 13.11.2018 tarih ve ... numaralı faturaya davalı şirket tarafından İstanbul 29. Noterliğinin 27.12.2018 tarih ... yevmiye numaralı İhtarname ile faturanın içeriğine ve faturaya itiraz ettiğini ve davacı şirkete iade ettiği, ...'a yapılan ödeme ile ilgili verilen hizmet karşılığı ücretin ödenip ödenmediğinin tespiti için ödeme belgelerinin gerektiği belirtilmiştir. 17/08/2021 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunda özetle; davalı şirkete ait ... Bankası nezdinde bulunan hesap ekstresine göre; davalı şirketin ticari kayıtlarında yer alan ödemelerin banka hesap ekstresinde yer almadığı, dosyaya sunulan 2018-11 dönemine ait SGK Bildirgesi ve SGK İşten Ayrılış Bildirgesi'ne göre çalışanlardan ...'ın davacı şirkette 13.11.2018 tarihine kadar çalıştığı ve bu tarihte işten ayrıldığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 19.11.2018 itibarıyla davalıdan 10.155,57 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacıya 8.655,72 TL borcunun bulunduğu, taraflar arasındaki hesap farkının 1.499,85 TL olduğu, bu farkın davacı tarafından düzenlenen 1.499,85 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, fatura içeriğine davalı şirketin, İstanbul 29. Noterliğinin 27.12.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz ettiği ve davacı şirkete iade ettiği, davacı şirketin, davalı şirkete güvenlik hizmeti verdiği 2018/11 dönemine ait ... için davalı şirkete fatura düzenleyebileceği belirtilmiştir.Dosya kapsamına davacı vekili tarafından toplam KDV hariç 7.162,67 TL bedelli 1 adet BS bildirim mutabakat formu sunulmuştur. Bu mutabakat formunda davalı şirketin kaşe ve imzası bulunmaktadır. Davacı tarafından davalı aleyhine 19.11.2018 tarihinde icra takibine girişilmiş ve 10.155,57 TL açık hesaptan kaynaklı alacağı olduğu iddia edilmiştir. Somut davada ispat yükü davacıdadır. Davacı icra takibine konu açık hesaptan kaynaklı alacağının dava değeri de gözetilerek yazılı deliller ile ispat etmelidir.Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre incelenen taraf şirketlerin defterlerinde, 31.10.2018 tarihi itibarıyla 8.655,72 TL ile herhangi bir fark olmadığı ve birbirlerini teyit ettiği, 19.11.2018 icra takip tarihi itibarıyla davacının defterlerine göre 10.155,57 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre ise takip tarihi itibarıyla ise 8.655,72 TL davacının alacaklı göründüğü tespit edilmiştir.Bilirkişi incelemesi göre aradaki farkın; davacı tarafından düzenlenen 1.499,85 TL tutarlı 13.11.2018 tarih ... numaralı faturadan kaynaklandığı, faturaya davalı tarafından İstanbul 29.Noterliği'nin 27.12.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturanın içeriğine ve faturaya itiraz ve iade etmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin Mahkemeye sunduğu 10.07.2019 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde, 1.499,85 TL tutarlı 13.11.2018 tarihli ... numaralı faturanın ... için verdiği temizlik hizmeti için kesildiği, ...'ın 29.08.2018 tarihinden- 13.11.2018 tarihine kadar davalıya hizmet verdiğini, müvekkili şirket çalışanının Kasım 2018 tarihinde davalıya verdiği 13 günlük hizmet karşılığında anılan faturanın düzenlediği belirtilmiştir.Dosya kapsamına sunulan 17.08.2021 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda, dosyaya sunulan 2018-11 dönemine ait SGK bildirgesi ve SGK işten ayrılış bildirgesine göre, çalışanlardan ...'ın davacı şirkette 13.11.2018 tarihine kadar çalıştığı ve bu tarihte işten ayrıldığı, davacı şirketin davalı şirkete güvenlik hizmeti verdiğini ve 2018/11 dönemine ait ... için davalı şirkete fatura düzenleyebileceği belirtilmiştir. Davalı tarafından bu faturaya ilişkin hizmetin verilmediği iddia edilmemekte, bu faturaya istinaden ödemeden doğrudan işçiye yapıldığı ileri sürülmektedir. Bilirkişi 2. ek raporunda, davalı şirkete ait ...Bankası nezdinde bulunan hesap ekstresine göre, davalı şirketin ticari kayıtlarında yer alan ödemelerin banka hesap ekstrelerinde yer almadığı belirlenmiştir. Davalı tarafından davacının bilgi ve onayı dışında icra takibinden sonra dava dışı bir kısım işçilere ödemede bulunduğunu iddia etmiş ve ödediği bu miktarı davacının açık hesabına borç olarak işlemiştir. Yani davalı, taraf şirketlerin cari hesaplarında 08.11.2018 tarihi itibarıyla 8.655,72 TL uyumlu görünen bu meblağdan davacıya ait personellerin maaşlarını ödediğini iddia ederek 8.210,00 TL ödemeyi davacının açık hesabına borç olarak işleyerek davalı defterlerinde davacının alacağı 445,72 TL olmuştur. Ancak dosya kapsamına göre, davalı tarafın doğrudan işçilere ödeme yapılacağı konusunda taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı gibi davacının da bu yönde açık bir muvafakati bulunmamaktadır. Bu ödemeler davacının defterinde de kayıtlı değildir. Bu nedenle davalının defterinde tek taraflı olarak oluşturulan toplam 8.210,00 TL ödemeye ilişkin kayıtlar davacı aleyhine değerlendirilmemiştir. Sonuç olarak, davacı ile davalı arasındaki hizmet sözleşmesi nedeniyle her iki tarafın da defterlerinin birbirini teyit ettiğinden 8.655,72 TL alacak yönünden davacı alacağını ispat etmiştir. Bununla birlikte davacının kayıtlarında yer alıp da davalının kayıtlarında yer almayan 1.499,85 TL tutarlı 13.11.2018 tarihli ... numaralı faturaya konu hizmetin verildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı vekili, davacının bordrosunda çalıştıkları döneme ilişkin olarak ... için 1.152,00 TL ödendiğini, ödemelerin yan kuruluşu olan başka bir şirketin hesabından yapıldığını ve ödenen bedellerin davacının cari hesabından düşüldüğünü ileri sürmüştür. Yukarıda da açıklandığı üzere, taraflar arasında doğrudan işçilere ödeme yapılacağı konusunda bir anlaşma bulunmadığı gibi hizmetin verilmediğine yönelik de bir iddia da ileri sürülmemiştir. Bununla birlikte, davalının, dava dışı işçilere yaptığını ileri sürdüğü ödemelerin kendi banka kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiş, davacının ticari defterlerinde de kayıtlı değildir. Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının 2018/11 dönemine ait dava dışı işçi için düzenlenen 1.499,85 TL tutarlı 13.11.2018 tarihli ... numaralı fatura bedelini davalıdan talep edebileceği anlaşılmıştır. Bu sebeple, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle10.155,57 TL alacaklı olduğunu ispat edilmiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/82 Esas, 2021/683 Karar sayılı ve 28/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 173,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 441,97 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.23/10/2025 ...