TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/10/2017 NUMARASI : 2014/100 Esas, 2017/824 Karar BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ASIL 2014/100 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; BİRLEŞEN BAKIRKÖY 10.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/94 - 115 EK DOSYASI YÖNÜNDEN; DAVA: İtirazın İptali (Her İki Dava Yönünden) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2830 KARAR NO : 2026/405 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/10/2017 NUMARASI : 2014/100 Esas, 2017/824 Karar BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ASIL 2014/100 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; BİRLEŞEN BAKIRKÖY 10.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/94 - 115 EK DOSYASI YÖNÜNDEN; DAVA: İtirazın İptali (Her İki Dava Yönünden) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, asıl dava yönünden, davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalının itirazından kaynaklı itirazın iptali davası, birleşen dava yönünden, birleşen dava davacısı iş sahibinin geç teslim iddiasından kaynaklı zararın tahsili için başlatılan icra takibine yüklenicinin itirazı sonucu açılan itirazın iptali davası olup, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden davanın reddine dair karar birleşen dava davacısı tarafından istinaf edilmiştir. Asıl davada davacı vekili (birleşen davada davalı), müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ait binalarda asansör imal ederek montajını yaptıklarını, kendileri tarafından üstlenilen işi tamamlayıp teslim ettikleri halde oluşan cari hesap alacağından kaynaklı 32.739-TL'nin ödenmemesi nedeniyle davalı şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın süresinde takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafın itirazının haksız olması nedeniyle iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili (birleşen davada davacı), davacı tarafın kendi edimini yerine getirmediğini, geç teslimden dolayı sözleşme kapsamında tahakkuk eden cezai şartın cari hesaba eklenmesi sonucunda davacı tarafa herhangi bir borçları bulunmadığını, bu nedenlerle asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava yönünden davacı vekili (asıl davada davalı), taraflar arasında 3 adet blok için asansör yapımı hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davalı tarafın süresinde edimini yerine getirmediğini, bu nedenlerle geç teslimden dolayı oluşan 56.901-TL alacağın tahsili amacıyla yapmış oldukları icra takibine davalı tarafın itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava yönünden davalı vekili (asıl davada davacı), davacı tarafın iddia ettiği gibi gecikmenin söz konusu olmadığını, inşaatın ruhsata aykırı yapılması nedeniyle bir dönem mühürlendiğini, mühürlü olan inşaatta herhangi bir faaliyette bulunamadıklarını, bu bağlamda davacı tarafın kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerden dolayı cezai şart talep edemeyeceğini ve bu kapsamda birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, asıl dava yönünden, davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşmeye göre üstlendiği asansör montaj işini tamamlayarak davalı tarafa teslim ettiği, halen dava konusu asansörlerin bulunduğu binaların kullanıldığı, eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafın davalıdan olan alacağının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar kendisi yönünden HMK 222 md gereğince bağlayıcı olduğundan mevcut alacağının 22.284,50-TL olduğu, bu miktar yönünden icra takibinin devamına, ancak alacağın likit olmaması ve yargılama sonucunda belirlenmiş olması nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddine; birleşen dava yönünden, davacı tarafın gecikme nedeniyle cezai şart isteminin ise gecikmenin davalıdan kaynaklanmadığı, asansörlere konu binaların ruhsata aykırı yapılmış olması nedeniyle belli bir dönem mühürlendiği ve halen de bina sahibi olan davacı tarafın eksik bırakmış olduğu işler nedeniyle montaj işleminin yapılamayacağının bilirkişi heyeti tarafından belirlendiği, ayrıca sözleşmeye konu asansörlerin iş sahibi olan davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden teslim alındığı dikkate alınarak TBK 179/2 md göre cezai şart istenemeyeceği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde birleşen davanın yasal dayanağı bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Asıl dava davalısı (birleşen dava davacısı) istinaf dilekçesinde, Mahkemenin 17/11/2015 tarihli bilirkişi raporunu hatalı yorumladığını, esasen bu raporla davalı ... firmasının ...firmasına borcunun bulunmadığı, aksine alacaklı olduğunun sabit olduğu, sözleşme konusu asansörlerin öngörülen sürede teslim edilmemesinin tamamıyla davacı (birleşen davada davalı) ...firmasının kusurundan kaynaklandığının Belediye nezdindeki imar işlem dosyası kayıtları ile de sabit olduğu, davacı (birleşen davada davalı) ...firmasının 14.05.2013 tarihinde ilk kez asansör işletmesi için başvuruda bulunduğu, projeye uygun olmadığı için başvurunun reddedildiği, 13.06.2013 tarihinde Mimari tadilat projesinin onaylandığı ve Yapı Kullanma İzin belgesi (iskan) alındığı, 15.07.2014 tarihinde ...firmasının tekrar asansör işletme ruhsatı için başvurduğu ve bu defa eksik evrak sunmaları sebebi ile taleplerinin reddedildiği, 21.07.2014 tarihinde ...firmasının 3. kez asansör işletme ruhsatı için başvurduğu, yine eksik evrak sebebi ile reddedildiği ve sonrasında da eksik evrakların tamamlanmadığının tespit edildiğinin belediye kayıtları ile de sabit olduğu, Belediyenin o tarihlerde yaptığı denetimde de, asansörlerin çalışamaz vaziyette olduğu ve yeşil etiket almasının da mümkün bulunmadığı tespit edildiği, bu itibarla, davacı (birleşen davada davalı) ...firmasının edimini ifa etmemesinin inşaatın durması ve/veya davalı (birleşen davada davacı) müvekkil firmaya atfedilebilecek bir fiil ile alakası olmadığı, inşaatın mühürlü olduğu için ruhsat alınamadığı yönündeki mahkeme kabulünün hatalı olduğu, müvekkilinin 13.06.2013 tarihli yapı tadil ruhsatı ile tüm inşaat işlemlerini bitirerek 11.11.2013 tarihinde Silivri Belediyesinden iş bitirme tutanaklarını teslim aldığı, dolayısıyla davacı (birleşen davada davalı)nın her halükarda 13.06.2013 tarihinden itibaren inşaatın mühürlü olması sebebi ile ruhsat alamamasının söz konusu olmadığı, sözleşmeye konu asansörlerin iş sahibi olan davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden teslim alındığı şeklindeki kabulün de gerçeği yansıtmadığını, şirket yetkilisi ...'nın, beyanında asansörlerin ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin teslim alındığı şeklinde bir ifadeye yer verilmediği belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava davacısı yüklenici, asıl dava davalısı iş sahibidir. Asıl dava davacısı (birleşen davada davalı), bakiye iş bedeli alacağı için icra takibi başlattıklarını ancak davalı iş sahibinin takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Birleşen dava davacısı (asıl davada davacı), davalı yüklenicinin sözleşme konusu edimi süresinde yerine getirmediğini, bu nedenle oluşan zararın tazmini için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Davalı ... Ltd Şti temsilcisi ... beyanında, asansörlerin konu olduğu binaların kendileri tarafından teslim alındığını ve halen dava dışı şahıslar tarafından binaların kullanıldığını ifade etmiştir. 07/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda, müteahhit firmaya düşen asansör durak kapılarının bulunduğu katlardaki sahanlık aydınlatmaları makine dairesine geçiş yolu aydınlatması, makine dairesi kapılarının, makine motorunun bulunduğu platformlara korkulukların uygun hale getirilip B Bloktan 1,5 metreye kadar yükselen foseptik suyun önlenmesi gibi uyuşmazlıklar giderilmek suretiyle asansör montaj firmasının eksiklikleri gidermesi gerektiği belirtilmiştir. 17/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda, asıl dava yönünden davacı tarafın kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan olan alacağını 21.284,50-TL olarak kaydettiği belirtilmiştir. Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında; Asıl davada davacı vekilinin istinaf talebinde bulunmadığı, asıl davada davalı (birleşen davada davacı) vekilinin ise asıl dava yönünden bir istinafının olmadığı, istinaf talebinin birleşen davadaki taleplerinin reddine yönelik olduğu, ilk derece mahkemesinin birleşen davanın reddine yönelik gerekçesinde iki ayrı hususa yer verdiği, bunlardan birincisinin gecikmenin davalıdan kaynaklanmadığı, asansörlere konu binaların ruhsata aykırı yapılmış olması nedeniyle belli bir dönem mühürlendiği ve halen de bina sahibi olan davacı tarafın eksik bırakmış olduğu işler nedeniyle montaj işleminin yapılamayacağının bilirkişi heyeti tarafından belirlendiği, ikinci gerekçenin ise sözleşmeye konu asansörlerin iş sahibi olan davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden teslim alınması olgusu olduğu, mahkemenin söz konusu gerekçelerinin hukuki olarak yerinde olduğu gibi dosya kapsamıyla da uyumlu bulunduğu anlaşılmakla birleşen dava davacısı (asıl dava davalısı) vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/10/2017 tarih ve 2014/100 Esas, 2017/824 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Birleşen dosyada alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 444,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 287,80 TL istinaf karar harcının birleşen dosya davacısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Birleşen dosyada davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 31/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.