T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/997 KARAR NO : 2026/88 DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesi özetle ; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 285 vd. maddeleri gereğince konkordato talebinin ka…
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/997 KARAR NO : 2026/88 DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesi özetle ; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 285 vd. maddeleri gereğince konkordato talebinin kabulü, öncelikle davacı müvekkili hakkında tensiben 3 ay geçici mühlet kararı ile birlikte İcra ve İflas Kanunun 287. ve 294. Maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi, ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamı ile yargılama sonrasında kesin mühlet kararı verilmesi ve yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davaya müdahale eden bir kısım alacaklılar vekilleri, konkordato koşullarının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. İLK KARAR; Mahkememizin 27.06.2025 tarih ve ----- esas, ---- sayılı kararı ile; her üç davacı yönünden koşulları oluşmayan konkordatonun tasdiki davasının reddine, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün---- sicil numarası ile kayıtlı ---- ve ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün-----sicil numarasında kayıtlı----- borca batık olmaları nedeniyle İFLASLARINA, İflasın 27/06/2025 Tarih ve Saat 15.02 itibariyle açılmalarına, Her iki şirket yönünden iflas tasfiyesinin adi tasfiye usulüne göre yapılmasına, Mahkememizce verilen tüm tedbir kararlarının kaldırılmasına, Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, Kararın ilanına, İlgili yerlere müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF KALDIRMA KARARI ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesinin 09.10.2025 tarih ve -----sayılı kararı ile;" İİK'nın 292. maddesinde; İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. '' hükmü yer almaktadır. Anılan maddenin d bendine göre; borca batık olduğu anlaşılan bir sermeye şirketi veya kooperatif konkordato talebinden feragat ederse borca batık durumda olup olmadığının mahkemece re'sen incelenmesi gerekir. Yargıtay ----- Sayılı ilamı;"İİK’nın 292/1-d maddesi uyarınca iflas kararı verilebilmesi için talep eden şirketin borca batık olması gereklidir. Borca batıklık, 6102 sayılı TTK’nın 377. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerine ve İİK’nın 299. maddesi uyarınca alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tespit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlenmelidir. İflas kamu düzenine ilişkin olduğundan..." Yargıtay -----Sayılı ilamı; "...borca batıklık, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir." Yargıtay-----Sayılı ilamı; "...İlk derece mahkemesince konkordato talep edenin geçici mühlet kararı verildikten sonra konkordatonun başarıya ulaşamayacağı gerekçesiyle konkordato isteminin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf yoluna talep eden borçlunun başvurduğu, konkordato kurumunun kamu düzeni ile ilgili olmadığı, bu nedenle istinaf eden borçlu şirket aleyhine iflas kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişse de; konkordato sonucunda borca batık olan bir şirketin iflasına karar verilmesi kamu düzeni ile ilgili olduğundan talep eden şirketin rayiç değerlere göre borca batıklık durumunun devamı halinde İİK 288/1 yollamasıyla İİK 292/1-b maddeleri gereğince iflasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, re'sen bozmayı gerektirmiştir." Yargıtay ----- Sayılı ilamı; "...Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, talep sonrası gelişmeler değerlendirmeye tabi tutulabilir. Konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu kabulden hareketle talepten sonra şirketin malvarlığı ile ilgili lehe ve aleyhe olan gelişmelerin değerlendirilmesi gerekir. Buna göre her ne kadar bozma öncesinde alınan raporlarına göre davacı şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olduğu tespiti yapılmış ise de az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafça bozma ilamı sonrasında süreç içerisinde şirketin borca batıklıktan kurtulduğu ileri sürüldüğüne göre mahkemece bozma sonrasında yeniden borca batıklık incelemesi yapılması bozma ilamına içeriğine aykırı olmayacağı gibi kazanılmış haklara müdahale niteliği de taşımayacaktır. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde mahkemece yeniden bilirkişi raporu aldırılarak davacı şirketin güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." Yargıtay -----Sayılı ilamı; "...Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir. Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılmsı vs. gibi durumların da nazara alınması, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerekmektedir. ... borca batıklığın tespitinde İİK’nın 376. maddesi uyarınca borçlu malvarlığının rayiç değerlerinin dikkate alınması gerekirken, yalnızca şirket hesap ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonuçları ile yetinilmesi de doğru olmamıştır." 19/06/2025 tarihli konkordato komiser heyeti nihai raporunda özetle; a------ şirketinin 31.03.2025 tarihi itibariyle rayiç öz varlıklarının toplamının (-) 296.987.535,44 TL olduğu, şirketin 31.03.2025 tarihi itibariyle (-) 7.725.493,19 TL faaliyet zararı ve (-) 27.910.380,60 TL dönem zararı raporladığı, şirketin konkordato projesinde yer verdiği kaynakların tamamının sağlanabileceği kabul edilse dahi bu kaynakların borçların anaparasını ödemeye yetmemesi, şirkete ait çeklerin önemli bir bölümünün şirket ortağı ve yetkilisi ---- keşide edilmiş olması, ---- şirketine banka havaleleriyle aktarılan paralar nedeniyle ilgili şirketten 102.213.927,55 TL alacak oluşması, şirketin 31/03/2025 tarihi itibariyle (-) 7.725.493,19 TL faaliyet zararı ve (-) 27.910.380,60 TL dönem zararı raporlaması, şirketin kârlılık hedeflerinin gerçeklikten uzak olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, şirketin konkordato kurumundan beklenen faydayı sağlamasına imkan bulunmadığı, Sayın Mahkemenizce, rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu tespit edilen---- şirketinin iflasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılması halinde, İİK m.308, f.2 uyarınca iflas tasfiyesini adi tasfiye usulüne göre yürütülmesine karar verilebileceği, b------ yönünden: ----- şirketinin 31.03.2025 tarihi itibariyle rayiç öz varlıklarının toplamının (-) 214.290.842,40 TL olduğu, ------ şirketinin 31.03.2025 tarihi itibariyle faaliyetlerinden (-) 10.571.748,43 TL zarar raporladığı, Şirketin konkordato projesinde yer verdiği kaynakların tamamının sağlanabileceği kabul edilse dahi bu kaynakların borçların anaparasını ödemeye yetmemesi, şirketin sermaye artışından 99.950.000,00 TL kaynak sağlanmasına yönelik hedefinin hiçbir temelinin bulunmaması, şirketin 31/03/2025 tarihi itibariyle faaliyetlerinden (-) 10.571.74843 TL zarar raporlaması, şirketin işletmiş olduğu hastanenin cari giderlerini dahi ödeyememesi, faaliyetlerinden zarar eden ve cari işletme giderlerini ödeyemeyen 58.986.551 TL kâr hedefinin gerçekçi olmaması, şirketin kamuya olan yükümlüklerini yerine getirmemesi, konkordato projesi hazırlanırken aval olarak sorumlu olunan çeklerin nazara alınmaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, şirketin konkordato kurumundan beklenen faydayı sağlamasına imkan bulunmadığı, Sayın Mahkemenizce, rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu tespit edilen----- şirketinin iflasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılması halinde, İİK m.308, f.2 uyarınca iflas tasfiyesinin adi tasfiye usulüne göre yürütülmesine karar verilebileceği, c----- yönünden: ----- konkordato projesinin başarısının tamamıyla borçlu şirketlerin konkordato projelerinin başarısına bağlı olduğu, borçlu şirketlerin konkordatoyu başarıya ulaştırması mümkün olmadığına göre-----yönünden de konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Konkordato komiser heyeti nihai raporunda, ----- konkordato projesinin başarısının tamamıyla borçlu şirketlerin konkordato projelerinin başarısına bağlı olduğu, borçlu şirketlerin konkordatoyu başarıya ulaştırması mümkün olmadığına göre, ----- yönünden de konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince gerçek kişi açısından konkordato talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Konkordato komiser heyeti nihai raporunda, ----- şirketinin konkordato projesinde yer verdiği kaynakların tamamının sağlanabileceği kabul edilse dahi bu kaynakların borçların anaparasını ödemeye yetmemesi, şirkete ait çeklerin önemli bir bölümünün şirket ortağı ve yetkilisi ---- keşide edilmiş olması,---- Grup şirketine banka havaleleriyle aktarılan paralar nedeniyle ilgili şirketten 102.213.927,55 TL alacak oluşması, şirketin 31/03/2025 tarihi itibariyle (-) 7.725.493,19 TL faaliyet zararı ve (-) 27.910.380,60 TL dönem zararı raporlaması, şirketin kârlılık hedeflerinin gerçeklikten uzak olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince bu şirket açısından konkordato talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Komiser raporunda ------ şirketinin 31.03.2025 tarihi itibariyle rayiç öz varlıklarının toplamının (-) 296.987.535,44 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosyaya istinaf dilekçesi ekinde sunulan yeminli mali müşavir bilirkişi raporuna göre ----- varlığının (+)89.154.246,22 TL olarak hesaplandığı, dosyadaki komiser raporuna dayanak alınan gayrimenkul değerleme raporunda, eksper raporuna ve piyasa araştırmalarına göre ----- hastane binası ve arsanın değerinin 398.956.541,80 TL olarak hesaplandığı, ----- eksper raporuna göre 407.000.000,00 TL olarak hesaplandığı, dosyaya istinaf dilekçesi ekinde sunulan gayrimenkul değerleme uzmanının yerinde yaptığı tespitlere göre ise 500.000.000,00 TL olarak hesaplandığı, ---- tarafından keşide edilen ve komiser raporunda borçlara dahil edilen çeklerin teminat çeki olduğu ve lehtarları tarafından ---- iade edildiği, bu iade edilen çek bedellerinin 305.103.780,00 TL olduğu ileri sürülerek istinaf dilekçesi ekinde çek numaralarının dosyaya sunulduğu görülmekle konkordato talep eden bu davacının ileri sürdüğü istinaf sebepleri komiser tarafından tespit edilen borca batıklık durum tespitinin neticesine tesir edecek düzeyde bulunduğundan konkordato talep eden bu davacının istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Komiser raporunda ---- şirketinin 31.03.2025 tarihi itibariyle rayiç öz varlıklarının toplamının (-) 214.290.842,40 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosyaya istinaf dilekçesi ekinde sunulan yeminli mali müşavir bilirkişi raporuna göre ---- şirketinin öz varlığının (+)225.019.977,62 TL olarak hesaplandığı, dosyada komiser raporuna dayanak alınan sağlık yönetimi uzmanı raporunda, hastane ruhsatının 45.000.000,00 TL ve tıbbi cihaz bedelinin 25.007.710,00 TL olarak hesaplandığı, dosyaya istinaf dilekçesi ekinde sunulan sağlık yönetimi uzmanının yerinde yaptığı tespitlere göre ise hastane ruhsatının 159.900.000,00 TL ve tıbbi cihaz bedelinin 35.000.000,00 TL olarak hesaplandığı, ----- şirketi tarafından keşide edilen ve komiser raporunda borçlara dahil edilen çeklerin teminat çeki olduğu ve lehtarları tarafından ----- şirketine iade edildiği, bu iade edilen çek bedellerinin 3.936.000,00 TL olduğu görülmekle konkordato talep eden bu davacının ileri sürdüğü istinaf sebepleri komiser tarafından tespit edilen borca batıklık durum tespitinin neticesine tesir edecek düzeyde bulunduğundan konkordato talep eden bu davacının istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Öte yandan mahkemece, nakit alım tablolarının sunulması için duruşma tarihine kadar talep edenlere süre verildiği, ancak komiser raporunun bu tablolar incelenmeden hazırlandığı anlaşılmıştır. Yine ------ Vergi Dairesinin 04/07/2025 tarihli cevabi yazısına göre, kondordato talep eden gerçek şahsın bilanço usulüne göre defter tuttuğu bildirildiğinden bu kişinin tacir olduğu anlaşılmakla İİK 292/1.b maddesine bağlanan sonuçların karar yerinde tartışılmaması ile konkordato sonucunda borca batık olan tacirin iflasına karar verilmesi kamu düzeni ile ilgili olduğundan bu hususun da kararda değerlendirilmemesi yerinde olmamıştır. Konkordato talep eden----- şirketi, istinaf aşamasında konkordato talebinden feragat etmiştir. İİK 292/1.d bendine göre; borca batık olduğu anlaşılan bir sermeye şirketi konkordato talebinden feragat ederse borca batık durumda olup olmadığının mahkemece re'sen incelenmesi gerekecektir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda değinilen Yargıtay ilamlarında belirlenen şartlara uygun olarak şirketlerin gerçek ve fiili durumunu gösterecek şekilde şirketin rayiç değerlerine göre borca batık olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi yerinde olmamıştır. Davacıların komiser raporuna karşı ayrıntılı itiraz dilekçesi sundukları, bu itirazlarını duruşmada yeniden ayrıntılı şekilde dile getirdikleri görülmekle kendilerine yeterli süre verilmediği, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği yönündeki istinaf sebepleri ile sair ileri sürdükleri istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. İİK'nun 287. maddesinde yer alan düzenleme emredici nitelikte olup 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunun tespiti halinde geçici mühlet kararının verileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle İİK'nun 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunun tespit edilmesi halinde geçici mühlet ile birlikte borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alınması yönünde karar verilmesi, İİK'nun 286. maddesindeki belgelerin eksik sunulmuş olması halinde tamamlanması için İİK'nun 287/2 maddesi uyarınca süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden müdahil vekilinin sunulması zorunlu belgeler ile nakit akım tablosunun sunulmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İİK'nın 287/5 fıkrası delaletiyle İİK'nın 292. maddesinin son fıkrası gereğince, mahkemece konkordato talep eden şirketlerin yetkilisi karar verilmeden önce duruşmaya davet edilip beyanları alındığından müdahil vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Ayrıca konkordato talep eden şirketlerin alacaklarının ve borçlarının gerçek olup olmadığının detaylıca araştırılmadığı, finansman giderlerinin ve bilançoların bilinçli şekilde artırıldığı, ------ şirketinin aval olarak verdiği çeklerin hangi ticari ilişkiye istinaden verildiği, gerçek bir ticari ilişki neticesinde verilip verilmediği gibi ciddi itirazları ve istinaf sebepleri yerinde görülmekle mahkemece bu konularda komiser heyetinden rapor alınması, gerektiğinde bu hususların şirketlerin merkezlerinde, ticari kayıtlarında ve yerinde fiili olarak yapılacak detaylı araştırmalarla aydınlığa kavuşturulması sağlanarak müdahil alacaklı vekilinin davacıların kötü niyetli oldukları yönündeki itirazlarının mahkemece açıklığa kavuşturulması gerekirken bu hususların etraflıca irdelenmemesi yerinde olmamıştır" denilmek suretiyle mahkememiz kararının iadesine karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle gerçek kişi tacir davacı ile tüzel kişi davacılar tarafından açılan iş bu dava konkordatonun tasdikine karar verilmesi isteğine ilişkindir. Davacılardan --- hakkındaki dava, mahkememizin iş bu dava dosyasından tefrik edilerek, mahkememizin----- esas numarasına kaydı yapılmıştır. Davacılar vekili Mahkememizin 29.01.2026 tarihli duruşmadaki imzalı beyanı ile; açmış bulundukları, iş bu davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davacılar Avukatı tarafından dava dosyasına sunulu bulunan vekaletnamelerin incelenmesinde HMK.nun 74 madde hükümlerinde belirtildiği üzere özel yetkinin bulunduğu belirlenmiştir. İİK 292/1.d bendine göre; borca batık olduğu anlaşılan bir sermeye şirketi konkordato talebinden feragat ederse borca batık durumda olup olmadığının mahkemece re'sen incelenmesi gerekmiştir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda sunulan son ve ek raporda; Davacılardan ----- 30.09.2025 önceleme dönemi itibariyle teknik bilirkişi tespitleri doğrultusunda belirlenen rayiç değerlere göre öz varlığının 330.299.237,08 TL pozitif seviyede olduğu, diğer bir ifade ile borca batık durumda olmadığı, Davacılardan------ İflas kararına esas alınan 31.03.2025 dönemi itibariyle ile teknik bilirkişi tespitleri doğrultusunda belirlenen rayiç değerlere göre öz varlığının 105.250.181,58 TL pozitif seviyede olduğu, diğer bir ifade ile borca batık durumda olmadığı, belirlenmiştir. HMK.nun 307 nci madde hükümleri gereği, feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK.nun 309 ncı madde hükmü gereği, feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sonrasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat ve kabul, kesin hüküm ( md 303 ) gibi hukuki sonuç doğurur. Bu itibarla davacılar vekilinin vaki feragatleri nedeniyle davacı şirketlerin rayiç değerlere göre borca batık olmadıkları bilirkişi raporu ile belirlendiğinden, davacılardan ---- tarafından açılan davanın feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ----- yönünden açılan davanın tefriki ile yeni bir esasına kaydedilmesine, 2-Davacı ------ tarafından açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, Mahkememizin 27.06.2025 Tarihli kararı ile iş bu dava nedeniyle mahkememizce verilen tüm tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verildiği ve mahkememizce verilen kararın ---- BAM -----Hukuk Dairesinin -----Sayılı ilamı ile kaldırılmasından sonra mahkememizce yeniden tedbir kararı verilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Kararın ilanına, 4-İlgili yerlere yazı yazılmasına, 5-Mahkememizce 27.06.2025 tarihinde davacı şirketlerin iflasına ilişkin verilen karar üzerine iflas dairesince uygulanan tüm tedbirlerin ve iflas şerhinin kaldırılmasına, 6-Kararın ilanına, 7-İlgili yerlere hemen müzekkere yazılmasına, 8-HARÇLAR Alınması gereken 732,00 TL x 2 = 1.464.00 TL harçtan 1.230,80 TL'si dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan geriye kalan 233.20 TL karar harcının davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 9-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.