T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1726 Esas KARAR NO : 2025/1751 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 03/10/2025 NUMARASI : 2023/209 Esas, 2025/715 Karar DAVANIN KONUSU: İSTİRDAT (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1726 Esas KARAR NO : 2025/1751 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 03/10/2025 NUMARASI : 2023/209 Esas, 2025/715 Karar DAVANIN KONUSU: İSTİRDAT (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 24 saat esaslı koruyucu özel güvenlik hizmetleri taahhüt sözleşmesi uyarınca, davalının kendisinin istihdam edeceği özel güvenlik görevlileri ile güvenlik hizmetini vermeyi; müvekkilinin ise bunun karşılığında belirlenen hizmet bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı şekilde müvekkiline "personel ihbar tazminatı karşılığı (9 kişi)" içerikli fatura kestiğini, müvekkilinin ise faturayı iade ettiğini, buna rağmen davalının 45.310,23 TL tutarındaki faturayı İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine konu ettiğini, müvekkilinin ise haciz tehdidi altında ödeme yapmak durumunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 62.743,21 TL tutarındaki bedelin şimdilik 100,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra dosyasına ödenen tutar belli olduğundan harcın ikmal edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin davacının sözleşmeye aykırı davranışı sonucu müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ve haklı fesih sonucu müvekkilinin dava konusu icra dosyasındaki ödemeyi sözleşmede yer alan tazmin hakkına dayalı olarak talep ettiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.İlk derece Mahkemesi 03/10/2025 tarihli kararı ile, davacının dava dışı işçilerce açılan davalar sonucunda icra dosyalarına yaptığı ödemeleri, sözleşme gereği davalı yükleniciye rücu etme hakkının bulunduğundan bahisle talebe bağlılık ilkesi de gözetilerek davanın kabulü ile, 100,00 TL'nin ödeme tarihi olan 20/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından yasal süresinde istinaf edilmiştir.Dava, davacı tarafından icra dosyasına haciz tehdidi altında ödendiği ileri sürülen bedelin sözleşme hükümleri uyarınca istirdadı istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Somut davada, kararın verildiği 03/10/2025 tarihi itibariyle yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava 2023 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2023 yılı için kesinlik sınırı 17.830,00 TL olmuştur. HMK'nun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir.Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre, somut olayda, 100,00 TL üzerinden açılan dava davacı tarafından ıslah edilmemiş olup mahkemece davalı yönünden kabulüne karar verilen 100,00 TL'nin dava tarihi itibariyle kesinlik sınırının (17.830,00 TL) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davalının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352/1-c maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345/1 ve 352/1-c bendi gereğince süre yönünden REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 346/1 ve 352/1.c maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/12/2025