T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/194 Esas KARAR NO : 2025/1300 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/09/2021 NUMARASI : 2020/312 Esas, 2021/610 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 16/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/194 Esas KARAR NO : 2025/1300 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/09/2021 NUMARASI : 2020/312 Esas, 2021/610 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 16/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Giyim San. ve Tic. AŞ'nin Çağlayan Mah. Park Sok. ... Üçler Han ... Kağıthane/İstanbul adresinde bulunan işyerinin 28/05/2018 tarihinde su basması nedeniyle zarar gördüğünden bahisle işyerini sigortalayan diğer davalı tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde tespit edilen 36.251,84 TL'nin müvekkiline rücu edildiğini, müvekkilinin olaydan eksper raporunun tebliği ile haberdar olduğunu, davalı sigorta şirketinin İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinin müvekkili itirazda bulunmadığından kesinleştiğini, müvekkili tarafından icra dosyasına ilk taksit olarak 11.000,00 TL yatırıldığını, aradan geçen zaman içerisinde 27/11/2018 tarihinde yine aynı yerde su basması olayı olması üzerine olayın tavandan gelen bina gider borularının kırık olmasından kaynaklandığının anlaşıldığını, müvekkili tarafından İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/160 D.İş sayılı dosyasından delil tespiti talebinde bulunulması üzerine bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, bina ortak pissu hattı olan pimaş iniş borularında akmaların ve sorunların mevcut olduğunun tespit edildiğini, bu rapor ile su basması olayı ile ilgili müvekkilinin kusurlu ve sorumlu olmadığının ortaya çıktığını, işyerinde meydana gelen zararı kabul etmemekle birlikte bina ortak pissu gider borularından gelen zarardan müvekkilinin hisse oranı kadar sorumlu olacakken tamamından sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden davalı sigorta şirketince aldırılan ekspertiz raporunun iptali ile, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkili, davalı ... Giyim San. ve Tic. AŞ'nin işyerinde meydana gelen zarara tapu hissesi oranında katılacağından icra dosyasına ödenen bedelin mahsubuna, kötüniyetli hareket eden davalıların %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Giyim San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu takibin tarafı olmayan müvekkilinin işbu davada da davalı olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını belirterek sıfat yokluğu sebebiyle müvekkili yönünden açılan davanın usulden reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; davanın tarafları tacir olduğundan Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin sigortalısı olan diğer davalı şirketin işyerinde, üst katta bulunan davacı şirkete ait işyerinde musluğun açık unutulması sebebiyle içeriye dolan sular neticesinde zarar oluştuğunu, tesisatçı ... tarafından yapılan incelemede musluğun açık unutulduğunun öğrenildiğini, eksper raporunda da zararın bu şekilde meydana geldiğinin belirtildiğini, eksper raporunda tespit edilen bedeli sigortalısına ödeyen müvekkilinin davacı şirkete karşı İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlattığı takibin kesinleştiğini ve hatta 14/11/2018 tarihinde 11.000,00 TL haricen ödeme de yapıldığını, işbu davanın dinlenmesinin mümkün olmadığını, zira davacı şirkete gönderilen rücu mektubuna karşı sunulan itiraz dilekçesinde muslukların açık unutulmadığına yönelik hiçbir itirazda bulunulmadığını, sadece hasar bedeline itiraz edildiğini, yine, davacı şirkete gönderilen ödeme emrinde borcun sebebi olarak hasarın muslukların açık unutulmasından kaynaklandığı belirtilmesine rağmen hiçbir itirazda bulunulmadığını, delil tespiti üzerine alınan bilirkişi raporu taraflarına tebliğ edilmediğinden itiraz imkanının tanınmadığını, ayrıca raporda sadece ikinci yaşanan su basması olayı ile ilgili tespitler bulunduğunu, 28/05/2018 tarihinde meydana gelen ilk su basması olayının binanın ortak gider borularındaki arızadan kaynaklandığına dair hiçbir tespit ve değerlendirmenin yer almadığını, kaldı ki raporda hasarın binanın ortak gider borularından kaynaklandığına dair bir tespitin de olmadığını, her iki su basması olayı arasında yaklaşık 6 ay olup su baskınlarının aynı sebepten kaynaklandığını iddia etmenin zorlama bir yorum olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; menfi tespit talebi ile açılan davanın yargılama sırasında icra dosya borcunun ödenmesi sebebiyle istirdat davasına dönüştüğü, icra edilen keşif üzerine alınan bilirkişi raporu ile su basmasının olduğu tavanda yoğun rutubet izleri, lekelenmeler ve kabarmalar olduğu, tavan ve duvar üst kısımlarındaki lekelenme ve kabarmalara suların tavandan davalıya ait işyerine gelmesinin sebep olacağının tespit edildiği, buna göre davacının davacını ispat edemediği, davalılardan ... Giyim San. ve Tic. A.Ş.'nin ise icra takibinde taraf olmaması sebebiyle işbu davada kendisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçelerine istinaden davanın davalı ... Giyim San. ve Tic. A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğundan; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden esastan reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; uzman olmayan bilirkişi tarafından verilen rapora itirazları değerlendirilmeden ve yeni bir rapor alınmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hasarın oluşmasında müvekkilinden kaynaklı bir sorun olmadığını, hasarın bina ortak pis su hattındaki borulardan kaynaklandığını, davacı tanıklarının da bu hususu doğruladığını, keşif sırasında kendisi tarafından davalı ... firması yetkilisine zarar gören mallar nerede olduğu sorulduğunda bina pimaş borularının olduğu köşeyi gösterdiğini, bu husus hakime ve bilirkişiye söylenmesine rağmen gözardı edildiğini, malların bulunduğu yerin, müvekkilinin lavabo ve pis su gider borularınına olan mesafesinin 30-40 metre olduğunu, kabul etmemekle birlikte müvekkilinin lavabo ve pis su giderlerinden oluşacak bir sızma ve damlamanın 30-40 metre uzakta olan mallara nasıl bu kadar zarar vereceğini, keşif sırasında davalı ... firması yetkilisine malların nasıl hasar gördüğü sorulduğunda suyun malların üzerine damlaması sebebiyle zararın meydana geldiğinin belirtildiğini, tüm bunlara rağmen Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, sundukları deliller ve dinlettikleri tanıklar iddialarını ispat etmesine rağmen Mahkemenin karar gerekçesinde belirttiği hususuların delilleri ile çeliştiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Giyim San. ve Tic. A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar tazminatının tahsili için başlatılan icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup yargılama sırasında icra dosya borcunun ödenmesi sebebiyle ödenen miktarın istirdadına ilişkindir.Davanın ilk olarak açıldığı İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/604 Esas 2019/573 Karar sayılı kararı ile, uyuşmazlığın tacir olan tarafların ticari faaliyetinden kaynaklandığından bahisle asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece istinaf başvurusuna konu işbu kararın verildiği anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davalı ... Sigorta AŞ'nin, davacı hakkında İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 36.251,84 TL asıl alacak ve 697,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.949,07 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun süresinde bir itirazı olmadığından takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava konusu icra takibi, ... Sigorta AŞ tarafından, 28/05/2018 tarihinde sigortalısı ... Giyim San. ve Tic. AŞ'nin işyerini su basması nedeniyle oluşan zarara karşılık ödeme yapıldığından bahisle ödenen bedelin rücuen tazmini amacıyla zarar sorumlusu olduğunu ileri sürdüğü davacı şirkete karşı başlatılmıştır. İcra takibinin borçlusu olan davacı şirket tarafından ise takibin itiraz edilmeden kesinleşmesi sebebiyle işbu menfi tespit davası açılmıştır.Davalı sigorta şirketi tarafından aldırılan 09/07/2018 tarihli ekspertiz raporunda, tesisatçı ...'ın beyan yazısından bahsedildiği, bu beyan yazısında ise (04/06/2018), ... Giyim San. ve Tic. A.Ş. firmasının tavanından gelen suyun incelenmesinde herhangi bir pimaş kırığı olmadığı, üst kattaki ... Cam ... Ltd. Şti. firmasına çıktığı zaman musluğu açık bırakmaları sebebiyle hem kendi işyerlerini hem de alt katı su bastığının kendisine söylendiğinin belirtildiği, yapılan incelemede tazminat tutarının toplam 36.251,84 TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir.Davalı sigorta şirketi tarafından 06/08/2018 tarihinde sigortalısına 36.251,84 TL ödenmişt olup ödenen bedelin rücuen tahsili için davacı şirkete yazı gönderilmiştir. Davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketine sunulan 10/10/2018 tarihli "itiraz dilekçesi" başlıklı yazıda, 28/05/2018 tarihinde işyerlerinde boru patlaması sonucu ufak çaplı bir su birikintisi oluştuğu ve ivedi şekilde müdahale edildiği, 36.251,84 TL olarak belirtilen zararın kendilerinden kaynaklı bir sudan ötürü olmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.Davalı sigortalı şirketin iş yerinde 27/11/2018 tarihinde su basması olayı meydana gelmesi üzerine davacı şirket tarafından delil tespiti talebinde bulunulması üzerine İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/160 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen 03/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda; sigortalı işyerinin arka sağda geçen bina ortak pissu pimaşlarında görülebilir şekilde su aktığı, hatta ilgililer tarafından bu damlayan suyun altına kova vs. kapların konulduğu, sigortalı işyerinin bir üst katında bulunan davacı şirketin iş yerinin WC'sinden lavabo musluğu ve WC pissuyu açık bırakılmak suretiyle tesisata su verildiğinde binanın ortak pissu tesisatı olan pimaş borularında suyun damlamaya başladığının görüldüğü, buna göre bina ortak pissu hattı olan pimaş iniş borularında akmalar ve sorunlar mevcut olduğunu ve mutlaka değişmesi gerektiği belirtilmiştir.Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili keşif icra edilerek rapor alınmış olup bilirkişi tarafından düzenlenen 18/03/2021 tarihli raporda; İstanbul 27. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına konu hasarın oluşmasına sebep olduğu iddia edilen su basmasının olduğu tavanda yoğun rutubet izleri, lekelenmeler ve kabarmalar olduğunun keşif sırasında tespit edildiği, tavan ve duvar üst kısımlarındaki lekelenme ve kabarmalara suların tavandan gelmesinin sebep olacağının değerlendirildiği bildirilmiştir."...Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır..." (Yargıtay HGK'nun 2022/11-221 Esas 2023/134 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, 28/05/2018 tarihinde yaşanan su basması olayı sebebiyle düzenlenen 09/07/2018 tarihli ekspertiz raporunun tesisatçı ...'ın beyanlarına dayalı olarak hazırlandığı anlaşılmakla adı geçenin beyanlarını içeren dosya kapsamında yer alan 04/06/2018 tarihli dilekçede, herhangi bir pimaş boru kırığının olmadığı ve davacı şirketin iş yerinde bulunan musluğun açık bırakılması sebebiyle zararın oluştuğu tespit edilmiştir. Bu olay sebebiyle davalı sigorta şirketi tarafından sigortalısının oluşan zararının rücuen tahsiline ilişkin talep dilekçesinde muslukların açık unutulması sebebiyle su basmasından kaynaklı zararın oluştuğu ifade edilmesine rağmen davacı tarafın 10/10/2018 tarihli dilekçesinde, bu hususa yönelik bir itirazda bulunulmadığı gibi kendi iş yerlerinde boru patladığı, bu sebeple su birikintisi oluştuğu ve hemen müdahale edildiği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ve mevcut delil durumuna göre, 28/05/2018 tarihinde meydana gelen sigortalının zararının davacının işyerinden akan sular sebebiyle oluştuğu anlaşılmakla bu sebeple davalı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödeme yapılması yerinde olup bu durumun aksi yani zararın davacının iddia ettiği şekilde bina ortak pis su hattındaki borulardan kaynaklandığı hususu ispatlanamamıştır. Delil tespiti dosyasında alınan 10/12/2018 tarihli bilirkişi raporu sonradan 27/11/2018 tarihinde meydana gelen su basması olayı üzerine tanzim edilmiş olup önceden meydana gelen su basması olayına yönelik bir tespit içermemektedir. Bu nedenle raporda, bina ortak pis su tesisat borularında akmalar ve sorunlar olduğu tespit edilmiş ise de, bu durum önceden yaşanan su basmasının da bu sebepten kaynaklandığını göstermez. Ayrıca davacı şirketin dinlenen tanıklardan birinin aile şirketi olması, diğer tanığın ise davacının işçisinin olması ve ayrıca mevcut delil durumu karşısında tanık beyanlarına itibar edilemez. Bu nedenlerle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/312 Esas, 2021/610 Karar sayılı ve 21/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.16/10/2025