TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2021 NUMARASI : 2017/386 Esas, 2021/533 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 12/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/3199 KARAR NO : 2025/1294 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2021 NUMARASI : 2017/386 Esas, 2021/533 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 12/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili , müvekkili ile davalı şirketin 06/09/2016 tarihli sözleşme ile sözleşmenin 4.maddesinin (d) maddesinde belirtilen ürünlerin sözleşmede belirtilen davacı şirkete ait 17 daireye nakliye ve montajları dahil olmak üzere toplam 305.000,00-TL'ye teslim edilmesi ve montajının yapılması hususunda anlaştıklarını, yine bu sözleşmenin 6.maddesinde düzenlenen ödeme programı çerçevesinde davalı şirkete 25/12/2016 keşide tarihli 50.000,00-TL, 30/03/2017 keşide tarihli 50.000,00-TL, 30/06/2017 keşide tarihli 60.000,00-TL, 30/07/2017 keşide tarihli 60.000,00-TL ve 30/08/2017 keşide tarihli 60.000,00-TL'lik 5 adet teminat çeki verildiğini, 25/12/2016 keşide tarihli 50.000,00-TL'lik ilk çek bedelinin ise müvekkili şirket tarafından davalıya ödendiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirketin 06/09/2016 tarihli sözleşmenin 4.maddesinin (c) bendinde düzenlenen ve taahhüd edilen ürünlerin hemen hemen yarısı teslim edilmesinin taahhüt edilen 30 gün içinde davacı müvekkiline teslim edilmeyerek, montajı da şimdiye kadar (6 aydan beri) yapılmadığını, davalı tarafın şimdiye kadar müvekkili şirkete tahminen 160.000,00-TL değerinde ve bir kısmı ayıplı olan ürünleri teslim edip montajını yaptığını ancak 145.000,00-TL değerindeki ürünlerin ise şimdiye kadar teslim edilmediğini, davalı tarafların sadece anlaşma konusuna ilişkin mutfak dolaplarını getirip montajını yapmış olup bunun haricinde ise beyaz eşyaların ve diğer ürünlerin hiçbirini şimdiye kadar getirmediğini, daha sonra davalı şirketin sözleşme gereğince ifa etmesi gereken sorumluluğu yerine getirmemesi sebebiyle Beyoğlu 45.Noterliğinin 06/03/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 06/09/2016 tarihli sözleşme uyannca teslim edilmeyip ve montajı yapılmayan eksik ürünlerin bedellerine ilişkin olarak verilen 30/07/2017 ve 30/08/2017 keşide tarihli, 60.000,00-TL + 60.000,00-TL bedelli 2 adet teminat çekinin 3 iş günü içinde iade edilmesi ve ürünlerin eksik getirilerek 30 gün içinde işin tamamen bitirilmemesi sebebiyle 17 dairenin kiraya verilememesi sebebiyle uğranılan zarar ile teslim edilen ürünlerin ayıplı olması, sözleşmede belirtilen nitelikte olmaması sebebiyle uğranılan zararlara ilişkin toplam 150.000,00-TL'nin ödenmesinin ihtaren bildirildiği halde şimdiye kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi, teslim edilmeyip ve montajı yapılmayan eksik ürünlerin bedellerine ilişkin olarak verilen 30/07/2017 ve 30/08/2017 keşide tarihli, 60.000,00-TL + 60.000,00-TL bedelli 2 adet teminat çeklerinin de iade edilmediğini, bu sebeple davalı şirkete teminat olarak verilen 30/07/2017 ve 30/08/2017 keşide tarihli, 60.000,00-TL + 60.000,00-TL bedelli 2 adet teminat çekler işler yapılmadığı halde, halen tarafımıza iade edilmemiş olması sebebi ile ihtiyati tedbir olarak söz konusu teminat çeklerin mahkemece karar verilip kesinleşinceye kadar bankaya ibraz edilmesi halinde karşılığının ödenmemesine ve icraya konmamasına karar verilmesini talep ettiklerini, bu sebeple müvekkilinin mağduriyeti halen devam etmekte olduğundan ve yarı da kalan işi başka bir firmaya yaptıracağından öncelikle dava konusu 17 dairenin bulunduğu "... Mecidiyeköy Şişli/İST" adresinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak 06/09/2016 tarihli sözleşmeye göre teslim edilip montajı yapılması gereken ürünlerden teslim edilip montajı yapılan ve teslim edilmeyen montajı yapılmayan ürünlerin nelerden ibaret olduğu ve değerlerinin ne kadar olduğunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek , davalı taraf sözleşmede belirtilen ürünleri davacı müvekkiline teslim etmemiş olması sebebi ile davalı şirkete teminat olarak verilen 30/07/2017 ve 30/08/2017 keşide tarihli, 60.000,00-TL + 60.000,00-TL bedelli 2 adet teminat çekinin aynen davacı müvekkiline iadesine karar verilmesini, ayıplı ürünlere ilişkin olarak ayıp bedeli ile 06/09/2016 tarihli sözleşme uyarınca ayıplı ürünlerin zamanında teslim edilip montajının yapılmaması sebebiyle davacı müvekkilinin uğradığı zararlara ilişkin olarak (17 dairenin kiraya verilmemesi sebepleriyle uğranılan zararlara ilişkin) şimdilik 150.000,00-TL tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili , müvekkilinin adresinin dava dosyasından ve davaya konu icra takibine göre de Küçükçekmece adli bölgesi sınırları içerisinde olduğunu, dolayısıyla davaya bakmakta Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkillerinden Mimar ... ... ve davacı arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığı gibi işbu davada da davalı gösterilmesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkili ... ...'un mimari faaliyetini ...Ürünleri ile görüşerek yaptığını, davacı ile imzalı bir sözleşmesi olmadığı gibi müvekkili ... ...'un ...Ürünlerine sadece mimari danışmanlık hizmeti sunduğunu, bu nedenle müvekkili ... ...'a karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Müvekkilinin tespit tarihinden aylar önce davacıya sözleşme ile kararlaştırıldığı şekilde malları teslim ettiğini ancak davacı tarafın tespitten önce bunları sökerek ve mahalden ayırarak eksik teslim gibi gösterme çabası içerisinde olduğunu, müvekkilinin teslim ettiği ürünlerde ayıp bulunmadığını, Davacının bir kısım malları söktüğünü, bir kısım malların da yerini değiştirdiğini, üstelik evlerin hepsinde oda sisteminde bir biçimsizlik bulunduğunu, müvekkile ölçüleri verilerek sipariş edilen malzemede herhangi bir ayıp bulunmadığını, aynı zamanda süresi içerisinde öne sürülmeyen iddiaların sözleşme ve TTK hükümleri gereğince de dinlenemeyeceğini, davacının ayıplı olduğu iddia edilen mallara ilişkin olarak yasal süresi içerisinde müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, müvekkili tarafından malların 30/12/2017 tarihli fatura ve sevk irsaliyesi ile teslim edildiğini, aynı zamanda taraflar arasında imzalanan sözleşmede geçici ve kesin kabul bölümünde son bendinde montaj tarihinden sonraki 15 iş günü içinde alıcı tarafından herhangi bir montaj, üretim vb. hata satıcıya iletilmedikçe alıcı ürünleri kesin olarak kabul etmiş sayılır maddesi gereğince de süresi içerisinde öne sürülmeyen asılsız iddiaları kabul etmediklerini, davacının müvekkile ödemesi gereken peşin 25.000,00-TL'yi ödemediğini, ödeme gücüne duyulan güvenin sarsılması nedeniyle müvekkili şirketin ahşap olmayan ve kendi imalatı olmayan bazı malzemelerin sevkini beklettiğini, ama bu malzemenin TV ve led aydınlatma olduğunu, müvekkilinin başka bir firma ile arasında sözleşme düzenlediğini, Simfer tarafından adrese bulaşık makinaları ve buzdolapları dahi teslim edildiğini, bunların tarihlerinin de 2016 aralık ayı olduğunu, müvekkilinin 2016 sonu itibariyle dairede yapacağı işleri bitirdiğini ve evleri eksiksiz olarak teslim ettiğini, buna ilişkin faturayı da dilekçe ekinde sunduklarını, zira müvekkilinin yaptığı işin bedelini bile alamazken sadece TV ve dolap içi led ışıklarını teslim etmediklerini, bedelini alıp alamayacağı meçhul bir teslimi yapmak zorunda olmadıklarını, müvekkilinin kendisinden istenilen şekilde imalat yaptığını, bunun aksinin iddiasının yazılı delille ispat edilmek zorunda olduğunu, müvekkili firmanın davacıya ahşap ürünü gösterdiğini, örnek bir daire yaptığını ve kalanlarının da bu şekilde yapılması konusunda anlaştıklarını, söz konusu dairelerin tamamının aralık 2016 itibariyle teslim edildiğini, davacı taraftan sözleşme ile kararlaştırılan peşin ödemenin talep edildiğini, peşin ödeme yapılmadığından müvekkilce teslimi sağlanmadığını, TV modüllerinin davacı tarafça müvekkil şirkete bildirilen ve istenilen ölçülerde imal edildiğini, aksi iddiası var ise müvekkile bildirilen sipariş formunu sunması gereken davacı tarafın böyle bir sipariş sunamadığını, buzdolabı ve çamaşır makinasının kapağı olacağının kararlaştırılmadığını, ürünlerin mahalde tespitini isteyen davacıya teslim edilmesine rağmen daha sonrasında bu ürünlerin mahalden alınmış olabileceği ortada olduğundan bu hususta açacağımız her türlü dava haklarımızı saklı tutarak davacı tarafça ürünler mahalde hazır bulundurulması gerekmekteyken, keşif esnasında hazır edilmediğinden müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca sözleşmenin Eylül 2016'da imzalandığını, kararlaştırılan malların Aralık 2016 da süresi içerisinde teslim edildiğini, 2017 Nisan ayında yoksun kalınan kar adı altında talepte bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, ayrıca sözleşmede bu şekilde bir cezai şart dahi bulunmadığını, Davacı tarafın iddia ettiği ihtarnamenin müvekkillere tebliğ edilmediğini, Müvekkili şirketçe bu taleplerin yerine getirildiğini, ancak davacının kararlaştırılandan fazla talepleri karşısında bedel talep edilmesi ve peşin ödenmesi gereken tutarların ödenmemesi nedeniyle anlaşmazlık çıktığını beyanla gıyaplarında ve eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunu ve bulunulan tespitleri itirazlarının kabulü ile, BA-BS formlarının celbi ile birlikte itirazları doğrultusunda ek rapor alınabilmesi için yeniden keşif yapılarak yeniden ek rapor alınmasını, yetki itirazlarının kabulüyle davaya bakmakta mahkemeniz yetkisiz olduğundan Bakırköy adli sınırları çerçevesinde Bakırköy Asliye Ticaret mahkemeleri yetkili olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini, müvekkil ... ...'un sözleşmede taraf olmadığını, sigortalı çalışan olduğu göz önüne alınarak açılan davanın husumetten reddine, Mahkemece tedbir konulu çeklerin teminat çeki olmayıp, müvekkili tarafından yapılan işlemlerin bedeli olduğunu, davacı tarafça peşin ödemesi gereken tutarların ödenmemesi de göz önüne alınarak tedbir kararının kaldırılmasını, müvekkili şirketin sözlü bir şekilde kararlaştırılan siparişlerin hepsini tam ve ayıpsız olarak ifa ettiğinden haksız ve dayanaksız şekilde açılan çeklerin iadesine ve tazminat talepleri yerinde olmadığından davanın reddine, Davacının huzurdaki davayı kötü niyetle ikame ettiğinden %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûmiyetine kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece , HMK'nun 137.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasındaki eser sözleşmesine istinaden davalı şirkete verilen dava konusu 30/07/2017 keşide tarihli 60.000,00-TL bedelli ve 30/08/2017 keşide tarihli 60.000,00-TL bedelli iki adet çekin bedelsiz kalıp kalmadığı, bu çekler yönünden davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı, davalı şirketin eser sözleşmesinden doğan edimini süresinde ve ayıpsız olarak ifa edip etmediği, ayıp mevcut ise mahiyetinin ne olduğu(açık, gizli) ve davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, İddia olunan geç teslim ve ayıp vakıaları nedeniyle davacının maddi tazminat alacağının varlığı ve miktarı, davalı ... ...'un pasif husumetinin bulunup bulunmadığı, dayanak eser sözleşmesinden ötürü davalıya karşı müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olup olmadığı noktalarında toplandığı ,Bilirkişi raporları, teknik açıdan yeterli, denetime açık, bilimsel verilere dayalı görülerek Mahkemece hükme esas alındığı ,İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacının taraflar arasında akdedilen 06/09/2016 tarihli sözleşme kapsamında davalının sözleşmenin 4.maddesine aykırılık nedeniyle başka bir deyişle davalı tarafından üstlenilen işin eksik ve ayıplı teslim edildiği iddiasıyla davalıya teminat olarak verilen çeklerin kendisine iade edilmesini, ayıplı ve eksik teslim nedeniyle ayıp bedeli ve mahrum kalınan kira alacağından ötürü tazminat talepli eldeki davayı açtığı, davalının ise öncelikle müvekkili ... ...'un 06/09/2016 tarihli sözleşmenin tarafı olmaması nedeni ile eldeki davanın ona yöneltilemeyeceğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, ayrıca tespit tarihinden aylar önce davacıya sözleşmedeki gibi dairelerin ve eşyaların teslim edildiğini, ancak davacı tarafından tespitten önce eşyaları söküp mahalden ayırdığını, eksik ve ayıplı teslimin söz konusu olmadığını, bir an için ayıp olduğu düşünülse dahil ayıbın süresinde müvekkiline bildirilmediğini, bunlarla birlikte 25.000,00-TL peşin paranın müvekkiline ödenmediğini, dolayısıyla güvenin kaybolduğunu ve 2016 yılı aralık ayında ayıpsız bir şekilde teslim edildiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiği , öncelikle 06/09/2016 tarihli sözleşmenin davacı şirket ile davalı şirket arasında yapıldığı , işbu sözleşme TBK 470.madde gereğince bir eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında müteahhidin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşme olduğu ,eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi gerektiği , eser sözleşmesinin kurulması ile birlikte müteahhit eseri imal ve teslim etme borcu altına girdiği , teslim, tamamlanmış olan eserin sözleşmenin ifası amacıyla verilmesi olduğu , iş sahibi yalnızca eserin ilam edilmesini talep hakkına sahip olmadığı , sözleşmede kararlaştırıldığı gibi eseri zamanında ve ayıpsız olarak teslimini talep hakkına sahiptir. İş sahibi eseri teslimde gecikirse iş sahibi borçlu temerrütü hükümlerine başvurabileceği ,Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemiş veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumunundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerektiği , ayıp, teslim edilen eserde sözleşme ile kararlaştırılmış olan veya dürüstlük kuralına göre olması gereken ya da kanunun öngördüğü niteliklerin bulunmaması olarak nitelendirildiği , ayıplı olan her eserde sözleşmeye göre bulunması gereken bir nitelik eksiklik olduğu , bu nedenle ayıplı bir eserin imali ve teslimi sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini gösterdiği , sözleşme konusu eserin bütün özellikleri sözleşme ile kararlaştırılmış olmasa dahi yüklenici kullanmaya elverişli ve normal bir eserin değeri kalitesinde taşıyan bir eser teslim etmekle yükümlü olduğu , Eserin teslim alınmasından sonra açıkça görülen veya usulüne göre yapılan bir muayene ile görülebilen ayıplar açık ayıp, bu şekilde tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde eser kullanılırken ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir. TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlü olduğu , iş sahibi bu külfetleri yerine getirmezse ayıp dolayısıyla kendisine tanınan haklardan yararlanamayacağı , bu külfetlerin yerine getirilmemesi iş sahibinin yükleniciye karşı sorumluluğunu gerektirmemekte, sadece ayıplı eser teslimi dolayısıyla sahip olduğu haklardan yararlanamaması sonucunu doğurduğu , TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zaman aşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirmesi gerektiği , muayene ve ihbar külfetini yerine getirmeyen iş sahibi eseri kabul etmiş sayılacağı ve yüklenicinin ayıptan dolayı sorumluluğu ortadan kalkacağı ,Taraf şirketleri arasında akdedilen 06/09/2016 tarihli sözleşmenin 4.maddesi ''Özel Şartlar'' başlığı altında (a)Ölçü ve Mekan Hazırlığı, (b)Sevkiyat ve Montaj Şekli, (c)İşin teslimi ve Süresi, (d)Fiyatlar ve (e)Geçici ve Kesin kabul'e ilişkindir. Sözleşmenin 6.maddesinde ise ''Ödeme Programı'' düzenlendiği ,Sözleşmelerin nisbiliği ilkesi uyarınca; kişiler ancak ve sadece kendi iradeleri ile akdettikleri bir sözleşmeden doğan borçları ifaya zorlanabilirler ve sözleşmeden doğan hakları talep edebileceği , davacı da taleplerini, 06/09/2016 tarihli sözleşmeye dayandırmaktadır. Dolayısıyla davacı bu taleplerini ancak sözleşmenin tarafı olan davalı şirkete karşı ileri sürebileceği , Davalı ... ...'un bu talepler yönünden sözleşmenin tarafı olmaması nedeni ile pasif husumeti bulunmadığı , bu saptama karşısında davacı tarafından davalı ... ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği , Mahkemece teknik açıdan yeterli, denetime açık, bilimsel verilere dayalı görülerek hükme esas alınan Mahkememizce alınan 01/02/2021 teslim tarihli bilirkişi raporu ile 28/04/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere; Dava konusu 06/09/2016 tarihli sözleşme uyarınca davalı yüklenici şirketin sözleşme kapsamında teslim ettiği imalat ve ürünlerden dolayı toplamda 167.585,59-TL iş bedeline hak kazandığı, Mahkemece teslim edilen işlerdeki açık nitelikteki ayıp ve nefaset farkları nedeniyle yasaya ve sözleşmeye uygun sürede ayıp bildiriminde bulunulduğunun kabulü halinde işin bedelinden ayıp ve nefaset farkı olarak istekle bağlı kalınarak 14.000,00-TL düşülebileceği, buna bağlı olarak işin tamamlanan bedeli üzerinden 14.000,00 TL indirilmesi sonucu davalı yüklenicinin 153.585,59-TL iş bedeline hak kazandığının söylenebileceği, Davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye toplamda 160.000,00-TL ödeme yaptığının çekişmesiz bulunduğu, bu durumda dava konusu 30/07/2017 keşide tarihli 60.000,00-TL bedelli ve 30/08/2017 tarihli 60.000,00-TL bedelli her iki çekin bedelsiz kaldığının söylenebileceği, İşin sözleşmede belirlenen tarihte teslim edilmemesi nedeniyle davacı iş sahibinin bu bağımsız bölümleri satamaması veya kiraya verememesi nedeniyle istemle bağlık kalınarak kira kaybı zararı olarak istenen tazminat ile ilgili olarak yukarıda açıklanan nedenlerle toplamda 88.000,00 TL kira kaybı zararı istenebileceği belirtildiğinden ve Mahkemece de tespit edildiğinden , Mahkemece davacı tarafından davalıya verilen ve davaya konu edilen iki adet çekin davacıya iadesine, davacının kira kaybı alacağı talebinin kısmen kabulü ile; 88.000,00-TL'nin keşif tarihi olan 18/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verildiği , davacı tarafça her ne kadar davalıya ihtarname gönderildiği belirtilmişse de ihtarnamenin davalı yana ne zaman tebliğ edildiğine ilişkin bir belge dosya içerisinde bulunmadığından faiz başlangıç tarihi olarak davacının davadan haberdar olduğu tarih olan keşif tarihi baz alındığı , bununla birlikte bilirkişi raporunda detaylı olarak belirtilen işlerde açık ayıp olduğu tespit edilmişse de davacı tarafından davalıya yasal süresi içerisinde yapılmış bir ayıp bildirimi mevcut bulunmadığından Mahkememizce davacının ayıplı mallara ilişkin ayıp bedeli talebinin reddine karar verildiği belirtilerek , ... A.Ş 9150-Seyrantepe şubesine ait, keşidecisi Natlus şirketi olan, C1-... çek numaralı, 30/08/2017 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... şirketi. olan, C1-7393501 çek numaralı, 30/07/2017 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli çeklerin davacıya iadesine ,Davacının kira kaybı alacağı talebinin kısmen kabulü ile; 88.000,00-TL'nin keşif tarihi olan 18/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, davacının ayıplı mallara ilişkin ayıp bedeli talebinin reddine ,Davalı ... ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında , ... ... açısından pasif husumet yokluğundan davanın reddinin hatalı olduğunu , maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini , 18.200,00 TL. Nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu , keşif tarihinden sonra yapılmayan eksik işin yapılması dikkate alınarak zararın hesaplanması gerektiğini , ihtarname tarihinin dikkate alındığını , 29.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda zararın dava tarihine kadar hesaplandığını , 18.01.2021 tarihli raporda ise ihtar tarihine kadar hesaplandığını , mahkemenin ihtar tarihine kadar zararı dikkate aldığını , 18.5.2017 tarihinden sonra eksik işin başka bir yükleniciye verilmesi halinde ne kadar sürede yapılacağı yani makul süre sonundaki sürenin baz alınması gerektiğini , iade edilen çeklerle ilgili nispi vekalet ücreti verilmediğini belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafında , raporların somut olayı aydınlatmakta yetersiz kaldığını , müvekkilinin edimlerini eksiksiz yerine getirildiğini , davacının ayıp ihbarında bulunmadığını , müvekkiline iade faturası düzenlemediğini , bilirkişi raporunda belirtildiği üzere müvekkilinin defterlerinde 116.875,20 TL. alacaklı olduğunu , faturalara davacı şirketin itiraz etmediğini , müvekkilinden kaynaklı olarak davacının zararı bulunmadığını , montaj tarihinden 15 gün içinde alıcı hata iletmediğinde ürünleri kabul etmiş sayılacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olup , davacı iş sahibi , davalı şirket yüklenicidir.Davacı vekili , müvekkili ile davalı şirket arasında 06.09.2016 tarihli sözleşme yapıldığını , davalının davacıya ait 17 adet daireye ürünlerin teslimi ve montajı işini üstlendiğini ,iş bedelinin 305.000,00 TL. Olduğunu , müvekkilinin 5 ayrı çek verdiğini , davalının 160.000,00 TL.'lik ürünü montaj yaptığını , geri kalanı yapmadığını belirterek davalıya teminat olarak verilen 30/07/2017 ve 30/08/2017 keşide tarihli, 60.000,00-TL + 60.000,00-TL bedelli 2 adet teminat çekinin aynen davacı müvekkiline iadesine karar verilmesini, ayıplı ürünlere ilişkin olarak ayıp bedeli ile 06/09/2016 tarihli sözleşme uyarınca ayıplı ürünlerin zamanında teslim edilip montajının yapılmaması sebebiyle davacı müvekkilinin uğradığı zararlara ilişkin olarak (17 dairenin kiraya verilmemesi sebepleriyle uğranılan zararlara ilişkin) 150.000,00-TL tazminat talep etmiştir.Davalı vekili , davalı ...'un pasif husumeti olmadığını , sözleşmeyi imzalamadığını , ürünleri teslim ettiğini , ayıp olmadığını , davacının 25.000,00 TL. peşinatı ödemediğini , Aralık 2016'da işi bitirdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davacı ile , davalı yüklenici arasında 06.09.2016 tarihli sözleşme olduğu ,sözleşmeden itibaden 60 iş günü içinde alıcıya teslim edileceği ve montajının gerçekleşeceği , sözleşme tutarının 305.000,00 TL. olduğu , ödeme şekli olarak 30.12.2016 tarihinde 50.000,00 TL.,30.03.2017 tarihinde 50.000,00 TL. ,30.06.2017 tarihinde 60.000,00 TL. , 30.07.2017 tarihinde 60.000,00 TL., 30.08.2017 tarihinde 60.000,00 TL. çekle ödeneceği ve 25.000,00 TL. nakit ödeneceği düzenlenmiştir.Davacı taraf , Beyoğlu 45.Noterliğinin 06/03/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı davalı şirkete gönderdiği ihtarnamesi ile , 06/09/2016 tarihli sözleşme uyannca teslim edilmeyip ve montajı yapılmayan eksik ürünlerin bedellerine ilişkin olarak verilen 30/07/2017 ve 30/08/2017 keşide tarihli, 60.000,00-TL + 60.000,00-TL bedelli 2 adet teminat çekinin 3 iş günü içinde iade edilmesi ve ürünlerin eksik getirilerek 30 gün içinde işin tamamen bitirilmemesi sebebiyle 17 dairenin kiraya verilememesi sebebiyle uğranılan zarar ile teslim edilen ürünlerin ayıplı olması, sözleşmede belirtilen nitelikte olmaması sebebiyle uğranılan zararlara ilişkin toplam 150.000,00-TL'nin ödenmesinin bildirmiştir. Davalı tarafından 6.09.2016 tarihli tahsilat makbuzu düzenlendiği , 30.03.2017 tarihinde 50.000,00 TL. ,30.06.2017 tarihinde 60.000,00 TL. , 30.07.2017 tarihinde 60.000,00 TL., 30.08.2017 tarihinde 60.000,00 TL. çekleri , toplamda 230.000,00 TL.'lik çekleri davalının aldığı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamında alınan ve hükme dayanak yapılan 01.02.2021 tarihli kök rapor ve 28.4.20121 tarihli ek rapora göre ve 29.05.2017 tarihli tespit raporuna göre, sözleşmeye ilişkin yapılacak işlerle ilgili olarak davalı yüklenici eksik ve ayıplı işler bırakmıştır.Davalı ... taraflar arasındaki sözleşmeyi imzalamadığı için , davada pasif husumet ehliyeti yoktur. Yerel mahkemenin pasif husumet ehliyetinden red kararı vermesi isabetlidir.Davalı ayıp iddiasında bulunmuştur. 01.02.2021 tarihli kök bilirkişi raporuna göre işlerde açık ayıp olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını belirtmişse de ayıp ihbarı her türlü delille ispatlanabilir. Dosya kapsamında dinlenen tanık ... davacı adına işlerin takibini yaptığını , ayıpları montajı yapanlara bildirdiğini , davacının da davalıya bildirdiğini belirtmiştir. Eldeki davada davalı yüklenicinin alacağından ayıp sebebiyle nefaset indirimi yapılması gerekmektedir. Ayıp sebebiyle ayrıca bir bedel davacı talep edemez.Taraflar arasındaki sözleşme 06.09.2016 tarihlidir. İşin sözleşme tarihinden 60 iş gününde teslim edilmesi gerekmektedir. Bu durumda 16.11.2016 tarihinde işin teslim edilmesi gerekmektedir. Ancak davalı eksik iş bırakmıştır. Dosyada ek rapor alınarak 16.11.2016 tarihinden , ekisik ve ayıplı işlerin yapılacağı makul süre hesaplanarak bu tarihe kadar , dava tarihi de gözden kaçırılmadan davacının kira kaybı hesaplanması gerekmektedir. Dayanak rapor olan 01.02.2021 tarihli raporda 16.11.2016 ile davacının ihtar gönderdiği 06.03.2017 tarihi arası kira kaybının hesaplandığı , bu şekilde hatalı tarih aralıklarının hesaplandığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşme 305.000,00 TL. tutarlı götürü bedelli sözleşmedir. Sözleşme götürü bedelli olduğundan, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin orantı yöntemine göre hesaplanması gerekmektedir. Buna göre işin tamamı 100 birim kabul edilerek , yüklenicinin işi bıraktığı andaki tamamlanan işlerin (eksik ve ayıplarda dikkate alınarak ) tüm işe oranı belirlenip , bunun sözleşme bedeline oranlanması suretiyle davalı yüklenicinin hak ediş alacağı bulunup , davacı iş sahibi tarafından yapılan ödemelerin mahsubu ile , davalı yüklenicinin dava konusu iki adet çeki iade edip etmeyeceği hakkında bir karar verilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmasına ve sonucuna göre dava konusu iki adet çek hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Yerel mahkeme eksik incelemeye dayalı karar verdiğinden , davacı vekilinin vekalet ücretine dair istinaf talebi incelenmeksizin , taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2021 tarih, 2017/386 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.