9. Hukuk Dairesi 2026/85 E. , 2026/820 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1634 E., 2025/1822 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/11 E., 2025/212 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan …
9. Hukuk Dairesi 2026/85 E. , 2026/820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1634 E., 2025/1822 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/11 E., 2025/212 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... bünyesinde yer alan Aile Hekimliği birimi olan ... Aile Sağlığı Merkezinde sigortalı olarak çalıştığını, 15.02.2015 tarihinde işe girdiğini, 04.07.2023 tarihinde emekliliğe hak kazandığını ve buna ilişkin ... Kurumunun ilgili evrakını dosyaya sunarak iş sözleşmesini 04.07.2023 tarihinde feshetmesine rağmen emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı ve kullandırılmayan yıllık izin ücretlerinin tarafına ödenmediğini, davalı Kurum çalışanı olduğunu ve husumetin doğru bir şekilde ... Bakanlığına (Bakanlık) yöneltildiğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak açmış olduğu dava ile kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının idari sözleşme kapsamında davalı Bakanlık tarafından sözleşmeli personel olarak istihdamının sağlandığını, aradaki sözleşmenin idari hizmet sözleşmesi olduğunu, bu nedenle uyuşmazlığın ancak idari yargıda görülüp karara bağlanılabileceğini, esasa ilişkin olarak ise 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu (5258 sayılı Kanun) kapsamında sözleşmede tazminat talebini haklı kılacak herhangi bir yasal düzenlenme bulunmadığını, ilgili Kanun'un 3. maddesi uyarınca aile hekimleri ile aile hekimliği elemanlarına kıdem tazminatı yahut emeklilik ikramiyesi adı altında bir ödeme yapılacağına dair düzenleme bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Bakanlığa ait ... Merkezinde, 5258 sayılı Kanun'un 3/2 hükmü uyarınca açıktan atamayla hemşire olarak çalıştığı, davacının sözleşmeli personel olarak görev yaptığı ve işçi sayılamayacağı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin idari sözleşme olduğu, buna göre uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın mahiyeti gereği iş mahkemelerinin görevli olduğunu, 2. Emsal kararlarda Uyuşmazlık Mahkemesince adli yargının görevli olduğunun belirtildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesine mi yoksa idari sözleşmeye mi dayalı olduğu, buna bağlı olarak uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.