İSTİNAF KARAR TARİHİ : 14/11/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ : 14/11/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2025 tarih ve 2021/269 Esas-2025/31 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı-karşı davalı vekili duruşmalı olarak istinaf başvurusunda bulunmuş olmakla şartları bulunmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra yapılan incelemede; DAVACI-KARŞI DAVALI VEKİLİ ASIL DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilleri ile davalı ... şirketi arasında 26/09/20…
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/757 KARAR NO : 2025/1478 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/01/2025 NUMARASI : 2021/269 Esas - 2025/31 Karar DAVACILAR/ KARŞI DAVALI : 1-... - ... 2-... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI/ KARŞI DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İSTİNAF TALEP TARİHİ : 24/02/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 14/11/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ : 14/11/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2025 tarih ve 2021/269 Esas-2025/31 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı-karşı davalı vekili duruşmalı olarak istinaf başvurusunda bulunmuş olmakla şartları bulunmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra yapılan incelemede; DAVACI-KARŞI DAVALI VEKİLİ ASIL DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilleri ile davalı ... şirketi arasında 26/09/2016 tarihli sözleşme bulunduğunu, anılan sözleşme ile müvekkillerinin 788 ada 9 parselde yapılacak inşaatın beton kalıp işlerini birim fiyatlı olarak yapacaklarının kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca birim fiyatın 95,00 TL/m3 olduğunu, iş bitim süresinin 7 ay olarak kararlaştırıldığını, işe 30/09/2016 tarihinde başlanacağını, işin süresinde bitmemesi halinde temel beton birim fiyatının 50,00 TL/m3, demirli beton birim fiyatının 70,00 TL/m3 olarak hesaplanıp cezai şart uygulanacağının kararlaştırıldığını, iş ile ilgili malzemelerin yüklenici davalı tarafından karşılanacağını ayrıca işçi ücretlerinin yine yüklenici davalı tarafından ödenip mahsup edileceğini, imalatın süresinde tamamlanması halinde 4. kat doğu cephe bağımsız bölümün, değeri 460.000,00 TL olarak kabul edilerek müvekkillerine teslim edileceğini, kalan hak edişin aylık olarak ödeneceğini, ancak davalı yüklenici şirketin sorumluluklarını yerine getirmediğini, hafriyat çalışmasının 4 ay sonra bitmesi nedeni ile imalata zamanında başlanamadığını, işçilerin SGK işlemlerinin zamanında yapılmadığını, işçilerin sürekli olarak işten ayrıldıklarını, işçi bulmakta zorluk çekildiğini, müvekkillerinin sorumluluklarını yerine getirdiğini, ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini, zamanında beton ve demir tedarik edilmediğini, bu nedenle inşaatın zamanda bitmediğini, beton ve demir olmadan inşaata başlanamayacağını, davalı yüklenicinin sözleşme konusu işe bütçe ayırmadığını, iş süresinde bitmemesinde kusurun kendisinde olduğunu, davalının sözleşmeyi feshetmediğini, müvekkillerinin hak ettikleri dairenin başkasına satıldığını, müvekkillerinin müspet zararının meydana geldiğini ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümün değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin, ayrıca müspet zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir DAVALI-KARŞI DAVACI VEKİLİ CEVAP VE KARŞI DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Arabuluculuk şartının gerçekleşmediğini, eksik harç yatırılarak dava açıldığını, müvekkili şirketin iş sahibi, karşı tarafın taşeron olduğunu, taraflar arasında 26/09/2016 tarihli sözleşme bulunduğunu, malzemenin zamanında temin edilmediği iddialarını kabul etmediklerini, asıl davacılara 21/06/2017 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, ancak asıl davacıların malzeme tedariki hususunda ihtarının bulunmadığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/333 D. İş sayılı dosyasından tespit istendiğini, tespit sonrası asıl davacıların yeniden çalışmaya başladıklarını, gecikmeden asıl davacıların sorumlu olduğunu, işçi bulup ve çalıştırma sorumluluğunun asıl davacılara ait bulunduğunu, davacılar bildirmediği sürece müvekkilinin işçileri tespit etmesinin mümkün olmadığını, asıl davacılar yeterli sayıda işçi temin etmediklerinden gecikme yaşandığını, 25/11/2019 tarihli 2. ihtarnamenin gönderildiğini, olumsuz cevap alınması üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/9 D. İş sayılı dosyası üzerinden ikinci kez tespit yaptırıldığını, sözleşmenin devamı için müvekkilinin her türlü çabayı gösterdiğini, ancak beklediği menfaati temin edemeyen müvekkilinin haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmede işin zamanında bitirilmesi halinde 95,00 TL/m3 olan fiyatın işin zamanında bitirilmemesi halinde 50,00 TL/m3 ve 70,00 TL/m3 şeklinde düşürülerek hesaplama yapılacağının davacı taşeronların bilgisi dahilinde olduğunu, tanık dinlenmesine onaylarının olmadığını, ... bölgesinde ticari teamüllere göre yarım bırakılan beton, kalıp ve demir işlerinin eski taşeronun rızası alınmadan yeni taşerona verilemediğini, bu nedenle uzun zaman taşeron bulunamadığını, dava dışı ... ile anlaşılarak inşaatın bitirildiğini, davacılar ile anlaşılandan fazla para ödendiğini, fazla ödenen paradan asıl davacıların sorumlu olduğunu, asıl davacılar nedeniyle arsa sahiplerinin müvekkilinden tazminat talep ettiklerini, bu davanın .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/342 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini ileri sürerek asıl davanın reddini savunmuş, karşı dava olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sözleşmeye dayalı olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin ve arsa sahiplerine ödenecek tazminata istinaden yine 1.000,00 TL'nin davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. ASIL DAVACI-KARŞI DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Karşı davada hukuki yarar olmadığını, işe başlanmadığını ispatlayacak delil bulunmadığını, gönderilen ihtarnamelere cevap verildiğini, işe geç başlanmasının nedenin malzemelerin zamanında teslim edilmemesi ve inşaat sahasının 5 ay sonra teslimi olduğunu, cevabi ihtarnamelerde belirtilen nedenlerle karşı taraf ile çalışılamaz hale gelindiğini, asıl davalının işçi ücretlerini ödemediğini, malzemelerin geç veya eksik teslim edildiğini, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/43 D. İş sayılı dosyasından tespit istendiğini, alınan bilirkişi raporunda kusurlarının olmadığının belirlendiğini, delil tespitinden sonra tarafların anlaştıklarını, asıl davalının ödediği SGK primi ile maaşlar gözetildiğinde çalıştırılan işçilerin işi bitiremeyeceğinin anlaşılacağını, asıl davalının gönderdiği ihtarnameler arasında yaklaşık 3 yıl süre bulunduğunu, bu sürede asıl davalının sözleşmeyi feshetmediğini, kimsenin kendi kusuruna dayanak hak iddia edemeyeceğini, asıl davalının sözleşmeyi ayakta tutmak için çaba sarf etmediğini, işçi ücretlerinin müvekkilleri tarafından ödenmek zorunda kalındığını, belirtilen sebeplerle 7 ayda bitirilecek işin 4 yılda bitmediğini, bu nedenle müspet zarar doğduğunu, ücretinin verilmesi, malzemenin temin edilmesi halinde işin yapılacağını, yarım kalmayacağını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/9 D. İş sayılı dosyasında yapılan iş ile eksik kalan işlerin belirli olduğunu beyan ederek karşı davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak, birleşen davada yine eser sözleşmesinden kaynaklanan akte ayrılık ve gecikmeye dayalı tazminat istendiği, davacının taşeron, davalının iş sahibi olduğu, taraflar arasında 26/09/2016 tarihli sözleşme bulunduğu, birim fiyatlı sözleşmeye göre 788 ada 9 parselde inşaat yapılması konusunda tarafların anlaştığı, asıl davada davacının bakiye alacağını talep ettiği, asıl davada davalının işin teslim edilmediği savunmasında bulunduğu, birleşen davada tazminat talep ettiği, sözleşmede işin süresinin 7 ay olacağının kararlaştırıldığı, dosyada iş yeri teslim tutanağı ile sözleşmenin feshine dair bilgi ve belge bulunmadığı, tarafların karşılıklı olarak ihtarname gönderdikleri ancak feshi iradesine ilişkin bildirimde bulunulmadığı, işin 29/12/2020 tarihinde tamamlandığı, 26/09/2016 tarihli sözleşme gereğince işin 30/04/2017 tarihinde tamamlanması gerektiği, dava öncesi 2 ayrı tespit yaptırıldığı, tespit tarihi sonrası davacının işin tamamladığına dair bir kayıt sunulmadığı, dosya kapsamından işin fiilen terk edilerek sonlandırıldığı, işte gecikme olduğu, gecikmeden davacı-karşı davalının %30, malzeme temini ve işin devamı yönünden yükümlülüklerinin gereği gibi yerine getirmeyen davalı-karşı davacının %70 oranında kusurlu oldukları, asıl davacı tarafça işin %58'lik kısmını yapıldığı, her iki tarafın asıl davacıya 60.000,00 TL ödendiği konusunda mutabık oldukları, işin geciktirildiği, ancak sözleşmenin feshedilmediği, işin fiilen terk edildiği, sözleşmenin tarafları bağlayacağı, iş bedeli, kusur oranı, ödenen bedel ve sözleşme gereği yapılması gereken tüm işe oranı gözetilerek davacının 323.750,00 TL alacağın bulunduğu, davanın kısmi dava olarak açıldığı, TBK'nun 147/6.maddesi uyarınca davanın 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, sürenin 128.madde uyarınca işin teslim tarihinden itibaren başlayacağı, kısmi davada dava konusu yapılmayan alacak bölümü için zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceği, tespit ve ihtarname tarihleri gözetildiğinde davacının 20/04/2021 tarihinde açmış olduğu davanın süresinde olduğu, ancak ihtarname tarihi olan 12/12/2019 tarihinden itibaren başlayan 5 yıllık sürenin ıslah tarihi olan 17/12/2024 tarihi itibari ile dolduğu, asıl dava vekilinin süresinde zamanaşımı definde bulunduğu, ıslahla artırılan değer yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, asıl davada davacının müspet zarar talebinde bulunduğu, ancak bu zararı somutlaştırmadığı, ispata elverişli kayıt sunmadığı, karşı dava yönünden karşı davacının iddiasını ispata elverişli delil ibraz etmediği, karşı dava yönünden taşeron firmadan alacaklı olduğunu, ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, ıslah zamanaşımı gözetilerek 1.000,00 TL alacağın dava tarihinde itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl davada müspet zarar ispatlanamadığından bu yöne ilişkin talebin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davacı-karşı davalı vekili 24/02/2025 tarihli istinaf dilekçesinde; kararda zamanaşımı süresinin 12/12/2019 tarihinde başladığı, 5 yıllık sürenin 12/12/2024 tarihinde dolduğu, ıslahın ise süre dolduktan sonra 17/12/2024 tarihinde yapıldığı, ıslah edilen alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesinin hatalı olduğunu, ıslahın 17/12/2024 tarihinde yapıldığını, ancak zamanaşımını kesen ve durduran sebeplerin dikkate alınmadığını, 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasında pandemi sebebiyle 3 ay 2 gün süre ve yine 23/02/2021-31/03/2021 tarihleri arasında zorunlu arabuluculukta geçen 1 ay 8 günlük sürede zamanaşımının durduğunu, bu husus gözetilmeden verilen kararın doğru olmadığını, davalı tarafça 07/01/2020 tarihinde dava açıldığını, dava dilekçesinde delil olarak gösterilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/9 D. İş sayılı dosyanın da zamanaşımını kestiğini, yapılan tespitin hem dava hem de borç ikrar niteliğini taşıdığını, karşı davanın 07/01/2020 tarihinde açıldığını, 5 yıllık zamanaşımının süresinin 07/01/2025 tarihinde dolması gerektiğini, pandemi ve arabuluculukta geçen 4 ay 10 günlük süre eklendiğinde zamanaşımının süresinin 17/05/2025 tarihinde dolacağını, gerekçeli kararda 12/12/2019 tarihinde keşide edilen ihtarname baz alınarak zamanaşımı süresi başlatılmış ise de, bunun hatalı olduğunu, bu ihtarnameden sonra 2020/9 D. İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını, ıslahın süresi içerisinde olduğunu, davanın belirsiz olarak açıldığını, bu itibarla zamanaşımının dava tarihinde durduğunu, asıl davalının ağır kusurlu bulunduğunu, TBK'nun 147.maddesinde belirtilen zamanaşımının dolmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 26/09/2016 tarihli taşeronluk sözleşmesinde; yüklenicinin .... Ltd. Şti., taşeronun ... ve ... oldukları, ... ili, ... ilçesi 788 ada 9 parselde yapılacak 2 adet zemin+16 kat karkas binanın, havuz, kapalı otopark, çevre beton duvarları ve bu inşaatın imalatında gerekli demirli, demirsiz tüm beton, kalıp ve demir işçiliklerini kapsadığı, imalatların yapım birim fiyatının 95,00 TL/m3 olduğu, işin süresinin 7 ay olacağı, yer teslim tarihinin 30/09/2016 tarihi olarak kabul edildiği, işin süresinde bitirilmemesi halinde grobeton bedelinin ödenmeyeceği, temel betonlarının 50,00TL/m3, diğer demirli betonların 70,00 TL/m3 üzerinde hesaplanıp ödeneceği, işle ilgili demir, beton, tel, çivi ve iş güvenlik malzemelerinin yüklenici tarafından temin edileceği, imalatın zamanda yapılması halinde A blok 4. kat doğu cephedeki dairenin 460.000,00 TL değerinde kabul edilerek taşerona verileceği, kalan ödemenin aylık tanzim edilen hak edişler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 14/07/2017 tarihli ihtarnamede; cevap verenin ..., muhatabın ... şirketi olduğu, 21/06/2017 tarihli ihtarnamenin 12/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, 21/06/2017 tarihli ihtarname içeriğinin asılsız olduğu, tüm sorumluluklarının yerine getirildiği, demir ve betonun temin edilememesi nedeniyle işe ancak 12.ayda başlandığı, işe geç başlanmasında kusurlarının olmadığı, işçilere 380.000,00 TL ödeme yapıldığı, bunun 60.000,00 TL dışında kalanın kendileri tarafından ödendiği, ayrıca inşaat yapımında usule aykırı işler yapıldığı beyan edilerek bakiye 320.000,00 TL'nin 3 gün içerisinde faizi ile birlikte ödenmesinin ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin, iş yerine getirilen malzemelerin iade edilmesinin ve 460.000,00 TL bağımsız bölüm bedelinin ödenmesinin ihtar edildiği, 21/06/2017 tarihli ihtarnamede; ihtar edenin ... şirketi, muhatabın ... ve ... olduğu, 26/09/2016 tarihli taşeron sözleşmesi süresini 7 ay olduğu, işi bitirme süresinin geçtiği, sözleşmede cezai şart hükmünün bulunduğu, işe başlanıp bitirilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği, 25/11/2019 tarihli ihtarnamede; ihtar edenin ... şirketi, ihtar olunanın ... ve ... olduğu, 26/09/2016 tarihli sözleşmede işin süresinin 7 ay olarak kararlaştırıldığı, iş bitirilme süresinin yaklaşık 2,5 yıl geçtiği, 21/06/2017 tarihli ihtarname ile işe başlanmasının, aksi durumda sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, 2017/333 D. İş sayılı dosyası ile tespit istendiği, sözleşmede işin süresinde yapılamaması halinde grobeton bedelinin ödenmeyeceği, temel betonlarının 50,00 TL/m3, demirli betonların 70,00 TL/m3 olarak hesaplanacağının kararlaştırıldığı, cezai şart yönlerinden haklarının saklı tutulduğu, işe başlanılıp bitirilmesi gerektiği beyan edilerek 1 gün içinde işe başlanılmasının aksi durumda 26/09/2016 tarihli sözleşmenin başka ihtara gerek kalmaksızın son bulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin 09/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 12/12/2019 tarihli ihtarnamede; keşide edenin ..., muhatabın ... şirketi olduğu, 25/11/2019 tarihli ihtarnamenin 09/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen hususların asılsız olduğu, sorumlulukların yerine getirildiği, demir ve beton temin edilmediğinden işe geç başlanıldığı, işin yapılmamasında kusurlarının olmadığı, işin tamamının yapıldığı, teslim edildiği, eksik kalan iş bulunmadığı, ancak 4. kat doğu cephe dairenin devrinin yapılmadığı beyan edilerek bağımsız bölümün devrinin yapılmasının ihtar edildiği, 31/03/2021 tarihli arabuluculuk son tutanağında; tarafların asıl davaya ilişkin olarak anlaşmaya varamadıklarının belirlendiği, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 19/10/2021 tarihli cevabi yazısında; ...'un potansiyel mükellef olduğu, faal mükellef ve 1. sınıf tacir olan ... Yapı İnşaat...Ltd. Şti.'nin temsilcisinin olduğunun bildirildiği, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 07/10/2021 tarihli cevabi yazısında; ...'ın gerçek usulde bilanço esasına göre defter tutan 1. Sınıf mükellef olduğunun bildirildiği, 26/05/2022 tarihinde mahallinde bilirkişi refakatinde keşif yapıldığı, İnşaat mühendisi ... ve ... ile mali müşavir ... tarafından sunulan 25/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında 26/09/2016 tarihli taşeronluk sözleşmesi bulunduğu, işin yer teslim tarihi olan 30/09/2016 tarihinden itibaren 7 ay içerisinde bitirilmesi gerektiği, malzemelerin iş sahibi tarafından karşılanacağı, işçiliğin taşeron tarafından yapılacağı kararlaştırıldığı, sözleşmeye göre işin 30/04/2017 tarihinde bitmesi gerektiği, 2017/333 D. İş sayılı dosyada bulunan 31/07/2017 tarihli bilirkişi raporu ile 2017/43 D. İş sayılı dosyada bulunan 05/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda imalat seviyesinin %71,30 oranında olduğunun belirtildiği, anılan raporlara göre yapılması gerekli işlerin zamanında tamamlanmadığı, 2020/9 D. İş sayılı dosyada bulunan 22/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda bitmiş beton imalat miktarının ve bedelinin belirtildiği, taşeronun işi zamanında bitirip bitirmediğine ilişkin açıklama yapılmadığı, taraflar arasında 21/06/2017, 14/07/2017, 25/11/2019 tarihli noter vasıtasıyla gönderilmiş ihtarnameler bulunduğu, 26/09/2016 tarihli sözleşmenin feshedildiğine dair dosyada bir belge bulunmadığı, ayrıca cezai şart uygulandığına ilişkin bilgi veya belge olmadığı, 15/11/2016 tarihinde temel betonunun döküldüğü, bu durumun sözleşmenin imzalandığı tarihten 45 gün sonra işlem yapıldığının gösterdiği, A blok ve B blok 11. Kat tabliye beton döküm tarihinde 1 yıl 21 günlük gecikme yaşandığı, bu gecikmenin kaynağının tespit edilemediği, son kat olan A blok 16. Kat tabliye betonunun 22/06/2018, B blok 16. Kat tabliye betonunun 25/07/2018 tarihinde döküldüğü, tabliye beton işinin 25/07/2018 tarihinde tamamlandığı, keşif tarihi itibariyle 788 ada 9 parselde bulunan inşaatın bittiği, taşınmaz üzerinde A ve B olmak üzere zemin+16 kat, her kat 2 daire, 2 adet blok bulunduğu, davalının ticari defter ve belgelerinin incelendiği, asıl davalı şirketin dava konusu inşaat için işçi çalıştırmaya 08/12/2016 tarihinde başladığı, bu tarihten 2020/01 dönemine kadar 21-50 işçi aralığında olmak üzere muhtelif sayıda işçinin toplam 12.779 gün çalıştığı, 29/12/2020 tarihinde davalı şirketin SGK'ya başvurarak ilişiksiz belgesinin verilmesini talep ettiği, davalı şirketin 2016-2021 tarihleri arasındaki ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu inşaata ilişkin masraf ve giderlerin kaydedildiği, kayıtlar üzerinde yapılan incelemede davalı şirketin dava konusu inşaat ilişkin ilk düzenlediği faturanın 01/11/2016 tarihli olduğu, işçilerin 08/12/2016 tarihinde çalışmaya başladığı, sonuç olarak taraflar arasında bulunan sözleşmede yer teslim tarihinin 30/09/2016, işin süresinin 7 ay olacağı, buna göre iş bitim tarihinin 30/04/2017 tarihi olduğu, dosyada iş yeri teslim tutanağı bulunmadığı, ilk temel betonunun 15/11/2016 tarihinde döküldüğü, son tabliye betonunun döküm tarihinin ise 25/07/2018 tarihi olduğu, A blokta tabliye betonu döküm tarihinde 1 yıl 21 gün, B blok tabliye betonu döküm tarihinde 1 yıl 13 günlük gecikme yaşandığı, gecikmenin kaynağının tespit edilemediği, defter kayıtlarına göre inşaatla ilgili malzeme alımına 01/11/2016 tarihinde, işçi çalıştırmaya 08/12/2016 tarihinde başlandığı, bu durumun iş yeri tesliminin zamanında yapılmadığını gösterdiği, işin süresinde bitirilmediği, ancak sebebinin tespit edilemediği, A blok 4. kat doğu cepheli bağımsız bölümün dava tarihi itibari ile değerinin 1.250.000,00 TL olacağının bildirildiği, Celsede tanık beyanlarının alındığı, Davacı tanığı ...: "Ben kaba inşaat işinde çalışırım, davaya konu inşaatın yapımında 3,5 ay çalıştım, tarihleri hatırlamıyorum. Ben ...'un elemanı olarak çalıştım. Ben işin ikinci aşamasında ve son aşamasında dahil oldum. Çalıştığım süre boyunca malzeme temini konusunda, demir malzemesi temin edilirken ortalama 10-15 gün her katın yapımında gecikme oluyordu, bu nedenle demir işleri yapılamadığından döküm işi yapılamıyordu. Benim yanımda 11 işçim ile beraber bu işi yapıyordum, ustabaşı idim, ancak davalılar işçilerimin sigorta girişlerini yapmamışlardı, bu sigorta girişleri yapılmadığından işçiler işe gelmiyordu, yüksek kat olunca çalışmak istemiyorlardı. Bu iletildiği halde sigorta girişleri yapılmadığı gibi malzeme temini gecikiyordu. Benden önce yine benim arkadaşım olan ... inşaat işine başlamıştı, ancak o da malzeme temini ve SGK konusundaki sıkıntı nedeniyle işi tamamlamamıştı, sonrasında bizde aynı sıkıntıları yaşadık. Biz işi bıraktık, biz bırakınca ... isimli arkadaş işe devam etti, o da bıraktıktan sonra ben ve elemanlarım işe devam ederek işi tamamladık. Biz döndüğümüzde sorunlar halen devam ediyordu, ancak ödemelerimizi aldık. Beton, demir ve her türlü malzemede genelde sorun yaşanıyordu. Bize ödemelerimizi ... yapıyordu. Çalıştığımız süre boyunca iş güvenliğimiz sağlanmıyordu, herhangi bir koruyucu ekipman tarafımıza verilmiyordu. Malzeme temini yapılamadığından bir dönem 4 ay boyunca inşaat durmuştur." Davacı tanığı ...: "Ben dava konusu inşaatın temel aşamasında başlayıp 5.kat yapımına kadar çalıştım. Sigorta kayıtlarımız yapılmadığı için yanımdaki 8-9 işçim ile beraber işi bırakmak zorunda kaldım. BEn 5.katın yapımına kadar çalıştığım dönemde herhangi bir malzeme temininde sorun yaşamadık. Ancak 9. Kat ile 16.kat arası yapımında 3 ay boyunca demir malzeme temin edilmedi. Ben işi bırakmıştım ancak 9 ve 16.kat arasını yap diye çağrılmıştım, malzeme temin edilmeyince ben yapmadım. Ben usta başı olarak çalıştığım dönemde koruyucu ekipman vesair verilmedi. Bize ödemelerimiz ... yapıyordu, düzenli ödemelerimiz yapılıyordu. Ben bu söylediğim dönemleri tam olarak hatırlamıyordum. İnşaatın son iki katını ..., 6 katını da ... isimli arkadaş yaptı, inşaat bittikten sonra otopark işi için tekrar çağrıldım, orada 15-20 gün yine demir gelmediği için, ödemede de sıkıntı yaşadık. Taşeron ... arabasını satıp işçilerin ücretini ödedi. O dönemde hem beton hem demir gecikti, malzemelerin gelmediği dönemlerde biz başka inşaatlara gidiyorduk, normalde yevmiye usulü çalışıyorduk, çalıştığım dönemde her kat yapımında gecikmeler oluyordu." Davalı tanığı ...: "Ben inşaat işlerinde kalıpçı olarak çalışıyorum, ben ... ve ...'nın başka bir işinde çalışırken bana ... mühendisliğin işi ve bu dava konusu olan inşaatta çalışmamı söylediler. Ben inşaat alanına geldiğimde 10.katta inşaat durmuştu, B Blok 10.katından sonraki 7 katını ben yaptım, A blokta da aynı şekilde 10.kattan sonra 5 katını ben yaptım ve tamamladım. Ancak ödeneğim gelmeyince işi bırakmak zorunda kaldım. Ben bu işin ilk başlama dönemini bilmem ona dair bilgim yoktur. Ben orda çalıştığım süre boyunca malzeme temini hususunda sıkıntı yaşamadım, tüm malzemelerimi müteahhit firma temin ediyordu. Ben orda çalıştığım süre boyunca ben ve ekip arkadaşlarımın SGK ve primlerimiz düzenli olarak yatırıldı, bunları yine davalı taraf yapıyordu. Daha sonra 2019 yılı 11. ayında beni ... yanına çağırıp benim kalıpçım işini bıraktı, işlerimi tamamlar mısın diye sordu, o dönemki kalıpçısı davacı ...'du, ben de kabul ettim. Tamamladığım işler dış cephe duvarı, havuz, yürüyüş yolları işlerini tamamladım. Ben davacı ile işin neden yarım kaldığına hakim değilim. Benim çalıştığım dönemde herhangi bir malzeme temininde sorun veya gecikme yaşamadım. Ben davalının işini tamamlamak için 2017 yılında geldim, zaten SGK kayıtlarından başlama ve bitiş tarihim bellidir, son iki kat kala ödeneğim gelmeyince işi bırakmak zorunda kaldım, daha sonra tekrar kalıpçısı ayrıldığı için tekrar davalılarla çalıştım. 2017 yılında başladığımız o kat çıkma işlerinin tam olarak kaç ay olduğunu hatırlamıyorum, 5 veya 6 ay olabilir." şeklinde beyanda bulundukları, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ile istinabe yapılarak yeniden bilirkişi raporu alındığı, İnşaat bilirkişileri ... ve ... ile Hesap bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından sunulan 22/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dosyada sözleşmenin feshine ilişkin belge olmadığı, işin geciktiği, ancak cezai şart uygulanmadığı, sözleşmede yer tesliminin 30/09/2016 tarihinde yapılacağının kararlaştırıldığı, 45 gün sonra 15/11/2016 tarihinde temel betonunun döküldüğü, tabliye betonlarının 05/07/2018 tarihinde tamamlandığı, iş sahibi şirketin malzeme alımına 01/11/2016 tarihinde başladığı, SGK'ya verilen dilekçeden işin bitiş tarihinin 29/12/2020 olduğu tespit edildiği, denetim firması tarafından gerekli kontrollerin yapıldığı, işin teknik şartname doğrultusunda yapıldığı, sözleşmeye göre işin 30/04/2017 tarihinde bitmesi gerektiği, 26/07/2017 tarihi itibariyle A blokta 1.739 m3, B blokta 1.536 m3 olmak üzere toplam 3.275 m3 beton döküldüğü, bunun dışında başka imalat yapılmadığı, 22/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda 1 metre yüksekliğinde 47,90 m² boyunda bahçe duvarı imal edildiği, A ve B blok bodrum, zemin ve 16 kat betonunun döküldüğü, yapılan beton imalatının 5.649,34 m3 olduğu, işin zamanında bitmesi halinde m3 bedelinin 95,00 TL olacağı, bu şekilde taşeronun iş sahibinden 536.687,00 TL alacağının bulunduğu, işin zamanında bitmemesi halinde m3 bedelinin 70,00 TL olacağı, bu hesapla imalat tutarının 395.453,00 TL olduğu, taşeron firmanın 3.275 m3 beton döktüğü, beton imalatının havuz hariç 5.649,34 m3 olduğu, işin geciktiği, gecikmeden %30 oranında asıl davacının, % 70 oranında asıl davalının kusurlu olduğu, davacının iş bitim tarihinde sonra davalının edimlerini yerine getirmediğini bildirdiği, davalının iş bitiminden sonra ihtarname göndererek cezai şart uygulayacağı ve işi feshedeceğini beyan ettiği, ancak 2 tarafın işin feshetmedikleri, asıl davacının şimdiye kadar 60.000,00 TL ödeme aldığını, alması gereken miktarın ise 380.000,00 TL olduğunu iddia ettiği, asıl davacının cezai şart uygulanmazsa 311.125,00 TL, cezai şart uygulanırsa 229.250,00 TL alacağının bulunduğunun bildirildiği, İnşaat bilirkişileri ... ve ... ile Hesap bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından sunulan 25/12/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; kök bilirkişi raporunda bulunan tespitlerin tekrarlandığı, İnşaat bilirkişileri ... ve ... ile Hesap bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından sunulan 21/03/2024 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda; asıl davacı taşeronun 3.275,00 m3 beton döktüğü, yapılan beton imalatının toplam 5.649,34 m3 olduğu, bu durumda işin %58'nin asıl davacı taşeron tarafından yapıldığı, davacının 60.000,00 TL ödeme aldığı, alması gereken miktarın 380.000,00 TL olduğunu iddia ettiği, birim fiyatlı sözleşmeye göre cezai şart uygulanmazsa yapılan iş bedelinin 311.125,00 TL, cezai şart uygulanırsa yapılan iş bedelinin 229.250,00 TL olacağı, alınan 60.000,00 TL düşüldükten sonra cezai şart uygulanmazsa davacının 251.125,00 TL alacağı, cezai şart uygulanırsa 169.250,00 TL alacağı bulunduğu, 26/07/2017 tarihli tespitte 3.275,00 m3 beton döküldüğünün, 22/01/2021 tarihli tespitte toplam 5.649,34 m3 beton döküldüğünün belirtildiği, 26/07/2017 tarihinde sonra yapılan beton imalatının taşeron tarafından değil iş sahibi tarafından tamamlandığı, 15/11/2016 tarihinde temel betonunun döküldüğü, taraflar arasındaki sözleşmenin 30/09/2016 tarihinde imzalandığı, bu durumda sözleşme imzalandığı tarihten 45 gün sonra temel betonunun döküldüğü, tabliye betonlarının 25/07/2018 tarihinde tamamlandığı, işin 29/12/2020 tarihinde tamamlandığının kabulünün gerektiği, iş sahibinin 25/11/2019 tarihinde yaptığı 2. ihtarnameye göre iş gecikse dahi taşeronu muhatap aldığı, dosyada işin feshine ilişkin belge bulunmadığı, beton işlerinin %93'nün 25/07/2018 tarihinde, işin tamamının 22/01/2020 tarihinde bittiği, asıl davalının işin geciktiğine dair ihtarname gönderdiği, cezai şart uygulama hakkının saklı tuttuğu, ancak cezai şart uygulanıp uygulanmadığına dair bir bilgi olmadığı, başka taşeronla yapılmış yeni bir sözleşmenin dosyada bulunmadığı, karşı dava yönünden karşı davacı iş sahibinin alacağının olmadığının bildirildiği, Asıl davacı vekilinin 11/12/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; dava dilekçesinde 2.000,00 TL talep edildiği, bilirkişinin sözleşmede yazılı 4. kat doğu cepheli bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değerinin 1.250.000,00 TL olduğu beyan edilerek talebin 1.188.000,00 TL arttırılarak dava değerinin 1.190.000,00 TL'ye ıslah edildiği, Asıl davalı-karşı davacı vekilinin 17/12/2024 tarihli dilekçesinde; cezai şartın uygulanmaması halinde sözleşme konusu dairenin %55'nin, uygulanması halinde % 37'nin verilmesi gerektiği, 60.000,00 TL tahsilatın düşümü ile ilk durumda asıl davacının 627.500,00 TL, 2. durumda 402.000,00 TL hak edeceği, gecikmede davacının %30, davalının %70 kusurlu olduğunun bildirildiği, bu oranın belirtilen rakamlara uygulanması halinde ilk seçenekte asıl davacının 439.250,00 TL, 2. seçenekte 281.750,00 kısmının talep edebileceği, ıslahla artırılan kısmının zamanaşımına uğradığını beyan ettiği, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/43 D. İş sayılı dosyasında; ... vekilinin 21/07/2017 tarihinde başvuruda bulunarak tespit talep ettiği, 26/07/2017 tarihinde mahallinde bilirkişi refakatinde keşif yapıldığı, inşaat mühendisleri ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 05/09/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda; beton imalatı dışında başka imalat yapılmadığı, toplam 3.275,00 m3 beton işi yapıldığı, inşaat seviyesinin %71,30 oranında olduğunun bildirildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/333 D. İş sayılı dosyasında; ... şirketi vekilinin 12/07/2017 tarihinde başvuruda bulunarak tespit talep ettiği, mahallinde bilirkişi refakatinde keşif yapıldığı, inşaat mühendisi ... tarafından hazırlanan 31/07/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda; yapılan beton imalatının 3.275,00 m3 olduğu, inşaat seviyesinin %71,30 oranında bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede işin zamanında bitmesi halinde 95,00 TL/m3, zamanında bitmemesi halinde 70,00 TL/m3 birim fiyatlı hesaplama yapılacağı, ilk halde yapılan iş miktarının 311.125,00 TL, 2.halde yapılan iş miktarının 229.250,00 TL olacağının bildirildiği anlaşılmıştır. "...Asıl davada davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 09.06.2014 tarihinde harcı yatırılarak yapılan ıslah talebi ve artırılan kısım için davalılar süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuşlardır. Asıl dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 126/4 ve dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 147/6. maddesinde; eser sözleşmesinden doğan alacakların, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuru ile hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir. Somut olayda yüklenicinin ağır kusur ve kasıtla yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi söz konusu olmadığından BK'nın 125 ve TBK'nın 147. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir. Zamanaşımı da eserin tesliminden başlayıp, dosyada teslimle ilgili tutanak bulunmamakla birlikte .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/18 Değişik iş sayılı delil tesbit dosyasına göre asıl dosya davacıları sözleşme konusu yerdeki eksik ve kusurların tesbitini 09.01.2009 tarihli dilekçeleriyle talep ettiklerinden teslimin en geç bu tarihte yapıldığının kabulü gerekir. Bu halde zamanaşımı 09.01.2009 tarihinde işlemeye başlar. Asıl davada davalılar süresi içinde ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı def’inde bulundukları için davada sadece ilk talep edilen kısımla ilgili zamanaşımının kesilmesi söz konusu olup, saklı tutulan fazlaya ilişkin hak ve alacaklar yönünden zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. O halde kabul edilen teslim tarihinden 09.06.2014 ıslah tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden asıl davada ıslahla artırılan kısımla ilgili talebin zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan asıl davada yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır (Yargıtay 15. HD'nin 07/07/2017 tarihli, 2016/416 Esas-2017/2804 Karar sayılı kararı)." Asıl ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Asıl davacı-karşı davalılar, taşeron olduklarını, davalı işveren ile aralarında 26/09/2016 tarihli sözleşme bulunduğunu, sözleşme uyarınca beton, kalıp ve demir işi yapıldığını, davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, davalıdan kaynaklanan nedenlerle işe geç başlanıldığını, malzemenin davalı tarafından süresinde tedarik edilmediğini, bu nedenle işin zamanında tamamlanamadığını, sözleşmede belirtilen bağımsız bölümün verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL bağımsız bölüm değeri ile 1.000,00 TL müspet zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılamanın devamı esnasında talebini 1.190.000,00 TL'ye ıslah etmiştir. Asıl davalı-karşı davacı, malzemelerin zamanında tedarik edildiğini, bu hususta ihtar bulunmadığını, gecikmeden karşı tarafın sorumlu olduğunu, davacıların yeterli sayıda işçi temin etmemeleri nedeniyle gecikme yaşandığını, işin yarım bırakıldığını, 2017/333 ve 2020/9 D. İş sayılı dosyalarından 2 kez tespit yaptırıldığını, eksik iş yapılması veya işin zamanında teslim edilmemesi halinde cezai şart uygulanacağını beyan ederek asıl davanın reddini savunmuş, asıl davacıların sözleşme gereklerine zamanında yerine getirmemeleri, işi eksik bırakmaları nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL sözleşmeye dayalı zarar ile 1.000,00 TL arsa sahiplerine ödenmek zorunda kalacak zararın asıl davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının 323.750,00 TL alacağın bulunduğu, davanın kısmi dava olarak açıldığı, TBK'nun 147/6.maddesi uyarınca davanın 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, sürenin 128. madde uyarınca işin teslim tarihinden itibaren başlayacağı, kısmi davada dava konusu yapılmayan alacak bölümü için zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceği, davanın süresinde bulunduğu, ancak ihtarname tarihi olan 12/12/2019 tarihinden itibaren başlayan 5 yıllık sürenin ıslah tarihi olan 17/12/2024 tarihi itibari ile dolduğu, asıl dava vekilinin süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, ıslahla artırılan değer yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, asıl davada davacının müspet zarar talebinde bulunduğu, ancak bu zararı somutlaştırmadığı, karşı dava yönünden asıl davalı-karşı davacı iş sahibinin taşeron firmadan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, ıslah zamanaşımı gözetilerek 1.000,00 TL alacağın dava tarihinde itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl davada müspet zarar ispatlanamadığından bu yöne ilişkin talebin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı asıl davacı- karşı davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; asıl davacı-karşı davalıların taşeron, asıl davalı-karşı davacı şirketin iş sahibi olduğu, asıl dava dilekçesinde davalı şirket haricinde davalı olarak gösterilenlere ilişkin tefrik kararı verildiği, işbu dosya tarafları arasında beton, kalıp ve demir işlerinin yapılmasına ilişkin 26/09/2016 tarihli sözleşme bulunduğu, birim fiyatlı sözleşmede işin süresinde bitmesi halinde imalat değerinin 95,00 TL/m3, süresinde bitmemesi halinde 70,00 TL/m3 olarak kararlaştırıldığı, işin süresinin 7 ay olduğu, işin yer teslim tarihi olan 30/09/2016 tarihinde başlayacağı, 4. kat doğu cepheli daire değerinin 460.000,00 TL kabul edilerek iş karşılığı taşerona verileceğinin kararlaştırıldığı, dosyada tarafların birbirlerine gönderdikleri 14/08/2017, 25/11/2019, 12/12/2019 ve 25/12/2019 tarihli ihtarnamelerin bulunduğu, davanın 20/04/2021 tarihinde açıldığı, öncesinde asıl davacı vekilinin 21/07/2017 tarihinde başvuruda bulunarak tespit talep ettiği, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/43 D. İş sayılı dosyasında keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığı, Mahkemece, 26/05/2022 tarihinde mahallinde keşif yapılarak bilirkişi heyet raporu alındığı, devamında yapılan itiraz sonucu .... Asliye Ticaret Mahkemesi ile istinabe yapılarak başka bir heyetten kök ve ek bilirkişi raporu alındığı, talimat ile alınan bilirkişi raporunda asıl davacı taşeron tarafından toplam 3.275,00 m3 imalat yapıldığı, işin geciktiği, gecikmeden tarafların ortak kusurlu oldukları, yapılan iş bedelinin m3 değerinin 95,00 TL olarak hesaplanması halinde 311.125,00 TL, m3 değerinin 70,00 TL hesaplanması halinde 229.250,00 TL olacağı, asıl davacının 60.000,00 TL ödeme aldığının tarafların kabulünde bulunduğu, temel betonunun 15/11/2016 tarihinde döküldüğü, işin tamamının 22/01/2020 tarihinde tamamlandığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca işin 30/09/2016 tarihinde başlaması gerektiği, malzemenin asıl davalı tarafından teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ancak temel betonunun 15/11/2016 tarihinde döküldüğü, mevcut durumda gecikmenin asıl davalı iş sahibinden kaynaklandığının kabulünün gerektiği açıktır. Bu durumda yapılan iş bedelinin cezai şart uygulanmaksızın 95,00 TL/m3 üzerinden ödenmesi gerekmektedir. Asıl davacılar tarafından yapılan iş miktarı 3.275,00 m3 olduğuna göre, asıl davacıların asıl davalıdan toplam 311.125,00 TL alacağı bulunmaktadır. Tarafların kabulünde olan 60.000,00 TL ödeme düşüldüğünde, davacıların davalıdan 251.125,00 TL alacağı bulunduğunun kabulü gerekir. Ancak, davanın kısmî dava olarak 20/04/2021 tarihinde açıldığı, ıslahın 11/12/2024 yapıldığı, 5 yıllık zamanaşımı süresinin işin tesliminden itibaren başlayacağı, dosyada işin teslimine yönelik tutanak bulunmadığı, ancak asıl davacı ...'un 21/07/2017 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu uyuşmazlık yönünden tespit talep ettiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği beyanında bulunulduğu, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığı, 05/09/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda, toplam 3.275,00 m3 beton imalatı yapıldığının belirtildiği, 5 yıllık zamanaşımı süresinin tespit talebinde bulunulan 21/07/2017 tarihinden başlatılması gerektiği, zamanaşımı süresinin 21/07/2022 tarihinde dolduğu, ıslahın ise 11/12/2024 tarihinde yapıldığı, zamanaşımı süresinin yaklaşık 2 yıl 5 ay geçtiği, 7226 sayılı Kanun uyarınca 26/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasında sürelerin yaklaşık 3 ay süre ile durduğu, bu sürenin dahil edilmesi durumunda dahi ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu sabittir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesi kararında isabetsizlik yoktur. Sonuç itibariyle; asıl davacı-karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, 6100 sayılı HMK'nın 04/06/2025 tarih ve 7550 sayılı Kanunun 20. maddesiyle değişik Ek-1/2. maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığında temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 md.si gereğince asıl davacı-karşı davalılar vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-İstinaf talep eden asıl davacı-karşı davalılardan peşin alınan 615,40 TL istinaf karar harcının hazineye GELİR KAYDINA, 3-İstinaf talep eden asıl davacı-karşı davalılardan peşin alınan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, 4-İstinaf masraflarının, asıl davacı-karşı davalılar üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4 maddesi uyarınca, kararın Dairemizce TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1, 361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/11/2025 ... Başkan ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Katip ... *e-imzalıdır.* " Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."