TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:05/06/2024 NUMARASI:2023/569 Esas, 2024/607 Karar DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:16/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1692 KARAR NO:2026/351 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:05/06/2024 NUMARASI:2023/569 Esas, 2024/607 Karar DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:16/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; ihtiyari arabuluculuk tutanağının irade sakatlığı sebebi ile iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacı ile üçüncü şahıs .... Şti. ile bir anlaşma imzalandığını, bu anlaşma gereğince de .... Şti.'nin; İstanbul ili Esenyurt ilçesi ... Mah., 1007 ada 6 parselde kayıtlı gayrimenkulün arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yükümlülüklerini üstlendiğini, bu anlaşmaya göre davacının, .... Şti.'nin sözleşme uyarınca yapması gereken inşaat yapım işlerini yapacağını, karşılığında da yine .... Şti.'nin alacağı gayrimenkulleri vs haklarının bir kısmını da alacağını, davacının anlaşma gereği işe başladığını, inşaat yapım işlerinin halen devam ettiğini, inşaat devam ederken davacı ile davalı şirket arasında 20/12/2022 tarihinde Arabulucu ... nezdinde... İhtiyari Arabuluculuk dosya numarası ile anlaşma tutanağı imzalandığını, davalı tarafın bu güne kadar inşaatla ilgili hiç bir şey yapmadığını, davacı ile davalı arasında ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının imzalanmasından önce herhangi bir sözleşme, ticari veya hukuksal ilişki, alacak vs mevcut olmadığını, Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk kurumunun amacı ile ters düşecek şekilde tek tarafa borç yükleyen ve kurucu nitelik taşıyan bir belgenin arabuluculuk son/anlaşma tutanağı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirket yetkililerinin anlaşma tutanağını özgür iradeleriyle imzalamadığını, hile ile ve korkutularak; arabuluculuk sürecine ve imzalara zorlandıklarını, yine tek taraflı bir hak devri içeren tutanağın aşırı yararlanma ile de sakat olduğunu, konu ve içerik bakımından arabuluculuğa uygun olmayan bir özellik taşıdığının tutanaktan da anlaşıldığını, belirterek; .... ihtiyari arabuluculuk dosyası numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı yan davaya cevap vermemiştir. Mahkemece 05.06.2024 tarihli karar ile; davacının her ne kadar; taraflar arasında 20/12/2022 tarihinde ... numaralı İhtiyari Arabuluculuk anlaşma tutunağının, davacı şirket yetkilileri tarafından özgür iradeleriyle imzalamadığı, hile ile ve korkutularak arabuluculuk sürecine ve imzalara zorlandıkları iddia edilmişse de; İhtiyari Arabuluculuk anlaşma tutunağında, taraflara arabuluculuk görüşmeleri ile ilgili taraflara bilgilendirme ve aydınlatma yapıldığı, söz konusu tutanağın taraflarca ve arabulucu tarafından ihtirazi kayıtsız imzalandığının görüldüğünü, İhtiyari Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı başlıklı belgede; ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinin 6325 sayılı Kanun 17.maddesi çerçevesinde 20/12/2022 tarihinde anlaşma ile sona erdiğinin yazılı olduğu, davacı vekilinin davacının iradesinin fesada uğratıldığı iddiasını ispata yarar delil dosyaya sunmadığı, tanık beyanlarınında tek başına iddiaların ispatına elverişli olmadığı, HMK' nun 190.maddesine göre ispat yükü kendi üzerinde olan davacı tarafın davasını ispatlayamadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı şirketin, ... Şti. ile akdettiği anlaşma uyarınca inşaat işlerini fiilen ifa etmekte olup, davalı tarafın inşaata ilişkin herhangi bir katkısı veya faaliyeti bulunmadığını, buna rağmen taraflar arasında 20.12.2022 tarihinde düzenlenen ... sayılı ihtiyari arabuluculuk tutanağının, davacının tüm hak ve yetkilerini davalıya devretmeyi öngören, muvazaalı ve kanunun emredici hükümlerine açıkça aykırı bir belge niteliğinde olduğunu, tutanağın imzalanmasından önce taraflar arasında herhangi bir ticari veya hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, davacı şirket yetkililerinin hile ve korkutma altında imzaya zorlandıklarını, bu suretle irade fesadına maruz kaldıklarını ve ayrıca tutanağın aşırı yararlanma (gabin) ile de sakatlandığını, bu durumun tanık beyanları ile ispatlandığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser özleşmesinden kaynaklanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili; davacı ile dava dışı .... Şti. ile bir anlaşma imzalandığını, bu anlaşma gereğince de .... Şti.'nin; İstanbul ili Esenyurt ilçesi ... Mah., 1007 ada 6 parselde kayıtlı gayrimenkulün arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yükümlülüklerini davacının üstlendiğini, karşılığında da yine .... Şti.'nin alacağı gayrimenkulleri vs haklarının bir kısmını da alacağını, davacının anlaşma gereği işe başladığını, inşaat yapım işlerinin halen devam ettiğini, inşaat devam ederken davacı ile davalı şirket arasında 20/12/2022 tarihinde Arabulucu ... nezdinde ... İhtiyari Arabuluculuk dosya numarası ile anlaşma tutanağı imzalandığını, davalı tarafın bu güne kadar inşaatla ilgili hiç bir şey yapmadığını, davacı ile davalı arasında ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının imzalanmasından önce herhangi bir sözleşme, ticari veya hukuksal ilişki, alacak vs mevcut olmadığını, Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk kurumunun amacı ile ters düşecek şekilde tek tarafa borç yükleyen ve kurucu nitelik taşıyan bir belgenin arabuluculuk son/anlaşma tutanağı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirket yetkililerinin anlaşma tutanağını özgür iradeleriyle imzalamadığını, hile ile ve korkutularak; arabuluculuk sürecine ve imzalara zorlandıklarını, yine tek taraflı bir hak devri içeren tutanağın aşırı yararlanma ile de sakat olduğunu, belirterek;... ihtiyari arabuluculuk dosyası numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı yan davaya cevap vermemiştir.Mahkemece; İhtiyari Arabuluculuk anlaşma tutunağında, taraflara arabuluculuk görüşmeleri ile ilgili taraflara bilgilendirme ve aydınlatma yapıldığı, söz konusu tutanağın taraflarca ve arabulucu tarafından ihtirazi kayıtsız imzalandığı, davacı vekilinin davacının iradesinin fesada uğratıldığı iddiasını ispata yarar delil dosyaya sunmadığı, tanık beyanlarınında tek başına iddiaların ispatına elverişli olmadığı, HMK' nun 190.maddesine göre ispat yükü kendi üzerinde olan davacı tarafın davasını ispatlayamadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 203/ç maddesindeki (1086 sayılı HUMK'nun 293/5 maddesi ) düzenleme karşısında hukuki işlemlerde irade bozukluğu ve aşırı yararlanma iddialarının yazılı belge olmasa bile tanıkla ve her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı olduğu açıktır.Ne var ki, mahkemece davacı tanıkları dinlenmiş ise de, davacı yanın irade sakatlığı konusunda resmi makamlara şikayette bulunduklarını belirttiği, ancak mahkemece bu konuda her hangi araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kuruduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece; davacı yandan olay ile ilgili suç duyurusu yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise savcılık dosya numarası hakkında açıklama yaptırılıp, akabinde savcılık dosyasının incelenmesi, tutanak mümzi olan, Arabulucu ...'un tanık sıfatı ile dinlenmesi, gerekçede tutanak ile kararlaştırılan hususlarda gabin olup olmadığının da değerlendirilerek; akabinde sonucuna göre olumlu yada olumsuz bir karar vermesi gerekirken; eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/06/2024 tarih, 2023/569 Esas, 2024/607 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.