9. Hukuk Dairesi 2025/9687 E. , 2026/518 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3109 E., 2025/2380 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 77. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/406 E., 2024/12 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor din…
9. Hukuk Dairesi 2025/9687 E. , 2026/518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3109 E., 2025/2380 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 77. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/406 E., 2024/12 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışı iş sözleşmesi ile davalının ... ...projesinde 16.08.2016 tarihinde işe başladığını, iş sözleşmesinin 05.12.2021 tarihinde davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, bunun üzerine işe iade talebi ile dava açıldığını, İlk Derece Mahkemesince davalı tarafından yapılan feshin haksız ve geçersiz olduğuna karar verilerek davanın kabul edildiğini, verilen kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 23.12.2023 tarihli ve 2023/2847 Esas - 2023/4017 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğini, kararın tebliğinden sonra müvekkilinin.... Noterliğinin 25.01.2024 tarihli ve 1413 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı işverene işe iade başvurusunda bulunduğunu, davalı işverenin 28.02.2024 tarihli ihtarnamesi ile müvekkilinin işe davet edildiğini, ihtarnamenin bir aylık sürenin geçmesinden sonra 02.03.2024 tarihinde, müvekkiline ise 04.03.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, kanundaki sürenin işe davet için belirlenen süre olmayıp işe başlaması için öngörüldüğünü, davalının işe davet yazısında samimi olmadığını, davacının fesihten önce aylık ücretinden takribi 1/10'u tutarında daha düşük bir ücretle işe başlatılacağının bildirildiğini, müvekkilince yapılan teklif samimi olmadığı belirtilerek kabul edilmediğini ve tespit edilen alacakların muaccel hâle geldiğini belirterek ... 6. İcra Müdürlüğünün 2024/19807 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip miktarı alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının usulüne uygun işe davet edildiğini, kendisinin işe gelmediği, işe davet bildiriminde de davalının davacının son çalıştığı yer olan ...'te bulunan işyerinde çalışmanın sonuna gelindiği, davacının görevi ile ilgili çalışana ihtiyaç duyulmadığı, bu nedenle davacının son çalıştığı yer olan ...'te çalışmasının mümkün olmadığı, davacıya Türkiye'de bulunan Kırklareli şantiyesinde ihtiyaç duyulduğunun belirtildiğini, ...'te aldığı ücreti Türkiye'de almasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay kararlarına göre işçinin yöntemince işe başlatıldığından söz edilebilmesi için işverenin işçiyi fesihten önceki durumuna iade etmesi gerektiği, başka bir anlatımla gerçek anlamda işe başlatmanın, işçinin geçersiz sayılan fesih tarihindeki işinde veya ona benzer (eşdeğer) bir işte çalıştırılmasıyla sağlanabileceği, işverenin işe başlatma iradesinde samimi olmadığı, işçinin işten çıkarılmadan önceki işine iadesinin teklif edilmediği ve Türkiye'deki çalışmasına ilişkin olarak da düşük bir ücret teklif edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işe davet tarihinde davacının ücretinin 3.987,74 KWD x 100,559 = 401.126,77 TL olması gerektiği hâlde davacıya 65.000,00 TL net ücretle yurt içindeki şantiyede çalışmasının teklif edildiği, bu hâliyle işe davetin samimi olmadığı, davacının ücretinin ... 51. İş Mahkemesi'nin 2021/1 Esas sayılı dosyası ile kesinleştiği, bu nedenle takdir edilen ücret miktarında hata olmadığı, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen diğer itirazların usuli kazanılmış hak uyarınca istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği ve gerekçesiz istinafların dikkate alınamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının usulüne uygun olarak işe davet edildiğini, davacının son çalıştığı projenin kapandığını, bu nedenle davacının aynı işyerine davetinin mümkün olmadığını, davalı Şirketin diğer yurt dışı şantiyelerinde de davacının göreviyle ilgili bir çalışana ihtiyaç bulunmadığını, 2. Davacının Türkiye'de ihtiyaç duyulan projede işe davet edildiğini, davacıya Türkiye'de emsallerinin aldığı ücretin teklif edildiğini, davacının işe başlamadığını, 3. Davacının iş sözleşmesinin geçerli nedene dayalı olarak ihbar sürelerine de uyulmak suretiyle sona erdirildiğini, 4. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirlenen ücreti de kabul etmediklerini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı işverenin işe davetinin ciddi olup olmadığı ile iş güvencesi tazminatının hesabına ve icra inkar tazminatına ilişkindir. 1. Dairemizin yerleşik kararlarında da belirtildiği gibi işçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması hâlinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 21/5 hükmüne göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da işe iade davasında karara bağlanan iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir. İşverenin işe davete dair beyanının da ciddi olması gerekir. İşverenin işe başlatma amacı olmadığı hâlde iş güvencesi tazminatı ödememek için yapmış olduğu çağrı, gerçek bir işe başlatma daveti olarak değerlendirilemez. İşçinin yöntemince işe başlatıldığından söz edilebilmesi için işverenin işçiyi fesihten önceki durumuna iade etmesi gerekir. Başka bir anlatımla gerçek anlamda işe başlatma, işçinin geçersiz sayılan fesih tarihindeki işinde veya ona benzer (eşdeğer) bir işte çalıştırılmasıyla sağlanabilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 27.06.2018 tarihli ve 2016/22-2952 Esas, 2018/1276 Karar sayılı kararı). İşe iade davası sonunda işçinin sözleşmenin feshedildiği şartlarla eski işine dönmesi asıl ise de işe başlatma anına kadar işçi ücretlerine gelen artışlar ilave edilerek işe başlatılması ve yöntemine ve mevzuata uygun olarak gerçekleşen ücret değişiklik ve indirimlerinin de işe başlatma anında dikkate alınması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2009/9-345 Esas, 2009/392 Karar sayılı kararı). İşçi eski coğrafi işyerine davet edilmelidir. İşe başlamak için işverene başvuran işçinin önceki işe veya işyerine işe iade olanağı kalmaması hâlinde işveren, öncelikle iş şartlarında esaslı değişiklik oluşturmadan iş teklifi yapmalı, bu olanak yoksa o zaman 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca değişiklik teklifinde bulunmalıdır. İşçinin işverenin yeni iş teklifini kabul etmemesi durumunda, eğer iş şartlarında esaslı değişiklik yoksa veya işverenin değişiklik teklifi hakkını kötüye kullanması söz konusu değilse işçinin kural olarak işe iade başvurusunda bulunmadığı ve geçersiz sayılan feshin geçerli hâle geldiği kabul edilmelidir. İşverenin yeni iş teklifi, iş şartlarında esaslı değişiklik yaratıyor ise bu durumda işveren 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca hareket etmeli ve değişiklik feshine gitmelidir. Bu durumda değişiklik geçerli nedene dayanacağından, bu fesih tarihi itibarıyla işçiye kıdem ve ihbar tazminatları ile boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ödenmeli ancak iş güvencesi tazminatı, işe başlatma koşulunun işçinin değişikliği kabul etmemesi nedeni ile gerçekleştiği dikkate alınarak ödenmemelidir. Somut uyuşmazlıkta davacı, davalıya ait yurt dışı şantiyesinde aylık 3.987,84 KWD (...) ücret karşılığı çalışmakta iken iş sözleşmesinin davalı tarafça feshedilmesi üzerine işe iade talebiyle dava açmıştır. ... 51. İş Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ve 2022/1 Esas, 2023/300 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 13.12.2023 tarihli ve 2023/28 47... /4017 Karar sayılı ilâmı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiştir. Davacı.... Noterliğinin 25.01.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle işe iade talebinde bulunmuştur. Davalı işveren ... . Noterliğinin 28.02.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalı Şirket tarafından davacının son çalıştığı ... ülkesinde bulunan işyerindeki çalışmanın sona erdiğini ve davacının burada işe başlatılmasının mümkün olmadığını, davacının yalnızca Kırklareli ilinde kesin hesap şefi olarak, net 65.000,00 TL ücret ile işe başlayabileceğini belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacıya işten çıkartılmadan önceki işine iadesinin teklif edilmediği, Türkiye'deki çalışmasına ilişkin olarak da düşük bir ücret teklif edildiği, bu nedenle işverenin işe başlatma iradesinde samimi olmadığı belirtilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmiştir. Öncelikle davalı işverenin işe davetinin ciddi olup olmadığı noktasında davacının işe davet talebinde bulunduğu dönem bakımından davalı Şirketin tüm yurt dışı projeleri yönünden araştırma yapılarak davacının yaptığı işi yapan işçi bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Yukarıda belirtilen araştırma sonucu davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde davacı ile aynı işi yapan işçi bulunmaması durumunda, davacının işe davet edildiği tarih itibarıyla davacının mesleği ve kıdemi de dikkate alınarak Türkiye koşullarında alabileceği emsal ücret araştırılmalı ve sonucuna göre davalı işverenin işe davetinin ciddi olup olmadığı belirlendikten sonra hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince yapılacak araştırma sonucunda davalı Şirketin işe davette ciddi olmadığının anlaşılması durumunda iş güvencesi tazminatının, belirlenecek emsal ücret üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması gereklidir. 2. İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi hâlinde, alacaklının talep etmiş olması şartıyla borçlu, hükmolunan meblağın 2004 sayılı Kanun'da gösterilen oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez. Somut olayda, davaya ve ilâmsız icra takibine konu alacak bakımından uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü de hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.