T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:31/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:27/12/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:31/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:27/12/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; 29.09.2021 tarihinde Denizli 5. İcra Dairesi aracılığıyla ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibin konusunun satış sözleşmesinin de konusu olan süt soğutma tankı'nın ayıplı olması olduğunu, müvekkili şirket adına yetkilisinin davalı iş yerinden 50.000,00 TL bedelli ... model kantarlı otomatik yıkamalı süt soğutma tankını satın aldığını, satış bedelinin 35.000,00 TL'lik kısmının karşı tarafın bildirdiği ...'e ait olan hesaba gönderildiğini, geriye kalan 15.000,00 TL'lik kısmı için müvekkilinin eski süt tankını davalıya teslim ettiğini, makina üzerinde Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda, makinanın tespit edilen arızalar nedeniyle ayıplı olduğu ve ayıbın gizli olduğunun raporlandığını, Denizli Barosu aracılığıyla borçluya 2 ayrı ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın herhangi bir cevap vermediğini, işbu olaylar neticesinde icra kanalına başvurulduğunu, davalı-borçlu tarafından mezkur takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek durdurulduğunu, dava şartı olan arabuluculuk yoluna da başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar/kötü niyet tazminatına ve alacağın %10'undan az olmamak üzere para cezasına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın netice-i talebinin açık olmadığını, itirazın iptali davasında kısmi davası açılmasının mümkün olmadığını, davanın bu yönü ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafça yasal süresi içinde herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacı tarafından müvekkiline 35.000,00 TL ödeme yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... isimli kişiyi müvekkilinin tanımadığını, davacının 5 tona yakın sütünün bozulmasına ilişkin somut bir delil bulunmadığını savunarak; hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz açılmış bulunan davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi bulunmamakla birlikte, davalı tarafça davacıya, davaya konu süt soğutma tankının satılarak teslim edildiği tarafların kabulündedir. Yine davaya konu tankın teslim tarihi konusunda yazılı bir belge bulunmadığından, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde edimlerin aynı anda ifa edileceği kabul edildiğinden, davacının davalıya satış bedelini gönderdiği 26.08.2019 tarihinde davaya konu malın davacıya teslim edildiğini kabul etmek gerekmiştir. Davacı her ne kadar satın alma tarihinden kısa bir süre sonra tankın arızalandığını iddia etmiş ise de, davacının davalıya 03.01.2020 tarihli ihtarname ile satın alma tarihinden 4 ay sonra ayıp ihbarında bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar teknik bilirkişi tarafından davaya konu tanktaki ayıbın gizli ayıp olduğu tespit edilmiş ise de, satın alan davacı gizli ayıbı ortaya çıkar çıkmaz hemen davalı satıcıya bildirmesi gerektiği halde süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki davacı vekili dava dilekçesinde ve diğer yazılı beyanlarında, davacının küçük bir arıza olduğunu düşünerek kendi çabalarıyla tankı tamir ettirmeye çalıştığını beyan etmiş, dolayısıyla zamanında yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı kanaatine varıldığından davalının süresinde ayıp ihbarı yapılmadığına ilişkin itirazının kabulüne, bu nedenle davacının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamayacağından davalının borca itirazının yerinde olduğuna, davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı taraftan süt tankı satın aldığını, tankın kısa bir süre sonra arızalandığını, makine yıkama yapmamaya başladığı için içerisindeki sütlerin bozulduğunu, Yerel Mahkemece söz konusu ayıbın gizli ayıp olduğunun belirlendiğini, ancak zamanında ayıp ihbarında bulunulmadığından davanın hatalı olarak reddedildiğini, oysa ki arızadan hemen sonra davalı tarafa telefon ile ve sözlü olarak bir çok kez iletişim kurularak ihbar edilmesine ve akabinde tamir edilmesi için acilen servis yönlendirilmesi talep edilmesine rağmen davalının müvekkiline cevap vermediğini, müvekkilinin sütlerin bozulmaması için süt tankının soğutma sorununu kendi çabası ile çözmeye çalıştığını, Yerel Mahkemece belirtilen bu hususlar doğrultusunda sunulan deliller değerlendirilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, TBK'nın 225. maddesindeki düzenlemeye göre satıcılığı meslek edinmiş kişilerin ayıplar bakımından ağır kusurlu olması halinde sorumluluktan kurtulmak için bildirim süresinin geçmiş olduğunu ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafın dava konusu olan süt soğutma tankını ve buna benzeri ürünleri satmayı meslek edindiğini, süt soğutma tankının işlevi ve fonksiyonları hakkında detaylı bilgi ve tecrübe sahibi olduğunu, bu nedenle sorumluktan kaçmasının mümkün olmadığını, TBK'nın 219. maddesindeki hüküm uyarınca satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğunu, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğunu, satıcının bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğunu, olağan gözden geçirme ile görülebilir nitelikte olmayan veya görülebilir nitelikte olmakla birlikte ancak belli bir süre sonra ortaya çıkan gizli ayıpların alıcının gözden geçirme külfetinin kapsamını oluşturmayacağını, gizli ayıplar açısından ihbar külfetinin ayıbın meydana çıkmasından sonra başladığını, alıcının gizli ayıpların varlığını fark ettiği takdirde bunları satıcıya en kısa zamanda bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin gizli ayıbı ihbar külfetinin yetkili ve uzman bilirkişilerce teknik olarak tespit edilmesi ile başladığını, işbu davada gizli ayıbın teknik olarak Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, ihbar yükümlülüğünün bu tarih itibari ile başladığını, buna rağmen müvekkilinin daha öncesinden Noter aracılığıyla davalıya ihtar çekerek üzerine düşen ihbar yükümlüğünü yerine getirdiğini, Yerel Mahkemece ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, ihbar bildirim yükümlülük tarihinin başlangıç tarihi ile ihbarın yapıldığı tarihler dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu kararın hatalı olduğunu, Mahkemenin karar gerekçesinin müvekkilinin kendi çabaları ile süt tankını tamir etmeye çalışmasına dayandığını ancak müvekkilinin dava konusu süt tankının gizli ayıplı olduğunu ilk arızadan sonra öğrendiğini ve bunu karşı tarafa aynı gün içerisinde çözüm bulunması amacıyla sözlü ve telefonla bildirdiğini, davalının hasarı gidermemesi üzerine müvekkilinin tamirci çağırdığını ancak gizli ayıbın büyüklüğü nedeniyle hasarın giderilemediğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu süt soğutma tankının ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ödenen satış bedelinin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu 6098 sayılı TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 219. maddesine göre; "satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları ise; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiş, ancak alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; dava konusu süt soğutma tankının 26/08/2019 tarihinde davacıya satışının yapılarak teslim edildiği, dosya kapsamına celp olunan Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait hayvancılık damızlık süt çiftliğine montajı yapılan süt soğutma tankının 23/07/2020 tarihli keşif aşamasında makinenin çalışır durumda olduğu, makinenin bir kaç parçasının değiştirildiği, montajdan sonra yıkama sistemi ve soğutma sistemi ünitesinin yerlerinde değişiklik yapıldığı, makinenin ayaklı kısımlarında kaynaklı bağlantılar yapıldığı, yıkama sistemine ait düzenlemeler yapıldığı, soğutma ünitesine ait bir adet fanın değiştirildiği, makinede oluşan arızaların nedeninin mevcut yerine makinenin ilk montajının düzgün yapılamaması, üretimden kaynaklı hataların olması ve kullanılan ekipmanların çalışma sistemine uygun olmaması olduğu, makinede oluşan arızaların yetkili satıcı tarafından giderilmediği, ... Makine Isıtma Soğutma tarafından makinenin arızalı kısımlarının değiştirildiği ve düzensiz çalışan aksamların yeniden düzenlenerek çalışır hale getirildiği, ... Teknik - ... Soğutma (Davalı) tarafından düzenlenen 24/08/2019 tarihli teklif formunda 5.000 litre ... model kantarlı otomatik yıkamalı süt soğutma tankı için iş başlangıcında 35.000,00 TL nakit bedelle sipariş formu düzenlendiği, 26/08/2019 tarihli ödeme dekontu ile süt tankeri ödemesi açıklaması ile 35.000,00 TL ödemenin yapıldığı, davalının soğutma teklif formunda ürün teslimatının sipariş tarihinden sonra 14 gün içerisinde yapılacağının belirtildiği, ... Makine Isıtma ve Soğutma İşleri Servisi (dava dışı) tarafından düzenlenen 16/05/2020 tarihli ve ... numaralı faturada lohser, gaz şarzı ve işçilik servis bedellerinin belirtildiği, yapılan bu tespitlere göre makinenin ilk kurulumundan itibaren arızalı olduğu, makine yetkili satıcısından alınmış ve garanti süresi içerisinde meydana gelen fan arızası, ayakların kırılması ve yıkama sistemi arızalarının kullanıcı hatası olmadığı, üretimden kaynaklı makinede mekanik ve elektronik arızaların oluştuğu, bu arızaların yaklaşık 10 ay kullanılan makinede olmayacağı, kullanmak amacıyla satın alınan makinede meydana gelen arızaların makineden tamamen yada gerektiği gibi yararlanılmasını engellediği, kullanma olanağını azaltan ve ekonomik değerini düşüren eksiklikler bulunduğundan makinenin ayıplı olduğu, tüketicinin ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması makinede oluşan üretim arızalarının makinenin kullanımı ile ortayla çıktığından gizli ayıp olduğunun belirtildiği, yargılama aşamasında Mahkemece yerinde keşfen makine mühendisi aracılığıyla inceleme yaptırılarak rapor alındığı, alınan raporda; keşif sırasında görülen ve fotoğrafı çekilen süt soğutma ve yıkama tankının davacı iş yerinde atıl şekilde beklediği, çalışmadığı, enerji ve gaz bağlantısının sökülmüş olduğu, makinanın 8 ay 20 gün kullanım sonunda imalattan kaynaklı ayıplar nedeni ile kullanılamadığı, sipariş teklifinde ikinci el olduğuna dair bir belirleme olmadığı, 26.08.2019 tarihinde satın alınıp, 16.05.2020 tarihinde bir kısım faydalı ve zorunlu masraf yapıldığı, tüm bu çabalara rağmen faydalı çalışma yapmaması sonucu devre dışı bırakıldığı, süt soğutma tankının ayıplı olduğu, makinanın ayıplı şekilde satıldığı, makinenin imalattan kaynaklı ayıplar nedeni ile kullanılamadığı, davacının ayıbı sonradan fark ettiği, bu halde makinanın ayıplı olduğu, bu hali ile kullanımının imkansız olduğu, davalının ayıptan sorumlu olduğu şeklinde belirtildiği görülmüştür. Teknik bilirkişi incelemeleri sonucunda satışa konu makinenin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, mahkemenin bu tespiti kabulünün yerinde olduğu, davacıya makinenin 26/08/2019 tarihinde teslim edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak davacı kullanım sırasında çıkan arızalar nedeniyle davalıya 03/01/2020 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunmuştur. Davacı tarafından dava konusu makinedeki gizli ayıbın daha önceki bir tarihte tespit edildiği yönünde davalı tarafından bir iddia ve delil sunulmadığından davacının 03/01/2020 tarihli ihtarnamesi ile gizli ayıbı süresinde davalıya ihbar ettiğinin kabulü gerektiğinden Mahkemenin aksi yöndeki kabulü ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın esasına girilerek çözümünde etkili olabilecek ölçüde deliller toplanarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2022 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 31/12/2025 ...