9. Hukuk Dairesi 2025/10226 E. , 2026/970 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1297 E., 2025/1430 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/35 E., 2025/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rap…
9. Hukuk Dairesi 2025/10226 E. , 2026/970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1297 E., 2025/1430 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/35 E., 2025/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işyerinde alt işveren bünyesinde işçi olarak çalışmaktayken sürekli işçi kadrosuna alındığını, taraflar arasında imzalanan 02.04.2018 tarihli sözleşme uyarınca müvekkiline asgari ücretin belirli fazlası oranında ücret verileceğinin kararlaştırıldığını, yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan toplu iş sözleşmelerine göre yıl başında ve yıl ortası başında olmak üzere %4 oranında ücretlere zam yapılmasının öngörüldüğünü ancak müvekkilinin ücretine sözleşmede öngörülen zammın uygulanmadığını, ücretinin hatalı hesaplanması sonucu gece ve gündüz çalışmalarındaki haftalık 20 saat fazla çalışma ücretleri, her yıl ödenen 52 yevmiye tutarındaki ilave tediye, 10 yevmiye tutarındaki ikramiye, hafta tatili ücretleri ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin de eksik ödendiğini belirterek; zam farkından kaynaklanan fark ücret ile düşük ücretten kaynaklanan ilave tediye, ikramiye, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olması gerektiğini, zamanaşımı def'inde ve husumet itirazında bulunduklarını, davalı İdare ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörülmediğini, ayrıca davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli kararı ile ortadan kaldırılarak Mahkemesine gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle eksikliklerin giderildiği, sözü edilen raporun denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmış olduğu gerekçesiyle hafta tatili ücreti reddedilmek suretiyle eksik ödenen ücret farkı, ilave tediye, ikramiye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti fark alacaklarına ilişkin taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının hâlen çalışmaya devam ettiği, kadroya geçişi aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde açıkça asgari ücretin belirli oranda fazlasının ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu durumun her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, buna göre ücret farkı ile diğer fark işçilik alacaklarına ilişkin taleplerin yerinde olduğu, 30.01.2025 tarihli kararları doğrultusunda hesap bilirkişisinden alınan ek raporda hesaplamaların arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihe kadar yapıldığı ve eksik ödemelerin usulünce hesaplandığı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden bu hususun hesaplamalarda farklılık yaratmadığı, Mahkemece dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli ek rapor doğrultusunda karar verildiği, hükme bağlanan alacaklara işletilen faiz türlerinde de bir isabetsizlik görülmediği, davalı taraf ... olmasına karşın, İlk Derece Mahkemesince hükmün 7. maddesinde "Sosyal Güvenlik Kurumunun" harçtan muaf olduğu belirtilerek harca hükmedilmemesinin açık bir yazım hatası olduğu ve mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edildiği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunun davacının talep etmediği şekilde hesaplamalar içerdiğini, 2. Davanın esasının bireysel iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesinin çelişmesi olması sebebiyle, dosyanın bu iki sözleşmeden hangisinin uygulanacağının Borçlar hukuku ve İş hukuku anlamında değerlendirilerek belirlenmesi için bilirkişiye tevdii edilmesi gerektiğini, 3. Bilirkişi raporunda hesaplamalarda brüt tutarların netleştirilmesinin usulüne göre yapılmadığını, 4. Davacının davasında talep ettiği alacakların belirsiz veya kısmi alacak davasına konu edilemeyeceğini, kısmi alcak davasına konu edilen alacakların ıslah suretiyle artırılması gerekirken bedel artırımı yapılamayacağını, 5. Faiz türünün de hatalı bulunduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava türü, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacı işçinin talep edilen fark işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması ve alacaklara işletilmesine karar verilen faiz türü hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.