TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1136 KARAR NO : 2025/1254 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için dairemize gönderi…
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1136 KARAR NO : 2025/1254 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .......'da mobilyacılar sitesinde 253 dükkan inşaatına başladığını, taraflar arasında imzalanan 24/02/2021 tarihli dükkan karşılığı mal alım sözleşmesi ile alüminyum doğrama, alüminyum ...... ve aksesuar tesliminin kararlaştırıldığını, sözleşmede davalı şirketçe miktarları belirlenmiş malların davacıya teslim edileceği, davacının bir dükkan teslim edeceği, davalıca belirli miktarda ödeme yapılacağının belirtildiğini, derhal teslimin taahhüt edildiğini, ancak davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine noterden 02/12/2021 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, sözleşmeye aykırı düzenlenen faturaları, ayıplı ve eksik malları kabul etmediklerini, dükkânları teslimde gecikme ve kira kaybına sebep olunduğunu belirterek, süresinde teslim edilmeyen doğrama alüminyumların başka yerden temini nedeniyle oluşan fiyat farkına ilişkin 10.000 TL ticari zarar; sözleşmeye aykırı fiyatlandırılıp öncesinde fazladan yapılan ödemelerin iadesi için 9.000 TL'nin; teslimatın süresinde yapılmamasının dükkanların tesliminde yol açtığı gecikme nedeniyle oluşan zarar için 1.000 TL'nin; ticari faizleriyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz satımının resmi şekilde yapılması gerektiğinden sözleşmenin kısmen geçersiz olduğunu, temerrütten için davacının kendi edimini ifa etmesi ya da en azından ifaya hazır olduğunu bildirmesi gerektiğini, davacının dükkanın ferağını vermediğini, edimin ifası için sözleşmede bir tarih belirlenmediğini, teslim edilen ürünlere ilişkin faturaların davacıya tebliğ edilip 8 günlük yasal sürede içeriklerine itiraz edilmeyip kesinleştiğini, TTK'da ticari satımlara ilişkin 2 ve 8 günlük ayıp ihbar sürelerinin hak düşürücü nitelikte olduğunu, bu sürelerde hiçbir ayıp ihbarı yapmayıp kabul ettiği ürünlere karşı ayıp ihbarında bulunamayacağını, tacirler arasında sair amaçlarla yapılan ihtar veya ihbarların şekil şartlarına tabi olduğu ve TTK gereği noterden, iadeli taahhütlü mektupla ya da telgrafla yapılması gerektiğini, ayıp iddiasının tanık marifetiyle ispatının mümkün olmadığını, faturaları ticari defterlerine işleyen borçlunun alacağı kabul ettiğini, eksik teslim iddiası ve benzeri savunmalarda bulunamayacağını, ticari defter ve belgelerdeki kayıtların aksinin kesin delille ispatlanabileceğini, TBK'nın 123. ve 125.maddesindeki prosedüre uymadan, doğrudan sözleşmeyi feshettiğinden davacının kusurlu olduğunu, fesihte kusuru olan kimsenin hiçbir tazminat talebinde bulunmayacağını, davacının müspet zarar talebinde bulunamayacağı gibi aynı anda menfi ve müspet zararın istenemeyeceğini, alacak kalemlerinin dava açılırken basit bir hesapla belirlenebileceğinden belirsiz alacak davası açılamayacağını belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur. B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: "...Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; 1-Davacının fazla yapılan ödemeye ilişkin 700.203,22 TL alacağın, dava tarihi olan 09/03/2022'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fiyat farkı ve yaşanan gecikme nedeniyle oluşan zarar alacaklarına yönelik fazlaya ilişkin istemlerin ayrı ayrı reddine..." karar verildiği görülmüştür. C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ; Davalı vekilinin sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; fiyat farkı ödeme ve fazla fiyatla faturalandırma nedeniyle ödeme hususlarının davanın açılması esnasında, basiretli bir tacir olan davacı tarafından, basit bir matematik hesabıyla belirlenebileceğinden belirsiz alacak davası açılamayacağını, hukuki yarar bulunmadığından usulden ret gerektiğini, Dava belirsiz alacak davası olarak açıldığı halde, lehlerine AAÜT'nin 5/2 maddesine aykırı şekilde vekalet ücretine hükmolunduğunu, belirsiz alacak davası olmasaydı dahi lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu, belirsiz alacak davası olmasaydı dahi, ıslah dilekçesinde reddedilen kısım 11.000,00-TL iken 1.000-TL üzerinden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olacağını, Mahkemenin, dava konusunu yanlış değerlendirdiğini, davacının müddeabihi ıslah yolu ile arttırdığını, faturalardaki fazla fiyatlandırma iddiasına dayalı fazla ödemeye ilişkin olarak açılan bir dava söz konusu olup, davacının bu iddiasını ispat edemediğini, Davacının bir bono dışında tüm bonoların kendisine iade edildiğini ikrar ettiğini, sorunun davalı şirket muhasebesinin hem senetleri hem de senetlerin ödenmesi için verilen çek ve yapılan havaleleri ayrı ayrı ödeme olarak sehven defterlere işlemesinden kaynaklandığını, bunlar dikkate alındığında davacıya borçları olmadığının anlaşıldığını, davacıya toplamda 3.072.089,46-TL tutarında 38 adet fatura kesilip davacıya tebliğ edildiğini, faturalara konu malların davacıya teslim edildiğini, davacıya iki kez havale yapıldığını, bilirkişi raporu ile dosyadaki uzman görüşü arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, ispat yükü kendisinde olan davacının kendi ticari defterleri ile iddiasını ispatlayamadığını, alacak kaleminin kendi defterleri ile dahi uyuşmadığını, Islah ile arttırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yasal süresinde faturalara itiraz etmeyen ve vergi dairesine bildiren davacının, faturaların içeriğine itiraz edemeyeceğini, tarafların BA-BS formları ile sabit olan, fatura konusu malların teslim edildiğinin ispatlandığını, ayrıca, davacının vergi dairesine bildirdiği ama kayıtlarına işlemediği belirtilen faturaların, davacı tarafından bildirilen mail adresine gönderildiğini, faturaların bazılarının elden tebliğ edildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nda ticari satımlara ilişkin 2 ve 8 günlük ayıp ihbar süreleri olup, hak düşürücü niteliğinde olduğunu, davacının bu süreler içinde hiçbir ayıp ihbarı yapmadığını, dava ile ayıp iddiasında bulunduğunu, davacının sair suretlerde ayıp ihbarının gerçek dışı ve geçersiz olduğunu belirterek, hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin istinafa cevap ve katılma yolu ile sunduğu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; Davalının istinaf başvurusunun haksız ve yersiz olduğundan reddi gerektiğini, Dosyaya sunulu bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, taleplerinin incelenmediğini, raporun dava konusunda gerekli birikime sahip olmayıp denetime elverişli olmadığını, davalı tarafından sunulmuş teslim tesellüm belgesi ve irsaliye bulunmadığını, davalının dava aşamasında fazla tahsil ettiği parayı iade ettiğini, davalı kötüniyetli olarak aldığı senedi iyiniyet iddiasıyla 3.kişiye devredip davacıyı haciz baskısı altında bıraktığını, Mahkemenin raporlara itirazlarına rağmen bir inşaat mühendisi bilirkişiden rapor almınıp, kullanılan alüminyumların nereden ne şekilde alındığı delil listesinde yer alan ticari defterleri ile sabit olduğunu, inşaat mühendisi bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi arasında uyum sağlanmayıp, dava konusu taleplerinin değerlendirilmediğini, davacının ödemelerini banka kayıtları, ticari defterleri ve icra dosyası ile sabit olduğunu, temerrüdün keşide ettikleri ihtarnameyle oluştuğunu, taahhüt edilen malların sözleşmedeki fiyatlar ile verilmemiş farklı miktarlarla fatura içerikleri düzenlendiğini, bundan kaynaklı zararlarının dikkate alınmadığını, mahkemenin fazla ödemenin iadesi kararı dışında taleplerini dikkate almamasının hukuka aykırı olduğunu, tüm zarar talepleri için yeniden yargılama gerektiğini, İtirazlarına rağmen dikkate alınmayan tüm delillerin toplanmasını talep ettiklerini, dava konusu sözleşme kapsamında verilen senet nedeniyle ....... İcra Dairesi'nin ..../...... E. sayılı dosyasına haciz baskısıyla ödeme yapıldığını, dosyaya celbi ile mali müşavirden rapor alınması gerektiğini, sözleşme ve faturalar arasındaki farklı fiyatlandırmaların ortaya çıkması için istinafta yargılama yapılarak bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, noter ihtarnamesi ile davalının temerrüde düşürüldüğünü, gerekçede bu ihtarnamenin dikkate alınmadığını, ticari zararlara ilişkin emsal zarar araştırmasının (ilgili kurum ve ticaret odalarından ve meslek kuruluşlarında celbedilecek, .........., .........'dan bildirilecek şirketlerden sorulacak) bu delilin toplanmayıp müzekkere yazılmadığını, davalının sözleşme gereği teslim etmediği malların dışarıdan alındığına dair faturaların sunulduğunu, bu delilin değerlendirilmeyip raporlarda dikkate alınmadığını belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile İDM kararının kaldırılarak davanın tümden kabulünü, aksi kanaatte dosyanın İDM'ye iadesini talep etmiştir. D-)DELİLLER; ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ T......./....... E. ...../.... K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ; Dava; ticari satımdan kaynaklı tazminat talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacı kooperatifin ve taraf vekillerinin adreslerinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı kooperatif, inşa ettiği dükkanlarda kullanılmak üzere kimi alüminyum malzemelerin teslimi hususunda davalı şirket ile sözleşme imzaladıklarını, ancak davalı şirketçe yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, davalıya dükkan tahsis edilip, fiyat farkının davalıca ödeneceğini belirterek; malzemelerin başka yerden temininden doğan fiyat farkına ilişkin 10.000 TL ticari zarar, sözleşmeye aykırı şişirilmiş şekilde fiyatlandırılan ve öncesindeki fazla ödemelerin iadesi için 9.000 TL'nin, teslimatın süresinde yapılmaması nedeniyle dükkanların tesliminde yol açtığı gecikmeden doğan zarar için 1.000 TL'nin tahsili için belirsiz alacak davası açmıştır. Davalı şirket ise sözleşmenin dükkan yönünden geçersiz olduğunu, faturaların usulünce tebliğ edilip kesinleştiğini, usulünce yapılmış ayıp ihbarı bulunmadığını, alacak kalemleri bilinebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılamayacağını, tazminat talebi mümkün olmadığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. O halde uyuşmazlık, malzemelerin başka yerden temininden doğan fiyat farkı zararı, şişirilmiş fiyatlardan kaynaklı fazla ödeme yapılmasından kaynaklı zarar ile dükkanın geç tesliminden doğan zarar olmak üzere bu üç kalem yönünden davacının alacağı bulunup bulunmadığı noktalarındadır. Davacı vekilince malzemelerin başka yerden temininden doğan fiyat farkına ilişkin 10.000 TL ticari zarar, sözleşmeye aykırı şişirilmiş şekilde fiyatlandırılan ve öncesindeki fazla ödemelerin iadesi için 9.000 TL, teslimatın süresinde yapılmaması nedeniyle dükkanların tesliminde yol açtığı gecikmeden doğan zarar için 1.000 TL'nin tahsili (3 kalem için toplamda 20.000 TL) talep edilmiş, sonrasında sunduğu ıslah (belirli hale getirme) dilekçesi ile fiyat farkına ilişkin 10.000 TL'nin ticari zararın, fazladan yapılan ödemelerin iadesi için 700.203,22 TL fazla ödeme, dükkanların tesliminde yol açtığı gecikmeden oluşan zarar için 1.000 TL'nin (toplamda 711.203,22 TL'ye çıkartarak) davalıdan tahsili talep edilmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; fazla yapılan ödemeye ilişkin 700.203,22 TL alacağın dava tarihi olan 09/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fiyat farkı ve gecikme nedeniyle oluşan zarar alacaklarına yönelik fazlaya ilişkin istemlerin ayrı ayrı reddine hükmedildiği görülmüştür. Yani Mahkemece; sadece fazla ödemeden kaynaklı zarar kalemi için tahsil hükmü kurulmuş, diğer iki kalem yönünden davacı talepleri reddedilmiştir. Davalının istinaf sebeplerinin değerlendirilmesinde; Dosyada keşfe dayalı alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları mevcuttur. Mahkemece kabul kararı verilen şişirilmiş faturalardan kaynaklı fazla ödeme kalemi bakımından ...... bilirkişi tarafından davalı defterlerinde inceleme yapılarak kök ve ek raporlar ile değerlendirme yapılmış, Mahkemece 08/07/2024 tarihli 2.ek rapor hükme esas alınmıştır. Hükme esas alınan ....... bilirkişi 2.ek raporundaki değerlendirmelerde; Davalının sunulan bilirkişi heyet raporundan sonra ticari defterlerinde düzeltme yapmaya çalıştığı, ancak yapılan işlemlerin bir belgeye dayanmadığı, faturaların ve ödemelerin düzeltme adı altında tekrar kayıt edildiği, yapılan işlemelerin TTK ve VUK gereği usulüne uygun olmadığı, davalının 2021 ve 2022 yılı kayıtlarının geçerliliğini koruduğu gibi ilave 30/12/2023 yılında usulüne uygun olmayan bir kısım kayıtların yapıldığı, sonucunda kayıtlarda mükerrerlik oluştuğu belirtilmiştir. Kök rapordaki rakamda yapılan düzeltme ile tahsilatın 3.799.126,60 TL olduğu, ödenmesi gereken tutarın 3.098.923,38 TL olduğu, davalının ticari defterlerindeki tahsilat kayıtları 3.799.126,60 TL olduğundan (aradaki fark kadar) 700.203,22 TL fazla ödemenin kayıtlarda yer aldığı, sonuç itibariyle davalının kendi ticari defterlerinde davacıdan 700.203,22 TL fazla ödeme aldığı kayıtlı olduğu görülmekle, Mahkemece bu bedele hükmedilmesi yerindedir. Kaldı ki teknik bilirkişi tarafından da alüminyum malzemelerle ilgili olarak da teslim edilen malzeme miktarının sözleşmeden az olduğu ve bedelin kadri maruf olduğunun belirtilmesi nedeniyle davalının istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Davacının istinaf sebeplerinin değerlendirilmesinde; davacı vekilince katılma yolu ile istinaf dilekçesinin süresinde sunulup istinaf harçlarının yatırıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekilince 3 ayrı alacak kalemi için 20.000 TL'lik belirsiz alacak davası açılmış, yine 25/12/2024 tarihli ıslah (belirli hale getirme) dilekçesi sunulup 691.203,22 TL'lik ıslah yapılarak dava değeri 711.203,22 TL'ye çıkarıldığı anlaşılmıştır. Yine bu açıklamalara göre; davacının istinafa getirdiği reddedilen miktar hesaplandığında; ıslah ile dava değeri 711.203,22 TL'ye çıkarılmış Mahkemece bu bedelin 700.203,22 TL'si kabul edildiğinden reddedilen miktar 11.203,22 TL olup, bu miktarın 2025 yılı istinaf sınırı olan 40.000 TL'nin altında olduğundan davacının istinafının reddedilen miktar yönünden kesinlik nedeniyle HMK'nın 352.maddesinin 1.fıkrasının b bendi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca, açıklanan nedenlerle davalının istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun da kesinlik nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... T....../...... E. ...../..... K. sayılı; ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... T. ..../.... E. ..../..... K. sayılı; ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin, davacının istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle USULDEN REDDİNE, 3-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, 4-)Davalının İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 47.830,88 TL istinaf karar harcından; istinafa gelirken peşin alınan 11.866,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 35.973,48 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için sarf edilen masrafların, kendi üzerinde bırakılmasına, c-)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın, HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine, d-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, 5-)Davacının İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına, b-)İstinaf eden davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davacıya iadesine, c-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-)Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, e-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/12/2025 Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*