9. Hukuk Dairesi 2017/5009 E. , 2017/9379 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve gernel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, izin ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikte…
**9. Hukuk Dairesi 2017/5009 E. , 2017/9379 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve gernel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, izin ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı şirket nezdinde makineci olarak çalıştığını, davalı tarafça ''şerefsizler, ikiyüzlüler, s..n gidin bir daha gelmeyin'' gibi kelimeler kullanarak işten çıkartıldığını, 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının 2012 Eylül ayına kadar iki haftada bir cumartesi günleri çalıştığını, 2012 yılından itibaren cumartesi günleri çalışmadığını, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, resmi ve dini bayram ücreti alacağı ile asgari geçim indiriminin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, çalışma saatlerinde bir kısım işçilerin uyuduğu ve bu durumun verimi düşürdüğü bilgisinin geldiğini, bunun üzerine tüm işçilerin katılımı ile toplantı düzenlendiğini, toplantıda isim zikredilmediğini, imada bulunulmadığını, kimseye hakaret edilmediğini, bu toplantıdan hemen sonra davacı, ... ve ...a isimli işçilerin kimseye haber vermeden işyerini terk ettiğini, mazeret bildirmeksizin işe gelmediklerini, bunun tutanak altına alındığını, buna göre İş Kanunu'nun 25/2-g maddesi uyarınca iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, ücret ve yıllık izin ücreti taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının fazla çalışma yönünden talebinin 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını, 2012 yılı Eylül ayına kadar iki haftada bir cumartesi günleri de çalıştığını, 2012 yılından itibaren cumartesi günleri çalışmadığı şeklinde olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, 01.09.2012-17.07.2013 tarihleri arasında fazla mesai yapmadığı şeklinde tespitte bulunmuştur fakat davacı ile aynı işyerinde çalışan ve aynı görevi yapan ... 1. İş Mahkemesi'nin 2013/835 Esas, 2015/51 Karar sayılı dava dosyası ile eldeki dava dosyasındaki tanık ifadelerine göre davacının 2012 yılı itibari ile haftalık 45 saati aşmayacak şekilde çalıştığı anlaşılmakla, bu tarih itibari ile fazla çalışma ücretinin hesaplanmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm altına alınması hatalıdır. 3-Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir. Kısmi davada ise, zamanaşımında yalnızca dava edilen kısım kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır. Dosya içeriğine göre kısmi olarak açılan davada davacı vekili bilirkişi hesap raporundan sonra ıslah sureti ile alacakları arttırmış ve davalı vekili ise ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Hüküm altına alınan fazla mesai ve bayram ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının kısmi olarak istenen miktar dışlandığında kalan kısmında ıslah tarihine göre geriye beş yıllık süre dikkate alındığında bu süre dışında kalan miktarların zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı def'i dikkate alınmadan ve bu konuda ek rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.