T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/226 KARAR NO: 2026/331 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/12/2024 NUMARASI: 2024/1110 Esas- 2024/1346 Karar DAVANIN KONUSU: İmar Kanunu 16. Maddeye Dayalı Tapu İptali Ve Tescil KARAR TARİHİ : 05/02/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/226 KARAR NO: 2026/331 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/12/2024 NUMARASI: 2024/1110 Esas- 2024/1346 Karar DAVANIN KONUSU: İmar Kanunu 16. Maddeye Dayalı Tapu İptali Ve Tescil KARAR TARİHİ : 05/02/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından dava konusu "... ili .... ilçesi ... Mah. ... pafta .. ada . parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili olarak alınan 7860,00 m2 kapalı yapı alanının, müvekkilince yapılan ve toplam 19.650,00 m2 mülkiyeti ...'ye ait taşınmaz arsa alanına ilişkin alınan 08/09/2018 tarih ... sayılı .... Belge numaralı devlete 2.000.000,00 TL ödeme yapılan yapı kayıt belgesine ile İmar Kanunu Geçici 16. Maddesinde yer alan ".... alınan yapıların belediyeye ait taşınmazlara inşa edilmiş olması halinde yapı kayıt belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır" hükmü düzenlemesi gereğince; müvekkili tarafından, mülkiyeti...'ye ait olan söz konusu arsanın anılan yasa kapsamında rayiç bedeli karşılığında satışının yapılması amacıyla 31/12/2018 tarih ... sayılı başvuru ile yapılan başvurunun bugüne kadar cevap verilmeyerek reddine ilişkin, huzurdaki yapı kayıt belgesi alınan 7.860,00 m2 müvekkili tarafından yapılan yapıya ait toplam 19.650,00 m2...'ye ait "İstanbul ili ... ilçesi ... Mah. ... pafta . ada . parselde" kayıtlı taşınmaz ile ilgili olarak taşınmazın İmar Kanunu Geçici 16. Madde düzenlemesi gereği rayiç bedelinin belirlenmesi ve satın alınma talebinin kabulüne ve rayiç bedel ödemesi yapıldığında müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesi talebi ile kısmi dava harca esas değeri 1.000.000,00 TL, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava konusu kayıtlı taşınmaz ile ilgili olarak taşınmazdaki davalının hisselerinin 3. Kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına ya da davalıdır şerhi işlenmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Yerel mahkemece 30/12/2024 tarihli karar ile "...Somut olayın incelenmesinde davanın tapu iptal tescil davası olduğu davanın tarafları ve konusu itibariyle TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK m.4/1'de belirtilen mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle; 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesine göre, Tapu İptal ve Tescil Davalarında Genel Görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, ancak, bazı istisnai durumlar söz konusu olduğunu, Örneğin, Ticari ilişkiden kaynaklanan Davalarda Asliye Ticaret Mahkemeleri, Tüketici ilişkisinden kaynaklanan davalar ise Tüketici Mahkemelerinde görülebileceğini, nuzurdaki terditli Açılan dava dilekçelerinde taleplerine bakıldığında davacının Ticari Şirket olduğu; davalı ......kötüniyetli şekilde yasal mevzuata aykırı yapmış olduğu işlemlerinden dolayı tapu iptal tescil davası ile birlikte terditli açılmış belirsiz alacak davası olarak davacı şirketin uğradığı zararın tazmini davası olduğu Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren dava olduğu açıkça görüldüğünü, dava dilekçesinde davalı......kötüniyetli şekilde yasal mevzuata aykırı yapmış olduğu işlemlerinden dolayı tapu iptal tescil davası ile birlikte terditli açılan belirsiz alacak davası olarak açılmış davacı şirketin uğradığı zararın tazmini davası olduğu Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren dava olduğu açıkça görüldüğü üzere görevli mahkeme "TTK Md. 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır." Düzenlemesi gereği huzurdaki dava da görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi Olduğunu, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla; davada öncelikle; HMK 390. Madde gereği İhtiyati tedbir talebimizin kabulü ile Dava Konusu “.. İli; . ilçesi; . Mh.. Pafta . Ada . Parselde” Kayıtlı Taşınmaz ile ilgili olarak Taşınmazdaki Davalı .........nın tapu hisselerinin 3. kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına ya da davalıdır şerhi işlenmesine, dava değerinin çok yüksek bedel olması; dosyada yapılacak bilirkişi incelemesinde dava değerinin yüz milyonlara tl bedel çıkabilecek olması nedeniyle; yasa koyucunun irade ettiği Asliye Ticaret Mahkemeleri heyet ile görülmesi gereken dava niteliğinde davalardan olması nedeniyle; İlk Derece Mahkemesinin 2024/ 1110 E. 2024/1346 K. Sayılı "Davanın Dava şartı yokluğundan Reddine; Mahkemenin görevsizliğine"kararının kaldırılmasına; İDM'nin görevli olduğuna dair hüküm kurulması talebiyle ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DOSYADA YER ALAN DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:Dava; imar kanunu 16. Maddeye dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile bu kanunda (TTK) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, asliye ticaret mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. asliye ticaret mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde taşınmazların niteliği, tapu kayıtları, sunulan ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğin de; davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla İDM'ce verilen görevsizlik kararı yerinde görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ./12/2024 tarih ve 2024/. Esas- 2024/ Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu ret karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/02/2026 .