T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/909 Esas KARAR NO : 2026/458 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/02/2022 NUMARASI : 2020/455 Esas, 2022/62 Karar DAVA: Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/909 Esas KARAR NO : 2026/458 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/02/2022 NUMARASI : 2020/455 Esas, 2022/62 Karar DAVA: Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müflis bankadan alacaklı olduğunu, davalı bankanın iflası üzerine müvekkilinin iflas tarihi itibariyle alacağının 137.830,00 USD olduğunu, iflas idaresince alacağın 443.162,18 TL sinin iflas masasına kaydına karar verildiğini, ancak 92,114,41 TL'lik kısmı yönünden alacak kayıt başvurusunun reddine karar verildiğini, ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek reddedilen 92,114,41 TL nin iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usulden reddi gerektiğini, müvekkili bankanın faaliyet izninin kaldırıldığını, daha sonra mahkemece iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin fon tarafından yerine getirildiğini, davacının, alacağının masaya kaydı için yaptığı başvurunun kısmen reddedildiğini, kısmen ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Fonun iflas idare görev ve yetkilerine haiz olarak, iflas tasfiyesini yürüttüğü, bu sıfatla Fon tarafından atanan iflas idare memurları tarafından düzenlenen sıra cetvelinin de TMSF’nın Bankacılık Kanunu gereğince tek yanlı olarak aldığı idari nitelikte bir işlem olduğu, Fon tarafından atanan iflas idare memurlarınca alınan kararla reddedilen sıra cetveline ilişkin kararın idari nitelikte olduğu, bu işlemlere karşı idari yargı yerinin görevli olduğu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin, 2014/7272 Esas, 2015/3936 Karar ve 26.05.2015 tarihli, 2015/4750 Esas, 2016/1217 Karar ve 29.02.2016 tarihli kararlarının da bu doğrultuda olduğu, HMK 114.maddesinde dava şartlarının düzenlendiği, mahkemenin görevli olmasının dava şartları arasında yer aldığı gerekçesiyle davanın görev-yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. DAİREMİZİN 16/12/2019 TARİHLİ 2019/801 ESAS 2019/2289 KARAR SAYILI İLAMI Tüzel kişiliğe haiz fon tarafından düzenlenen ve idari işlem niteliğinde bulunan sıra cetveli nedeniyle çıkan uyuşmazlıkların idari yargının görev alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Dairemizin bu kararı Y. 23. HD. 20.01.2020 tarihli 2020/151 E. 2020/260 K. Sayılı ilamı ile onanarak ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir. Daha sonra İstanbul 2. İdare Mahkemesi 22.01.2019 tarih, 2019/178 Esas 20219/68 K. Sayılı ilamı ile görevli yargı yolunun adli yargı olduğundan bahisle görevsizlik kararı verdiği, bu karara karşı yapılan başvurunun İstanbul BİM 04.09.2019 tarih, 2019/1448 E. 2019/2019 K. Sayılı ilamı ile reddine karar verildiği, daha sonra davacı vekilinin talebi ile dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Uyuşmazlık Mahkemesi, 13.07.2020 tarihli 2020/375 E. 2020/442 K. Sayılı ilamı ile; müflis bankanın iflas idaresinin dava konusu işleminin idari işlem olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davada adli yargının görevli olduğuna karar vermiştir. Daha sonra, Mahkemece yukarıda yazılı esas dosya numarası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın 15 günlük hak düşürücü süre dolmadan açıldığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 29 Mayıs 2015 tarihli 6318 numaralı kararıyla müflis ... Bankası A.Ş’nin yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF)'ye devredildiği, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/41 E. sayılı dosyasında görülen iflas davasında, müflis Banka'nın iflasına karar verildiği, iflas kararını kesinleştiği, tasfiye işlemlerinin İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası üzerinden yapıldığı, TMSF'nin 10.05.2018 tarihli kararının, "Yabancı para ve altın cinsinden vadeli hesaplara, müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihli itibariyle T.C. Merkez Banaksın'nca ilan edilen döviz alış kurları üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılıklarının sıra cetveline kaydedilmesine" şeklinde olduğu, Bankacılık Kanunu'nun (106). maddesinde; "Fon, iflas idaresi, alacaklılar toplantısı ve iflas dairesi görev ve yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye eder." belirtildiği için dava konusu kur hesaplamasının Fon Kurulu tarafından alınan karar doğrultusunda bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihe göre yapılacağı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/5224-2015/3582 E-K sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/4646-2021/4937 E-K sayılı ilamlarının bu yönde olduğu, dolayısıyla davacı talebi gibi yabancı paraların müflis bankanın faaliyet izninin kaldırılması tarihi olan 22/07/2016 tarihindeki döviz alış kurundan Türk lirasına çevrilerek sıra cetveline kaydedilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın kısmen kabulü ile davacı ...’nin İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasındaki alacak nedeni ile 23.913,88 TL'nin davalı Müflis ... Bankası'nın iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının mevduat hesabında bulunan bakiyenin hatalı belirlendiğini ve bu hatalı belirlenen tutar üzerinden hesaplama yapıldığını, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda; hesaplamaya esas alınan alış kuru hatalı yazılarak hatalı yazılan kur üzerinden davacının alacağının hesaplandığını, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz hesaplamasının %9 yasal faiz üzerinden hesaplanması gerekirken %10,30 üzerinden hesaplandığını, müflis banka harçtan muaf olmasına rağmen bu hususun mahkemece dikkate alınmaksızın karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Çünkü 235. maddede açıkça 223. maddesi saklı tutulmuştur. İİK 223/3. fıkra son cümleye göre, bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında İflas idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren başlar. İİK 223/3. fıkrasına göre yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle İflas idaresinin kararlarının kendisine tebliğini istememiş olan alacaklı için sıra cetveline itiraz davası açma süresi yukarıda belirtildiği üzere, sıra cetvelinin ilanından itibaren işlemeye başlar. Somut davada, İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... tasfiye sayılı dosyasında vermiş olduğu 13/07/2018 tarihli yazı cevabında, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasında 16/11/2017 tarihinde iflasına karar verilen müflis ... Bankası A.Ş.'nin sıra cetvelinin 01/06/2018 tarihinde Yeni Şafak Gazetesinde, 04.06.2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davacı tarafından iflas masasına 426 kayıt numarası ile 137.830,00 USD alacak kayıt başvurusunda bulunulduğu, iflas idaresince, müflis banka kayıtları değerlendirilmek suretiyle alacağın 443.162,18 TL'lik kısmının kabulüne, bakiye 92,114,41 TL'lik kısmın reddine ve kabul edilen alacağın 3. sıraya kaydına karar verildiği, kararın tebliği için alacaklı tarafından masraf yatırıldığı, söz konusu alacağa ilişkin iflas idaresince verilen kabul-red kararının davacı vekiline 08/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ilandan itibaren 15 gün içerisinde 13/06/2018 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu uyuşmazlığın, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olup olmadığı ile bilirkişi raporunda hesaplama hatası bulunup bulunmadığı ile iflas idaresinin ret kararına göre iflas masasına kaydı gereken bir alacak miktarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya kapsamda bankacı bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkemece, alınan ek bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 07.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ...'nin müflis bankadan ödemeye esas alınan 01.12.2016 itibariyle 133.808,23 USD karşılığı 519.657,64 TL alacaklı bulunduğu, bu tutarın iflas masasına 16.11.2017 iflas tarihi itibariyle kayıt ve kabulünün gerektiği tespit edilmekte ise de davalı müflis banka İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün 443.162,18 TL'sini kabul ettiği, tespit edilen 519.657,64 TL alacak ile kabul edilen alacak miktarı arasındaki fark olan 76.495,46 TL'nin kayıt ve kabulü gerektiği, davalı müflis bankanın ve/veya iflas müdürlüğünün USD kur tutarlarının neden bankanın faaliyetine son verildiği tarih esas alınarak hesaplandığını belgeleyemediğini, davacının iflas tarihi 16.11.2017 itibariyle 92.114,41 TL'nin kayıt ve kabulünü talep ettiği, ancak hesaplanan tespit üzerindeki talebinin uygun olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. 02.09.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının müflis bankadan 133.808,23 USD mevduat alacağının bulunduğunu, davacının iflas tarihi olan 16/11/2017 itibariyle 467.076,06 TL alacaklı olduğu, bu tutarın kayıt ve kabulünün gerektiği, ancak davalı müflis banka İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün 443.162,18 TL bedeli kabul ettiğinden dolayı 23.913,88 TL'nin de kayıt ve kabulünün gerektiği, davacı tarafça 16/11/2017 iflas tarihi itibariyle 92.114,41 TL'nin kayıt ve kabulü talep edilmesine rağmen tespit edilen 23.913,88 TL üzerindeki 68.200,53 TL talebin uygun olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi ek raporuna davacı tarafça, iflas tarihi itibariyle müvekkilinin alacağının 137.830,00 USD olduğu, iflas tarihindeki döviz kuruna göre hesaplaması yapılması gerektiği, raporda 133.830,23 USD alacağın tespiti doğru ise de kur tarihinin bankanın faaliyetine son verildiği gün esas alınarak belirlenmesinin hatalı olduğu ileri sürülerek itiraz edilmiştir. Bilirkişi ek raporuna davalı tarafça, davacı tarafın müflis bankadaki hesabında 162.099,32 USD olduğu, davacı tarafın alacak kayıt talebine konu hesabında bulunan 32.544,66 USD alacağının sigorta kapsamında olması nedeniyle TMSF tarafından 05.12.2016 tarihinde ... Bankası A.Ş.'ye aktarıldığı, bu sebeple de davacının, Müflis Banka hesabında 129.554,66 USD bulunduğu, ancak raporda bu miktarın hatalı olarak 133.808,23 USD olarak tespit edildiği, bankanın faaliyetine son verildiği tarihteki döviz alış kuru hatalı tespit edilerek hesap yapıldığı, faiz hesaplamasının yasal faiz %9 yerine %10,30 üzerinden hesaplanmasının da yanlış olduğu savunularak itiraz edilmiştir. Uyuşmazlık, yabancı para alacağının TMSF karar tarihi itibariyle mi yoksa iflas tarihi itibariyle mi masaya kayıt kabulüne karar verileceğine ilişkindir. Y. 6. HD. 20.12.2021 T. 2021/5097 E. 2021/2375 K. Sayılı ilamı; "...Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukukunun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İİK'nın 195/1. maddesinin "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü uyarınca iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp, belirlenen tutarın kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. Yukarıda açıklandığı ve Dairemizin istikrarlı içtihatlarında da belirtildiği üzere, iflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle, davacı yüklenicinin davalı iş sahibi müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının ... satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek, iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları belirtilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde asıl alacağa yabancı para cinsinden hükmederek ve fer’ilerini de açıkça göstermeyerek, asıl alacağın işleyecek faizi ile birlikte denilmek suretiyle (iflas tarihini aşar şekilde) hüküm tesisi doğru olmamıştır." şeklindedir. Y. 6 HD. 18.01.2024 tarihli 2023/2066 E. 2024/245 K. Sayılı ilamı; "İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek, müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Somut olayda mahkemece; davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli T.C. ... ... Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekirken, TMSF tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik madde 6'ya itibar edilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca; 5411 sayılı Yasanın 106/5. maddesi uyarınca iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi yerine geçebilecek olan fon kurulunun, bu düzenlemeden aldığı yetki ile İİK hükümlerini ortadan kaldıracak nitelikte kararlar alamayacağı da tartışmasızdır." şeklindedir. 1-Davacının yabancı para cinsinden olan alacağı, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16/11/2017 tarihli T.C. ... ... Döviz Satış Kuru esas alınarak hesaplanmalıdır. Mahkemece, bankanın faaliyetine son verildiği tarihteki döviz alış kuru esas alınarak bilirkişi ek raporu doğrultusunda yukarıda belirtilen Yargıtay ilamında belirtilen usule aykırı olarak karar verilmesi yerinde olmamıştır. Ancak istinafa başvuranın sıfatına göre bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.İstinafa gelenin sıfatına göre ve istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan özel cari hesap cüzdanına göre, davacının en son 11.07.2016 tarihi itibariyle bankada 163.070,24 USD mevduatı bulunmaktadır. Davacı tarafça iflas masasına 137.830,00 USD bedelin kaydı için 01.12.2017 tarihinde ... alış kuru (3,8657 TL) karşılığı 532.809,431 TL üzerinden alacak kayıt başvurusunda bulunulmuştur. Ancak iflas idaresince davacının 535.276,59 TL talep ettiği varsayılarak alacağın 443.162,18 TL'lik kısmının kabulüne, bakiye 92,114,41 TL'lik kısmın reddine karar verilmiştir. 163.070,24 USD bedelin, davalı bankanın faaliyetine son verildiği 22.07.2016 tarihindeki döviz alış kuru (3,0573 TL) karşılığı 498.554,64 TL dir. Bu bedele ödeme tarihi olan 05.12.2016 tarihine kadar işleyecek yasal faiz miktarı 16.718,65 TL dir. Bu hesaplamaya göre ödeme tarihi itibariyle davacının toplam alacağı 515.273,29 TL olacaktır.Davacıya 05.12.2016 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapıldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacının toplam alacağından bu bedel çıkarıldığında davacının ödeme tarihi olan 05.12.2016 tarihindeki alacak miktarı 415.273,29 TLdir. Ödeme tarihi olan 05.12.2016 dan iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihine kadar işleyecek faiz miktarı 35.429,07 TL olup TMSF kararına göre yapılan hesaplama neticesinde davacının iflas tarihi itibariyle toplam alacağı 450.702,36 TLdir. Bu tespitlere göre iflas masası tarafından alacağın 443.162,18 TL'lik kısmı kabul edildiğinden, davacının bakiye 7.540,18 TL alacağının iflas masasına kaydına karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar tesisi isabetli olmamıştır. 2-Bankacılık Kanunun 140/9. fıkrasında, fon bankaları, faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyesi Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsilini teminen yapacakları, her türlü işlem, dava ve icra takipleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Bu düzenleme kapsamında, davalı bankanın Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan mahkemece davalının bakiye karar ve ilam harcı ile peşin harç ile başvurma harcından oluşan harç bedelinden yargılama gideri olarak sorumlu tutularak yazılı şekilde karar verilmesi de yerinde olmamıştır. (Y. 6. HD. 28.10.2025 tarihli 2025/2594 E. 2025/3624 K. sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulü ile 7.540,18 TL davacı alacağının İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... dosya numaralı iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle kısmen KABULÜ ile, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/455 Esas, 2022/62 Karar sayılı ve 08/02/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜ İLE, 7.540,18 TL davacı alacağının İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... dosya numaralı iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, b)Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 71,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, c)Davacı tarafından yapılan toplam 1.828,35 TL yargılama giderinin davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 149,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davalı tarafından yapılan toplam 50,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 44,49 TL'sinin davacıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davacı yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin (istinafa gelen davalı aleyhine hüküm kurulamayacağından) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f)Davalı yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davalı tarafından yapılan 283,48 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/04/2026