9. Hukuk Dairesi 2025/7848 E. , 2026/763 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2116 E., 2025/1624 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/20 E., 2023/743 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı…
9. Hukuk Dairesi 2025/7848 E. , 2026/763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2116 E., 2025/1624 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/20 E., 2023/743 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.02.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'da bulunan şantiyesinde 02.06.2014-30.11.2016 tarihleri arasında robot operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz şekilde feshedildiğini, çalışma süresi boyunca fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam etmesine rağmen söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, ... adlı Şirket ile davalı Şirket arasında organik bağ bulunmadığını, davada taraf olmadıklarını, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuku ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmü gereği somut uyuşmazlığa 4857 sayılı İş Kanunu'nun uygulanma olanağı bulunmadığını, Mahkemenin işbu uyuşmazlığı çözmekte yetkili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 02.06.2014-30.11.2016 tarihleri arasında çalıştığı, davanın ise 08.01.2020 tarihinde açıldığı, davacının tüm çalışma süresi kapsamında çalıştığı bireysel iş sözleşmeleri dikkate alındığında tarafların hukuk seçimi anlaşması yaptıkları, uyuşmazlığa Gürcistan iş mevzuatının uygulanması gerektiği, buna göre dava tarihi itibarıyla davacının talep ettiği tüm alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait Gürcistan’da bulunan işyerlerinde 02.06.2014-30.11.2016 tarihleri arasında 2 yıl 5 ay 28 gün süreyle işçi olarak çalıştığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin benzer davalarda verdiği emsal kararlar gözetildiğinde, Gürcistan İş Kanunu’nun 1/2 hükmü yollamasıyla uygulanan Gürcistan Medeni Kanunu’nun 129/1 hükmü uyarınca işçilik alacaklarının fesihten itibaren 3 (üç) yıllık zamanaşımına tâbi olduğunun öngörüldüğü, davacı tarafça ileri sürülen fesih tarihinin 30.11.2016 olup davanın 08.01.2020 tarihinde açıldığı dikkate alındığında alacakların zamanaşımına uğradığı, Yargıtayın önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararına göre mutad işyeri hukuku ile sıkı ilişkili hukuktan işçi lehine olan hukukun belirlenmesi gerektiğini, b. Davalının cevap dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasında Gürcistan hukukunun uygulanması gerektiğine ilişkin bir itirazda bulunmadığını, c. Aynı davalıya karşı açılan bir kısım emsal dosyalarda Türk hukuku uygulanarak verilen kararların kesinleştiğini, d. Gürcistan İş Kanunu'nda yer alan hükümlerin açıkça Türk hukukuna ve kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, e. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla Gürcistan hukukundaki zamanaşımı süresinin dahi hatalı belirlendiğini, arabuluculuk süreci ve yargıda süreleri durduran olaylar dikkate alınmaksızın zamanaşımı hesaplaması yapıldığını, f. 08.06.2023 tarihli celsede tarafların bilirkişi raporlarının itirazlarının reddine karar verilmesine rağmen 26.09.2023 tarihli duruşmada dosyanın ek rapora gönderilmesinin adil yargılanma hakkı ve hukuki güvenilirliği ihlal ettiğini, g. Bordroların hileli olduğunu, davacının aylık ücretinin 2.250,00 Euro olduğunu, h. İş sözleşmesinin haksız şekilde işveren tarafından feshedildiğini, ı. Hafta tatili ücretinin 10 saat üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, i. Müvekkilinin çalışması yurt dışında geçtiğinden davalı işverene karşı davaları bulunan tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini, j. Ara dinlenmenin hatalı değerlendirildiğini, fazla çalışma ücretinin eksik hesaplandığını, k. Alacaklardan indirim yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davaya konu dönemde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmü kapsamında iş sözleşmesi ile taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması yapılmış olan davada, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.